DünyaManşet

Uzmanlar karamsar: “Atık selinin Tuna’ya ulaşmasını engellemek imkansız”

0
Atık seli nehir çevresindeki kasabaları kırmızıya boyadı

Atık seli nehir çevresindeki kasabaları kırmızıya boyadı

Budapeşte’nin 100 kilometre kadar güneybatısındaki Ajka kasabasında kurulu Ajkai Timfoldgyar Zrt aluminyum fabrikasının rezervuarlarından pazartesi günü taşan 700.000 metreküp zehirli atık, Macaristan’ın 3 bölgesinde acil durum ilan edilmesine neden oldu.

Macaristan tarihindeki en büyük kimyasal afet olarak nitelendirilen olayda en az 4 kişi öldü ve 120 kişi yaralandı. Hükümet, atık selinden en çok etkilenen 7 köyün yüzlerce hanenin acil olarak boşaltılmasını emretti.
Şu anda atık seli Tuna Nehri’ne doğru yol alıyor. Çevre uzmanlarına göre atık Tuna Nehri’ne ulaşırsa eşi görülmemiş bir ekolojik felaket yaşanabilir. Son günlerde yaşanan aşırı yağışlar nedeniyle bölgedeki nehirlerin taşmış olmasının durumun ciddiyetini iyice arttırdığı belirtiliyor.
Atık seli Salı sabahı itibariyle Tuna Nehri’nin batı kollarından birine karıştı ve öğlen saatleri itibariyle de ana-nehre ulaştı. Tuna’yı besleyen Marcal ve Raba Nehirleri de atıktan etkilenmiş durumda.
Associated Press’e konuşan Macar Kurtarma Birimi yetkilisi “Marcal Nehri’ndeki hayat bitmiş durumda” dedi.
Associated Press’e göre atık seli Tuna Nehri’ne girerken pH seviyesi başlkangıç değeri olan 13’ten 10’a düştü. Tuna Nehri’nde henüz ölü balığa rastlanmadı ancak çevresel etkilerin ağır olması yüksek bir olasılık.
Tuna Nehri 2850 kilometre uzunluğuyla Avrupa’nın ikinci en büyük nehri. Nehrin akıntısı üzerinde kalan Hırvatistan, Sırbistan ve Romanya nehir suları üzerinde her birkaç saatte bir tekrarladıkları testler yapmaya başladılar.
Nature dergisi, Almanya Ulusal Çevre Araştırmaları Merkezi uzmanı Rainer Wennrich ile ne tür ekolojik zararların yaşanabileceği ve hangi önlemlerin alınması gerektiği üzerine konuştu. Röportajın tam çevirisini sunuyoruz.
– Bu atık nasıl üretiliyor ve ne oldu da rezervuarından çıkarak bölgeye yayıldı?

Aluminyum maddesi, “Bayer Yöntemi” olarak adlandırılan süreç sonunda boksit madeninden elde edilir. Bu süreç sırasında da kırmızı renkli bir atık ortaya çıkar. Normal şartlarda bu atık büyük rezervuarlarda tutulur ve katı kısımları çamurda, sıvı kısımları suda çözülür.
Rezervuarın nasıl taştığı konusunda tam bir bilgi yok ancak muhtemelen aşırı yağışlar nedeniyle rezervuarı çevreleyen duvarlar yıkıldı ve atık seli meydana geldi. Bunun yanısıra rezervuarı çevreleyen duvarların yeteri kadar güçlü inşa edilmemiş, ya da rezervuarın hacminin yetersiz kalmış olması da mümkün.
– Atığın kimyasal yapısı nedir?

Büyük oranda flüorür, aluminat ve sülfat; aynı zamanda krom, nikel, magnezyum ve kurşun gibi ağır metaller içerir. İçindeki arsenik oranı, içme suyu için kabul edilebilir oranın en az yüz katıdır.
– Bu atık seliyle bir şekilde temasa geçmek insan sağlığında ne gibi etkiler doğurur?

En büyük tehlike, basitçe ifade etmeye çalışacağım, sodyum hidroksitiyle 11-12 civarında yani son derece bazik bir pH değerinin karışımıdır. Bunun anlamı gözün ve derinin dağlanması ve -atığın yanında nefes alındığı zaman- akciğerlerin zarar görmesidir.
– Geçmişte buna benzer kimyasal kazalar yaşanmış mıydı?
10 yıl önce siyanür ve diğer ağır metaller Romanya’daki bir altın madeninin atık rezervuarından sızarak Tuna ve diğer nehirlere sızmış, ciddi oranlarda balığın ölümüne yol açmıştı. Yine madencilikle ilgili benzer bir kaza da 1998 yılında İspanya’da yaşandı : Los Frailes Maden rezervuarı yıkıldı ve 5 milyon metreküp zehirli sıvı Sevilya yakınlarındaki Guadiamar Nehri’ne karıştı.
– Bu zehirli atıklar şimdi Tuna Nehri’ne ulaşırsa ne olur peki?

Eğer atık Tuna’ya ulaşırsa bundan hem insan hem de çevre sağlığı bir çok açıdan etkilenir. Atığın zehir oranı ne kadar yüksek olursa yaratacağı etkiler de o kadar büyük olacaktır. Sızıntının yakınlarındaki nehirlerdeki balık nüfuslarında ciddi kitlesel ölümler yaşanacaktır. İnsan, yabani hayat ve çevre üzerindeki uzun vadeli etkiler konusunda ise şimdiden birşey söylemek çok güç.
Atık suyla karıştıkça zehir oranı giderek düşecek, çünkü zehir daha yüksek miktarda suyun içinde çözülerek dağılacak. Bu tabi ki olumsuz etkileri azaltır, ancak diğer yandan da etkilerin alanını genişletir; özellikle de bölgedeki yoğun yağışlar ve seller devam ederse.
– Atık selini durdurmak ya da zehrini etkisiz hale getirmek mümkün mü?

Atık selinin Tuna Nehri’ne ulaşmasını engellemek neredeyse imkansız, çünkü etkilenmiş alan gerçekten de oldukça büyük. Acil müdahale takımları zehirden etkilenmiş nehirlere kireç dökerek zehirin etkisini nötralize etmeye çalışıyorlar ama bunun işe yarayacağını söylemek biraz zor.

Nature dergisinden çeviren: Durukan Dudu (Yeşil Gazete)

Kategori: Dünya

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.