Doğa MücadelesiKentManşetYerel

Bartın Irmağı kıyısına ‘taşkın’ gerekçesiyle çekilen sete karşı kent halkı bir kez daha sokakta

0
Lavc59.13.101

 

Bartın’da her yıl meydana gelen taşkınları önlemek amacıyla, 1. Derece Doğal Sit Alanı olan Bartın Irmağı kenarına, boydan boya inşa edilen beton ve cam seddine karşı kent halkının mücadelesi sürüyor.

Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapımı süren ‘Irmak Islahı Projesi’nin sonu tahmin edilemeyecek daha büyük ve vahim sorunlara neden olacağını belirten Bartın Barosu avukatlarından Nail Öztürk, “Bartın Irmağı sahipsiz değildir, ırmağımızın beton kanallar, taş duvardan ve camdan darabalar ile kendi insanından koparılmasına asla izin vermeyecek ve sürecin hukuki bağlamda da takipçisi olacağız” dedi.

Bartın Irmağı İnisiyatifi üyeleri, sivil toplum örgütlerinin, Hükümet Caddesi’nde bir araya gelerek yaptığı protesto eylemine TMMOB’a bağlı meslek odaları, demokratik kitle örgütleri, baro, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, uzmanlar, Bartın Belediye Başkan Vekili Recai Çakır, Bartın Belediye Başkan Yardımcısı Şamil Keser, TSO Başkanı Halil Balık, sendika temsilcileri ve vatandaşlar temsilcileri katıldı.

‘Sel sularına camlı önlem’ projesine karşı Bartınlılar bir araya geldi
Bartın Üniversitesi kentteki taşkın ve su kıtlığı risklerine karşı harekete geçiyor

Fotoğraf: Alev Karakartal

“Bartın Çayı 1. Derece doğal sit ilan edilmiştir”

Burada hazırlanan basın açıklamasını okuyan Nail Öztürk, Bartın ırmağı ve çevresiyle ilgili şu bilgileri verdi:

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 23.03.2020 tarihli oluru ile  yakın geçmişte ‘Bartın Çayı ve Çevresi Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ olarak tescil değişikliğine uğramıştır. Irmak üzerinde tescilli kültür yapıları olarak 1787 yılında yapılmış Kemer Köprü ve 1887 yılında yapılmış Ordu Yeri Köprüsü gibi önemli köprüler bulunmaktadır. Bartın Irmağı doğa ve kültür turizmi açısından da büyük önem taşımaktadır. Nitekim son yıllarda Bartın Irmağı’nda turizmin ve su sporlarının geliştirilmesine yönelik projeler bulunmaktadır. Son yıllarda ırmak çevresinde nesli tehlike altında olan su samurlarının da var olduğu kamuoyunda yer bulmuştur. DSİ tarafından 21B pazarlık usulü ile 1 Şubat 2023 tarihinde ihale edilmiş olan ‘Bartın Irmağı ve Yan Kolları Islahı 1. Kısım’ işi sözleşme yapılan firma ile imzalanmış ve işe başlanmıştır. 300 günde tamamlanması öngörülen yapım işinin tamamlanmadığı gibi, Tabiat Varlıkları Koruma Komisyonu ve koruma kurullarınca istenen birçok bilgi ve bilimsel raporlar olmaksızın devam ettiğini görüyoruz.”

Fotoğraf: Alev Karakartal.

‘Bartın Irmağı sahipsiz değil’

Bartın halkının binlerce bireysel dilekçeyle itirazını yaptığı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın taşra teşkilatı olan il müdürlüğüne seslenen Öztürk, şunları söyledi:

” Bartın Irmağı’nın taşkın riskine karşı hazırlanan Bartın Irmağı ve Yan Kolları Islah Projesi’nin eksiklikleri, çözüm değil sonu tahmin edilemeyecek daha büyük ve vahim sorunlara neden olacak olması nedeniyle İl Müdürlüğü tarafından ırmak güzergahının tamamının bilimsel olarak değerlendirilmesi için gerekli çalışmaların başlatılmasını ve ekosistem bütününe zarar verecek uygulamalarınızın durdurulmasını tekrar talep ediyoruz. Bartın Irmağı sahipsiz değildir, ırmağımızın beton kanallar, taş duvardan ve camdan darabalar ile kendi insanından koparılmasına asla izin vermeyecek ve sürecin hukuki bağlamda da takipçisi olacağız.”

Fotoğraf: Alev Karakartal.

Bartın Irmağı

Kente de adını veren Bartın Irmağı, yüzyıllardır doğal akışında akan Türkiye’nin en nadir doğal ekosistemlerinden biri. Gerek endemik bitki örtüsü gerekse yaban yaşamı açısından da ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınmış, korunan bir sulak alan.

Ancak farklı dönemlerde küresel iklim değişikliğinin de sıklığını ve etkisini artıran şiddetli yağışlar, kentte sık sık sel ve taşkınlar yaratıyor.

Bartınlılar sel ve taşkına karşı önlem alınmasına değil, bunun kentle ve kent halkıyla ırmağın ilişkisini kesecek biçimde yapılmasına, inşa edilen setin suyun debisine ve yükselme ivmesine dayanmayacağı, set için çok sayıda ağaç kesilecek olması ve biyoçeşitliliğe zarar vereceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.

Söz konusu set için Tabiat varlıkları Koruma Komisyonu ve Koruma Kurullarınca istenen birçok bilgi ve bilimsel raporlar da alınmış değil.

You may also like

Comments

Comments are closed.