DoğaManşetSivil Toplum

TEMA: Her yıl ortalama 75 milyar ton toprak erozyona uğruyor

TEMA Vakfı, Erozyonla Mücadele Haftası’nda erozyon kaynaklı toprak bozulumunun biyolojik çeşitliliğe olan etkisine dikkat çekmek için hafta boyunca tüm Türkiye’de toprak ve biyolojik çeşitlilik temalı eğitim ve etkinlikler düzenleyecek.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, tahrip olmuş orman ekosistemlerinin restorasyonu, mera ıslah çalışmaları ve toprak dostu sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasının erozyonla mücadele kadar, doğrudan gıda güvenliğinin sağlanması ve iklim kriziyle mücadele için de büyük önem taşıdığına vurgu yaptı.

‘Her yıl ortalama 75 milyar ton toprak erozyona uğruyor’

Deniz Ataç, toprak bozulumunun en yaygın ve en büyük sebeplerinden birinin erozyon olduğuna dikkat çekti ve açıklamalarını şöyle sürdürdü:

Erozyon kaynaklı toprak bozulumu, arazi tahribatı, iklim değişikliği, doğal varlıklardan aşırı yararlanma, işgalci türler ve kirlilik gibi sorunlar, biyolojik çeşitlilik kaybının ana nedenleri arasında sıralanabilir. Toprak bozulumunun en yaygın ve en büyük sebeplerinden biri de erozyondur. Bugün iklim değişikliğiyle artan sağanak yağışlar, yaşadığımız sel gibi felaketlerle birlikte erozyonun şiddetini de artırıyor. Dünyada her yıl ortalama 75 milyar ton toprak erozyona uğruyor. Bu durum, her beş saniyede, bir futbol sahası büyüklüğünde toprağın su ve rüzgarla taşınması anlamına geliyor. Türkiye’de ise yılda 642 milyon ton toprak erozyona uğruyor.”

‘Geleceğin gıda güvenliği riskini artırıyor’

Erozyonun toprağın en değerli kısmı olan üst tabakasının taşınmasına ve kaybına neden olduğuna dikkat çeken Ataç, tarımsal ürünlerde erozyon kaynaklı üretim kaybının yüzde 50’lere ulaşabildiğini dile getirdi:

Toprakta sadece çok sayıda canlı bulunmakla kalmaz, aynı zamanda bu canlılar çok fazla çeşitlilik de gösterir. Toprak biyolojik çeşitliliğini oluşturan bu organizmalar yaşam döngülerini, toprak içinde ya da toprak yüzeyindeki üst toprak katmanında geçirirler. Ne yazık ki erozyon, toprak biyolojik çeşitliliğine ev sahipliği yapan, organik madde açısından toprağın en değerli kısmı olan üst toprağın taşınmasına ve kaybına sebep oluyor. Kısacası toprak çeşitliliğini, üretkenliğini kaybediyor ve geleceğin gıda güvenliği riskini artırıyor.”

‘Karbon birikiminin yüzde 23’ü arazi tahribatından kaynaklı’

Ataç, atmosferdeki karbon birikiminin yüzde 23’ünün arazi tahribatından kaynaklandığını, buna karşılık iklim krizi ile mücadelede, toprak karbon stoğunun korunması ve artırılmasının en etkili yollardan birini oluşturduğunu dile getirdi:

Ormansızlaşma, meralarda aşırı otlatma ve toprak koruma tedbirleri alınmaksızın yapılan tarım uygulamaları erozyonun en temel sebeplerini oluşturuyor. Arazi tahribatına neden olan bu faaliyetlerin iklim değişikliğinde de önemli rolü bulunuyor. Atmosferdeki karbon birikiminin yüzde 23’ü arazi tahribatından kaynaklanıyor. Buna karşılık iklim değişikliği ile mücadelede, toprak karbon stoğunun korunması ve artırılması en etkili yollardan birini oluşturuyor. Bu anlamda tahrip olmuş orman ekosistemlerinin restorasyonu, mera ıslah çalışmaları ve toprak dostu sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşması, erozyonla mücadele kadar doğrudan gıda güvenliğinin sağlanması ve iklim değişikliğiyle mücadele için de büyük önem taşıyor.”

Kategori: Doğa