DoğaManşetTürkiyeYeşil Gündem

Türkiye topraklarının büyük kısmı erozyon tehdidi altında

Her yıl kasım ayının üçüncü haftasında gerçekleşen Erozyonla Mücadele Haftası’nı bu yıl toprak ve su temasıyla karşılayan TEMA Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Türkiye topraklarının büyük bir kısmının erozyon tehdidi altında olduğunu vurguladı. 

Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) bu 16-22 Kasım tarihlerine denk gelen hafta boyunca internet üzerinden etkinlikler ve eğitimler düzenleyecek. Vakıf Başkanı Ataç, Türkiye’de toprak bozulumu sebeplerinin başında hala erozyon geldiğini belirtti. 

‘En verimli üst tabaka yok oluyor’

Ataç şöyle konuştu: 

“Toprak ve su yaşamın iki temel kaynağıdır. Ancak bugün insanların etkileriyle toprak ve su varlıkları önemli sorunlarla karşı karşıya. Toprak, onu koruyan bitki örtüsünün tahrip edilmesi sebebiyle erozyona uğruyor. Türkiye’de toprak bozulumu sebeplerinin başında hâlâ erozyon geliyor. Erozyonla toprağın en verimli kısmı olan üst toprak taşınıyor. Toprağın verimliliği, biyolojik çeşitliliği, su tutma ve karbon depolama kapasitesi azalıyor. Bugünün ve gelecek kuşakların gıda ve su ihtiyacının karşılanması, iklim değişikliğiyle mücadele edilmesi için erozyonun kontrol altına alınması gerekiyor”

‘Her yıl 642 milyon ton toprak erozyona uğruyor’

Ataç, her yıl bir futbol sahasından biraz daha büyük alandan, 2 ton toprağın denize karıştığını hatırlattı ve erozyon sebebiyle toprağın besin elementleri bakımından en zengin üst kısmı aşındığından kalan topraktaki besin elementlerinin azaldığına dikkat çekti: 

“Türkiye’de her yıl 642 milyon ton toprak erozyona uğrarken, 154 milyon ton toprak akarsularla denizlere taşınıyor. Diğer bir ifade ile her yıl yaklaşık bir hektar araziden (bir futbol sahasından biraz daha büyük bir alandan) 2 ton toprak denizlere taşınıyor. Halbuki 1 santimetre toprağın oluşması için 500 yıl gerekiyor. Kaybolan toprağın yanı sıra, erozyon sebebiyle toprağın besin elementleri bakımından en zengin kısmı olan üst toprak taşındığından, kalan topraktaki besin elementleri azalıyor.

Bu nedenle kimyasal gübre kullanımına olan ihtiyaç artıyor. Kimyasal gübre kullanımının artması suları kirletiyor, akarsular ve göllerde biyolojik çeşitlilik kaybına neden oluyor. Rüzgar erozyonuyla taşınan toprak tozları insanlarda solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere çeşitli hastalıklara neden oluyor”

Erozyonla mücadele için yapılması gerekenler

Ayrıca, Ataç erozyonla mücadele için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: 

“Toprağın erozyona karşı korunmasında üzerindeki bitkilerin çok büyük rolü bulunuyor. Üzerindeki bitki örtüsü tahrip edilmiş ve eğimin yüksek olduğu alanlar erozyonun en çok görüldüğü arazilerdir. Topraklarımızı örten bitki örtüsünün artırılması için ağaçlandırma çalışmaları, mera ıslah çalışmaları ve tarım arazilerinde toprağı koruyan uygulamaların yapılması gerekiyor. Eğimli arazilerde toprağı ve suyu yerinde tutan teraslama, ağaçlandırma ve bitkilendirme; tarımsal arazilerde eş yükselti eğrilerine paralel sürüm, daha az toprak işleme ve şeritvari ekim çalışmaları yapılması erozyona karşı toprağın korunması için büyük önem taşıyor”

Kategori: Doğa