Yeşeriyorum

Simone de Beauvoir’ın soyu…

Yol bisikleti dünya şampiyonası, 28 eylülde Avustralya/ Melbörn’de başladı.

Sezon boyunca farklı takımlarda, birbirlerine karşı mücadele etmiş sporcular, şimdi aynı ülkenin yurttaşları olarak başkalarıyla mücadele ediyorlar.

Bisiklet dünya şampiyonaları bize “bisikletin ötekileri”ni fark etme, görme, tanıma imkânı sunar. Sezon boyunca kadraja giremeyen gençleri, kadınları ve “yoksulları” yollarda pedal çevirirken görürüz.

Özellikle “Dünyanın Bütün Afrika’larından” gelen sporcular, bisiklete hâkim olan “beyaz adam” manzarasını bozarak çok hayırlı bir iş görürler.

Hoş, “beyaz adam” “üstünlüğünü” yine konuşturur, podyumları yine o işgal eder, o kara çocuklara yine onları alkışlamak düşer ama… Bisiklet gibi devrimci bir spor, gün gelir “yine”yi yeniye bırakır.

***

Bu yılın cevabı en merak edilen sorusu Fabian Cancellara’yla ilgili. Her yerde Spartaküs lakaplı İsviçreli pedalın dördüncü kez şampiyon olup olmayacağı konuşuluyor. Sezon boyunca gösterdiği performansı düşününce, olmaması için hiçbir sebep yok… demiyoruz tabii ki. Bisiklet gibi şansın çok etkili olduğu bir sporda büyük laflar etmemeyi öğrendik.

(Spartaküs demişken; Spartacus dizisini izliyor musunuz? O nedir ya? Kimmeryalı Conan sanki: Bir elimde balta, umurumda mı dünya…

Kahramanlarımıza niye dokunuyorsunuz kardeşim? Varımız yoğumuz bir onlar kaldı, niye elleşip duruyorsunuz. Bize acımıyorsunuz, Rosa Luxemburg’a, Koestler’e, Kubrick’e de mi acımıyorsunuz? Üçü de mezarında dönüp duruyordur şimdi.

Nedense hep böyle oluyor. Tim Burton gibi bir adam bile Maymunlar Cehennemi’ni yeniden çekicem diye maymun ediyor. Hadi biz görmezden gelerek kendimizi koruyoruz. Peki, yeni kuşaklar ne yapacak? Onlar Maymunlar Cehennemi deyince o manasız parodiyi, Spartacus deyince mezbahadaki o slow motion pornografyayı hatırlayacak… Yazarımız içini döker, parantezi kapar.)

***

Şampiyonun en etkileyici insanı ise hiç tartışmasız büyük şampiyon Jeannie Longo. 52 yaşındaki Fransız pedal, dünya kadın hareketinin simge isimlerinden Simone de Beauvoir’ın soyundan geldiğini herkese gösteriyor ve bu yıl da azimle yarışıyor.

***

Geçen yılın bizim açımızdan en önemli yanı Semra Yetiş’in ilk defa bir kadın bisikletçi olarak Türkiye’yi temsil etmesiydi. Semra ne yazık ki bu yıl şampiyonaya katılamıyor.

Melbörn’de Türkiye formasını bir tek Antalya Kepez Belediye Spor’dan Recep Ünalan giyecek. Recep’in Taylor Phinney gibi isimlerle yarışacak olması hem gurur verici hem ürkütücü. Yarış onun için zor olacak. Hem yalnız yarışacak olması, hem yaşının çok genç (20) olması işini zorlaştıran faktörler. Ama elbette gönlümüz ondan yana.

‘İstanbul’ bisikleti Galata Köprüsü’nde

Sedona ile birlikte tasarladığımız “İstanbul” bisikleti eski Galata Köprüsü’nde sergileniyor. Bu hem bisikleti merak edenler, hem de köprüye hasret besleyenler için bulunmaz bir fırsat. Köprü’nün hem Feshane tarafından, hem de Sütlüce tarafından girişi var. Daha detaylı bilgi için www.istanbuldesignweek.com adresine bakabilirsiniz.

GPA

Önümüzdeki pazartesi, bu yıl dördüncüsü yapılan “Gökova Pedallarımın Altında” etkinliğine katılıyoruz. Bisiklet hakkında yazmak güzel ama binmek daha güzel. Mâlum: Teori gri, hayat yeşildir…

Tanju

Müzisyen ve bisikletsever arkadaşımız Tanju Duru öbür âleme göçeli iki yıl oldu. Aladağlar’da kaybettiği hayatı, bizim hayatımızda da derin bir boşluk yarattı… Toprağın bol olsun Tanju. Bu gazeteyi pek severdin. Kaderde burada anılmak da varmış.

Kategori: Yeşeriyorum