Ana Sayfa Blog Sayfa 5382

Çevre Bakanı “çevre koruma”ya devam ediyor hala

yazının başlığı http://yesilgazete.org/?p=14057 ‘deki yazıdan esinlenilmişir“sözde” çevre bakanı var ya bizim
bizim dediysem
anlayın işte
sen ben bizim oğlanın değil de
oy çoğunluğumuzunya, var ya hani
şu; ona baraj, buna hes
hepimize nükleer deyip
hücceten “o ha pes” dedirten

adı neydi sahi onun
neydi … neydi …
neydi …
hah tamam
farz-ı mesel deroğlu
işte o
milliyet gazetesinin aktardığı habere göre (haber için bknz)
ikizderenin sit kapsamına alınmasına çok içerlemiş ve

“hemen bir kurul kurula
bu “sit”ler boy boy
iftara kadar “oh mon dio” sözler katiyetle edemem karadenizli kovboy” demiş

imdi
bu ahval ve şerait-i bir musiki eseri ile temsil edelim desek
en uygunu aşağıda verdiğimiz örnek olur zannımızca
gözümüzün önüne şöyle bir getirelim
“sözde” çevre bakanı farz-ı mesel deroğlu sahnede
ve başlıyor o billur sesi! ile notaları çığırmaya

“çevre kanununu yazsam yeniden
kimi çed raporları silinir gider
kimi çevreci tipler eylem der durur
kimi de benim gibi “sit” raporunu iç eder

tray lay lay
lala laylay” (şarkının orjinali)

lafımızı tahini bol bir pekmezle sonlandıralım
tek kelime diyorum be sana natural nature killers “sözde” çevre bakanı (filmin frgmnı)

“gölge etme
bi “sit”tir git
başka ihsan istemez”

anavarza

son söz:

dereler akar gider (dinle)
taşları yalar gider
bu dünya o farz-ı mesel’e de kalmaz
gün gelir o da sit’tir olur gider

Dünya boyutunda gezegenler çoğunlukta

Science (bilim) dergisinde yayımlanan yeni bir makalede, yerküre boyutlarındaki “küçük” gezengenlerin çoğunlukta olduğu iddia edildi.

ABD merkezli araştırma ekibinin bulguları, nispeten küçük boyutlardaki gezegenler Jupiter gibi dev boyutlardakilere oranla daha fazla sayıda.

Hawai’deki 10 metre boyutundaki Keck teleskopundan toplanan veriler, 22 yıldızın çevresindeki gök cisimlerinin incelenmesi sonucunda elde edildi.

Araştırma kapsamında incelenen yıldızların yüzde 1.6’sının dev gezegenlere, yüzde 12’sinin ise dünyanın on katı büyüklüğünde gezengenlere sahip.

Dünya boyutunda 23 gezegen

Kesk teleskopunun küçük boyutlardaki gezegenleri tespit etmekte zorlanması sebebiyle kesinleşmeyen veriler dünya boyutunda 23 tane gezengenin sözkonusu 22 yıldızın yörüngesinde olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırma ekibinden doktor Andrew Howard, eldeki teknik imkanlara sözkonusu bulgulardan daha kesin neticelere varılmasının mümkün olmadığını söyledi.

Doktor Howard ayrıca Nasa’nın Kepler uzay teleskopunun incelemekte olduğu 156.000 yıldızın, 120 ile 260 arasında değişen sayılarda gezegeni yörüngelerinde barındırdığı sonucunun çıkabileceğini söyledi.

