Doğa Mücadelesiİfade Özgürlüğüİklim Kriziİnsan HaklarıManşet

Aktivist bir akademisyenin gözünden hapishane: Cezayı göze alır, yine yaparım

0
Kaynak: Just Stop Oil @ Creative Commons

Yazan: Jan Goodey (*)

Yeşil Gazete için çeviren: Özge Altaş Güven

*

Cezaevinde geçirilen kısa bir sürenin yaşanmış deneyimi nedir? Devlet gücüne direndiği ve iklim değişikliğinin en kötü tahribatlarından kaçınmak için daha temiz bir gelecek için mücadele ettiği için dokuz aya mahkum edilen (‘suçlu’ savunması nedeniyle altı aya indirildi) bir çevre aktivisti için bu ne anlama geliyor?

Üç cezaevi, dokuz hücre arkadaşı ve iki buçuk aylık hapis cezası büyük bir şey değil – kısa bir süre. İran ya da Meksika‘da %100 daha kötü koşullar, daha yüksek tarifeli tıkış tıkış hücreler ve olası bir ölümle karşı karşıya kalırsınız.

Adrenalin

Tüm artıları ve eksileriyle liberal bir demokraside yetişmiş olmak – 1970’lerde Essex belediye binalarında, tek ebeveynli bir ailedeıodt büyüdüm – cezaevine tıkılmanın tıkılmanın yarattığı stres ve sıkıntılarla baş etmene yardım edemiyor.
HMP Belmarsh‘a tutuklu bir mahkum olarak geldim. Benim bölümüm, çoğu uzun süredir müebbet hapis yatan kişilerle doluydu. Bu korkutucu ve adrenalini yüksek bir durumdu. “Ev blokları” adı verilen komşu bölümde ise çok sayıda genç çete üyesi vardı.

İlk kez mahkum olmuştum. Cezaevine girmemin nedeni bir iklim eylemiydi ve ben bir göl hayvanı gibi yaşıyordum. Neredeyse hiç göz teması kurmuyordum – sadece gözden uzakta olmak, cezamı çekmek ve çıkmak istiyordum. Çoğu zaman idare ediyordum.

Yaratıklar

Her gün avluda kimseyle konuşmadan,  telaşsız bir şekilde egzersiz rutinlerimi yaptım. Ama sonunda dostlar da edindim ve hep minnettar kalacağım insanlarla karşılaştım: Duygudaşlık sahibi, bir çırpıda kendilerini sizin için ortaya koyan nazik adamlar – tabii ki sizin makul biri olduğunuzu anladıklarında.

HMP Wandsworth‘da ise altı hafta boyunca D kanadında kaldım; telaşlı, gürültülü, şiddet doluydu. Çöpler periyodik olarak üst kat pencerelerinden aşağıya doğru inerken, zemin kattaki hücrelerde kedi büyüklüğünde fareler için artıklar birikirdi.

Sert plastik pencerelere bitişik ranzalarda (iki kişilik) gece gündüz yatağınızda uzanırırken, yaratıklar bir metre ötenizdeki polistiren yemek kaplarını ve yukarıdan atılan çeşitli yiyecekleri kemirirdi.

Gözyaşları

Hapishanede klişeler yıkılır ve kitap kapaklarının ardında size göz kulak olacak insanlar vardır. Gümüş dişler, yara izleri, açık ten, koyu ten, Müslüman, Hıristiyan; bütün bunların orada hiç bir anlamı kalmaz. İnsan, her şeyin ötesinde sadece insandır; hücresinde volta atan, zaman zaman gözyaşlarına boğulan, genel bir hüsran halinde…

Nakledilmeyi reddettiğim için tek başıma bir hücreye kapatılmıştık – sonunda beni gönderdiler elbette – ve bir radyoya umutsuzca ihtiyacım vardı.

Temizlik görevlisi bir mahkûma, belki haber verir diye sordum ama bana kilisenin bir tane bulabileceğini söyledi.  Bu nazik davranış beni asla elde edemeyeceğim bir şeyin peşinde günlerce koşmaktan kurtarmıştı. Teşekkür olarak ona bir sigara verdim. “Bunu yapmak zorunda değilsin,” dedi.

“Biliyorum ama istiyorum,” diye cevap verdim.

Yansıma

Aile ve arkadaşlara gelince, bu onlar için büyük bir endişe kaynağıydı, ayrıca iş yükünde aşırı bir artış anlamına da geliyordu, özellikle de denkleme çocuklar eklendiğinde.

Çocuklardan bahsetmişken, High Down‘daki bir hücre arkadaşım, -gerçek bir stardı- kızların okuldan kaçması ve disiplinsizlik yüzünden ortalığı dağıtması konusundaki sızlanmalarıma şöyle cevap verdi: “Çocuğunuz sizi özlediği için ortalığı dağıtıyor. Disiplinle ya da yaramazlıkla alakası yok. Sadece, sade ve basit bir şekilde babasını özlüyor.”

