ManşetHaftasonuİklim KriziKöşe Yazıları

Alija Madzovic: Sırbistan ve Balkanlar kirleticilerin hayallerini gerçekleştireceği koloniler değil [İklim Kuşağı-18]

Alija Madzovic, 14 yaşında Sırbistanlı bir iklim aktivisti. Mart 2019’un başlarında, iklim grevlerine ve çevrenin korunması için çalışmaya başladı.

O dönemde Sırbistan’da çok fazla iklim grubu olmadığı için sorumluluk almaya karar verdi ve Fridays For Future Novi Pazar‘ı kurdu. Vatandaşların iklim değişikliği konusunu ve gezegenin bizim tek evimiz olduğunu anlamasını diliyor.

‘Aktivizme 11 yaşında başladım’ 

Nasıl iklim aktivisti oldun ve neden iklim grevlerine devam ediyorsun?

11 yaşında aktivist oldum. Şehrimde ve çevremde insanlar iklim değişikliğinin ne kadar tehlikeli olduğu ve insanların doğa üzerindeki olumsuz etkisinin ne kadar zararlı olduğu konusunda pek düşünmüyorlar. Önce FFF Sırbistan ve aktivistlerle temasa geçtim, ardından OSCE Sırbistan Misyonu ve yerel aktivistlerle temasa geçtim. Çok destek aldım ama yine tek başıma başaramayacağımı gördüm. Arkadaşım bana katıldı ve sonra aktif olarak iklim sorunları ile ilgilenmeye başladık.

Greve devam ediyorum çünkü başarılı olacağımıza inanıyorum. Sırbistan’daki insanların değişeceğine ve kimsenin doğamızı, nehirlerimizi, doğal kaynaklarımızı vb. yok etmesine izin vermeyeceğine inanıyorum. Birçok kez vazgeçmek istesem de kendime devam etmemi söyledim, “Sen yalnız değilsin, başaracaksın” diye tekrarladım.

‘Hükümet Rio Tinto ile yatırım planı hazırladı’

Ülkende yaşanan iklim krizileri arasından sence en önemlileri neler?

Ülkemde ve tüm bölgede en büyük sorun çok fazla hava kirliliği, plastik ve kirli nehirler. Devlet nehirleri, gölleri ve havayı kirletme konusunda hiçbir şey yapmıyor. Bunun yerine bakanlık ve hükümet, madencilik şirketi Rio Tinto ile yeni bir yatırım planı imzaladı.

Rio Tinto, düşük ücretler, kötü çalışma koşulları, zayıf çevresel etki, Güney Amerika‘da hala devam eden nehir kirliliği gibi olumsuz etkileri ile biliniyor. Sırbistan genelinde protestolar devam ediyor, doğal zenginliğimizi yok etmelerine ve nükleer silahları kullanmalarına izin vermeyeceğiz.

Fotoğraf: Marta Pascual Juanola

‘Protestolara çok fazla kişi destek verdi’

Rio Tinto’ya karşı protesto ve kampanyaya hem yerel hem de uluslararası bir grup aktivist ve aktör destek verdi. Bunu söylüyorum çünkü Sırbistan’ın uyanacağını, yatırımcılara ve vatandaşlara karşı çalışan hükümete karşı mücadele edebileceğimizi asla hayal etmemiştim.

Sadece Rio Tinto’ya değil, tüm kirletenlere Sırbistan ve Balkanlar’ın hayallerini gerçekleştirecekleri koloniler olmadığı dersini veriyoruz. Sağlıklı bir çevre hakkına sahibiz ve bunu birlikte yerine getireceğiz!

‘İnsanlar cevap istiyor’

Ülkende politikacılar ve genel olarak halk arasında iklim bilinci nasıl?

İklim değişikliği ve çevrenin korunmasına ilişkin siyasi farkındalık çok düşük. Vatandaşların bir şeyi beğenmesi, söyleyecek bir şeyimiz olması, onların ne yapacaklarına, ne istediğimize katılıp katılmamaları umurlarında değil.

Vatandaşların izni olmadan yatırımcıları kendilerine çekmek onlar için çok önem taşıyor. Ücretler, çalışma koşulları, karlılık, yerli üretim daha mı iyi, kimseye sormuyorlar.

Şimdiye kadar durum böyleydi ve şimdi insanlar cevap istiyor: Paramız nereye gidiyor, bize ne veriyorsunuz, yapılanların arkasında kimler var? Sırbistan’ın yakında AB’ye katılmasını istiyorsanız, gençleri ve vatandaşları biraz dinlemeli, kendi başınıza çalışmamalı, boş vaatleri bırakmalı ve bizi denemelisiniz.

