Yeşeriyorum

Ben Tanrı Değilim!

0

Bugün  “Ben Tanrı Değilim” diyen bir katilin, aramıza karışmasının ilk günü…

Davulla, zurnayla yapılan karşılamanın, birbirini ezen basın ordusunun, lüks arabalar ile,  5 yıldızlı otellerde yapılacak  olan konaklamanın, Hollywood tekliflerine verilecek olumlu cevapların, normal insanlara(!) nasip olamayacak  bir koruma ordusu ile kazanılmış ayrıcalıkların ilk günü…

Askerlik şubesinin bir kapısından girip, diğer kapısından çıkmanın,  es kaza  çıkılamayacak gibi bir durumla karşılaşılırsa, önceden  alınmış önlem olarak açıklanmış “vicdani retçilik” in, her ihtimale karşı deli halleri bunlar izlenimi bırakacak, İngilizce basın açıklamasının,  bir katilin şovunun ilk günü.

Ölen öldüğüyle kaldı… Yaralanan yaralandığı… Kaçırılan çocuklarına bir daha kavuşamayan aile çocuklarının acısı ile…

Zamanı  biraz ileri alabilsek, göreceğiz ki  belli bir zaman sonra Samastlar da  aynı şekilde, benzer muamelelerle özgürlüklerine kavuşacaklar.

Katillerden kahraman yaratan bir toplum için normal bir manzara…

Daha elindeki silahın namlusu soğumamışken,  dışarıdaki destekçileri köşelerinden  ufacık çocuğun yaşını büyütüp  katil yaratmaya çalışıyorlar şeklinde  destekler döşeniyorken,  birileri bayrak önünde katillerle hatıra fotoğrafı çektirme yarışına girişmişti.

Toplumun katil adaylarına sunulan bir model sanki Ağca…

Biraz yaldızlayınca lüks araç konvoyları arka arkaya dizilip, takım elbise ile görüntüler televizyonlarda yayınlanınca  kan izi kaybolacak hafızalardan sanki…

Zaten 30 yıl olmuş.

Abdi ipekçi kimdir ki?.

Çoğu için bir semtteki cadde ismi…

Kendisine sahte pasaport hazırlayan Emniyet amiri ile olan kirli ilişkileri,  cezaevinden kaçırılması, tetikçiliği, cevabını bulmamış ve asla bulamayacak olan bir sürü karanlık ilişkiler yumağı…

10 yıl… Bir katilin  cezası Türkiye’de…

Televizyon haberlerinde  avukatlarının birisine sorulan şu soruya  verilen cevap belki de Abdi İpekci yi bir daha öldürüyordu…

Vicdanı rahat  mı Sayın Ağca’nın?..

-Evet vicdanıyla ilgili en küçük bir rahatsızlığı söz konusu dahi değil!..

O avukatın böyle bir soruyu Ağca’ya sorduğunu sanmıyorum…  Rahatlık müvekkiliyle olan empatiden kaynaklanıyor… Tereddüt bile etmiyor…

-Evet vicdanıyla ilgili en küçük bir rahatsızlığı söz konusu dahi değil!..

O soruyu aslında yakınları öldürülen, katledilen  acılı ailelere sormak lazım ya da  87 yaşındaki,  en yeni  parti lideri Rahşan Ecevit’e…

3 yıl önce  önceki katillerle,  30 yıl önceki katiller arasında hiçbir fark yok…

3 yıl önce Hrant Dink,  30 yıl önce Abdi İpekçi öldürüldü …

Karanlık organizasyonlardan sonra, katiller kahraman ve kahraman adayları…

Ve katil çok anlamlı kimsenin bilmediği bir cümle söyledi…

Ben Tanrı değilim!..

Belki de bizim duyamadığımız bir tonda  bir soru sorulmuştur!..

-Sen Nesin?..

-Vatan hizmetinden kaçmak düşüncesinde olmayan,  dinsel inançları ve felsefi değerleri(!) nedeniyle eline silah almak istemeyen Ülkücü katil Mehmet Ali Ağcayım…

Yeni Hollywood yıldız adayı, en doğru incili yazma adayı,  Mesih adayı, yazar adayı, medya şovmen adayı…

Kendisine model arayan gençler için,  kahraman adayı…

Tezkeresi çürük raporu olarak verildi… Jet bir hızla…

Katilin vicdanı gayet rahat…

Davul zurnayla karşılanan ve kahraman muamelesi gören bir katil o …

Dün gece birbirini ezen, o umarsız yağlayıcı yıkayıcı basın yığınını görünce,  yeni Ağca’lar,  yeni Ogün’ler ve yeni katillerin  yeni figüranlar olarak  yerlerini almaları kaçınılmaz olacak …

“Beşikteki  bebekten, bir katil üretebilme kabiliyeti” de bu olsa gerek…  Yazıklar olsun!..

Ümit Boyacıoğlu

Kategori: Yeşeriyorum

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.