Doktor Howard’a göre başka gezegenlerde yaşam izleri bulunması ihtimali, dünya boyutlu gezegenlerde daha yüksek. (BBC)

Ankara’da 84 yılın yağış rekoru

Türkiye’nin batı ve orta bölümlerinde yağan yağmur mikatrı mevsim normallerini katladı.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürü Mehmet Çağlar, bu ay yurt genelinin rekor yağışlara sahne olduğunu belirterek, Ankara’da son 84 yılın en yağışlı ekim ayının yaşandığını, İstanbul’da bir ayda düşen yağışın iki günde gerçekleştiğini bildirdi. Çağlar, İzmir, Çanakkale ve Bursa’da ise sadece son iki günde kaydedilen yağış miktarının, ekim ayı boyunca yağması gerekenin 2 katına çıktığını belirtti.

Çağlar, Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı havanın, yaptıkları tahminler ve uyarılar doğrultusunda yurdun kuzey ve batı kesimlerinde çok kuvvetli yağışlara neden olduğunu söyledi.

Çarşamba ve Perşembe günleri bazı illerde metrekareye düşen yağış miktarına ilişkin bilgi veren Çağlar, Bursa Osmangazi’de metrekareye 147.4, Yalova’da 127.1, Balıkesir Bandırma’da 128.9, Çanakkale’de 115.8, Bursa Merkez’de 113.6, Kocaeli’nde 108, İzmir’de 95 kilogram yağış düştüğünü belirtti.

Çağlar, yağışların bazı illerde uzun yıllar ekim ayı ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini belirterek, şunları kaydetti:

”Ankara’da 1926’dan bu yana son 84 yılın en yağışlı ekim ayı yaşanıyor. Perşembe günü 46.2 kilogram yağış kaydedildi. Bu değer 1,5 aylık toplam yağışımıza eşit bir miktardır. Uzun yıllar ortalaması 29 kilogram olan Ankara’da, perşembe günü ölçülen yağışla birlikte Ekim ayında 165 kilogram toplam yağışa ulaşıldı ve ortalamalardan 5,5 kat daha fazla yağış kaydedildi.

İstanbul’da son iki günün yağış miktarı toplamı 72.8 kilogram oldu. Bu değer uzun yıllar Ekim ayı toplam yağış değerinin üzerinde. Bir ayda kente düşen yağış miktarı, iki günde gerçekleşti. İstanbul’da Ekim ayı boyunca 269.4 kilogram toplam yağışa ulaşıldı, uzun yılların yaklaşık 4 katı yağış düştü.

İzmir, Çanakkale ve Bursa’da son iki günde kaydedilen yağış miktarı, uzun yıllar ekim ayı ortalamasının 2 katı olarak gerçekleşti.

Ekim ayı boyunca yaşanan yağışlara bakıldığında ise İzmir’de 240 kilogram toplam yağışa ulaşıldı ve bu ay yağışlar, ortalamanın yaklaşık 6 kat üzerine çıktı. Çanakkale’de 376.4 kilogram toplam yağışa ulaşılırken, uzun yılların yaklaşık 7 katı yağış gerçekleşti. Bursa’da da 376.4 kilogram toplam yağışa ulaşıldı ve Bursa’ya da uzun yılların yaklaşık 5,5 katı yağış düştü.”

YAĞIŞ GİDİYOR SICAKLIK ARTIYOR
Bugün Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile sabah saatlerinde İç Anadolu’nun doğusu ve Doğu Akdeniz’in doğusunun yağışlı geçeceğini belirten Çağlar, yağmur ve sağanağın, sabah ilk saatler ve gece, Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun Kuzeydoğusu’nun yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağını söyledi.

Çağlar, yağışların, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda kuvvetli olacağını tahmin ettiklerini belirterek, ”Rize ve Hopa çevreleri başta olmak üzere Doğu Karadeniz kıyılarında Giresun, Trabzon, Rize ve Hopa’da lokal sel sonucu yaşanabilecek heyelan tehlikesine karşı tedbirli olunması gerekiyor” dedi.

Yağışlı sistemin yarın Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun doğusunda etkili olduktan sonra yurdu terk etmesinin beklendiğini bildiren Çağlar, hava sıcaklığının bugün doğu bölgelerde 8-10 derece azalacağını, batı bölgelerde ise 2 ila 4 derece artacağını kaydetti.

