Editörün SeçtikleriEkolojiManşet

‘Yanan ormanların düzgün ağaçlandırılmaması ekosisteme kalıcı zarar verebilir’

Fotoğraf: Muzaffer Çağlıyaner/ AA

İklim krizinin yol açtığı kuraklık ve sıcak dalgaları nedeniyle Türkiye geçtiğimiz yaz tarihinin en şiddetli orman yangınlarından birine tanık oldu.

Başta Ege ve Akdeniz bölgesinde olmak üzere on binlerce hektarlık alanın kül olduğu yangınlarda, ormanlar yeniden filizlenmeyi bekliyor. Orman Bölge Müdürlükleri ise ağaçlandırma çalışmaları için hazırlıklara çoktan başladı.

Ancak Prof. Dr. Doğanay Tolunay’a göre bu süreç oldukça iyi yönetilmeli ve takip edilmeli yoksa orman ekosistemlerine kalıcı zarar verilmesi kaçınılmaz olacak.

Adana ve Osmaniye’de fidanlar dikime hazır

Örneğin basına yansıyan haberlerde Adana ve Osmaniye’de 5 bin 600 hektarın yandığı ormanlık alanlara bu yıl içerisinde 4 milyon fidan dikilmesinin planlandığı belirtildi.

Adana Orman Bölge Müdürlüğü açıklamasında ormana kızılçam, fıstık çamı, karaçam ve sedirin yanı sıra keçi boynuzu, ceviz, badem ve zeytin fidanlarının dikileceğini söyledi.

Fotoğraf: Muzaffer Çağlıyaner/ AA

‘Zeytin ve keçiboynuzu ekosisteme zarar verebilir’

Yeşil Gazete’ye konuşan Prof. Dr. Doğanay Tolunay ise ormanlık alanlara zeytin ve keçiboynuzu ağaçlarının dikiminin orman ekosistemine zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Orman Genel Müdürlüğü üzerinde ormanlara gelir getirici türler ekilmesi için bir baskı olduğunu ifade eden Tolunay, “Bu sayede köylünün yararlanmasını ve gelir elde etmesini sağlıyorlar” dedi.

‘Orman değil meyve bahçeniz olur’

Gelir getirici türler tanımı sadece meyvesi için yetiştirilen türler için kullanılıyor. Keçi boynuzu, badem, zeytin, ceviz ve fıstık çamı en çok tercih edilenler arasında yer alıyor.

Ancak keçiboynuzu ve zeytinin kesinlikle orman ağacı türü olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tolunay, “Ormanların diğer ekolojik hizmetlerini sağlanması için bir ekosistem oluşturması lazım. Eğer siz bu tarz müdahalelerde bulunursanız orman ekosistemi oluşmaz, meyve bahçesi gibi bir araziniz olmuş olur” dedi.

‘Orman dışı alanlara dikilebilir’

Kanun kapsamında da zeytinin bir orman ağacı türü olmadığını belirten Tolunay, “Eğer söylenildiği gibi zeytin ağacı dikeceklerse kanuna aykırı da bir işlem yapmış olurlar. Bunu sıkıntılı görüyorum” ifadelerini kullandı.

Hem köylülere gelir sağlanması hem de ormanlık alanların korunmasının mümkün olduğunu ifade eden Tolunay, bu tarz gelir getirici ağaçların köylülerin ulaşabileceği ormanlık alan dışarısına dikilebileceğini söyledi.

Transfer yaparken dikkatli olunmalı

Adana Orman Bölge Müdürlüğü’nün açıklamasında dikkat çeken başka bir ifade ise ellerinde 6 milyon fidan olduğu belirtilerek “Diğer Orman Bölge Müdürlükleri talep ederse onlara da verebilecek kadar fidanımız hazır” denilmesi.

Adana’ya uzak yerlere fidan yollanmasının genetik çeşitliliği etkileyebileceği uyarısında bulunan Prof. Dr. Tolunay, “Bu transfer yapılırken belki kurallara riayet edilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Tohum transfer rejyonu

Doğanay Tolunay, ormancılıkta tohum transfer rejyonu olarak açıklanan olguya göre bir bölgeden toplanan tohumlar veya bu tohumlardan elde edilecek fidanların ancak belirli bir mesafeye kadar götürülebileceğini söyledi.

Benzer şekilde 600-700 metre gibi bir yükseltiden elde edilen tohumların ve tohumlardan elde edilen fidanların da gene benzer yükseklikteki rakımlara dikilmesi gerekiyor.

Bu kuralların genetik çeşitliliği korumak için uygulanması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tolunay, “Bu tohum veya fidanlar dikilse bile tutmamaları ve kurumaları durumu gözlenebilir” ifadelerini kullandı.

‘Kış uykusuna yatmaları beklenmeli’

Ekilecek türlerin yanı sıra dikkat etmek gereken bir nokta da bu işlemlerin ne zaman yapılacağı.

Genel ilke olarak ağaçlandırma yapılması için fidelerin kış uykusuna girmiş olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Doğanay Tolunay, “Dikim için uygun zaman Akdeniz bölgesinde kasım sonunu bulabilir” dedi ve geçtiğimiz yıl yüksek sıcaklıklar nedeniyle aralık ayına sarktığını hatırlattı.

11 Kasım tarihinde bir ulusal ağaçlandırma günü olduğunu belirten Tolunay, bu tarihte sembolik dikimlerin yapılabileceğini ama başarılı ağaçlandırma çalışmaları için bitkilerin kış uykusu dönemine girmelerinin beklenmesi gerektiğini söyledi.