LGBTİ+ManşetUncategorized

Rapor: Translar ile nonbinarylerin cinsel sağlık hizmeti alması engelleniyor

0

Kapsama Alanı ve Muamma LGBTİ+ Derneği, ‘Trans Erkek/ Trans Maskülen ve Nonbinaryler Cinsel Sağlık ve Jinekoloji Kontrollerin Neresinde?’ isimli araştırma raporunu yayınladı.

Raporda trans erkeklerin, trans maskülenlerin ve nonbinarylerin cinsel sağlık ve jinekolojik muayenelere erişiminin önündeki engeller, bu alandaki deneyimleri ve sağlık hizmeti sağlayıcılarından beklentileri detaylı bir şekilde analiz ediliyor.

Ayrıca, araştırmadan elde edilen bulgular ışığında, trans erkeklerin, trans maskülenlerin ve nonbinarylerin cinsel sağlık ve jinekolojik ihtiyaçlarının karşılanması için somut öneriler sunuluyor.

Baran Zülal Dumanlıdağ, Ecmel Deniz Doğan ve Utku Kutbay tarafından hazırlanan ve 683 kişinin katılımcı olduğu bir anketin de yapıldığı rapordan öne çıkan bulgular ise şöyle:

  • Trans erkeklerin, trans maskülenlerin ve nonbinarylerin öz örgütlerinin varolmayışı, bu öznelerin birçoğunun aktivizm alanın- da bulunmuyor oluşu ve yine öznelerin LGBTİ+ mücadelesi içerisinde politik bir çizgide yer almıyor oluşları geliyor. Elbette ki bu durumlar, tek başına sorunların kaynağı değildir; egemen sistemi ve devlet baskısını meşrulaştırmaz.
  • Maruz kalınan ayrımcılığınasılfaili; egemen sistemin kendisidir. Ancak bu nefrete ve baskıya karşı örgütlenmemek, hak temelli, kuir feminist bir mücadele yürütmemek trans+’ların güçlenmesi önünde bir zorluk oluşturuyor.
  • Görünürlük sorunu; trans+’ları dışlayan, ötekileştiren ve yok sayan bir sistem içerisinde yükselen sesin gittikçe kısılmasına sebep oluyor.
  • Örgütlü şekilde mücadele edemeyen, toplum ve devlet tarafından sürekli yalnızlaştırılan, baskıya ve şiddete uğrayan hedef gruptaki trans+’ların önemli sorunlarından bir diğeri ise, her gün kendilerinden ispat beklenen ve erillik ile ilişkilendirilen erkekliktir. Toplum, aile, arkadaş ve diğer tüm sosyal çevreler, hedef gruptaki trans+’lardan her gün erkeklik performe etmesini bekler. Bu performansa göre trans+ kişinin maskülen olması ve normatif erkeklik rollerini sergilemesi bir gerekliliktir. Bu gerekliliğin sağlanmadığı durumlarda, bu kişilerin erkeklikleri sorgulanır, beyanları kabul edilmez ve kendilerinin eksik/yarım erkek oldukları ifade edilir. Bahsedilen cinsiyetlendirme hali öyle bir boyuta gelmektedir ki, kişiler sahip oldukları organların sırf “kadın organı” olarak yansıtılmasından dolayı o organları istememektedir. Toplumsal erilliğin organlara atfettiği cinsiyet, kişileri tramvatize olmamak adına sağlıklarını görmezden gelmeye sürüklemektedir.

“Cinsel sağlık alanında LGBTİ+ öz örgütlenmelerin cinsel sağlık alanında çalışan STK’larla çok daha fazla işbirliği geliştirmesi gerekiyor. Kapsayıcılığı alan genişlet- mek olarak ele almak gerekiyor.”

