ManşetTürkiye

Ayhan Bilgen: HDP tersine Türkiyelileşme yaşıyor

HDP’li yöneticilere yönelik Kobani soruşturması kapsamında geçen ayın 25’inde gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ve yerine kayyım atanan Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen bir açıklama yayımlayarak, partisini eleştirdi. HDP kurulurken planlanan Türkiyelileşme ile Türkiye toplumunun Kürtler dışındaki farklı mağduriyet sahibi kesimleriyle empati yapılması ve ortak mücadele yürütülmesinin hedeflendiğine dikkat çeken Bilgen, “Bu konuda başlangıç düzeyinde bir adım atılmış olsa da, istenen düzeyde mesafe alınmaması yeniden masaya yatırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Ayhan Bilgen, bugün itibariyle HDP’nin kendi geleceği ve ülkenin geleceğini ittifak stratejilerine endekslenmiş görünmekle birlikte, hiçbir partinin onunla açık ittifak yapmayı göze alamadığına dikkat çekerek, “Bunun tek sebebi Cumhurbaşkanı’nın kurduğu dil ise, bu değişmeden denklemde hiç kimsenin pozisyonu değişmeyecektir. Peki bu durumda HDP neye odaklanmalı yani nereden tartışmaya başlamalı?” dedi. 

Bilgen özetle şunları söyledi:

“Öncelikle ifade etmeliyiz ki, dönemsel koşulların değişimi siyasette hem dil, hem yapısal dönüşümü gerektirir. HDP, çözüm sürecindeki genişlemeyi kalıcı sanmış ve kişisel başarı öyküsü olarak yorumlamayı tercih etmiştir.

Siyasette tartışma sağlıklı yönetilir ve toplumsal katılımla gerçekleşirse, yenilenmeyi getirir. Tartışmayı ertelemek ise dinamizmi bitirir ve kişisel hesaplarla hareket etmeyi beraberinde getirir.

Kamuoyundaki yaygın kanaatin aksine HDP’nin genişleme sorunları Kandil, İmralı ya da geçmişte sanıldığı gibi cezaevlerinden müdahaleden çok, kendi yönetiliş biçiminden kaynaklanmaktadır.”

Partiye yönelik baskı ve tutuklamaların, HDP’nin kendini masaya yatırmasını zorlaştırdığını kaydeden Bilgen şu ifadeleri kaleme aldı:

“Açık toplumsal tartışmalar yapamadığı için içe kapanıyor, tabandan gelen talep ve eleştiriler dikkate alınmadığı gerekçesiyle özeleştiriler anlamsızlaşıyor. Toplumsal sahiplenme zayıfladıkça söylemde hamasete yönelim gelişiyor ve parti dilinde sloganik tutuma sığınma arttıkça partiyi kriminalize etme girişimlerine zemin oluşuyor. Bu da yeni baskıları getiriyor. Bu gerilim halinin kısır döngüsünü kırmak için ise risk almak ve gerilimi boşa çıkaracak açılımlar için cesaretle siyaset geliştirmek gerekiyor.”

HDP’nin önünde çatışmalı sürecin bitmesini beklemek dışındaki tek gerçekçi seçeneğin kendine dönmek, kendi sorunlarını çözecek şekilde değişime yönelmek ve kendini yeniden inşa etmek olarak tanımlayan Ayhan Bilgen, partinin rutine binmiş siyaset yapma tarzını terk etmesi, ezber bozacak, önyargıları boşa çıkaracak arayışların içine girmesi gerektiğini vurguladı. 

Bilgen şöyle konuştu: 

HDP Kürtlerin bir kısmı ile birlikte Türk kamuoyuna güven verecek adımları atmayı başardığında bunu engellemeye kimin gücü yetebilir? Sorun gerçekten vesayet ve müdahale sorunu ise, bunu aşabilmenin tek yolu kendi yetkinliğini artırıp rüştünü ispat etmektir. Siyaset boşluk affetmez. Sorunlarıyla yüzleşip çözecek kapasiteyi sergileyemeyen organizmalara müdahale kaçınılmaz hale gelir. Hem müdahaleden şikayet edip hem Kandil ve İmralı için pozisyon belirlemeye kalkmak, kendi pozisyonunun gereğini yapamamakla ilgili bir handikaptır.

Sadece son iki kongre süreci ve aday belirleme süreçlerine kimin, neden, hangi dayatmalarla müdahale ettiğine bakılırsa sorunun kendisinin mücadeleyi kontrol altında tutma eğiliminden kaynaklandığının görüleceğini belirten Bilgen, “Parti içi demokrasinin en büyük güvencesi yatay halk partisi olunabilmesi ve isimsiz kahramanların emek ve fedakarlığı ile bugünlere gelindiğinin farkında olarak hareket edilmesidir. Ahbap-çavuş ilişkileri ile aday belirleme tercihi nasıl partiyi çürütürse müdahalelere de açık hale getirir.” dedi. 

Kategori: Manşet