DoğaDünyaManşet

Yeni Zelanda Yeşillerinden Covid sonrası kurtarma planı: Doğa dostu turizm

JOHN HAWKINS/STUFF
JOHN HAWKINS/STUFF

Christian Cotroneo‘nun mnn.com’daki makalesi Yeşil Gazete tarafından özetlenerek çevrilmiştir.

*

Dünyayı durduran Covid-19 salgınının kaynağı üzerine sayısız spekülasyon var ancak buna yol açanın kim olduğu konusunda herkes hemfikir: İnsan.

Josef Settele, Sandra Díaz, Eduardo Brondizio ve zoolog Peter Daszak tarafından yayınlanan bildiri, “ne pahasına olursa olsun ekonomik büyüme” yaklaşımının bedelini özetliyor:

Ormanların yok edilmesi, tarımın kontrolsüz genişlemesi, endüstriyel tarım, maden çıkarma ve altyapı geliştirme; yabani türlerin sömürülmesi, bir dizi hastalığın yaban hayatından insanlara sıçraması için eşsiz bir fırsat yarattı.  

Şimdi önümüzdeki asıl soru, bizi bu noktaya getiren hatalardan kaçınarak, işleri nasıl düzelteceğimiz. En azından bir büyük partinin, bu soruya bir cevabı var. 

Salgının bedeli 2.7 trilyon dolar

Yeni Zelanda‘da bu hafta Yeşiller Partisi ülkeyi ve fabrikaları yeniden işler hale getirmek için öngördüğü planı açıkladı, elbette çevre dostu bir plan bu. Üstelik bedeli yalnızca bir milyar dolar. 

Bir milyar dolar büyük bir meblağ gibi görünebilir, ama salgının ekonomik bedeliyle kıyaslandığında -2.7 trilyon dolar gibi bir bedel olduğu tahmin ediliyor- bu hiçbir şey.  

Peki bir milyon dolarlık teşvikle ne yapılabilir? Pek çoğumuz gibi, Yeşiller’in  aklındaki de, yeni iş imkanları yaratmak. Parti’nin geliştirdiği plan, salgından etkilenen sektörlerde gelecek üç yıl içinde yedi bin kişiye iş olanağı yaratılmasını öngörüyor. Yeni Zelanda için bu sektör, turizm. Ama işin püf noktası, bu turizmin yeşil olmasında: Yani doğa turizmi. Yeni iş olanaklarından yararlananlar tam da bu alanın inşasında ve sürdürülmesinde faaliyet gösterecek.

‘Doğaya yatırım yapılmalı’

Çevre Bakanlığı’nda da görevli olan Yeşiller Partisi üyesi Eugenie Sage basın açıklamasında söz konusu iş imkanlarının, halihazırda çalışamayan turizm rehberleri için son derece uygun olduğunu söyledi: 

Bizim turizmimiz sağlık, tabiat ve kültür üzerine kurulu, dolayısıyla buldozerlerden ve asfalttansa, bu kritik altyapıya yatırım yapılması önem taşıyor. 

JOHN HAWKINS/STUFF

John Hawkins/STUFF

Plan çerçevesinde, Raukūmara Conservation Park‘ın geyik ve keseli sıçan istilasından korunmasından, göçmüş yerli kuşların nasıl ülkeye geri getirileceğine kadar çeşitli konulara ayrılmak üzere yardım kalemleri yer alıyor. Ülkenin doğal kaynak rezervlerinin arındırılması, karbon yutakları yaratılması ve yükselen deniz seviyesine karşı doğal tampon bölgelerin inşası da planda yer alan projeler arasında.

Yatırımın genişleyen ormanlar ve sulak alanlar yaratacağını söyleyen Sage, bu alanların, atmosfere geçen yüzyıllarda salınmış olan karbonu emebiceğini söylüyor. “Yeşil planın” getirileri bununla da sınırlı değil:

Gelecekte haşere ile mücadele için ödenecek bedelin önünü kesecek ve daha iyi tampon kıyı alanları yaratılmasını sağlayacak ve kuşların geri dönmesi için koridorlar açacak.”

Bunun gerçekleşmemesi için ortada bir sebep yok. Plan, koalisyon ortaklarından olan Yeşiller tarafından henüz Meclis’e sunulmadı, şimdilik yalnızca parti politikası olarak belirlendi. Öte yandan, Michael Nelson, New Zealand Herald‘a verdiği demeçte “geçmişte koalisyon ortaklarının Yeşiller Partisi’nin çevre dostu önerilerine pek de dostane bakmadıklarını” hatırlattı.  

Şüphesiz, Parti’nin, otomobillere karşı sürdürülebilir ve olası bir alternatif olarak sunduğu elektrikli trenler için yapmış olduğu dokuz milyar dolarlık yatırım çağrısı, Meclis’in onayını daha da zorlaştırabilir. Ama ne olursa olsun, Yeni Zelanda modeli, eğer uygulanırsa, Covid 19-sonrası bir dünyada geri kalan herkesin ihtiyaç duyacağı umudu yeşertebilir. Ne de olsa kesin olan en azından bir şey var: Buradan geriye (Covid 19 öncesi dönem) dönüş olmayacak.

Kategori: Doğa