ManşetEkolojiİklim Krizi

Van Gölü’nün sınırları değişiyor: Yağışlar da yeterli olmadı

0

Son yıllarda ülkeyi ve bölgeyi etkileyen küresel ısınma ve buna bağlı kuraklığın etkileri sürüyor. Dünyanın en büyük sodalı gölü, Türkiye‘nin de en büyük gölü olma özelliği taşıyan Van Gölü‘nde de kuraklığa bağlı olarak çekilmeler meydana geldi. Bu yıl kar yağışı ve yağmurların artması, Van Gölü’nün su seviyesine etki etmedi.

İlgili haber: [Yeşil Gazete Doğu’da-1] Van’ın ‘deniz’ine kavuşma savaşı

DHA’nın aktardığına göre; Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, göldeki çekilmenin uzun yıllarda meydana geldiğini, 50 sene önce göl kıyısındaki sulak alanların bugün karaya çıktığını ve Van Gölü’nün haritasının kısmen değiştiğini belirtip “Bu yıl bölge iyi yağış aldı, bu sevindirici fakat Van Gölü’ne, su seviyesinin yükselmesine gözle görülür katkısı yok. Van Gölü’ndeki çekilme uzun yıllar sonucunda ortaya çıkmış bir hadisenin sonucu” dedi.

‘Buharlaşma fazla, su girdisi az’

Yağışların çok sevindirici olduğunu vurgulayan Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Akkuş, “Son aylarda Van Gölü Havzası’nın yağışlı geçmesiyle beraber insanların hep sordukları soru kışın yağan karların ve bu mevsimde yağan yağmurun göl su seviyesine etkisinin ne olduğu yönünde. Hava sıcaklığı mevsim normallerinde hatta altında seyrediyor ve yağışlı bir dönem geçiriyoruz. Bu bizim için sevindirici fakat bunun Van Gölü’nün su seviyesinin yükselmesine gözle görülür bir katkısı yok çünkü Van Gölü’ndeki çekilme uzun yıllar sonucunda ortaya çıkmış bir hadisenin sonucu yani uzun yıllar boyunca yağış az gerçekleşti. Yaz ayları da sıcak geçti. Bu nedenle buharlaşma fazla oldu, göle su girdisi az oldu ve Van Gölü’nün çekildiğini görüyoruz” dedi.

İlgili haber: Van Gölü buharlaşıyor!

Akkuş Van Gölü’nün eski seviyesine ulaşması için 5-10 yıl yağışlı periyod geçirilmesi gerektiğini ifade ederek “Fakat önümüzdeki yıllara ilişkin tahminler küresel ısınma ile beraber sıcaklıkların daha da artacağı yönünde. Umut ediyoruz ki kış aylarında havzaya bol yağış düşer ve ilkbahar aylarında da yine yağmur yağışlarıyla beraber Van Gölü eski seviyesine kavuşur” diye konuştu.

İlgili haber: Van Gölü’nde suların çekilmesiyle mikrobiyalitler ortaya çıktı

Uydu görüntüleri şekil değişikliğini gösterdi

Van Gölü’ndeki çekilmenin özellikle kıyı kesimlerde sığ olan alanların karaya çıkmasına neden olduğunu da belirten Dr. Akkuş, bunun da Van Gölü’nün şeklinde kısmi değişikliklere neden olduğunu söyledi.

Göllerdeki değişimlerin uzun yıllar sürdüğünü belirten Akkuş, özellikle son üç beş yıldır gölde çok hızlı değişimin olduğunu belirtti.

İlgili haber: Van Gölü’ndeki kuraklık uydu görüntülerine yansıdı: Böyle devam ederse bizi ciddi bir kriz bekliyor

‘Karasu Çayı’nın altı kilometrekarelik alanı kara parçası haline geldi’

Van Gölü’nün 1970 ile 2021 yılları arasındaki değişimiyle ilgili Akkuş, “1970’li yıllara gidersek eğer o günden bugüne olan süreci değerlendirdiğimizde aslında göl kenarındaki bazı sulak alanların özellikle tamamen ortadan kalktığını görüyoruz. 1970’li yıllarda haritada su olarak görülen yerler bugün tamamen bir kara parçasına dönüşmüş şekilde” dedi. Akkuş 1970 ile 2021 arasında Karasu Çayı’nda gerçekleşen değişimi şöyle anlattı:

