EkolojiManşet

3. Boğaz Köprüsü de Ilısu Barajı da artık ÇED kapsamında

Ilısu Barajı da 3. Boğaz Köprüsü ve İzmir-İstanbul Otoban projesi gibi artık ÇED kapsamında

Ekoloji Kolektifi Derneği’nin, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Nisan 2011’de Resmi Gazete’de yayınladığı yönetmelik değişikliği ile ilgili Danıştay’a yaptığı başvuru sonuçlandı. İlgili yönetmelikte yer alan Ilısu Barajı, 3. Boğaz Köprüsü gibi büyük kapsamlı projeler için ÇED gerekmez şeklindeki madde iptal edildi.

Ilısu Barajı da 3. Boğaz Köprüsü ve İzmir-İstanbul Otoban projesi gibi artık ÇED kapsamında

Resmi Gazete’de Nisan 2011’de yer alan yönetmelik değişikliğinde ÇED Yönetmeliği’nin Ek 1 listesinde yer alanlar için 17/07/2015 ve Ek 2 listelerinde yer alan projeler için de 17/7/2013 tarihine kadar yatırıma başlandığı takdirde ÇED muafiyeti getirilmişti.

Ek1 listesi; rafineriler, termik güç santralleri, radyasyonlu nükleer yakıtlar, asbest içeren ürünleri işleme veya dönüştürme projeleri, yollar, geçişler ve havaalanları, suyolları, limanlar ve tersaneler ile tehlikeli ve özel işleme tabi atıklarla ilgili tesisleri ile madencilik projelerini kapsıyordu.

Radikal Gazetesi’nden Enis Tayman’ın haberine göre Danıştay 14. Dairesi verdiği nihai kararda söz konusu geçici maddenin birinci fıkrasının b bendini iptal etti. Buna göre uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili mercilerden izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projeler hakkında ÇED alınması zorunlu hale geldi.

Danıştay’dan Tarihi Karar: “İktisadi büyümede tabii kaynakların korunması da gözetilmelidir”

Danıştay 14. Dairesi kararında daha önce pek çok kez tartışılan konulara da açıklık getirildi. Danıştay, ÇED süreçlerinin demokratik katılımın öne çıktığı ortamlar olduğunu vurguladı. 14. Daire ayrıca , 1984 Tokyo Konferansı’na da atıfta bulunarak “iktisadi büyümede sadece iktisadi gelişme göstergeleri değil, aynı zamanda tabii kaynakların korunması, hastalıklarla mücadele edilmesi, kültür miraslarının korunması gibi konularla da ilgilenilmelidir” dedi.

Yeşil Gazete olarak Danıştay’ın son kararının yansımalarını sorduk:

Pelin Cengiz (Gazeteci):  “Eğer gerçekten hükümet daha önce yaptığı gibi arkasından dolanıp yeni yönetmelikler ile yeni ÇED muafiyeti getirme yoluna gitmez ise çok önemli bir karar. 3. Köprü, Nükleer Santraller, Ilısu Barajı için Danıştay’ın bu kararından sonra yeniden ÇED süreci başlatılmak durumunda”

Ekoloji Kollektifi: “Danıştay’ın bu kararı çok önemli. Artık bu karar ile İzmir – İstanbul Otoban yolu projesi, 3. Köprü ve Ilısu Barajı için kesinlikle ÇED sürecinin başlatılması gerekiyor.

Çevre Kanunun 10. maddesi Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin kapsamı ile ilgildir, ilgili maddede açıkça şu ifade yer alır, “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez

Danıştay 14. Dairesi’nin nihai kararı ile İzmir – İstanbul Otoban yolu projesi, 3. Köprü ve Ilısu Barajı gibi büyük projelerdeki ÇED muafiyetini iptal etmiş oldu. Kanundaki 10. madde gereğince bu projeler içinde ÇED sürecinin tamamlanması gerekiyor.

Danıştay 14. Dairesinin bu kararı şu açıdan da çok önemli, Daha önceden mahkemeler, sürdürülebilir gelişme meselesi ile ilgili olarak verdikleri kararda “Ekonomik gelişme, İktisadi büyüme son derece önemlidir bunun üzerinde hiçbir şey olamaz” yorumu ile aleyhimize karar çıkartabiliyorlardı. Danıştay’ın bu kararında ise, uluslararası bir sözleşme olan Tokyo Konferansı’na da atıfta bulunularak  “İktisadi büyümede sadece iktisadi gelişme göstergeleri değil, aynı zamanda tabii kaynakların korunması, hastalıklarla mücadele edilmesi, kültür miraslarının korunması gibi konularla da ilgilenilmelidir” yorumu var. Bu içtihat hükmünde bir karar ve konu ile ilgili tüm davaların da seyrini değiştirecektir.”

(RadikalYeşil Gazete)

 

Kategori: Ekoloji