-Anket 639

  • Özneler fiziksel sağlığını hiçe sayarak çoğu zaman sadece kendilerinecinsiyet atanmasından kurtulmak adına birçok olaya katlanmaktadır.
  • Cinsiyetçi ve fobik perspektifle bezenmiş devlet kurum ve politikalarının; iki- li cinsiyetle ve cis-heteroseksist bir zihniyetle kurguladığı dünyada hedef gruptaki trans+’lar dışlanmaktadır.
  • Önceki bölümlerde birden fazla kez değinilen, cinsiyetlendirilmiş alan konusu da bu sorunların içerisinde büyük bir yer kaplamaktadır. Jinekoloji polikliniklerinin ‘kadına ait’ bir yer olarak lanse edilmesi, yukarıda bahsedilen sebeplerden ötürü trans erkekleri, trans maskülenleri ve nonbinaryleri yok saymaktadır. Bu konu hakkında akla ilk gelen düşünce ile ‘bu durumda ne var ki?’ sorusu akla gelebilir. Ancak unutulmaması gereken; öznelerin o alana girmeye çekinme ve alana girememe sebeplerinin maruz kalacakları fobi ve ayrımcılıktan kaynaklı oluşudur. Bir alanın ismini cinsiyetli şekilde oluşturmak, o alana sadece bir isim barındırıyor olmasından çok daha fazla sorun yüklemektedir.
“Öncelikle jinekolojik muayeneler sadece cis kadınlara özelmiş gibi davranılma malı ve trans bireylerin de jinekolojik muayeneye ihtiyacı olduğu devletin sağlık kurumları tarafından kabul edilmelidir.”
-Anket 26

nonbinary, cinsel sağlık, trans

  • Trans+’lar ayrımcılığa uğramak ile fiziksel olarak sağlıklı olmak arasında bir tercih yapılmaya sürüklenmektedir.
  • Yaşanılan bu sorunlara, hedef gruptaki trans+ların hak mücadelesi alanlarında da yalnızlaştırılması eklenmektedir. Feminist mücadele veya kadın hareketi içerisinde yer alan kişilerin, trans+’ların kimliklerine dair ‘erkek olmak’ konusundaki düşünceleri, trans erkekleri ve trans maskülenleri cis-hetero erkeklerle eş tutmalarına neden olmaktadır. Bu durum bahsedilen öznelerin feminizm içerisinde yer bulamamasına veya bu alandan dışlanmasına sebep olmaktadır. Bunun temel nedeni kesişimselliğin görülemiyor oluşuyla birlikte kuir feminist perspektife sahip olunamaması ve feminizmin trans+ları kapsayan bir yerden mücadele yürütmüyor oluşu ile açıklanabilir.

“Bu cinsiyet meselesini baştan ele almak gerekiyor bence ve bu cinsiyet meseleleri çok üreme bazlı gittiği için bu çok büyük bir sorun. Zaten bu ayrı bir tahakküm oluşturuyor. Hiç kimse sevişmiyormuş gibi hareket alanı var.”

-Larmina

  • Bir taraftan da LGBTİ+ hareketi içerisinde de benzer bir görünürlük sorunu yaşanmaktadır. Hala daha, trans dendiğinde akla sadece trans kadınların gelmesi, çoğu kişinin trans erkek kavramından dahi haberdar olmaması, görünürlük sorununun ne boyutta olduğunun bir göstergesidir. Hedef gösterilmediği, ortada olamadığı için baskıya maruz kalınmadığı düşünülen veya en hafif tabirle ‘o denli’ bir ayrımcılığa uğranmadığı düşünülen trans erkeklerin, trans maskülenlerin ve nonbinarylerin yaşadıkları bilinmemektedir.

nonbinary, cinsel sağlık, trans

  • En büyük problemlerden bir diğeri; sağlık alanının, tıbbın cinsiyetçi, ikili cinsiyete dayalı ve fobik olmasıdır. Gerek tıp eğitimi içerisinde gerek yapılan araştırmalarda çeşitliliğe, LGBTİ+’lara ve trans+’lara gereken önem verilmemektedir. Sağlık çalışanları, üniversite yıllarından itibaren öznelere dair bilgilere erişememek- te, tıbbın ikili cinsiyete dayalı ve LGBTİ+ fobik olarak kurgulanan müfredatıyla yetiştirilmektedir. Öyle ki, LGBTİ+’ların ve trans+’ların sağlığı, sağlık çalışanlarının kendi inisiyatifine bırakılmaktadır.

