Ekolojik YaşamManşet

[Özel Haber] Hükümetin genç çiftçilere destek kararına, kırsala dönüşü tartışan gençler ne diyor?

0

Bakanlar Kurulu’nun geçen ay sonunda Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesine İlişkin Kararı ekoloji camiasında da ilgiyle karşılandı.

kirsal2

Foto: Ormanevi Kolektifi

Nüfusu 20 binden az kırsal yerleşim biriminde yaşayan (veya yaşamaya karar veren) bitkisel, hayvansal, yöresel tarım ürünleri ve tıbbi aromatik bitkiler konusunda bir proje ile başvuran 18-40 yaş arası genç çiftçilere ve çiftçi adaylarına 30 bin liraya kadar hibe verilmesine dair karar özellikle kırsala dönüş planları yapan gençleri yakında ilgilendiriyor. Kararla ilgili ayrıntılar için Ali Ekber Yıldırım’ın yazısına bakabilirsiniz.

Köy hayatı

Foto: Ormanevi Kolektifi

Ben de Yeşil Gazete ekibinden kırsala dönüş konusunda planları veya çalışmaları olduğunu bildiğim ve biri de çoktan bu dönüşü gerçekleştirmiş olan üç arkadaşıma bu karar konusundaki görüşlerini sordum. Ortak fikir, kararın olumlu olabileceği, ancak detayların beklenmesi gerektiği yönünde. Ayrıca bu tür bir hibenin kısala dönüş için karar verme yolunda ancak küçük bir etkisi olabileceği de ortaklaşılan görüşler arasında.

Görüş aldığım isimler halen Çanakkale’de Ormanevi Kolektifi’nde yaşayan Durukan Dudu, kırsala dönüş konusunda deneyim kazanmaya çalışan Zeliha Yıldırım ve kırsala dönüş konusuyla ilgilenen Özgecan Kara. İşte sorduğum sorular ve cevapları:

– Bu destek kararı sizce iyi oldu mu? İyiyse yeterli buluyor musunuz? Hatalar ve eksikler var mı?

Durukan Dudu

Durukan Dudu

Durukan Dudu: Kararın kendisi iyi. Yeterli mi sorusuna cevap vermek için amaçlananı iyi tanımlamak lazım. “Gençler ve kırsal” diyince kabaca iki grup var. Birincisi kırsala dönüş grubu, yani köyde doğduktan sonra şehre yerleşmiş gençler. İkinci grup ise şehir kökenli olup kırsalda bir yaşam kurmak isteyenler. İki grubun da farklı dinamikleri var ve işin ekonomik kısmı bunun sadece bir yönü; sosyo-kültürel sebepler de önemli. Öte yandan 30 bin liranın şehirde asgari de olsa maaşlı bir iş bulmuş köy kökenlileri yeniden kırsala çekmeye yetmesini beklemek yanlış olur. Tarım fiyatlarındaki dalgalanmalar ve istikrarsızlık da “Bu parayla yatırım yapsam ne olur, zarar ettikten sonra?” dedirtebilir. Hibenin sonradan ödemeli olması da, kişinin önceden bir şekilde 30 bin lirayı bulmasını gerektiriyor, bu bile başlı başına ilgiyi azaltacaktır, ama “Böyle bir hibe ön ödemeli olmadan verilebilir mi ki?” sorusunun da net bir cevabı yok. Özetle, amacın ve hedef grubun kim olduğu daha iyi tanımlanıp buna göre çok daha kapsamlı, çok boyutlu ve kendi içinde tutarlı bir proje şeklinde sunulabilirdi.

