Doğa MücadelesiManşetYerel

Sinop ve Mersin’den eş zamanlı açıklama: Nükleer bataklığına sürükleniyoruz

Nükleer Karşıtı Platform 5 Haziran Dünya Çevre Günü sebebiyle Mersin ve Sinop‘ta eş zamanlı basın açıklaması ve yürüyüş düzenledi.

Mersin‘de Taş Bina önünde bir araya gelen çevre aktivistleri “Bu topraklarda nükleer çöplük olmayacak” sloganları eşliğinde Saat Kulesi‘ne  kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Sinop’ta ise basın açıklaması Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlendi.

Yapılan ortak açıklamada “Çöp Teknolojisi cenneti olmamak için; yaşamı, doğayı ve çocuklarımızın geleceğini savunmak İçin; doğanın talanına, tarihimizin yok edilmesine, termik santrallere ve nükleer santrallere karşı direneceğiz” denildi.

‘Salgını fırsata dönüştürdüler’

Koronavirüs salgını sırasında çevreye müdahalelerin daha da arttığını belirten eylemciler “Toplumun sosyal, psikolojik, ekonomik ve ekolojik açıdan büyük sıkıntı yaşadığı bir dönemde salgınla mücadele edemeyen, ekonomik çöküntü içinde çıkış bulamayan siyasal iktidar, çareyi salgını fırsata dönüştürmekte buldu” dedi.

Salgının aynı zamanda kapitalist sistemin yarattığı ekolojik ve ekonomik krizlerden biri olduğunu belirten Platform, “Şurası açıktır; kapitalist üretim sistemi değişmedikçe bu krizleri yaşamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Sosyal mesafede yakın durmalıyız’

Açıklama “Bu nedenle de, kapitalizmin yarattığı ekolojik krizler derinleştikçe, gelecek için çözüm arayışları ekoloji politik perspektifi ile kapitalizme karşı yaşamın yeniden inşasını, dayanışmayı, toplumsal örgütlenmeyi sağlamaya mecburuz. Fiziksel mesafeyi korusak bile, sosyal mesafede yakın durmalıyız” sözleriyle devam etti.

‘Nükleer bataklığına sürükleniyoruz’

Yerel halkın itirazlarına rağmen Akkuyu ve Sinop Nükleer Santrallerinin yapılmak istendiğine değinen platform “Türkiye adım adım bir nükleer bataklığa sürükleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

Hükümetin bu konularda karar alırken her türlü hukuksal süreçten kaçındığının belirtildiği açıklamada şu sözler söylendi:

Nükleer santralleri Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) sürecine tabii kılan yargı kararlarını, dahası yaşamı yok sayıyor. Yargı kararlarının aksine Nükleer kazalara bile gerek kalmadan sadece atıkları ile yaşamı, tüm canlıları yüzlerce yıl radyasyonla yok edecek santrallara izin ve ruhsat süreçlerinde yasal muafiyetler tanımaya devam ediyor.

‘Atık sorunu çözümlenemeyecek’

Dünyada var olan reaktörlerin hiçbirinde nükleer atık sorununun çözümlenemediğinin hatırlatıldığı açıklamada “Çünkü bunun çözümü pahalı ve riskli bir iştir. Ülkemizde yapılması planlanan Akkuyu Nükleer ve Sinop Nükleer Güç Santralleri ile ilgili imzalanan ön anlaşmaların hiç birinde atıkların çözümünden söz edilmez. Eğer bu santrallerin kurulmasını engelleyemezsek atıklar sorunu Türkiye’nin sorunu olarak kalacaktır” denildi. 

Açıklama “Artık Türkiye Nükleer Santraller konusunda bir iç muhasebe yapmak zorundadır. Sırf rant elde etmek uğruna ülkenin kaderiyle oynanmamalıdır. Buna izin vermiyoruz. Vermeyeceğiz” ifadeleriyle sona erdi.