ManşetDoğa MücadelesiEditörün SeçtikleriYerel

Sular altında kalacak Dedemli köyünün yeni istikameti Beton Köy

Konya’nın Hadim ilçesinde yer alan Dedemli köyü yapımı tamamlanan ve su tutmaya başlayan Bozkır Barajı nedeniyle sular altında kalmak üzere.

Köyde şu anda yaşamakta olan 1.112 kişi ise 110 kilometre uzaklıktaki merkez Meram ilçesine bağlı Çarıklar Mahallesi’nde TOKİ tarafından inşa edilecek yeni bir ‘köye’ taşınacak.

Ancak yeni yapılan yerleşim yerinin aklımızda canlanan köy imgesinden oldukça uzak olması birçok kişinin tepkisini topladı. Proje dosyasında belirtilene göre dağınık yerleşimlerin yerini nizami düzendeki binalar, yeşilliğin yerini beton, köy meydanının yerini ise tenis kortlarının ve basketbol sahalarının olduğu bir merkez alacak.

‘Baraj su tutmaya başladı’

Dedemli köyü muhtarı Yunis Özer Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada “Baraj şu anda su tutmaya başladı. DSİ’nin verdiği bilgilere göre yıl sonuna kadar 1265, toplamda 1351 kot su dolacak. Bizim köyün yerleşim seviyesi ise 1350 kotta” ifadelerini kullandı.

Yeni yapılacak yerleşim yerinin inşaatı tamamlanmadığı için köyün henüz boşaltılmadığını belirten Özer, “Altyapısı, elektrik bağlantıları, kanalizasyon şebekesi tamamlandı. Belediye, ara yollara parke döşemeye başladı. Sosyal tesisler, çarşı, dükkanlar ve yeşil alanlar ise tamamlanmadı. Okulların ihalesi de henüz yapılmadı diye biliyorum” dedi.

‘Öncesinde vatandaş bilgilendirildi’

Proje öncesinde köyde yaşayanlar ile görüşmeler yapıldığını belirten Muhtar, “Planları inceledik. Vatandaşı aydınlattılar. Vatandaşın isteğine göre yapıldı. Pazarlıklar sonucunda 120 metrekarelik evlere ikna olundu” ifadelerini kullandı.

Bu süreçte itiraz edenlerin de olduğunu belirten Özer, “İtiraz eden oldu olmasına ama evler için kamulaştırma kararı verildi. Karşı çıkanlar için de mahkeme süreci başlatıldı. Hiç bulaşmayıp doğrudan evini satan da oldu” dedi.

‘Köyün yarısı göç etti’

Köyde yaşayanların ise yarısının baraj ilk yapılmaya başlandığında belirsizlik yüzünden göç ettiğini belirten Muhtar Özer, “Nüfusumuz 2100’ün üzerindeydi. 2010 yılında başladı baraj inşaatı. İnsanlar da belirsizlik yüzünden ev yapacak yapamıyor, tadilat yapamıyor, bahçesine bir şey ekemiyor. Mecburen yarısı göçtü. En çok göç Antalya, Konya Merkez ve Çumra’ya oldu” dedi.

15 yıl borç ödenecek

Mağduriyetlerinin 20 yıl daha devam edeceğini anlatan Özer, “Biz 20 yıl mağduruz. Evler henüz yapılıyor 5 yıl ön ödemesiz, 15 yıl eşit taksitle ödeyeceğiz borcumuzu” ifadelerini kullandı.

Henüz borç miktarlarının belli olmadığını söyleyen Özer, “Buradaki arazilerin parası alınacak diğer evler için çıkan maliyet ile farkı da ödenecek. Fiyatlar her yıl güncelleniyor ama bize resmi bir şey gelmedi” dedi.

Yeni köy kömürle ısınacak

Yeni yerleşim yerinde köylüleri bekleyen bir diğer sıkıntı ise ısınma ihtiyaçları. Yeni yapılan yerleşim yerine sobalı bir ısıtma sistemi tasarlandığını belirten Özer, “Doğalgazın ileride bağlanacağını söylüyorlar. Ancak bu tarz sistemler yapılırken kurulur. İnsanlar binaya yerleştikten sonra tekrar yıkıp döküp inşaata mı dönüştüreceğiz?” diye sordu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı da yıl sonundaki bütçe görüşmeleri sırasında bu konuyu TBMM gündemine taşımıştı. Orada yaşayanların kömür kullanmak istemediğini belirten Kalaycı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’dan ısıtma sisteminin kalorifer tesisatlı olarak değiştirilmesini talep etmişti.