Zeliha Yıldırım

Zeliha Yıldırım

Zeliha Yıldırım: İyi görünüyor, ancak 20 Mart’ta açıklanacak uygulama tebliğini gördüğümüz de daha rahat konuşabileceğiz. Şu an anladığımız belirlenen alanlarda maliyeti en fazla 30 bin lira olacak bir proje ile başvurduğumuzda maliyetin tamamının harcama yapıldıktan sonra karşılandığı yönünde. Yani cebimizde para olacak, projeye harcayacağız sonra hibe alınabilecek. Proje hazırlanmasında danışmanlık sağlıyor mu? Üretilen ürün sonrasında yalnız mı kalıyoruz? Hangi harcamaları karşılıyor? Göreceğiz…

Özgecan Kara

Özgecan Kara

Özgecan Kara: Bence bu hibe sadece köyünden şehre yeni gelmiş, köyle hala bir şekilde toprak bağı bulunan 1. nesle hitap edebilir. Çünkü 30 bin lira köyde bir toprağı/evi/traktörü/demirbaşı olmayanlar için çok komik bir para gibi geliyor bana. En azından toprakla hiçbir bağı olmayan ama kafasında köye yerleşme fikriyle oynayan kişileri cezbedecek bir para değil. Gerçi bana kalırsa şehirden köye göç etmenin motivasyonu hiçbir zaman para değil. Köye göç etmek, kırsala dönmek için -şu anki şartlar altında- çok içten, çok gerçek motivasyonun olması gerekiyor. Şehirde gidemediğimiz onlarca konser, izleyemediğimiz onlarca film, gezemediğimiz bir sürü bar var. Daha yüksek maaşlı işlerde çalışıp, o parayı ışıklı avmlerde harcama imkanı var. Tüketim çoğumuzun aklını çeliyor.

2- Bu karar sizce çiftçiliğe başlama hayali olan gençlerin hayalini gerçeğe dönüştürmesini sağlayabilir mi?

Durukan Dudu: Sadece bu karara göre “sonunda oldu, bir engel kalmadı, kırsala dönüyorum” diyenlerin hüsrana uğraması ihtimali yüksek. Tarımın (özellikle hayvancılığın) bir çok dalı için çok düşük faizli krediler var zaten. Yani “sermaye eksikliği” değil meselenin esas kilitlendiği nokta. Kaldı ki, kimileri için “tek eksiğim 30 bin liraydı!” durumu varsa da, bu hibenin yatırım yapıldıktan sonra verildiğini hatırlatmak lazım – yani bir proje yazacaksınız, sonra bir yerden bulduğunuz parayla harcamanızı/yatırımını gerçekleştireceksiniz, ardından devlet bunun bir kısmını (detaylar için tebliği görmemiz gerekecek) size geri verecek.

Şarkı söyleyerek toprağı masajlamak. Dans ederek olmaz ama, toprak sıkışır. Foto: Ormanevi Kolektifi

Foto: Ormanevi Kolektifi

Zeliha Yıldırım: Benim için sağlayamaz. Çünkü bir köyde yaşamıyorum ve köyde nasıl bir uğraş ile geçinilir bilmiyorum. Yani önce bir köye yerleşip sonra bir üretim kararı verip sonra ceplerimi kontrol edip hibeye başvurabilirim. 2018 sonunu yakalarım diye umuyorum :) Kırsala yerleşmek isteyen arkadaşlarım arasında da benzer durumda olanlar var. Aileleri köyde yaşamayan ve üniversiteden sonra şehirde yaşayan kişiler yani. Önce bir gezelim yer bulalım, bir bilene danışalım diye yola düşüyoruz. Şehirdeki genç köye yerleşsin istiyorsak danışmana yol göstericiye ihtiyaç var öncelikle.

Özgecan Kara: Kafasında köye göç etme fikri her zaman olan birisi olarak “Hayır, bu fikir çiftçiliğe başlama hayalimin gerçeğe dönüşmesini sağlamaz”. Devlet bana 30 bin lira veriyor diye bir anda İstanbul’u bırakıp köyüme göç edemem. Çok param olduğundan ve hibeyi küçümsediğimden değil, böyle bir karar vermek için başka şartların oluşması lazım. Köyde sosyalleşme, eğlence, eğitim, sağlık gibi ihtiyaçlarımı giderecek bir ortam bulmam lazım. Bugüne kadar bana dayatılan tüketim kültüründen kendimi tamamen soyutlayabilmem lazım. Bugüne kadar bana öğretilen “güvenli yolu seç” fikrini aşmam lazım vs.

