Ekolojiİklim KriziManşet

‘Yunanistan ve Türkiye halkları Evros ve Çanakkale’de aynı acıyı çekiyor’

0
Fotoğraf: Reuters

Türkiye‘de Çanakkale ve Yunanistan‘da da Evros‘ta meydana gelen orman yangınlarına ilişkin Kazma Bırak Kampanyası‘nın Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs‘taki üyelerinden ortak bir açıklama yapıldı. Kampanyanın imzacısı olan onlarca ekoloji örgütünce yapılan açıklamada “Yunanistan ve Türkiye halkları Evros ve Çanakkale’de aynı acıyı çekiyor” denildi.

Yunanistan ve Türkiye‘nin karşı karşıya kaldığı devasa orman yangınlarına dikkat çekilen açıklamada yangında yok olan bölgelerin boyutlarının inanılmaz bir büyüklüğe ulaştığına vurgu yapıldı. Ayrıca Yunanistan’da Evros nehri yakınındaki Dadia ormanında devam eden yangının dumanının İyonya Denizi‘ne kadar ulaştığı da hatırlatıldı.

Temmuz ve Ağustos aylarında toplamda 1 milyon 100 bin dönümden fazla orman ve tarım arazisinin yandığına dikkat çekilen metinde, 35 kişinin yangınlar nedeniyle hayatını kaybettiğine işaret edildi. Ayrıca yangınlarda can kaybı yaşayan hayvanlar da hatırlatıldı.

‘Yangına yanıt yetersiz kalıyor’

26 mülteci ise Yunanistan’a geçmeye çalışırken Dadia ormanında canlı canlı yanarak ölmüştü. On binlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldı, alevler Alexandroupoli hastanesinin çevresine ulaştı ve personeli tüm hastaları tahliye etmek zorunda kaldı. Bu yıkıcı olayların Yunanistan’ı önceki yıllarda da vuran benzer yangınlarla birleştiği belirtildi. Ayrıca açıklamada şu ifadelere yer verildi.

“Sınırın hemen ötesinde, Türkiye’nin Çanakkale bölgesinde, devasa orman yangınları binlerce dönüm orman alanını da yakıyor. Yangınlar Türkiye’nin birçok yerinde başladı. 20’den fazla köy tahliye edildi. Yangından etkilenen insanlar olduğu bilinmekle birlikte, kesin sayılar resmi olarak açıklanmadı. Ölen hayvanların ve diğer canlıların sayısı hala bilinmiyor. Devlet, yangın söndürme uçakları ve helikopterleriyle havadan ve kurtarma ekipleriyle yerden müdahale etmeye çalışıyor, ancak yanıt yetersiz kalıyor.”

Fotoğraf: Alexandros Avramidis/Reuters

Sorumlu kim?

“Sorumlu kim” diye soran Kazma Bırak Kampanyası üyeleri, bu tür tahribatların “normal” olarak kabul edilemeyeceğinin altını çizdi ve şunları aktardı:

“Yunanistan’da hükümet sözcüsü bunun ‘yeni gerçeğimiz‘ olduğunu söyledi. İnsanların, hayvanların ve doğanın her yaz böyle acı çekmesini normal gören anlayışı kabul etmiyoruz.”

Yunanistan

İfaiyeci, Yunanistan’ın Rodos adasındaki yangından kurtardığı bir kedi ve iki tavşanı kucağında tutuyor. – Fotoğraf: AFP

Söz konusu suçların başlıca üç faili bulunduğunun belirtildiği açıklamda bu sorumlular şöyle aktarıldı:

“Birincisi iklim krizi. İklim değişikliği ormanlarda daha sıcak, daha kuru koşullar yaratıyor ve bu da yangınların daha kolay başlamasına ve hızla yayılmasına neden oluyor. Birleşmiş Milletler‘e göre, orman yangınları daha yoğun ve daha sık hale geliyor. Son yıllar dünya genelinde rekor yangın sezonlarına sahne oldu. İklim krizini durdurmak için mücadele etmemiz gerekiyor. Ancak hükümetlerimiz Ege ve Akdeniz denizlerinde fosil yakıt çıkarma çalışmalarını yoğunlaştırmayı ve hatta deniz aşırı gaz sahalarını güvence altına almak için ordularını birbirine karşı kullanmaya hazır. Dahası, emisyonları azaltmak veya üretimi çevre dostu bir şekilde düzenlemek için herhangi anlamlı önlem almıyorlar. Aksine, çevreyi sermaye çıkarlarına hizmet etmek için feda ediyorlar.

