Doğa MücadelesiManşet

TMMOB: Çevre Kanunu’ndaki değişiklikler, kamu kaynaklarının şirketlere aktarılmasının önünü açıyor

0

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası, ‘Torba Kanun ile Getirilen Kamu ve Çevre Yararına Aykırı Düzenlemeler İptal Edilmelidir!’ başlıklı basın açıklamasında, kamusal hizmetlerin özelleştirilmesine karşı çıktı.

Teklifin pek çok kanunda değişiklik getirdiğine dikkat çeken TMMOB, Bu değişikliklerin önemli bir bölümünün de, çevre ve kıyı alanlarının kamu denetiminden çıkarılarak yap-işlet-devret modeliyle özelleştirilmesini içerdiğine dikkat çekti:

Kâr etme amacıyla faaliyet gösteren özel şirketlerin, kamusal hizmetleri toplum, doğa ve çevre yararını dikkate alarak yerine getirmesi beklenemez.

Kamunun denetiminden çıkarılarak ticarileştirilen kıyılar, bilimsel yeterliliği olmayan özel şirketlerce yönetilmesi sonucu örneklerine sıkça rastladığımız şekilde ekosistemlerinin bozulmasıyla karşı karşıya kalacaktır.

Açıklamada ayrıca Anayasa ve Kıyı Kanunu’na göre kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğuna dikkat çekilerek “Kıyıların öncelikle kamu yararı gözetilerek korunması ve herkese eşit ve serbest olarak kullandırılması esastır. Yapılan düzenlemeler açıkça, Anayasa ve Kıyı Kanunu’nun ilgili hükümlerine aykırıdır” denildi.

Firma sahiplerinin lehine değişiklikler

Teklifin “Yapı Denetimi Hakkında Kanun”da yaptığı düzenlemelerin uygulamadaki sıkıntıları gidermek yerine, kâr amacıyla faaliyet gösteren firma sahiplerinin lehine değişiklikleri içerdiğini belirten TMMOB, mimar ve mühendislerin düşük ücretlerle çalıştırılmaları, denetleme esnasında yanlış uygulamaları görmezden gelmeye zorlanmaları ve yanlış uygulamaların tek sorumlusuymuşçasına cezalandırılmaları gibi sorunlarla karşılaştığını belirtti:

“Yapılan değişiklikler, sistemin sağlıklı işlemesine yönelik bir düzenleme içermemekte ve sayılan sorunları da çözümsüz bırakmaktadır.

Cumhurbaşkanı‘na Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından inşa edilen baraj, gölet ve diğer depolama tesislerinin -önceden mühendislik hesaplarıyla belirlenen- maksat oranlarını belirleme yetkisi verilmesine ise “Maksat oranları bilimsel verilere dayandırılmaksızın artırılabilecek, azaltılabilecek veya sıfırlanabilecektir. Bu uygulama, kamu kaynaklarının özel şirketlere aktarılmasının önünü açmaktadır” sözleriyle karşı çıkıldı.

Çevre ve kıyı alanları; kâr amaçlı özel şirketlerin küresel ve bölgesel ölçekteki kriz döneminde ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanması için ranta açılmaktadır.

Uzmanların görüşleri alınmadı

Kanunun tarafların, meslek odalarının, üniversitelerin ve kamu kurumlarının katılımı olmaksızın, görüş ve önerileri alınmaksızın hazırlandığı söylenen açıklamada şöyle denildi:

“Mimarlar Odası olarak; merkezi politikalarla oluşturulan Kanunun, kıyı ve çevre alanlarını tehdit eden, yaşanabilir çevre hakkını engelleyen ve kamu yararına aykırı düzenlemelerinin iptali için çağrıda bulunuyoruz.

Torba Yasa ile neler gelmişti?

13 ayrı kanunda değişiklik öngören torba yasa teklifi, Marmara’da müsilaj tedbirleri ve imara dair düzenlemelerin yanında, devlete ait kıyı işletmelerinin özel sektöre verilmesinin önünü açan maddeler içeriyor.

  • Çevre Kanunu’na getirilen düzenlemelerle; Belediyelerin çevre kirliliğini önleyici tesisleri verilen süre içerisinde kurmamaları durumunda, bu tesisleri yapma yetkisi Bakanlığa devredildi.
  • Kıyı Kanunu kapsamındaki korunan alanlarda da atık su, atık bertaraf ve atık geri kazanım tesisleri ile mapa ve şamandıraların yapımı, işletilmesi ve bakımının özel sektör eliyle gerçekleştirilmesi düzenlendi; bu faaliyetleri özel şirketler kurarak gerçekleştirme yetkisi de Bakanlık tarafından Türkiye Çevre Ajansı’na verilerek  depozito düzenlemeleri yapabilme hakkı tanındı.
  • Boğazlar ve Susurluk Havzası dahil Marmara Denizi Hidrolojik Havzası ve bu havzada yer alan illerden İstanbul, Bursa ve Kocaeli‘nin tamamında ileri atıksu arıtım tesisi, arıtma çamuru işleme ve bertaraf tesisi ile atık geri kazanım ve bertaraf tesislerinin kurulmaması sebebiyle çevre kirliliği riski oluşması veya halk sağlığının tehdit edilmesi halinde, bu tesisleri kurmayan mahalli idarelere söz konusu altyapı yatırımlarının iş termin planlarını Bakanlığa sunmaları için altı ay süre verilecek.

  • Denize atık bırakmayla ilgili cezalar, özellikle Marmara Havzasında artırılacak. Atık alım, ön arıtma, arıtma veya bertaraf tesislerini kurmayanlar veya kurup da çalıştırmayanlara verilen para cezası, İstanbul, Bursa ve Kocaeli illerinde iki misli olarak uygulanacak.
  • Tamamlanan yapıların izlenmesinin kolaylaştırılması için bina kimlik sertifikası uygulaması getiriliyor. Buna göre, Yapı Denetimi Hakkında Kanun’a, “Bina kimlik sertifikası” tanımı eklenecek.
  • Tamamlanan yapıların teknik ve genel bilgilerine, Bakanlıkça farklı modüllerde yapılan yetkilendirmelerle hem yapı sahibi ve ilgili vatandaşlarca hem de kamu görevlileri tarafından ulaşılması amacıyla yapıya bu sertifika asılacak.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.