Yarın, sıcaklıkların iç ve batı bölgelerde, hafta başından itibaren ülke genelinde 3 ila 5 derece yükseleceğini belirten Çağlar, ”Rekor yağışların ardından, yeni haftada ülke genelinde yağış beklenmiyor, hava sıcaklığının artışını sürdürmeye devam edeceği tahmin ediliyor” diye konuştu.

Türk Milli Takımı Ampute Futbol’da Dünya Üçüncüsü!

0

Arjantin’de gerçekleşen turnuvada Türk milli takımı Özbekistan’a yarı finalde 2-1 yenilerek üçüncülük mücadelesine hak kazandı. Diğer yarı final maçında ise Rusya’yı 4-1 yenen Arjantin finale yükseldi.

Teknik direktör Halil İbrahim Köprülü yönetimindeki milliler, üçüncülük maçında Rusya’yı 1-0 yenerek tarihi bir başarı kazandılar.

Final maçında ise Arjantin’i 3-1 yenen Özbekistan şampiyon oldu.

Alternatif rock Babylon’u işgal ediyor!

Post Dial, The Raws  gibi alternatif rock’ın önemli isimleri 30 Ekim’de Babylon’da.

Babylon’da Alternatif Cumartesi. Türkiye’nin gelecek vaat eden alternatif rock grupları Babylon sahnesini Cumartesi gecesi işgal ediyor.

Gecede ilk olarak sıra dışı sahne şovları ve enerjileriyle oldukça ses getiren 3 kişilik rock’n’roll orkestrası The Raws sahne alacak. The Raws, ilk 45’liklerini 2007’de İsviçre yeraltı rock’n’roll sahnesinin en önemli ismi Reverend Beatman ile beraber Almanya çıkışlı Squoodge Records etiketiyle yayınladı. Ekim 2008’de yayınladıkları ikinci albüm ‘Let’s Have a Bondage Blues’un ardından Almanya turnesine çıkan grup, buna ek olarak Hırvatistan ve İspanya’daki alternatif müzik festivallerinde de yer aldı.

Bir kere dinlemek hayranı olmak için yeterli
The Raws’ın sert ve hızlı açılışından hemen sonra elektronik/rock ikilisi Post Dial, Babylon sahnesini devralacak. Gitar, synth ve vokal’de Yiğit Bülbül, davul, synth ve vokal’de Sinan Tınar’dan oluşan Post Dial, 2007 yılında ‘Lights Off, Here It Is’ adlı EP’lerini Myspace üzerinden yayınlamıştı. Albüm sonrasında İstanbul’daki belli başlı mekanlarda ve Rock’n Coke’ta sahne alan Post Dial aynı zamanda Zoot Woman ve Archive gibi önemli grupların konserlerinde açılışı yaptı.

Mart 2010’da ikinci albümleri ‘You Are Not Alone’’u postdial.net üzerinden ücretsiz olarak yayınlayan Post Dial’a sahnede synth ve organ’da Ozan Tekin, bas gitarda İdris Akbulut ve saksafonda Emir Erünsal katılıyor.

Gecenin açılışı ve kapanışı ise Reset Magazine DJ’lerinden olacak. Alternatif rock grupları 30 Ekim’de Babylon’da. (ntv)

Fransa’da Emeklilik Reformuna Tepkiler Sürüyor

Fransa’da emeklilik reformuyla ilgili yasa tasarısının Parlamento’da onaylanmasına rağmen işçi eylemleri devam ediyor.

Sendikaların bugün tekrar greve gitmesi özellikle Paris’te uçak ve tren seferlerinin aksamasına yol açtı. Sendikalar, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’e baskı yaparak tasarıyı imzalamasını önlemeye çalışıyor.

Asgari emeklilik yaşını 60’dan 62’ye; tam emeklilik yaşını ise 65’den 67’ye çıkartan tasarı, gelecek ay Sarkozy tarafından imzalanarak yürürlüğe girecek.

