ManşetTürkiye

Alevi dernek ve vakıfları elektrik faturalarından muaf tutulmak için dava açtı

Alevi Dernekleri Federasyonu‘nun bileşenleri ve bağımsız Alevi kurumları, elektrik faturalarıyla ilgili tespit davası açtı. Alevi vakıf ve dernekleri, mahkemeden binalarının inanç merkezi ve ibadethane olarak kullanıldığını belirterek elektrik faturası ödemekten muaf tutulması gerektiğinin tespitini istedi.

Alevi dernek ve vakıflarının temsilcileri bugün, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na giderek ibadethane olarak kullanılan binalarına gelen elektrik faturalarına yönelik borçlu olmadıklarının tespitini istedi.

Başvuru öncesinde basın açıklaması yapan Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Celal Fırat, şunları söyledi:

“Biz bu ülkede eşit yurttaşlık istiyoruz. Türkiye’nin her yerinde yurttaşlık hizmetleri bizden alınıyor. Ama gelin görün ki cemevlerimize ibadethane statüsü verilmiyor, tanınmıyor. Türkiye Cumhuriyeti artık bizleri ikinci sınıf vatandaş olarak görmekten vazgeçmelidir. Aleviler bu ülkenin asli unsurudur, azınlık değildir. Devletin yapması gereken cemevlerinin hukuksal statüsünü Aleviler tanımlar. Devlet bunu kabul etmeli. Bütün cemevlerimiz Cuma günü mahkemelere başvuracak. Türkiye’deki kurumsal kimliği olan kurumlarımız bundan sonra hiçbiri faturalarını ödemeyecek. Devlet sorumluluğundan kaçmamalı. Alevilerin ibadethanesi cemevidir, ticarethane değildir.”

Alevi Dernekleri Federasyonu ve Garip Dede Dergâhı Vakfı Başkanı Celal Fırat.

Avukat Nuran Aslaner de şubat ayı itibaren tahakkuk ettirilmiş olan elektrik faturalarından dolayı cemevlerinin borçlu olmadığının tespiti ve bu faturaların ödenmemesi ve bundan sonra düzenlenecek faturalar bakımından da hiçbir cemevinin de fatura ödemek zorunda kalmaması gerektiğine yönelik tespit davası açtıklarını ifade etti. Aslaner, Başakşehir Cemevi’nin statüsünün faturada ibadethane olarak geçmesine rağmen ödettirilmeye çalışıldığını, ödenmemesi üzerine kaçak işlemi ve icra takibi yapılmasının da düşündürücü olduğunu belirtti.

‘Milyarlık faturaları ödemeyeceğiz’

Adliyeye giden Halk Müziği sanatçısı Tolga Sağ da şöyle konuştu:

“Alevilerden vergi adı altında karşılıksız para alan devlet bu parayı, gelir dağılımını kontrol etmek amacıyla aldığını beyan etmektedir. Ancak harcamaları ve finansı taraflı yaparak, vergilerimizi Sünni vatandaşların dini gereksinimleri için rahatça ve helalmiş gibi kullanmaktadır. Devletten mali kolaylık yerine Alevi toplumunun haklarını istiyoruz, yani eşit vatandaşlık mücadelesi veriyor ve bundan asla vazgeçmeyeceklerdir.” Sağ, “Bizler, halkımızla paylaştığımız milyarlık elektrik, doğal gaz ve su faturalarını ödemeyeceğiz. Bu bir haktır ve özgürlük mücadelemizin sembolüdür” dedi.

Menfi tespit davası

Basın açıklamasının ardından elektrik dağıtım şirketleri aleyhine Alevi dernek ve vakıfları adına avukat Nuran Aslaner dava açtı.  Dilekçede, Garip Dede Dergahı Vakfı,  Erikli Baba Eğitim ve Kültür Vakfı, Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Tanıtma Vakfı, Arnavutköy Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Yaşatma ve Tanıtma Derneği, İkitelli Cemevi Kültür Eğitim ve Dayanışma Derneği, Esenler Cemevi Derneği, Habipler Cemevi Hacı Bektaş-ı Veli Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Başakşehir Hacı Bektaş-ı Veli Cemevi, Şahkulu Cemevi Şahkulu Sultan Külliyesi, Mehmet Ali Hilmi Dedebaba Araştırma Eğitim ve Kültür Vakfı, Yunus Emre Samandıra Cemevi Kültür ve Sosyal Yardım Derneği “davacı” olarak yer aldı.

“Alevi inancına mensup olanların bir araya geldikleri, ibadetlerini ve inançlarının gereği olan vecibeleri yerine getirdikleri bir ibadethanedir” denilen dilekçede, düzenlenen faturaların haksız ve hukuka aykırı olduğu, Alevi dernek ve vakıflarının borçlu olmadığının tespiti ve elektrik faturası ödemekten muaf tutulması gerektiğinin tespiti isteniyor.

Ne olmuştu?

Alevi Dernekleri Federasyonu ve Garip Dede Dergâhı Vakfı Başkanı Celal Fırat, önceki gün cemevlerinin ‘ticarethane’ sayılarak gönderilen 30 bin liralık elektrik faturasına tepki göstermişti.

“Biz eşit yurttaşlık istiyoruz, cemevlerimiz kesinlikle ticarethane değil ibadethanedir. Bu ülkede diğer ibadethanelerine ne hak tanınıyorsa bize de onun sağlanmasını istiyoruz “diyen Fırat, sorunun devlet nezdinde cemevlerinin yasal ibadethane statüsünde görülmemesinden kaynaklandığını söyledi.

Fırat, “Ya diğer ibadethanelere bir hak tanınmasın ya da onlara veriliyorsa, giderleri karşılaşıyorsa bizim de giderlerimizin karşılasın” demişti.

2002 yılında çıkarılan 4736 sayılı kanunla, kamu kurum ve kuruluşlarının üretilen mal ve hizmet bedellerinde herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarif uygulayamayacağı kuralı getirilmiş; ancak 12 Nisan’da Bakanlar Kurulu kararıyla elektrik abonesi kişi ve kuruluşlardan kimlerin düzenlemeden muaf tutulacağı belirlendi. Bu kapsama ibadethaneler de alındı. Kararda, ibadethaneler sayılırken cami, mescit, kilise, havra ve sinagog yer aldı.

2008’de Elektrik Piyasası Kanunu‘na eklenen geçici 17. maddeyle de  “toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı” hükmü getirildi.

Ancak Alevilerin yıllardır talep etmesine ve AİHM kararına karşın  cemevleri, 20 yıldır AKP iktidarı tarafından ibadethane olarak sayılmıyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 2014’te Cem Vakfı’nın açtığı dava üzerine cemevlerinin ibadethane olduğuna hükmetmiş; Yenibosna Pir Koca Ahmet Yesevi Cem Kültür Merkezi’nin elektrik faturasından muaf tutulmaması nedeniyle AİHS’nin ayrımcılık yasağı ile din ve vicdan hürriyeti başlıklı 9. ve 14. maddelerinin ihlal edildiğine karar vermişti.

Bu kararının ardından Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de, AİHM’in kararını uygulayarak, yerel mahkemeden cemevinin ibadethane kapsamında değerlendirilmesini ve aydınlatma giderlerin tam olarak tespit edilerek buna göre karar verilmesini istedi.

Ancak bu kararlar sadece dava açan cemevleri özelinde uygulandı.Tüm cemevlerinin bundan yararlanması için yasalara cemevinin de ibadethane olarak eklenmesi gerekiyor. 

 

Kategori: Manşet