Koronavirüs SalgınıManşetTürkiye

2020’de yeme-içme sektörünün ciro kaybı yüzde 50

Turizm Restaurant Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer, koronavirüs salgınından en çok etkilenen sektörlerin başında gelen yeme-içme işletmeleriyle ilgili son durumu anlattı.

Demirer, ev dışında yeme-içme sektöründe toplam 100 bin işletmenin faaliyet gösterdiğini ve pandeminin ilk dalgasıyla yaklaşık yüzde 10’unun açılmadığını belirtti. İşletmelerin bugün açılsa dahi yüzde 25-30’unun geri açılmayacağı tahmininde bulunduklarını söyleyen Kaya Demirer, yıllık 135 milyar TL ciro sağlayan bu sektörün 2020 cirosunun 60-70 milyar TL’ye gerilediğini kaydetti.

‘Ciro kaybında yüzde 50 düşüş var’

Cumhuriyet‘ten Şehriban Kıraç‘a konuşan Demirer, işletmelerin 2020 yılında 117 gün kapalı kaldığını hatırlatarak şunları söyledi:

Bu sektör 2020’de tam 117 gün tamamen kapalı kaldı. Genelge ile kapalı kalmak çok önemli. Ben istesem de açamıyorum. Bu anlamda tüm diğer sektörlerden ayrışıyoruz. AVM’lere birinci fazda da bir zorunluluk gelmedi, kendileri kapattı. Otellere de hiçbir zaman kapatın denmedi. Genelgeyle kapatılmış bir işletmeden kira istemek vicdana sığmaz. Hukuken de zemini sulandırıyor. Çünkü mal artık ayıplı mal oluyor. Evet, kiralayanın bir suçu yok ama benim de suçum yok. Açık kaldığımız 248 günde de sürekli saat kısıtlaması vardı. Ciro kaybına baktığımızda çok net bir biçimde yüzde 50 kayıp var. Enflasyonu da eklersek yüzde 60’lara giden kayıp var. 2021 de kapalı başladı, daha nereye gideceğini de bilmiyoruz. 2019 cirosu 135 milyar TL idi. 2020 cirosu 60-70 milyar TL arası bir yere düştü.”

‘Bu iş paket servisiyle kurtarılacak bir iş değil’

Paket servis konusuna da değinen Kaya Demirer, paket servisin restoran işletmeciliğinin alternatifi olmadığını söyledi:

Paket servisi, restoran işletmeciliğinin alternatifi değil. Paket servisi 135 milyar liralık ekonominin içinde en fazla 4 milyar TL’dir. Yani yüzde 3. Yüzde 3’lük bir dilimi alternatif gibi göstermemek gerekiyor. Burada medya da hata yapıyor. İşletmeler o kadar da kötü durumda değil, paket servis ile iş yapıyor algısı yaratılıyor. Evet, birçoğumuz mecburiyetten paket servisine başladık. Markamızı da hatırlatmak adına. Ama bilin ki bu iş paket servisiyle kurtarılacak, idare ettirilebilecek bir iş değil. Paket servisini ne kadar köpürtsek, parlatsak yüzde 3’ten 5’e taşırız.”

‘Yazar kasamda kilit var’

Demirer, kamunun kapattığı işletmelerden olduklarını ama kamu bankasının borçlarını ödemelerini beklediğini belirterek şunları anlattı:

İlk dalgada herkes panik olmasın diye icra takipleri durduruldu. Ama ikinci dalgada bu olmadı. Devlet ilk fazda sigorta, muhtasar ve KDV alacaklarını erteledi. Bu sefer kasım ayında tahsil etti. Muhtasar ödemeleri geldi. SGK primlerinin ödemeleri varsa onlar geldi. Devlet, vergilerde yapılandırmaya gitti. Bu ay sonu ödenecek ilk taksit şubat sonuna uzatıldı. Ama kasada para yok, gelir yok, şubat sonunda ilk taksidi ödeyemezse ve ikinci taksit nisanda. İki kere üst üste ödeme olmazsa bu sefer yapılandırma bozuluyor. Eğer açılmalar olmayacaksa bunun en az 6 ay ertelenmesi lazım. Açılsak da hemen ödeyebilir miyiz o da belli değil, çünkü bekleyen o kadar çok ödeme var ki. Mart ayında yüzde 7.5 faizle kredi alanların şimdi ödemeleri geldi. Kamu bankasından kredi almış arkadaşımız var, icra takibi gönderiyorlar. Ya kamunun kapattığı işletmeyiz biz. Bir taraftan kamu beni kapatacak bir taraftan da kamu bankası bana borcunu öde diyor. Neyle ödeyeceğim, kapalıyım. Yazar kasamda kilit var. Bunların çözümü çok çok önemli.”

‘Sektörleri ayrıştırın’

TURYİD Başkanı konuyla ilgili çözüm için ise şunları söyledi:

Yeni Hazine ve Maliye Bakanı ile Merkez Bankası Başkanı, kemer sıkma dönemi bu dönem diyor. Ki benim üyem de yüzde 17.5, yüzde 25 faizle kredi almak istemiyor, ödeyemeyeceğim diyor. Geriye devletin nakit desteği kalıyor. Orada da kaynak kıt. O yüzden diyoruz ki sektörleri ayrıştırın. Ben 10 milyon istihdamla pozitif ayrışmam gerektiğini düşünüyorum. İlle de bize büyük hibe verin demiyoruz. Bir miktar işletmeler açılırken can suyu verin. Daha çok vergi muafiyeti sağlayarak destek olun. Mesela 2021 yılı sonuna kadar KDV, muhtasar, SGK primlerini almayacağım de. O da nakit bize. Devlete ödemeyince tedarikçiye, kamu bankasına borcumu öderim. Bu aslında bir hibe değil, bir yatırım. Beni kurtarırsan yarın sana vergi ödemeye devam ederim.”