Yeşeriyorum

Siyaset yapmanın dayanılmaz ağırlığı

Siyaset, toplumda çatışma halinde olan çıkarların uzlaştırılması faaliyeti olarak tanımlanıyor. Bu uzlaştırma faaliyeti ise halkın çoğunluğunun rızasıyla yönetim erkinin elde bulunması ile gerçekleşir. İnsanlık tarihi yönetmeye dair pek çok biçim denemiş ve en ileri sistem olarak demokratik sistemi benimsemiştir. Ancak,  ötekinin de hakkını koruyan, bütün farklılıkları gücü oranında yönetime katma hedefiyle çoğulcu ve adil olmayı amaçlayan demokrasiyi, bizim ülkemizde ki hakim dinamikler ‘’zorlanımlı düzene uy(dur)ma’’ olarak algılıyorlar.

Mesela siyasi partiler yasası, % 10’luk secim barajı, yargı başta olmak üzere demokrasinin temelini oluşturması beklenen anayasal kurumların, muhaliflere eşit düzlemde yaklaşmaması ve nihayet siyasi partilere yapılan hazine yardımlarının hakkaniyetsizliği bizim demokrasimizin önündeki baslıca hususlardır.

Ülkemizde siyasal alana müdahil olmak isteyen farklı sesler için, siyasi parti kurmanın ve sürdürebilmenin asgari nesnel koşulları oldukça zorlayıcıdır. Örneğin siyasi parti kurmak, siyasi partiler yasasındaki secime girme kriterleri için gereken örgütlülüğü sağlamak oldukça ciddi bütçe gerektirmektedir. Her ne kadar bilişim çağında olduğumuzu iddia etsek de hala bürokratik devlet olgusundan kurtulamamış Türkiye’de, her hangi bir partinin her hangi bir organında görev aldığınızda defalarca pek çok evrakı kamu kurumlarından alıp diğer kamu kurumlarına vermek zorundasınızdır. Evrak transferi sonucu küçük ödentilerin toplamda ciddi bir maliyet doğurduğunu anlatmaya sanırım gerek yok. Yani siyaset yaparken bile devlet sizi soyuyor.

Fakat burada ki asıl sorun, hepimizin vergileriyle oluşturulan genel bütçeden siyasi partilere yapılan yardımlardan sadece üç siyasi partinin yararlanmasının yarattığı adaletsizliktir.

DEVLETCE PARTİLERE YAPILAN YARDIM

Önceden hazine yardımı almak için gerekli kriterlerden biri de mecliste grup kurmuş olmaktı. Kürt hareketi baraj engelini aşmak için bağımsız adaylarla meclise girip grup kurmayı basarınca, siyasi partiler yasasında değişiklik yapıldı ve yapılan değişiklikle bu kriter kaldırıldı ve sadece % 7 oy almakla sınırlı tutuldu. Böylece o günkü DTP bugünkü BDP ile diğer siyasi partiler hazine yardımının dışında tutulurken meclisteki 3 partinin kasasına milyonlar akmaya devam etti.

Siyasi Partiler Kanunu uyarınca, son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunundaki genel barajı aşmış bulunan siyasi partilere her yıl, o yılki Genel Bütçe Gelirleri cetvelindeki tutarın 5 binde 2′si oranında mali yardım sağlanıyor ve partiler arasında aldıkları oyla orantılanarak yardım bölüştürülüyor.

ÜÇ HARAMZADE KARDEŞ

Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü, Ocak ayı başında genel bütçe gelirlerinin beş binde 2′sini 2007 seçimlerinde aldıkları oy miktarına göre devlet yardımı olarak AKP, CHP ve MHP’ye vermektedir.

2011 yılı Genel Bütçe Gelirleri esas alınarak, 1-10 Ocak tarihleri arasında

AKP’ye 62 milyon 181 bin 572 lira,

CHP’ye 27 milyon 869 bin 461 lira,

MHP’ye de 19 milyon 49 bin 337 lira hazine yardımı verildi.

Söz konusu dönemde 3 parti toplamda 109 milyon 100 bin 370 lira Hazine yardım aldılar.

SECİM YILINDA YARDIM

Ancak,  Siyasi Partiler Kanunu’na göre, genel seçimlerin olduğu yıl bu yardım üç katın, yerel seçimlerde ise iki katı olarak ödenmektedir. Genel seçim yıllarında partilere yapılan devlet yardımı, partilerin bütçeye göre hak ettikleri tutarın 3 katı olarak ödeniyor.

Bu çerçevede Ocak ayında 62,1 milyon lira yardım yapılan AKP, seçim nedeniyle 124 milyon 363 bin 143 lira daha Hazine yardımı alacak. Böylece AKP’nin bu yılki devlet yardımı tutarı 186 milyon 544 bin 715 liraya yükselecek.

CHP de, seçim nedeniyle bütçeden 55 milyon 738 bin 922 lira ek yardım alacak. Seçim yardımıyla birlikte CHP’ye 2011 yılı içinde verilen Hazine yardımı miktarı da 83 milyon 608 bin 383 liraya çıkacak.

MHP’nin bu yılki Hazine yardımı ise 57 milyon 148 bin 12 lira olacak.

Siyasi partiler, 2010 Bütçesinden da 92 milyon 486 bin lira devlet yardımına hak kazanmıştı. Bunun 52 milyon 712 bin lirası AKP’ye, 23 milyon 625 bin lirası CHP’ye, 16 milyon 149 bin lirası da MHP’ye verilmişti.

Bu arada 2011 yılında aktarılacak para ile birlikte 2008-2011 döneminde AKP’ye verilen devlet yardımı 396 milyon 187 bin lirayı, CHP’ye verilen yardım 177 milyon 531,4 bin lirayı, MHP’ye verilen yardım da 121 milyon 303,7 bin lirayı bulacak.

HAZİNE YARDIMI KALDIRILMALI YA DA OY BAŞINA ÖDENMELİ

Rakamların ortaya serdiği bu adaletsiz durum AKP, CHP ve MHP’nin samimiyetini sorgulamayı gerektiriyor. Dini, ahlaki ya da ulusal değerlere atıflarda bulunarak meydanlarda hak-hukuk, adalet, doğruluk, dürüstlük, vatan, millet edebiyatıyla nara atan Sayın Başbakan, Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli’ye öncelikle üzerine oturdukları haramı hatırlatmak gerekir.

Siyasi partilere yapılan hazine yardımı tümden kaldırılmalı ya da her siyasal parti aldığı oy oranında hazine yardımı almalıdır. Çünkü genel bütçe her bireyden alınan vergilerle oluşturuluyor. Ödediğimiz vergilerle karşıtımız olan siyasi yapıları beslemek durumunda kalmamız acık bir çarpıklık örneğidir. Bu durum hazine yardımı alamayan siyasi partiler acısından anlaşılır olmamalıdır. Anayasa tartışmalarının gündemin ana konusu olacağı seçim sonrasında, siyasi partiler yasasında hak ettiği dikkati çekmeyen bu konunun da tartışılması demokrasi için elzemdir.

Kategori: Yeşeriyorum