İklim ve EnerjiManşet

Peabody’nin iflası neden adil bir intikal gerektiriyor?

0

ABD 350.org’da kampanya yöneticisi Jenny Marienau tarafından Common Dreams‘te yayımlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Berk Öktem‘in çevirisiyle sunuyoruz.

***

peabody

Görsel: Justin Sullivan/Getty Images

Çarşamba sabahı, Peabody Energy şirketi 11. maddeye göre iflas başvurusunda bulundu (ABD iflas kanununa göre bu tip iflas başvurularında şirket borçlarını ödeyene kadar varlığını sürdürüyor ancak giderlerini kısmak zorunda kalıyor).

Haber hiç de beklenmedik değildi. Bahar dönemi boyunca şirket, kredi ödemelerini erteleyerek ve işlerini nizami hale sokarak iflas sinyalini vermişti. Ama şirket iflas edeceğinin farkında bile değilken, enerji pazarını takip eden bizler çok önceden bu günün geleceğini biliyorduk. Geçen 5 yıl boyunca şirketin hisse değeri 1000$’dan bugünkü değeri olan 2$’a kadar indi. Eğer bu haberi 7 sene önce duysaydım Peabody’nin mezarı üzerinde dans ederdim.

Benim iklim mücadelesiyle tanışmam, Peabody Energy sayesinde gerçekleşti. Peabody’nin hisseleri henüz 4 haneli sayılardayken ben St. Louis’deki Washington Üniversitesi’nde öğrenciydim (Peabody de St. Louis kökenli bir şirket). Üniversitemin, Peabody ve diğer birkaç kömür şirketiyle yaptığı araştırma anlaşmalarını hatırlıyorum. Araştırma, hocamın “temiz kömür” olarak adlandırdığı karbon tutma ve depolama hakkındaydı. O dönemde Çevre Bilimleri ana dalında öğrenciydim ve iklim bilimi, işletme ve toplum sağlığı dersleri alıyordum. Ders kitaplarımda yer alan iklim ve insan hakları felaketleri doğrudan ve ayrışmaz bir şekilde, üniversite yönetimiyle arasından su sızmayan kömür yöneticileriyle ilişkiliydi. Peabody’nin rezil sicilini şu şekilde özetleyebiliriz: iklim bilimini reddetmek, fakirliğe çözüm olarak kömürü önermek, sendikaları baskılamak, Black Mesa, Arizona’daki kömür çalışmaları için Dineh (Navajo) topluluklarını yerinden etmek ve zaten bütçesi kısıtlı olan St. Louis şehrinden vergi indirimi talep etmek (ki bu indirimleri karşılamak için şehir yöneticileri eğitim fonunda kesintiye gitmişlerdi).

O zamanlar benim mücadelem üniversitemle, yani güvenilirliğini bir miktar bağış için satan okulumlaydı. Üniversitemin Peabody ile beraber çalışması, şirketin işlerini kendi bildiği gibi sürdürmesine olanak sağlıyordu. Bugünkü fosil yakıt karşıtı hareketlerden çok da farklı olmayan bir mücadele vermiştik. 2009 yılında kömür endüstrisiyle yapılan ittifaklara karşı mücadele oldukça çetin geçti. Bugün ise “temiz kömür kampanyası”nı, ölmekte olan endüstrinin son çığlıklarından biri olarak görüyorum.

Peabody’nin iflası (onlarca başka kömür, petrol ve gaz şirketiyle beraber) fosil yakıt endüstrisinin sonunun gelmekte olduğunu işaret ediyor. 2012’den beri ABD’de 50’den fazla kömür şirketi iflas başvurusunda bulundu. Sektördeki bu çöküş tek başına büyük bir darbenin değil açılan yüzlerce yaranın sonucudur. Bu darbeler yeni kömür düzenlemelerinin, daha maliyetli kiralama ve çıkarma bedellerinin, ucuz yenilenebilir enerji alternatiflerinin artmasının yanı sıra mağdur toplulukların ve divestment (fosil yakıt şirketlerine yatırım yapılması karşıtı) eylemcilerinin cesur mücadelesi sayesinde gerçekleşti. Geçen sene iflas eden onlarca kömür, petrol ve gaz şirketi gibi Peabody de değişen sektöre ve dünyaya ayak uydurmak yerine aynı kalmayı seçti.

