Editörün SeçtikleriManşetTarım-GıdaYerel

Bergama Belediyesi tarım arazilerini satışa çıkardı: Köylüye yapılan en büyük ihanet

Bergama Belediyesi‘nin 831 bin 938,56 metrekare büyüklüğündeki tarım arazilerini satışa çıkarmasına tepkiler devam ederken, dün bölge halkı ve muhtarlar meclis kararının iptali için İzmir İdare Mahkemesi‘ne bireysel olarak dava açtı.

Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, 15-16 Nisan’da ihaleye çıkarılacak araziler için avukatların yürütmeyi durdurma kararı çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.

Geçtiğimiz hafta salı günü de CHP ve İYİ Parti meclis üyeleri idari mahkemeye 3 Mart’taki meclis kararının iptali için dava açmıştı.

‘Köy muhtarlarının konudan haberi yoktu’

Yeşil Gazete’ye konuşan CHP İlçe Başkanı Ecevit Canbaz, belediye meclis toplantısı öncesi CHP olarak grup toplantısı yaptıkları sırada detayları inceledikten sonra konuyu anladıklarını, birçok muhtarın da konudan habersiz olduğunu şöyle anlattı:

Bir baktık ki altı tane köyümüzde, iki tane merkez mahallede toplamda 832 dekar yeri bir seferde satmaya yönelik bir girişimde olduklarını gördük.

Hemen altı köy ve iki mahalle muhtarıyla temasa geçtik. Birçoğunu konudan haberdar olmadığını söyledi ve ‘Satış yapılmasını istemiyoruz’ dediler.

Bazı köy muhtarları da son 24 saat kala ‘Sizin mahallenize bağlı olan şu parseldeki yerleri satışa çıkaracağız, bilginiz olsun’ diye aranıyor.”

Belediyenin yaptığı bu hamleden bölgedeki üreticilerin olumsuz etkilendiğini kaydeden Canbaz, “Yeni sezona hazırlanacaklar. Ekim yapmayı planladığı, ürün ekmeyi düşündükleri yerin satılacağını öğrenince insanlarda bir moral bozukluğu oldu. İnsanlar, ‘Ne yapabiliriz?’ diye harekete geçti” dedi.

Araziler kime ait?

Belediyenin satışa çıkarmak istediği arazilerin kime ait olduğu konusunda da açıklamalar yapan Ecevit Canbaz, arazilerin köyün yararına bağış yapıldığını anlattı:

Bu araziler cami yararına, köy yararına kullanılmak üzere varlıklı insanlar tarafından bağış yapılmış. 2014 yılında da hayata geçen 6360 sayılı Bütünşehir Yasası’yla köy tüzel kişiliğinde bulunan arazi, araç, bina belediyelere geçti.

Buradan hareketle kanuna uygun ama vicdana uygun değil.”

‘İhale için vatandaşlar kendi aralarında anlaşıyordu’

Canbaz, bu yerlerin kamu elinde olduğu zaman vatandaşların ihaleye girip kiralama imkanı olduğunu, ancak belediyelerin bu yerleri satması durumunda vatandaşların ellerinden alındığını vurguladı:

Kamuda kaldığı zaman vatandaşın ihaleye girip kiralama imkanı var. Ya da vatandaş kendi arasında anlaşıyor. ‘Sen o tarlaya gir, ben bu tarlaya gireyim. Bu sene ben ekmeyeceğim, sen istersen girebilirsin’ diye kendi aralarında böyle bir uyum da var.

Araziler satıldığı zaman insanların kiralama seçeneği de kalkmış oluyor. Bu imkan da insanların elinden alınıyor. Çünkü orayı kimin alacağı bilinmiyor.”

‘Durum vahim’

Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, 15-16 Nisan’da satış için ihaleye çıkarılacak araziler için avukatların yürütmeyi durdurma kararı çıkarmaya çalıştıklarını söyledi:

Köylünün günlerdir verdiği tepkiye rağmen geri adım atmış değiller. Köylüler sessiz kalmayacaklar.

Konu yargıya taşındığı halde yangından mal kaçırır gibi satışa çıkarılması da köylüye yapılan en büyük hakaret ve en büyük ihanettir.

Umarız yargı, hukuksal süreçler bu sorunu çözer yoksa durum vahim.”

Canbaz da, belediyenin bazı tartışmaları dindirmek için kritik bazı yerleri satıştan çıkardığını ekledi.

‘Hiç akla gelmeyecek bir şey’

AKP’li Bergama Belediyesi’nin merkezden kaynak alamadığı için arazi satımına gittiğini belirten Erol Engel şunları kaydetti:

Bergama’nın içine ‘Yol yapacağım’ diye köylünün tarlasının satılması kadar trajikomik bir şey olamaz. Tarım arazilerin satılarak yol yapılması hiç akla gelemeyecek bir şey.”