DünyaManşet

Trump’a karşı akademisyenlerden etik kurallar

Donald Trump’un başkan seçilmesinden sonra ABD’de politik otoriteryenizmin ivme kazanması olasılığı dünyadaki bir çok meslek grubu gibi akademisyenleri de düşündürüyor.

Türkiyeli akademisyenlerin uzunca bir süredir içinde yaşadıkları politik, ekonomik, idari, hukuki ve polisiye baskılara Kuzey Amerika’daki meslektaşlarının da yakın gelecekte maruz kalacakları endişesi giderek yaygınlaşıyor.

Trump ve ekibinin yönetimi resmen devralmasıyla birlikte politik, ekonomik, medyatik, idari, hukuki ve polisiye baskılara fiilen maruz kalması kuvvetle muhtemel akademisyenler bu baskılar karşısında nasıl davranmalı? Toronto Üniversitesinde felsefe profesörü olarak çalışan Rachel Barney bu soruya cevaben aşağıdaki on maddelik OTORİTERYENİZME KARŞI AKADEMİK ETİK KURALLARI başlıklı metni kaleme almış. Metin halen ABD’deki ve Kanada’daki akademisyenler arasında yaygın bir şekilde dolaşıma girmiş durumda. Bir çok akademisyen bu metni odalarının kapısında, sosyal medya hesaplarında ve üyesi oldukları akademik çevrelerde paylaşıyor.

Görüşüne başvurduğumuz Türkiyeli akademisyenlerden siyaset bilimci Murat Özbank bu kuralların  Türkiye’de baskılara boyun eğen ve hatta o baskıları fiilen uygulayan meslektaşlarımıza bu yaptıklarının ahlaken neden yanlış olduğunu göstermesini umduğunu söyledi.

OTORİTERYENİZME KARŞI AKADEMİK ETİK KURALLARI

1.Meslektaşlarımın ve öğrencilerimin dini inançları nedeniyle fişlenmesine, yakalanmasına veya hapsedilmesine yardımcı olmayacağım.
2. Geçerli belgeleri olmayan öğrencilerimin ve meslektaşlarımın marjinalleştirilmesine, dışlanmasına veya sınırdışı edilmesine yardımcı olmayacağım.
3. İfa ettiğim görevin bana verdiği yetkiler nispetinde, korunmasız öğrencilerimin ve meslektaşlarımın zorbalığa maruz kalmalarını ve taciz edilmelerini engelleyecek; kimliklerinin önemli bir parçası olan ırk, cinsiyet, dini inanç veya cinsel yönelimlerinden dolayı hedef gösterilmeleri halinde onları savunacağım.
4. Yönetime ve emniyet güçlerine Birleşik Devletler Anayasası’nı veya Birleşik Devletlerin diğer yasalarını ihlal eden faaliyetlerinde yardımcı olmayacağım.
5. Yönetimin vatandaşları gözetlemesine yardım etmeyeceğim. İhbarcılık yapmayacağım.
6. Satın alınamayacak ve tehditlerle sindirilemeyecek bir hoca ve araştırmacı olacağım. Alanımdaki güncel araştırma bulgularını, yönetimin işine gelse de gelmese de, doğru bir şekilde sunacağım. Başkaları gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunda onlara meydan okuyacağım.
7. Hakikat, nesnellik, özgür araştırma ve akılcı tartışma gibi akademik değerlere bağlılığım konusunda çekingen davranmayacağım. Başkaları bu değerlere aykırı davrandığında onlara meydan okuyacağım.
8. Bir üniversite yöneticisi olarak öğrencilerimi, öğretim üyelerimi ve akademik olmayan personelimi koruyacağım. İtibarsız addedilen gruplara üye oldukları ya da tehlikeli addedilen görüşler dile getirdikleri bahanesiyle hedef gösterilen bireylerin ihraç edilmelerine, işten kovulmalarına, disiplin cezası almalarına, taciz edilmelerine veya marjinalize edilmelerine izin vermeyeceğim.
9. Diğer kurumlardaki meslektaşlarımın yanında duracak, onların haklarını ve özgürlüklerini savunacağım.
10. Benimkinden farklı politik görüşleri benimsemiş olanlar da dahil olmak üzere derslerimi alan tüm öğrencilerime not verirken ve onlarla girdiğim her türlü ilişkide adil ve önyargısız davranacağım.

 

Yeşil Gazete

Kategori: Dünya