‘Çevre eğitimi gerekiyor’

Toplum söz konusu olduğunda, toplum hâlâ bölünmüş durumda. Bazıları farkında, bazıları değil. Gençler çoğunlukla farkında değiller ve ekoloji konusuyla ilgilenmiyorlar. Yine de onların suçu değil, ebeveynler, devlet ve toplumun suçu bunlar.

Bu nedenle çevre eğitiminden yanayız. Gençlerin gelecekte Sırbistan’da kalabilmeleri için iklim değişikliğinin olmadığı bir dünya olmalı. Çok eskiden normal ve şimdi anormal olan bir dünya…

‘İnsanlar için mi kendi çıkarları için mi çalışıyorlar?’

Dünya liderlerine seslenebileceğin bir platformda olsaydın, onlara ne söylemek isterdin?

Politikacılara hitap edecek bir platformda olsaydım, Ortadoğu’da her gün ölen aç insanlara nasıl olup da üzülmediklerini, bu büyük kuraklığa rağmen güney yarımkürede tarıma dayalı yaşayan insanlara nasıl üzülmediklerini sorardım. Sessiz oldukları ve etrafımızda olup bitenleri izledikleri için nasıl oluyor da üzülmüyorlar?

İnsanların ölümlerini ve savaşları izleyerek ve dinleyerek nasıl uyuduklarını, insanların iklim felaketlerinden, kıtlıktan, depremlerden, sellerden nasıl öldüğünü görerek nasıl üzgün olmadıklarını sorardım. İnsanlar için mi veya sadece kendi çıkarları için mi çalıştıklarını sorardım. İnsan kalbindeki o insanlık ve iyilik nereye gitti? Doğa ve insan sevgisi nereye gitti? Neden sadece kendimize bakıp başkalarını önemsiyoruz? Onlara söyleyeceklerim bunlar olurdu.

‘Hikayelerimizin eyleme dönüşmesine izin verin’

2030’da kendini ve dünyayı nasıl görüyorsun?

2030’da kendimi hedefleri olan, bilgilerle dolu, başarılı bir genç adam olarak hayal ediyorum. Kendimi, hayatını yaşayan, seyahat eden, güzel şeyler yapan, dindar ve kendisiyle gurur duyan bir adam olarak hayal ediyorum. Söyleyeceklerim konusunda iyimserim, hehe!! Ben her zaman olumlu düşünüyorum.

Bence değişim için, sistematik değişim için hala zamanımız var. İklim değişikliği olmadan dünyamızın döneceğini ve 2030’a gururlu ve mutlu adım atacağımızı düşünüyorum. Hâlâ vaktimiz var, tam 9 yıl.  Hikayelerimizin eyleme dönüşmesine izin verin!

Ülkendeki ve dünyadaki Covid-19 salgını ile iklim krizinin ilişkisi hakkında ne söyleyebilirsin? Geçişin sence nasıl olması gerekiyor?

Koranavirüs ile dünyada yaşanan kriz, bizi tüm aktivizm, eğitim ve diğer her şeyin başarısız olduğu bir konuma getirdi. Yine de bu yıl benim için en güzel yıllardan biri oldu. Yaza kadar temponun yavaşlayacağını ve tüm bunlardan tam olarak kurtulamayacağımızı düşünüyorum, ancak daha sonra her şeyin normale döneceğini umuyorum.

Ayrıca virüslerin daha sonra da ortaya çıkabileceğini anlamalıyız ama yine de insanız, dikkatli olacağız ama hayatımızı sıfıra indirip kendimizi kilitlemeyeceğiz.

İklim aktivizmi gençler için çok tüketici olabiliyor, peki kendi akıl sağlığını iklim krizinden uzaklaştıracak hobileriniz var mı?

Ve evet, benim birçok hobim var. Video oyunları oynamayı, eğitim programları ve filmleri izlemeyi, yüzmeyi ve voleybol oynamayı, sıcak kumsallarda uzanmayı ve seyahat etmeyi, ilginç kitaplar okumayı ve unutmayı çok seviyorum, çok gülüyorum!

Aktivizmin ile ilgili ailenden, arkadaşlarından veya herhangi bir STK’dan destek alıyor musun?

Başından beri ailemin desteğini alıyorum. Bazı arkadaşlarım beni destekledi, bazıları desteklemedi. Benim için önemli olanlar beni destekledi, bu en önemli şey. OSCE, UNICEF, Sırbistan’daki UNDP dahil olmak üzere yerel kuruluşlar beni ilk günden bu yana destekliyor.

Ayrıca birçok dünya aktivisti ve halk figürü (gazeteciler, Hollywood’daki en ünlü Sırp aktristi) vb. de destek verdi. Bence en zor durumda bile aktivizmden vazgeçmek istediğim anlarda bana yardım ettiler ve umut verdiler.

 

Kategori: Manşet