ManşetMedya-İnternet

Tan gazetesi baskınının üzerinden 75 yıl geçti

Türkiye basın tarihinin en önemli olaylarından biri olan ve Cumhuriyet döneminde basına yönelik müdahalenin fiziki şiddet boyutuna ilk kez ulaştığı Tan gazetesine yönelik saldırı 75 yıl önce bugün gerçekleşti.

4 Aralık 1945 tarihinde Beyazıt’tan hareket eden ve ellerinde balyozlarla matbaanın önüne gelen kitle ‘kominizm’ propagandası yapmakla suçladıkları gazete binasını yerle bir etti ve içeride ne varsa yağmaladı. Bu saldırı, basın tarihinin en karanlık anlarından biri olarak kayıtlara geçti ancak ifade özgürlüğüne yönelik saldırılar bugüne miras kaldı.

Saldırının arka planı

Tan Gazetesi yayın hayatına 23 Nisan 1935 yılında başlamıştı. 9 Kasım 1938’de Ahmet Emin Yalman’ın ayrılmasıyla gazete Zekeriya Sertel ve Sabiha Sertel’in kontrolüne geçti.

İkinci Dünya savaşı sırasında gazete savaş karşıtı ve anti-faşist bir yayın politikası izliyordu. Dönemin iktidarının Nazi Almanyası‘na yakınlaşmasına karşı çıkıyor ve Sovyetler Birliği ile iyi ilişkiler kurulmasını savunuyordu.

Görüşler dergisi ve artan baskı

Öte yandan tek parti dönemine karşı çıkan ve aralarında Celal Bayar, Adnan Menderes, Tevfik Rüştü Aras ve Fuad Köprülü gibi isimlerin bulunduğu grup CHP’den ayrılarak yeni bir parti kurmaya yöneldi. Bu grubun Sertel’lerle yakın ilişkilerinin bulunması gazeteyi iktidarın ve milliyetçilerin hedefi haline getirdi.

CHP’den ayrılan liberal grup Görüşler isimli bir dergi çıkarmaya başladı. Derginin 24 Kasım 1945 yılında çıkan ilk baskısında Sabiha Sertel’in “Zincirli Hürriyet” başlıklı bir makalesi yayınlandı.

Bu atmosferde Tan gazetesine yönelik baskılar ve eleştiriler de arttı. Hüseyin Cahit Yalçın’ın 3 Aralık 1945 tarihinde Tanin’de yayınlanan “Kalkın Ey Ehli Vatan” başlıklı yazısı da bu eleştirilerin zirveye çıktığı nokta oldu.

Yalçın yazısında Görüşler dergisini ve Sertel’leri hedef gösterdi. Gazeteye yönelik 10- 15 bin kişinin katıldığı protesto da bu ‘harekete geçirici’ yazının arkasından yaşandı.

Süleyman Demirel de saldırganlar arasındaydı

Göstericiler Tan gazetesinin yönetim bölümüyle matbaası tahrip etti ve yağmaladı. Bu arada genellikle sol yayınlar satan ABC ve Berrak kitabevleri de yağmalandı.

Sonradan baskına katılanlar arasında Süleyman Demirel, Turgut Özal, İlhan Selçuk, Celâdet Moralıgil, Ali İhsan Göğüş, Orhan Birgit gibi ilginç isimlerin yer aldığı iddia edildi.  Süleyman Demirel saldırılarda yer aldığını itiraf etti.

Saldırganlar değil Sertel çifti yargılandı

Saldırganlara ve çıkan olaylara karşı herhangi bir soruşturma açılmadı. Ancak Sabiha ve Zekeriye Sertel hakkında daha önce kaleme aldıkları yazılar gerekçe gösterilerek “meclisin ve hükûmetin manevî şahsiyetlerine hakâret” gibi suçlamalar ile dava açıldı.

Serteller bu davalardan beraat etti ancak gene de Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldılar.

Zekeriya Sertel’in ağzından saldırı

4 Aralık günü olanları Zekeriya Sertel hatıralarında şöyle anlatıyor:

4 Aralık 1945 gününün sabahı üniversiteli faşist gençler ellerinde önceden hazırladıkları baltalar, balyozlar ve kırmızı mürekkep şişeleriyle matbaaya saldırdılar. Orada bekleyen polisler olup bitene seyirci kaldılar. Görevlerini yapmaya kalkmadılar. Göstericiler, baltalarla matbaa kapısını kırıp içeri girdiler. Makinaları balyozlarla kırdılar. Binanın camlarını indirdiler. İçindeki eşyayı kırıp döktüler. Sonra ellerinde kırmızı boya şişeleriyle “Serteller nerede” naralarıyla bizleri aramaya koyuldular. Amaçları, bizi çırılçıplak soyup üzerimize kırmızı boya dökmek ve akabinde önlerine katıp sokaklarda “İşte kızıllar” diye sergilemekti.

 

Kategori: Manşet