Doğa MücadelesiEditörün Seçtikleriİklim KriziManşet

Aldığı eğitimler sayesinde Bozkurt’taki bir apartmanı tek başına tahliye etti

Fotoğraflar: Elif Ünal

“Afet anında ne yapmak gerektiğine ve risk anlarında nasıl soğukkanlı kalınacağına yönelik bugüne kadar birçok eğitim aldım. Günün birinde bunların bana lazım olacağını ve koca bir apartmanı selden kurtarmamı sağlayacağını hiç bilmiyordum.”

Bu sözler sel ve heyelan felaketlerinin yaşandığı Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde yaşayan Mehmet Yılmaz’a ait. Yılmaz, Ezine Çayı’nın taştığı sırada eşi ve çocuğuyla birlikte dere yatağının hemen kıyısındaki evinde bulunuyordu.

Birçok binanın sular altında kaldığı sırada Yılmaz, çoğunluğu yaşlılardan oluşan tüm apartman sakinlerini daha önceki eğitimlerde öğrendiği bilgileri kullanarak tahliye etmeyi ve olası can kayıplarının önüne geçmeyi başardı.

‘Apartmandaki herkes kurtuldu’

Yeşil Gazete’ye konuşan Yılmaz, “Binamızda zayiat vermedik. Sadece bir amcamız selden önce çarşıya çıkmıştı, ondan haber almıyoruz. Onun dışında o anda binada olan herkes kurtuldu” ifadelerini kullandı.

Pandemi döneminde işten çıkarılana kadar özel güvenlik sektöründe insan kaynakları başta olmak üzere çeşitli pozisyonlarda çalıştığını aktaran Yılmaz, apartmanda büyük bir panik yaşandığı sırada bu eğitimlerde öğrendiği bilgilerin yardımına yetiştiğini söyledi.

‘Tüm apartmanı beşinci kattaki dairede topladım’

Sel sularının yükselmeye başladığı sırada apartmandakilerin hepsini beşinci kattaki dairesinde topladığını belirten Yılmaz, “Birinci kattan sonuncu kata kadar tüm daireleri gezdim. Beşinci kattaki dairemize çıkmalarını ve toplu olarak bir yerde oturmalarını söyledim” dedi. Bunu yapmasının iki nedeni olduğunu söyleyen Yılmaz, şu gerekçeleri saydı:

“İlk hedefim tahliye anında herkese ulaşılmasını kolaylaştırmaktı. İkincisi ise kurtulamadığımız senaryoda bedenlerimize toplu bir şekilde ulaşılmasını sağlamaktı.”

Mehmet Yılmaz’ın yaşadığı apartmanın karşısındaki binalar sel nedeniyle yıkılmıştı.

‘Soğukkanlı kalmak hayatımızı kurtardı’

Binada o sırada büyük bir panik yaşandığını ifade eden Yılmaz’a göre en zor kısım ise apartman sakinlerinin soğukkanlı bir şekilde kalmasını sağlamaktı. “Soğukkanlı kalmak bizim hayatımızı kurtardı” diyen Yılmaz, bunu sağlamak için insanlarla konuştuğunu ve sakinleştirdiğini söyledi.

Buna ek olarak insanların camdan dışarıya bakmalarını yasakladığını aktardı. Çünkü hemen önlerindeki binalar sel suları nedeniyle yıkılmaya başlamıştı ve bu durum paniği daha fazla artırabilirdi.

‘Bana bir şey olursa hakkınızı helal edin’

Kendisinin panik yaşayıp yaşamadığını sorduğumuz Yılmaz, “Paniği oda içerisindeki insanlara yansıtmadım ama balkonda kendim yaşadım. Çünkü tek tek karşımızdaki binalar gidiyordu ve dere yatağı da bize dönüyordu” dedi.

Balkondan kardeşlerine yollamak için çektiği bir videoyu paylaşan Mehmet Yılmaz’ın video sırasında söylediği “Canım kardeşlerim. Bana bir şey olursa hakkınızı helal edin” dediği sözler duyuluyor.

Tahliye için selin sürüklediği ağacı kullandı

Tahliye için ise selin hafiflemesini beklediğini aktaran Yılmaz, tahliye için neden riske girdiklerini şu sözlerle anlattı: “Karşımızdaki sekiz katlı bina yıkıldı. Dere tamamen bizim siteye döndü. Eğer karşıdaki on katlı bina yıkılsaydı o zaman hiçbirimiz kurtulamazdık.”

Tahliye için ise sel sularıyla sürüklenen ve birinci kata ulaşan bir ağaçtan yardım aldı. Ağacın tam da balkon kısmına denk geldiğini söyleyen Yılmaz, “Ben de balkın demirlerini kırarak içeriden insanları tahliye ettim. Dışarıda iki genç vardı, onlardan yardım istedim. İsimlerini bilmiyorum ama Allah onlardan razı olsun. Tek başıma bunu başarmam mümkün değildi” dedi.

‘Canımızı kurtardık, gerisi önemli değil’

Apartmandaki herkesi tahliye ettikten sonra devletin Kastamonu Merkez’de tahliye edilen kişiler için ayırdığı öğrenci yurduna gittiklerini aktaran Yılmaz, kayıt yaptırmadan önce kardeşlerinin geldiğini ve ailesini Gebze’ye götürdüğünü söyledi.

Sonrasında yaşanan zararı tespit etmek, komşuların durumunu öğrenmek için Bozkurt’a yeniden dönen Yılmaz, “İlçede hiçbir şey kalmamış. Evime ne olacak onu hiç bilmiyorum. Neyimiz var neyimiz yok, iki aracımız dahil komple gitti selle. Ama önemli değil, canımıza bir şey olmadı. Ben oğlumu kurtardıktan sonra mal mülk gerisi önemli değil zaten” dedi.

Neler yaşandı?

 Batı Karadeniz’i etkisi altına alana şiddetli sağanak yağışın ardından 11 Ağustos tarihinde meydana gelen sel felaketi Kastamonu’nun  Bozkurt ve Azdavay ilçelerinde büyük bir yıkıma neden oldu.

Ezine Çayı’nın taştığı Bozkurt’ta dere yatağına kurulu ilçe sular altında kaldı. Fatih ve Ölçer apartmanları tamamen yıkılırken birçok bina yaşanılamaz hale geldi, bir köprü çöktü. Haberleşmenin, elektriğin ve ulaşımın kısıtlandığı ilçede arama-kurtarma çalışmaları hala devam ediyor.

AFAD tarafından yapılan açıklamada şu ana kadar Kastamonu’da 70, Sinop’ta 10 ve Bartın’da bir kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.