Hapishane size güçlü bir karakter özelliğini, sağduyulu bilgeliği verebilir. Sabırlı olmak ve derinlemesine düşünmek için zamana sahip olmak elbette gerekli bir kötülük veya iyiliktir, nasıl baktığınıza bağlı.

Fasulye

Aktivistler, cezaevine atılma fikrini eyleme geçmenin önünde bir engel olarak görebilirler ya da belki de bu acil bir mesele değildir, ancak işin özüne bakacak olursak, evet, normalde kitap gönderebilirsiniz.

Hücrede zayıf ışıkta kitap okumak zor olabilir, özellikle de hücre arkadaşınız gündüzleri uyuyup geceleri film izlediği için şerit aydınlatmanın açık olmasını istemiyorsa. Ve evet, ihtiyaç duymanız halinde hücrenizden çıkarılmayı talep edebilirsiniz.

Bütün bunlar zaman alıcı işler; önce sizin dikkatli bir şekilde planlama yapmanız ve anlayışlı bir gardiyanınızın olması gerekir. Yemeğinizi de çeşitli standartlardaki menülerden seçebilirsiniz.

HMP’ye ait farklı kamu/özel hapishanelerde farklı kalitelerde yemekler bulunuyordu. HMP Belmarsh harika değildi (genellikle pirinç, patates ve çok pişmiş sebzeler veya ete düşkünseniz çok cılız tavuk veya sığır eti).

HMP Wandsworth iyiydi ve aynı şey cips ve fasulye alabileceğiniz HMP High Down (yeniden yerleştirme hapishanesi Cat C) için de geçerliydi.

Sınırlar

Benden tanıştığım göçmenler hakkında da yazmam istendi. Öncelikle söylemem gereken, onların -elbette- çok daha açık bir rejim uygulayan gözaltı merkezlerinde olmayı tercih ettiklerini görüyorsunuz.  Bir Cezayirli ve bir Iraklı Londralı ile aynı hücreyi paylaşmış biri olarak, cezanızın bitiminden sonra “göçmenlik gözetiminde” tutulmanın yarattığı hayal kırıklığını anlayabiliyorum.

Açıktır ki çarpık adalet sistemi hüküm giymiş ve ikamet izinleri iptal edilmiş kişileri sınır dışı etmeye çalışacaktır.

Cezayirli hücre arkadaşım “Nasıl oluyor da sen benim ülkeme bir uçak biletiyle gelebiliyorsun da ben aynı şeyi yapamıyorum” diye sormuştu.  Buna cevabım yok.  Bu bir ‘sınır yok’ argümanı.

Sessiz

Sonuç olarak, bir doğrudan eylem aktivisti olarak, Rojava‘ dan Papua Yeni Gine‘ye kadar ezilen insanlara yardım eden ve benden çok ama çok fazlasını yapmış ön saflardaki aktivistlerin izinden gidiyorum: Gezegen için olduğu kadar hayvanlar için de hayatlarını ortaya koyan, sessiz, duyarlı varlıklara zalimce ve insanlık dışı muameleyi durdurmak için uzun hapis cezalarına çarptırılan Keith Mann ve Mel Broughton/Brown gibi insanların…

Cezayı bilseydim ben de aynı şeyi yapar mıydım sorusuna cevabım, evet (ama ailemi daha iyi hazırlardım).

Dayanışma

Hapishane zordur. HMP Belmarsh’ta hücre arkadaşım ölümden bir adım uzakta olduğunuzu söyledi. Eğer bir yere tıkılmaya tahammül edebilir ve üzerinizdeki üstünüzdeki kontrolle baş edebilirseniz,  bunu başarabilirsiniz.

Mahkumlar arasında inanılmaz bir nezaket olduğunu söyleyebilirim. Pazar günleri kilisede herkesin duası kendisi için değil, başkası içindir. Cezaevinde becerikli ve sağduyu sahibi olmak gerekir; bir su ısıtıcısı kullanarak birinci sınıf yemek pişirmeyi deneyin – bu pratik gerektirir.

Toparlayacak olursam, eylemlerimi yönlendiren ekolojik zorunluluk, Majestelerinin keyfine göre “karaya çıktığım” zamankinden daha yüksek bir seviyede. Küresel dekarbonizasyon ve tüm varlıklar için yenilenebilir bir geleceğe adil bir geçiş için mücadele eden ön saflardaki aktivistlerle dayanışma içindeyim.

(*) Jan Goodey Kingston Üniversitesi‘nde gazetecilik alanında öğretim görevlisidir. Bu makale ilk olarak Resurgence & Ecologist dergisinin son sayısında yayınlanmıştır.

Makalenin İngilizce orijinali

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.