Ama sıklıkla anlaşılanın aksine iflas, dükkanın kapanması manasına gelmiyor. Şirketin yeniden yapılandırılmasıyla giderleri azaltılıyor. Amaç ise borçları ödeyebilmek ve şirketin ömrünü uzatabilmek. Sektördeki diğer iflaslardan tek bir şey öğrendiysek iflas başvurusu yapan Peabody’nin amacı, her zaman olduğu gibi, çirkin ve yıkıcı işinin getirdiği zararların maliyetini çalışanlarına, mağdur topluluklara ve çevreye yüklemek olacaktır.

Geçen sene iflas başvurusunda bulunan Alpha Natural Resources şirketi 4000 işçiyi işten çıkarttı ve şimdi de 5000 emekli işçinin ve ailelerinin sigortalarını kesmeye çalışıyor. Tabi bu arada bir avuç üst düzey yöneticinin 11.9 milyon Dolar ikramiyesinde kesintiye gidilmiyor. 2015 Temmuz ayında Patriot Coal şirketinin iflas sürecine onay veren mahkeme, üst ve orta düzey yöneticilerin 6 milyon Dolar tutarındaki ikramiyelerini koruma kararı verdi.

Halktan veya devletten bir müdahale gelmezse Peabody için de sürecin aynen böyle işleyeceğini bekleyebiliriz.

Ancak şimdi, Greg Boyce ve Peabody’nin diğer yöneticileri altın paraşütleriyle inme planları yaparken biz de adil bir geçiş için mücadele ediyor olacağız. Peabody 2014 SEC formlarında beklenenden düşük karlarınının sebebini açıklarken “divestment” hareketinin etkisinden bahsetti. Black Mesa’da, Wyoming’de, St. Louis’de, Illinois’de ve Appalachia Dağları’ndaki onlarca yıllık direnişler Peabody’ye büyük engeller çıkarmakta. Kelimenin tam anlamıyla, kazanıyoruz!

Bu gibi zamanlarda çok önemli bir soru ortaya çıkıyor: “Dönüşüm nasıl olacak?”

Adil geçişi, iklim değişikliğini ve ekonomik eşitsizlikleri umursamayan, yerlileri yerinden eden, toplum sağlığına zarar veren şirketlerden beklemek yanlış olur. Her daim karı insana tercih eden bu şirketlerden, sektörün çöküşü sırasında da farklı bir davranış beklenmez. Bu yüzden alternatif vizyonu kendi hakimlerimizle, mahkemelerimizle, kiliselerimizle, okullarımızla yaratmak bize kalıyor. Bunun anlamı, fosil yakıt yatırımlarımızı çekip bölgeye uygun temiz enerji yatırımları yapmaktır. Ayrıca, fosil yakıt endüstrisinin nasıl bir şekilde çöktüğüne ve yerine neyin geçeceğine de dikkat etmek gerek.

Uzun lafın kısası, Peabody, iflas mahkemesine Alpha Natural Resources ve Patriot şirketlerinin yaptığı gibi bir başvuruda bulunacak. Yani giderlerinin azaltılmasını (ki giderleri istihdam ve sigorta olarak okuyabilirsiniz), maden alanlarının temizlenmesi ve mağdur toplulukların tanzim edilmesinden doğan yükümlülüklerin affını ve tabi ki yönetici ikramiyelerini talep edecekler. İşte bu yüzden St. Louis’deki Missourians Organizing for Reform and Empowerment eylemcileri ve Black Mesa topluluk liderleri mahkemeden farklı bir şey istiyor: kurtarma paketi değil, adil bir geçiş.

İflas mahkemesinden taleplerimiz: işçilerin ve işçilerin ücretlerinin gözetilmesi, geçiş topluluklarına ve kömür işçilerine yeniden iş sağlanması ve yeni ekonomik fırsatlar yaratılması için fon oluşturulması ve toprakların tarıma uygun hale getirilmesi ve madenlerin temizlenmesi için para verilmesi. Bu talepleri içeren dilekçemizi buradan imzalayabilirsiniz.

Unutmayın, fosil yakıt endüstrisi batıyor ama çalışanlarını ve mahvettiği toplulukları da kendisiyle götürmeye çalışıyor. Artık amacımız, çalışanların ve toplulukların olabildiğince az zarar görmesini sağlamak.

Haberin İngilizce Orijinali

Yazı: Jenny Marienau

Yeşil Gazete için çeviri: Berk Öktem

(Yeşil Gazete, Common Dreams)

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.