Ancak bu kadarla da kalmıyor. Hükümetlerimiz, yangınları ele almakta başarısızlıklarını haklı çıkarmak için iklim değişikliğini kullanıyorlar. Bu durumu dışsal bir faktör olarak sunarak, bununla ilgili bir şey yapamayacağımızı iddia ediyorlar. Bu da onların yangın önleme ve mücadele hizmetlerini parçalamak için sorumluluklarını gizlemelerine yardımcı oluyor. İşte üçüncü fail burada devreye giriyor. İtfaiyecilerin dediği gibi, ‘Bir yangın ilk saniyede bir bardak suyla, ilk dakikada bir kova suyla, ilk on dakikada bir ton suyla söndürülür. Sonrasında artık elimizden ne gelirse…’

Yunanistan ve Türkiye hükümetleri bizi bu önemli hizmetlere ayıracak yeterli miktarda para olmadığına inandırmaya çalışıyor. Ancak gerçek şu ki, devlet parasını silah yarışına, polise, sermaye dostlarını desteklemeye harcamayı tercih ediyorlar. Yangın önleme ve mücadele hizmetlerine daha fazla devlet fonu talep etmeli, gerekli personelin kitleler halinde alımını yapmalıyız.

Üçüncü olarak, kentlerin sınırlarındaki bu orman yangınları, denetimsiz kapitalizmin ciddi sonuçlarını yansıtarak, doğayı ve sosyal refahı önceliklendiren sürdürülebilir kentsel planlamanın acil gerekliliğini gösteriyor.”

Türkiye, Çanakkale

Fotoğraf: DHA

Sınırların ötesinde dayanışma

Ege Denizi’nin her iki tarafında da bu politikaların mağdurlarına dayanışma mesajı gönderen grup, “Her iki tarafın yalanlarına ve milliyetçi propagandasına cevap vermeye çalışıyoruz. Yunanistan’da içişleri bakanı Voridis, Rodos yangınının ‘Türk ajanları’ tarafından çıkarılmış olabileceğini söyledi. Aynı propaganda Trakya‘da da yaygın, buradaki aşırı sağ haber kaynakları Evros nehri yakınlarında ‘Türk casuslarının’ yangınları çıkardığından bahsediyor. Mülteciler aynı şekilde Yunanistan’da hedef alındı ve aşırı sağ çetelerin düzenlediği pogromların kurbanı oldu. Bu tür hamleler, hükümetlerin sorumluluklarını örtmek ve dikkati genellikle suçlananlara, en savunmasız olanlara yönlendirmek için kullanılıyor” ifadelerini dile getirdi.

Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan’da devam eden Kazma Bırak ekibi iklim değişikliği ve fosil yakıt çıkarmaya karşı ortak bir mücadeleye devam edeceklerini de duyurdu.

Soma Termik Santrali / Fotoğraf: Cansu Acar

Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan halkları arasında koordineli bir eylem çağrısında bulunan grup, açıklamasında şunlara yer verdi:

“Her ülkede çevresel tahribata karşı, fosil yakıt çıkartılmasına karşı, altın madenciliğine karşı, enerji konusunda ve daha birçok konuda ayrı ayrı pek çok hareket ve direniş bulunmaktadır. Bu hareketler ortak eylemler düzenlerse genişleyecek, derinleşecek ve güçlenecektir. Bize göre, ileriye doğru yürümenin tek yolu budur.”

Fotoğraf: İklim Adaleti Koalisyonu

 Kazma Bırak Kampanyası nedir?

Kazma Bırak kampanyası Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de fosil yakıt arama çalışmalarına karşı, Eylül 2020’de başlatıldı. Barış ve iklim adaleti vurgusuyla yapılan çağrı metnine kısa sürede yanıt gelmiş, kampanya başta Yunanistan, Kıbrıs ve Türkiye olmak üzere 70 imzacı ekoloji örgütü tarafından sahiplenildi. Kampanya halen bireysel ve kurumsal imzacılara açık olduğu gibi, var olan imzacılara da buradan göz atabilirsiniz.

Kategori: Ekoloji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.