 “Tıp fakültelerinin müfredatlarına bizim sağlığımız da eklenmeli. Hali hazırda çalışan doktorlar için zorunlu bilgilendirme seminerleri düzenlenebilir. Ayrımcılık daha fazla ciddiye alınmalı.”
-Anket 714

  • Bir taraftan da, trans+’ların, konunun uzmanı olan sağlık çalışanlarına sürekli açılmak; kendini açıklamak, süreci anlatmak zorunda kalması da ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Kişilerin tedavi ve bilgi almak için gittikleri yerlerde, trans+ olmaya, uyum sürecine, ameliyatlar gibi konu ile alakadar tüm içeriğe dair sürekli bilgi vermek zorunda kaldığı bir gerçeklik bulunmaktadır. Kişiler, bu anlarda sıradan bir hasta olmak yerine, aktivizm yapmak zorunda kalan öznelere dönüşmektedir.

“Yani bilgilendirici materyallerin daha görünür olması olabilir. Hani nasıl ki covid hakkında böyle afişler her yere asılabiliyorsa, aslında bu konuda da, cinsel sağlık konusunda da asılabilmeli…”

-Keith

  • Sayıca çok az olsa da, ülkenin çeşitli şehirlerinde cinsiyet uyum süreci yürütülmektedir. Uyum sürecinin kapsamı, Medeni Kanun Madde 40 çerçevesinde belirtilmiş olsa da, standart bir prosedürü içermemektedir. Kanunda belirtilmesine rağmen, her eğitim araştırma hastanesinde uyum sürecinin yürütülememesi, sürecin kimi şehirde hastane ile kimi şehirde adli merci başvuruları ile başlıyor olması, sürece dair birtakım izinlerin doktorların kişisel inisiyatiflerine bırakılması somut duruma dair örnekler olarak gösterilebilir.

“(…)Toplumsal tutumlardan ve normlardan yola çıkarak değil, etik ilke ve değerlerin den yola çıkarak bir şeyler yapması demek. Dolayısıyla eğitim gerekiyor.”

-Lance

  • Yapılan uygulamalar, trans+’ların normatif kadın/erkek görüntüsüne sahip olmasını ve üreyememesi adına kısırlaştırılmasını amaçlamaktadır. Bunun haricindeki ihtiyaçlar ve sorunlar gündeme getirilmemekte, araştırma konusu olmamakta ve onlar hakkında konuşulmamaktadır. Uyum sürecine çizilen sınırın dışında yer alan ihtiyaçlar ne devletin ne de doktorların ilgilendiği konulardır. Ancak cinsiyet uyum süreci trans+’lar için bunlardan çok daha fazlasını içermektedir. Kişilerin; kendi hayatlarını, bedenlerini, hikayelerini, arzularını değiştirip dönüştürdüğü uzun bir süreçtir. Ciddiye alınmayan bu ihtiyaçlar trans+’lar için oldukça önem arz etmektedir.
  • Hedef gruptaki trans+’ların cinsiyet uyum süreçlerinde, konuşulmayan ve görülmeyen birçok problem vardır. Problemlerden ilki; yukarıda bahsedilen ‘translık ispatlama’ sürecinin, psikiyatri polikliniklerinde aylar veya kimi zaman yıllarca sürmesidir. Doktorlar, trans+’ların; yaşadıkları travmaları ve maruz bırakıldıkları dışlanmayı konuşabilecekleri bir alan açmak yerine, hedef grupta yer alan trans+’lardan nor- matif erkekliğe ne kadar uygun olduğunun ispatını beklemektedir. Bununla birlikte yıllarca süren süreç içerisinde jinekolojik muayenelerin sayısı oldukça azdır. Oysaki, kullanılan hormonlar ve geçirilen ameliyatlar jinekolojik sağlığı da direkt olarak etkilemektedir. trans+’ların jinekoloji polikliniklerine gitmelerinin önünde birçok zorluk yer almaktadır.