‘Orada ne yetiştirilir henüz bilmiyoruz’

Dedemli köyünün temel geçim kaynağını tarım, hayvancılık ve arıcılık oluşturuyor. Yeni köy için de insanlara 7 bin 500 metrekare tarım arazisi verilmesi planlanıyor.

Bu arazinin tarımsal üretim için yeterli olup olmayacağını henüz bilmediklerini aktaran Özer, “Normalde daha çok kiraz üretilir burada. Merkez’e geçince orasının iklimi buraya uyar mı, ne yetiştirmek gerekiyor, buğday mı olur başka bir şey mi bilmiyoruz” dedi.

Yunis Özer, yeni yere taşındıktan sonra Kırsal Kalkınma ve Tarım İl Müdürlüğü ile konuşarak bölgede yetiştirilebilecek tarım ürünleri hakkında bilgi alacaklarını söyledi.

‘Yerel mimari anlayışı cumbadan ibaret’

Öte yandan sosyal medyadan da yeni yapılacak köy projesine karşı birçok tepki geldi. Kocaeli Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencisi Hatice Usta yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

Baraj yapılanmasından önceki yerleşimi böyle olan bir köy için düşünülen projenin, yerel mimari anlayışından tek alabildiği şeyin cumba olması kesinlikle içler acısı. Dedemli halkının, ikindi camiinden sonra yeşilin içindeki köy meydanında çayını içemediği, uzun yollar aşıp köye gelen gurbetçinin dedeli meydanı yerine evlerin arka arkaya dizelendiği bu ‘simülatör’ sokağı gördüğü bir ‘köy’ projesi.”

Usta, paylaşımında “Bu ülkede her yıl on binlerce mimar, iç mimar ve şehir bölge planlamacı mezun olurken; yıl 2021 olmuş ve kırsala yönelim artmışken, neden böyle bir zaruriyeti fırsat sayıp Türkiye için örnek olabilecek projeler oluşturulmuyor?” sorusunu sordu.

‘Köyler genel olarak düzlük arazide olmaz’

Yeşil Gazete olarak görüşüne başvurduğumuz Yüksek Mimar ve Restoratör Seda Özen Bilgili, “Projede ilk gözümüze çarpan ölçeğin büyük olması. Türkiye’nin en büyük köyünün hane sayısına baktığımızda 450 hane olduğunu görüyorsunuz. Dolayısıyla köy denildiğinde aklımıza bu ölçek gelmiyor” dedi.

Hem güvenlik hem de tarım arazilerine yerleşmemek için topoğrafyanın da etkisiyle köylerin düzlük arazilere yerleşmediğini hatırlatan Bilgili, “Dolayısıyla böyle birbirinin benzeri evlerden oluşan ve düzlükte yerleşmiş bir köy farklı geldi” değerlendirmesinde bulundu.

‘Çoklu disiplinle zenginleştirilmeli’

Yeniden yapım ve dönüşümün yerleşimi oluşturan halkla, sosyolog ve felsefe, antropoloji bilim insanlarıyla birlikte olması gerektiğini vurgulayan Bilgili, “Burada da araştırdığımda öğrendim, halkla konuşulmuş, anket yapılmış. Bu çalışmaları çoklu disiplinle zenginleştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Konu hakkında bilgi topladığını belirten Seda Özen Bilgili, “Köylülerin çok az bir kısmı orada oturacak. Neredeyse ev sahiplerinin yüzde 90’ı şehirde ve yurtdışında oturan hak sahipleriymiş” dedi.

Başarılı yeniden yapım projeleri olup olmadığını sorduğumuz Bilgili, Çin’de Guangming’de deprem sonrası yapılan köy rehabilitasyonu çalışmalarına değindi.

Bilgili, Hong Kong Üniversitesi’nden Edward Yang’ın öncülük ettiği çalışmaları şu şekilde aktardı:

Öğrencilerini götürdü, köylülerle konuşuldu, dışarıdan işçi getirilmeden köylülerle birlikte tekrar köy inşa edildi. Sağlık ocağı ve köylülerin ortak dans edecekleri alanlar tasarlandı.

Bizde Cide’nin köylerinde de köylünün meydanda ortak mutfak gibi mekanlar oluşturduklarını görmüştüm. Bayramlarda günlerce o meydanda müzik, yerel oyunlar oynanır, yemekler yenilir. Demek ki köylünün kendi yaşam şekline göre bir sosyal ortak alan oluşturmak gerekir.

Dedemli’de ortak mekanların kimi yapılara çok uzak olduğunu belirten Bilgili, “Köyün dört parçada bölünüp sosyal mekanlar düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum” yorumunda bulundu.

 

Kategori: Manşet