“1970’e ait Landsat uydu görüntülerini incelediğimiz zaman Van Gölü’ne dökülen Karasu Çayı‘ndan beş ila altı kilometrekarelik alanın tamamen suyla kaplı olduğunu görüyoruz fakat 2021’inin uydu görüntülerine baktığımızda Karasu Çayı’nın altı kilometrekarelik alanı kara parçası haline gelmiş. Geçmişteki ve şimdiki uydu görüntülerini karşılaştırdığımız zaman Van Gölü’nün özellikle kenar kesimindeki küçük koyların akarsularla derelerin buluştuğu yerdeki su altındaki alanların karaya çıktığını görüyoruz. Bu da Van Gölü’nün şeklinin kısmen değiştiğini işaret ediyor.”

Van Gölü’nün sınırlarının değişeceğinin sinyalleri aslında daha önce verilmişti.  Gölde yaşanan kuraklık gölün sınırlarını tehdit etmiş ve suların geçen sene iki kilometreye kadar çekildiği gölde Edremit, Erciş ve Muradiye ilçelerindeki kıyılarında eski iskele, kale, tarihi kalıntılar ve mikrobiyalitler ortaya çıkmıştı.

İlgili haber: Van Gölü’nde kuraklık: Gölün sınırları yeniden çizilebilir

Canlı popülasyonu ve ekolojik yaşam olumsuz etkilendi

Küresel iklim değişikliğine bağlı artan sıcaklıklar ve yağışlardaki azalma nedeniyle Van Gölü‘nde yaşanan çekilme, havzadaki canlı popülasyonunu ve ekolojik yaşam alanlarını uzun zamandır olumsuz etkiliyor.

Geçen sene sonunda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, toprağın yeteri kadar beslenmemesi nedeniyle bugün mevcut olan içme ve kullanma sularının önemli bir kısmının yakın gelecekte seviye düşmelerine bağlı azalacağına işaret etmişti. Alaeddinoğlu, gölün sınırlarının yeniden çizilmeye ihtiyacı olabileceğini söylemiş şu uyarılarda bulunmuştu:

Bu azalma havzada su sorununa neden olacak. Bunun önüne geçmek için havzada su yönetimine ihtiyaç var. Bütün kentin, paydaşların, halkın tamamının da sürece dahil edileceği su kullanımının büyük ölçüde yönetileceği bir alan yönetimine ihtiyaç var. Aksi takdirde özellikle 2030 ve sonrası için birçok alanın suyla çok zorlu bir imtihanı olacak.”

İlgili haber: Van Gölü’ne milyonlarca lira harcanan arıtma tesislerinden kanalizasyon akıyor

Van Gölü’nün kuşları…

Gölde yaşanan iklim krizine bağlı kuraklık nedeniyle Eylül 2021’de yaşam alanları daralan kuşlar, akarsu ile gölün buluştuğu Gölağzı ve Çelebibağ sulak alanlarına göç etmek zorunda kaldı.

Göçmen kuşların Kuzey Afrika‘dan İran‘a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden Van Gölü Havzası, sulak alanlarıyla çok sayıda türden binlerce kuşu bünyesinde barındırıyor.

İlgili haber: Van Gölü Havzası’ndaki kuraklık kuşların yaşam alanlarını daralttı

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Biyoloji Bölümü Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özdemir Adızel, “Kuraklık ve hızlı buharlaşma sonucu göl ve gölü besleyen kaynaklar daralıyor. Gölde yaz sıcaklarının da etkisiyle daralma yaşanıyor. Bu nedenle kuşların barındığı kıyılar ve delta bölgeleri hızla küçülüyor. Bu durum kuşları daha dar alanlarda yaşamaya zorluyor” demişti.

Adızel de gölün korunmasının şart olduğunu söylemiş “Başta kirlilik olmak üzere gölün çok hassasiyetle korunması gerekiyor. Göle veya gölü besleyen su kaynaklarına karışan bütün kirlilik kaynakları son yönetmeliklere göre acilen güncellenmelidir”  şeklinde konuşmuştu.

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.