“Kapsayıcı olabilmeleri için yasal yaptırım olmalı. Şikayet mekanizması yaratılma- lı. Trans+ kişilerin öznel sorunlarının farkında hekimler yetiştirilmeli. Trans+ dostu hekimler görünür olmalı.”

-Anket 867

nonbinary, cinsel sağlık, trans

  • Bir taraftan da hedef gruptaki trans+ların, devletin kimlik değişikliği için zorunlu tuttuğu histerektomi ameliyatının ardından yaşadığı spesifik sorunlar bulunmaktadır. Kimliklerinin değişmesiyle birlikte trans+’lar jinekoloji polikliniklerinde muayene olamamaktadır. Kişilerin erkek kimliğine sahip olması sebebiyle kullanılan sağlık sistemi içerisinde kişilerin jinekoloji bölümüne randevu alması sistemsel bir sorun açığa çıkarmaktadır. Ancak kimliklerini değiştirmiş ve belirtilen ameliyatları olmuş olsalar da kişilerin jinekolojik kontrol ihtiyacı devam edebilir. Fakat devlet, uyum sürecinin hatlarını öngören kanunda trans+’ların kısırlaştırılmasını talep ederken, bu ihtiyacı görmezden gelmektedir.

“(…) Mesela şeyleri asıyorlar ya işte “Meme kanserine dur diyebilirsiniz! Rahim ağzı kanserine dur diyebilirsiniz!” Ya dur diyebilirsiniz bir slogan ama bilgilendirici değil. Ne yapsın ya! O sloganı böyle aç. Yani birazcık daha böyle onları etkili bir şekilde kullanamalılar. Kamu spotu, bir dünya medya var yani, kesinlikle kamu spotu geçerdim.(…)”

-Larmina

  • Genel itibariyle bakıldığında, trans+ların bedenlerine dair araştırma yapılmamaktadır. Akademik alanda, trans+ların gözetildiği, onların ihtiyaçlarına ilişkin detaylı çalışmalar bulunmamaktadır. Görünürlük probleminin görüldüğü başka bir alan olan akademik alan, trans+ların nesneleştirildiği çalışmalar dışındaki çalışmalara yer vermemektedir. Bugüne kadar az sayıda kişinin yaptığı araştırmalar da, ihtiyaç göz önüne alındığında yeterli olmamaktadır. Bu sebeple de bilinmezliklerle dolu bu ortamda trans+’lar yalnız bırakılmakta ve bedenlerinde olan değişimleri kendilerinin çözmesi gerekmektedir.
  • Patriyarkal sistem natrans hetero erkeğin cinselliğini önemsemekte ve cinselliğe dair tüm kurguyu bu merkezden ilerletmektedir. Bu sebeple, bu grup haricindeki tüm kişi ve bedenlerin cinsellikleri, arzuları ve ihtiyaçları yok sayılır. Genel anlamda da bu durumun toplumda “ayıp” olarak görülmesi ile, cinselliğe ilişkin sorunlar katlanarak artmaktadır.
  • Egemen sistemler sebebiyle yıllarca arzusunu ve bedenini keşfetmekte zorlanan hedef gruptaki trans+lar, sivil toplum tarafından da genel itibariyle görünmemektedir. Erkekliğin ve disforinin verdiği yükle, ‘cinselliği rahatça konuşamam’ hali yaşanmakta ve bununla birlikte sorunlar katlanmaktadır.

