DoğaHayvan HaklarıManşet

Balinalarla iletişim kurabilecek miyiz?

0
balina

Yakın zamanda yapılan iki yeni araştırma, denizlerdeki büyük memeliler olan yunus ve balina türlerinin iletişim biçimlerini anlamamız için yeni bulgular sunuyor.

Balina ve yunus sesleri üzerine yapılan araştırmalar, son on yılda büyük bir ivme kazandı. Bilim insanları, kambur balinaların komşu popülasyonlardan şarkılar öğrendiğini ve bu şarkıların Batı Avustralya‘dan Güney Amerika‘ya yayıldığını keşfetti. Aynı zamanda, yaygın balinaların üç yıl içinde 184 farklı şarkı söylediği belirlendi.

Şişe burunlu yunusların ise imza ıslıkları kullanarak ittifaklarını güçlendirdiği tespit edildi. Bu imza ıslıkları, yunusların sosyal bağlarını kuvvetlendirmekte ve iletişimlerini sağlamlaştırmakta önemli bir rol oynuyor.

Araştırmacılar, ispermeçet balinalarının vokal diyalektlerinin Pasifik Okyanusu boyunca temas ettikçe farklılaştığını ortaya koydu. Bu diyalektlerin, balinalar arasında etnik işaretler olarak işlev gördüğünü belirlediler. Yani, farklı bölgelerde yaşayan balina grupları, kendi özel diyalektlerini geliştiriyor ve bu diyalektler, grupların kimliklerini tanımlamada önemli bir rol oynuyor.

Teknolojinin ilerlemesi, bu tür içgörülerin hızla birikmesine katkıda bulunuyor. Drone’lar, akustik etiketler ve kayıt cihazları gibi modern araçlar, balina ve yunusların seslerini daha etkili bir şekilde izlememizi ve analiz etmemizi sağlıyor. Bu cihazlar, araştırmacıların deniz memelilerinin seslerini uzun süreler boyunca kesintisiz olarak kaydetmelerine ve bu verileri detaylı bir şekilde incelemelerine olanak tanıyor.

Seslerle sosyal bağlar kuruluyor

Balina ve yunusların çıkardığı seslerin büyük bir kısmı, sosyal bağlamlarda kimlik tanımlamasıyla ilgili. Örneğin, bu sesler ittifak üyelerini, uzun vadeli sosyal birimleri ve klanları veya belirli bir popülasyonu ya da türü tanımlamada kullanılıyor. Balinalar ve yunuslar, bu sesler aracılığıyla hangi grubun üyesi olduklarını belirleyebiliyor ve grup içi iletişimi sürdürebiliyor. Vokal iletişim, aynı zamanda sosyal bağları inşa eder ve güçlendirir.

Bu sesler aracılığıyla balinalar, ittifaklarını sağlamlaştırır ve sosyal ilişkilerini pekiştirir. Ayrıca, bu iletişim yöntemi, işbirlikçi avlanmayı koordine etmede de önemli bir rol oynar. Balinalar ve yunuslar, grup halinde avlanırken birbirleriyle sürekli iletişim halinde kalarak avlanma stratejilerini koordine ederler ve böylece daha etkili bir avlanma süreci gerçekleştirir.

Bu bulguların arkasında, aslında insan benzeri bir dilin saklı olduğu eski bir fikir yeniden gündeme geldi. Bazı araştırmacılar, doğru araçları bulabilirsek, bu dili çözebileceğimizi ve komşularımızla konuştuğumuz gibi balinalarla da konuşabileceğimizi düşünüyor. Bu görüş, özellikle son yıllarda yapılan araştırmalar ve teknolojik ilerlemelerle destekleniyor.

Yapay zeka, bu alandaki en yeni ve en umut verici araç olarak öne çıkıyor. Medyada yer alan bazı haberlerde, bu tür bir iletişimin an meselesi olduğu izlenimi veriliyor. Ancak, iki yeni çalışma, balina dili hakkında oldukça dramatik iddialarda bulunuyor. İlk çalışma, bir kambur balinanın bir çağrının çalınmasına benzer bir çağrıyla yanıt verdiğini, ancak sonunda ilgisini kaybettiğini ayrıntılı olarak anlatıyor.

İspermeçet balinalarının ‘kültürel klanlar’ oluşturduğu tespit edildi
Soyu tükendi sanılan gri balina Atlantik Okyanusu’nda görüntülendi

Hayvanlarla ‘konuşma’ henüz gerçekleşmedi

Bu çalışmanın önemi, hayvanların çağrılarını çalmanın ve tepkilerini gözlemlemenin, sinyallerin anlamlarını ve işlevlerini ortaya çıkarmak için test edilmiş bir yöntem olduğunu göstermesiydi. Bu yöntem, bilim dünyasında uzun süredir kullanılan ve güvenilirliği kanıtlanmış bir teknik. Ancak, bu çalışma, balinalara veya yunuslara yapılan ilk çalışma denemesi değildi ve bilim insanlarının iddia ettiği gibi balina ile “konuşma” anlamına da gelmiyordu.

Bu tür çalışmalar, hayvanların sesli iletişimlerini anlamada önemli bir adım olsa da, bunların gerçek anlamda bir “konuşma” olarak nitelendirilmesi doğru değil. Balinaların sesli tepkileri, daha çok sosyal bağları güçlendirmek ve grup içi iletişimi sağlamak için kullanılıyor. Bu nedenle, bu tepkileri insan diline benzetmek, gerçekte olanları tam olarak yansıtmayabilir.

balina

İkinci çalışma, sperm balinalarının ürettiği “coda” adı verilen tıklama desenlerinin detaylı bir analizini içeriyor. Bu analiz, balinaların birbirleriyle etkileşime girdiklerinde coda tempolarını senkronize olarak değiştirdiklerini ortaya koyuyor. Balinaların bu senkronize tıklamaları, sosyal bağları güçlendirmek için kullandıkları bir iletişim yöntemi olarak kabul ediliyor. Ancak, bu senkronize korolar sadece balinalara özgü değil; hayvanlar aleminde ateşböceklerinden primatlara kadar pek çok türde görülebiliyor.

Coda senkronizasyonu, hayvanların sosyal bağlarını pekiştirmek ve grup içi iletişimi sağlamak için kullandıkları yaygın bir iletişim biçimidir. Örneğin, ateşböcekleri senkronize yanıp sönerken, bazı primatlar senkronize sesler çıkarır. Bu tür senkronize davranışlar, grup üyeleri arasında uyumu artırır ve grup dinamiklerini güçlendirir. Bu nedenle, sperm balinalarının da benzer bir iletişim yöntemini kullanmaları, onların sosyal yapılarının karmaşıklığını ve iletişim becerilerini gösterir.

More in Doğa

You may also like

Comments

Comments are closed.