Mera

Foto: Anadolu Meraları

3- Sizce gençlerin kırsala dönüşü için bu tür destekler gerekli mi? Başka ne tür destekler olması gerekir?

Durukan Dudu: Burada yine önemli olan “hangi gençler?” sorusu. Eğer amaç köyde büyümüş ve safi sermayesizlikten şehre gitmiş, şimdi de şehirdeki düzeninden tamamen mutsuz – köyü burnunda tüten köy kökenli gençleri çekmekse, evet, bu kriterlere uyan gençlere destek olur. Ama bu kriterlerin tamamına uyan kaç genç var sorusunun cevabını bilmiyoruz, devlet kurumları bir ön araştırma yapmıştır belki. Köyden kente göçün en büyük sebebi parasızlık değil, maddi belirsizlik ve sosyo-kültürel anlamda “köyde bir canlılık kalmadı” algısıdır. Bu algı ciddi bir olgu aynı zamanda. Dolayısıyla ülke olarak nasıl bir kent – köy dengesi, birlikteliği, etkileşimi istediğimize karar vermemiz ve ona göre kapsamlı projeler gerçekleştirmemiz gerekiyor. Toplam nüfusun ne kadarının kırsalda yaşamasını istiyoruz? Tarım işletmelerini/çiftliklerinin ölçek bazında dağılımında nasıl bir tahayyülümüz var? Katma değerli üretim kırsalda mı, taşrada mı, kentte mi gerçekleşecek? Kırsalın kültürel dokusu nasıl olacak? Bu sorulara cevap vermeden atılan her türlü adım kendi içinde tutarsızlığa, diğer bir deyişle iki ileri iki geri ritminde bir savrukluğa gebe.

kirsal4

Foto: Anadolu Meraları

Zeliha Yıldırım: Bu destekler şart. Ancak bu destekleri takip etmek, şartları yerine getirmek de bir uzmanlık istiyor. Kırsal kalkınma destekleri dökümanları içinde kayboluyorum hala anlamaya çalışırken. Tarım müdürlüklerine gidip danışsam ne kadar yardımcı olurlar tecrübe etmedim tabii. Mevzu şehirdeki gençleri köye çekmekse ev-arsa-bilgi desteği ve takibi de şart. Ev versin, arazi versin anlamında demiyorum şimdilik (ilerde bunları da verecek teşvik için demedi demeyin) ama bir kısmına destek olabilir, anlaşırız aramızda bence :)

Özgecan Kara: Hibe bu haliyle sanki gençler köye dönsün diye değil de, gençler köyden çıkmasın diye veriliyor gibi. Benim gibi tam anlamıyla şehirli gençleri kırsala teşvik etmek istiyorlarsa daha “seksi” destekler sunmalılar. Sadece para vermemeliler. Çiftçiliğin temelini, en basit halini öğrenme ve alışma süreci gözlemleyebildiğim kadarıyla en az iki-üç sene sürüyor. Bu yüzden üretim, pazarlama, lojistik, satış gibi konularda teknik destek sunmalılar. Belki belediyelerle iş birliğiyle topluluk destekli tarıma yönlendirmeliler. Benim ürettiğim ürünleri bir gıda kooperatifinde toplamalılar, belki ayrı bir kaynaktan direkt satışını yapmalılar. Destek kötüdür diyemem. Desteğin tam hedef kitlesinin net olması gerekiyor. Şehirlileri kırsala çekmek için daha yaratıcı olunabilir, sadece para değil, daha yönlendirici destekler verilebilir. Ama neyse ki eko-turizme falan hibe vermiyorlar, o çok fena olurdu.

Haber: Ümit Şahin – Yeşil Gazete

Kategori: Ekolojik Yaşam

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.