İfade ÖzgürlüğüKültür-SanatManşetMedya-İnternet

Sibel Tekin’in tutuklanmasına tepkiler sürüyor: İnsanların hayatlarıyla oynamak bu kadar kolay olmamalı

0

Ankara Tuzluçayır’da yaz saati uygulamasına yönelik belgesel çekimi için aldığı görüntü sırasında aracı görüntülenen polislerin şikayeti sonucu gözaltına alınan belgeselci ve gazeteci Sibel Tekin’in tutuklanması sonrası Tekin’e destekler sürüyor.

Tekin’e yönelik destek mesaj paylaşanlar arasında Barış Akademisyenleri de bulunuyordu. Barış Akademisyenlerince şu açıklama yapıldı:

“Hocamız, dostumuz, belgesel yönetmeni #SibelTekin asla kabul edilemeyecek bir bahaneyle önce gözaltına alındı, ardından tutuklandı. Derhal serbest bırakılmasını talep ediyor, hakikatten yana herkesi Sibel hocamızın özgürlüğü için ses çıkarmaya davet ediyoruz!”

Çağdaş Gazeteciler Derneği’nden ise şu açıklama yapıldı:

“Belgesel yönetmeni, gazeteci #SibelTekin gözaltına alındı. Bu; sadece bir gazeteciye, sadece haber alma hakkına değil; barışçıl toplantı ve yürüyüşlere ilişkin ‘hafızaya’ yönelik bir saldırıdır!”

Ayrıca Belgesel Sinemacılar Derneği’nden yapılan açıklamada da şu ifadelere yer verildi:

“Sibel, meslek birliğimiz Belgesel Sinemacılar Birliği’nin ve akademinin üyesidir. Bunca yıldır her yaptığı göz önünde olan, mesleğinin gereklerini yerine getiren arkadaşımız, tanıyan herkesin sevdiği, değerli bir insandır.

Gece 02.00 civarında evinin basılması, ekipmanına, arşivine el konması, hard diskleri hızla taranarak ‘suç unsuru’ bulunması ve üyemizin apar topar tutuklanıp cezaevine konması, Sibel’in, muhtemelen benzerlerini daha önce yaşadığımız kurgulardan birine kurban edilebileceği endişesini yaratıyor. Belgeselcilere yönelik son zamanda artan şiddet endişemizi büyütüyor.

Sibel, 18 yıl boyunca, dünyanın her yerinden gelen yüzlerce filmle Türkiye’deki izleyicileri buluşturduğumuz Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali’ne ve birliğimizin her türlü faaliyetine gece gündüz emek vermiş, güler yüzü ve sıcak enerjisiyle yanındakilere hep moral kazandırmış, kendi çalışmalarımızı da çekip belgelemeyi hiç ihmal etmemiş, yorulmak bilmeyen bir arkadaşımız. Ve gelecek kuşaklara bilgi-belge aktarma görevini gönüllü olarak üstlenmiş bir belgeselci. Çocuklarımız, gençlerimiz için iyi bir şeyler yapmaya çalışan herkesi cezalandırmak zorunda mıyız?

Haber verme-alma özgürlüğüyle birlikte kamusal alanda çekim yapma ve yayma hakkımız Anayasa’nın 26. ve 27. maddelerinde düzenlenen hükümlerle güvence altına alınmıştır. Çektiklerimizi, kurguladıklarımızı, ulaştığımız belgeleri gelecek kuşaklara aktarmak için arşivlemek mesleki sorumluluğumuzdur. Sibel, kimse adına değil hakikat adına bu sorumluluğu yerine getiriyor. Bu sorumluluğa sahip çıkmazsak kendimize belgesel sinemacı diyemeyiz.

Sibel Tekin ile ilgili hukuki süreci gözümüzü ayırmadan izleyeceğiz. Ne suçlama yapılırsa yapılsın kabul etmeyeceğiz, çünkü Sibel’i tanıyoruz. İnsanların hayatlarıyla oynamak bu kadar kolay olmamalı. Sibel Tekin derhal serbest bırakılmalı, el konan bütün ekipman ve arşivi eksiksiz geri verilmeli.”

Ne olmuştu?

Ankara’da Cuma gecesi (16 Aralık) evine düzenlenen polis baskıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanan belgesel yönetmeni ve gazeteci Sibel Tekin ‘örgüt üyeliği şüphesi’ gerekçesiyle tutuklanmıştı.

Tekin’in, iki bilgisayarına, belgesel çalışmalarının olduğu çok sayıda hard disk, kamera ve bazı kitaplarına el kondu.

MLSA’dan Sibel Yükler’in aktardığına göre Tekin verdiği ifadede şu cümleleri kullandı:

“Sinemacıyım. Belgesel çekmeye karar verdim. ‘Karanlıkta başlayan hayat’ konulu çekim yapmaktaydım. İnsanların gün aydınlanmadan işe gitmesini çekmeye çalıştım. Belgesel, kış saati uygulamasıyla karanlıkta işe giden insanları konu almaktaydı.”

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.