Raporda tüm bu sorunlara karşı öneriler de sunuldu. İşte o önerilerden birkaçı:

  • Tıp eğitimindeki müfredat, LGBTİ+’ların ve trans+’ların ihtiyaçlarına göre düzenlenmelidir. Bu perspektifin eğitimde yer alması ve kapsayıcı bir dilin kullanımı yaşanılan ayrımcılığın azalmasına katkı sunabilir.
  • Mesleki etik anlayışı gereği herhangi birine sağlık hizmeti sunarken ayrımcılık yapılmaması gerektiği sağlık çalışanlarına hatırlatılmalıdır. Çeşitli meslek bildirilerinde bu konunun öneminin vurgulanması, hipokrat yemininde yer alan ayrımcılık karşıtlığının altının çizilmesi, ayrımcı her türlü eylem ve söylemin meslek etiğine aykırı olduğu yaygınlaştırılmalıdır.
  • Yasa yapıcılar, LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılığa karşı yaptırım içeren yasalar çıkarmalıdır. Trans+ kimlikler ve tüm LGBTİ+’lar yasal düzlemde tanınmalıdır. Cinsiyet kimliğine, cinsel yönelime yönelik yapılan her türlü ayrımcı eylem ve söyleme, sağlık gibi diğer birçok temel hak alanında yaşanan ihlallere yönelik etkin çalışan şikayet mekanizmaları oluşturulmalıdır. Maruz bırakılan ayrımcılığa karşı yaptırımlar uygulanmalıdır. Sağlık personelleri belirli aralıkla denetlenmelidir.
  • Mevcut sağlık politikalarının pratikte uygulanamamasının önüne geçilmeli ve politika- ların yaygınlaştırılması için bu haklara yönelik görünürlük ve bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.
  • Sağlık hizmetlerine erişim konusunda; jinekolojik kontrollere ve cinsel sağlık alanındaki tüm muayenelere, testlere, aşılara erişim herkes için kapsayıcı ve ücretsiz olmalıdır.
  • Kişiyle iletişim kurarken kullanılan dilin, hitap etme şeklinin cinsiyetsiz olması, jinekoloji polikliniğine gelen hastaların cis kadın, heteroseksüel, penetratif cinsellik yaşayan kişiler olarak varsayılmadan hareket edilmesi, cinsellikten konuşulurken kişilerin kendini rahat hissetmesi için alan açılması, evli-bekar olma hali gibi cinsellikle doğrudan ilişkisi olmayan soruların sorulmaması, hasta öyküsünü doğru alabilmek için yargılayıcı, gereksiz ifade ve gereksiz sorulardan kaçınılması, varsaymadan, açık iletişim kurulması gerekmektedir. Teşhis veya tedavi için gerekmediği müddetçe kişilerin cinsiyet uyum süreci içerisinde, trans+ olmasına ilişkin özel hayata giren ve hasta mahremiyetinin gözetilmediği gereksiz sorular yöneltilmemelidir. Kayıt açılan yerde çalışan personelden hemşireye, doktora kadar hastanede çalışan tüm personele bu ihtiyaçların anlatıldığı, LGBTİ+ ve trans+’lara yönelik eğitimler verilmelidir.

nonbinary, cinsel sağlık, trans

  • Hastanelerde ve araştırma kapsamı olarak özellikle jinekoloji polikliniklerinde, doktorla- rın odalarında; gökkuşağı sembolü, femina gibi semboller yer almalı, o alanın trans+’ların kendilerini rahat hissedecekleri güvenli bir alan olduğuna yönelik afişler bulundurulmalıdır. Kapsayıcı olunduğuna dair işaretler asılmalıdır. Jinekoloji polikliniklerinin sadece natrans kadınlara yönelik bir alan olmadığı öğrenilmeli, yaygınlaştırılmalı ve benimsenmelidir.
  • Natrans kadın ve natrans erkek ikililiği üzerinden ilerleyen perspektifin değiştirilip, kişilerin değişen bedenlerine, ihtiyaçlarına ve sorunlarına odaklanılarak sağlık hizmeti verilmelidir. Hastalıkların bilgisi, enfeksiyonlar, muayene esnasında uygulanan işlemler; cis- heteronormatif, standart bir bedene göre değil de kişiden kişiye göre değişen özelliklere uygun şekilde dönüştürülmelidir. Beden çeşitliliği kapsanmalıdır. Periyodik izlemlerin bil- gisi normatif olmaktan çıkarılıp trans+’ları da gözetmelidir. Kişisel bilgiler, hasta öyküsü, kişilerin özel hayatlarına yönelik anlatımları gizli tutulmalıdır. Kişilerin rızası alınmadan bilgiler paylaşılmamalıdır. Bunun yapılacağına yönelik bilgi verilmeli ve kişilerden alınan onamların ne ile ilgili olduğu kendilerine detaylıca aktarılmalıdır.
  • Travma bilgili yaklaşım benimsenmeli ve muayenelerde uygulanmalıdır. Eğitimlerde doktorlara bu yaklaşım anlatılmalıdır.
  • Kanser için erken teşhis alma, düzenli yapılması gereken testler/kontroller, aşılar gibi konu- lara ilişkin farkındalık çalışmaları arttırılmalıdır. Bu görünürlük materyalleri, sloganvari ol- masından ziyade bilgi/yönlendirme içeren ve olumsuz algıyı kıran bir perspektifle hazırlan- malı ve LGBTİ+’ları kapsamalıdır.
  • Cinsiyet uyum sürecinde trans+’lara ve çocukken intersekslere yönelik zorunlu tutulan ameliyatlar kaldırılmalıdır. Ameliyatlar, kişilerin rızasına dayalı şekilde gerçekleştirilmelidir.
  • Cinsiyet uyum süreci için, trans+ sağlığı adına sadece trans+’lara yönelik olan poliklinikler, alanlar oluşturulmalıdır. Burada hizmet verecek tüm personele eğitim verilmelidir.
  • Cinselliğin tabu olduğu bilgisinin yıkılması adına toplumun her kesimi için ve özellikle ergenlik çağından itibaren bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Kişilere; çeşitlenen cinsel deneyimlerin, çeşitlenen ihtiyaçların açıkça ve doğru şekilde aktarıldığı eğitimler verilmeli ve bu bilgileri yaygınlaştırılmalıdır.

nonbinary, cinsel sağlık, trans

  • Cinsel sağlık bilgisi, üreme ve penis odağından alınarak, üreme harici cinselliklerin ve vulvanın ihtiyaçları üzerinden de şekillendirilmelidir. Buna yönelik bilgi üretilmelidir fakat bunu yaparken hormon kullanan trans+’ların ve intersekslerin genitallerinin ihtiyaçları da gözetilmelidir.
  • Anonim test merkezleri, HPV gibi cinsel yolla aktarılan enfeksiyonlar için de açılmalıdır. Aynı zamanda HIV testi yapan anonim test merkezlerine ilişkin bilgilendirme çalışmaları da yapılmalı ve bu merkezler yaygınlaştırılmalıdır.
  • Penis-vajina penetrasyonuna ve penise odaklı olan korunma ürünleri haricinde, diğer genitallere ve çeşitli cinsel ilişkilere uygun korunma ürünleri üretilmelidir.
  • Cinsel sağlığa ilişkin dayanışma, deneyim aktarımı daha çok yapılmalıdır. Bunun yapılabileceği alanlar oluşturulmalıdır.
  • Sivil toplum kuruluşları, devlet mekanizmalarına baskı uygulamalı, kampanyalar oluşturmalı ve kapsayıcı eğitimler düzenlemelidir. Meslek odaları ve sağlık alanın- da çalışan diğer sivil toplum kuruluşlarıyla, kapsayıcı sağlık hizmetine yönelik eğitimler düzenlemelidir. Cinsel sağlığa yönelik bilgi üretirken kapsayıcı bir anlayış benimsemelidir.
  • Sağlık çalışanlarına uygulanan baskı, zaman kısıtlaması gibi yaptırımlar ortadan kaldırılmalıdır. Muayene sürelerinin uzatılması gibi doktor-hasta ilişkisinin ve yapılan muayenenin daha iyi ve etkili olabilmesi için gereken uygulamalara geçilmelidir. Ayrıca sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı tedbirler alınmalı ve yaptırım uygulanmalıdır.

More in LGBTİ+

You may also like

Comments

Comments are closed.