Haftalardır tasarıyı protesto amacıyla düzenlenen gösteri ve grevler nedeniyle ülkede ulaşım aksadı, okullar kapandı, doğalgaz ve benzin satışları kesintiye uğradı.

Grev ve protesto gösterilerinin Fransa’ya günde 560 milyon dolara mal olduğu bildiriliyor.

Cumhurbaşkanı Sarkozy, emeklilik reformunun ülke ekonomisinin iflas etmemesi için şart olduğunu savunuyor. (voanews.com)

Çin Dünya’nın en güçlü süper bilgisayarını yaptı

Çin dünyanın en hızlı işlem gücüne sahip bilgisayarını yaptığını açıkladı.

Açıklamaya göre Tianhe-1A bilgisayarı saniyede 2 buçuk kentilyondan fazla hesap yapabiliyor. Tianhin kentinde bulanan süper bilgisayarın adı Türkçe ‘Samanyolu’  anlamına geliyor.

Tianhe-1A, Amerika Enerji Bakanlığı’nın Tennesse’deki laboratuarında bulunan ve şimdiye kadar en hızlı süper bilgisayar olarak bilinen Cray XT5 Jaguar’ın neredeyse bir buçuk katı daha hızlı işlem yapabiliyor.

Bununla birlikte Çin’in süper bilgisayarı, Amerikan  Nvidia ve Intel’in çiplerini kullanıyor. Amerika, dünyadaki en hızlı 500 süper bilgisayarın yaklaşık yarısına sahip ve bunlardan 24’ü Çin’de. (voanews.com)

Cezaevinde tecavüz kaçınılmazmış!

Antalya L Tipi Cezaevi’nde 17 yaşındaki mahkuma, çocuk koğuşunda kalan 15 tutuklunun işkence ve tecavüz etmesiyle ilgili görülen davada cezaevi savcısının olay hakkında daha önce takipsizlik kararı verdiği ortaya çıktı. Savcının gerekçesi, ‘olayların önlenemez oluşu’.

Hırsızlık suçlamasıyla tutuklanan 17 yaşındaki Z.D. cezaevinin çocuk koğuşunda yaşları 15 ile 17 arasında değişen 15 tutuklunun işkence ve tecavüzüne uğrayınca, cezaevi bünyesinde soruşturma başlatıldı.

Z.D. başka bir koğuşa alındı, bir süre sonra da tahliye edildi.

Olayla ilgili antalya 3’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, dönemin cezaevi savcısı Hasan Baykal’ın cezaevi görevlileri hakkında ‘görevi ihmal’ suçlamasıyla kovuşturmaya yer olmadığı gerekçesiyle soruşturmada takipsizlik kararı verdiği ortaya çıktı.

Kararda, ‘cezaevinin kapasitenin çok üzerinde tutuklu ve hükümlü barındırdığı ve personel yetersizliği’ne dikkat çekildi, “Nöbetçi sayısının az olması nedeniyle koğuş içi olayların başlamadan önlenmesi olanaksızdır” denildi.

Antalya 3’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşması 24 Aralık tarihine ertelendi. (DHA)

Çevreci gazeteci sivil polis takibinde!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Rize’de “Enerji Verimliliği” konulu bir panele katıldı. Çevreci eylemleriyle bilinen bir gazeteci de haber yapmak üzere paneldeydi. Ama o gazetecinin çevresindeki güvenlik önlemleri herkesi şaşırttı. 4 sivil polis gazetecinin etrafında etten duvar ördü. Rize Emniyet Müdürlüğü ise iddiayı yalanladı.

Bakan kürsüde konuşuyor, ama salonda ondan daha çok ilgi çeken biri var.

Kalabalığın içinde öylece oturuyor, bakanın sözlerinden notlar alıyor.

Çevresindeki 4 sivil polis ise onun her hareketini inceliyor, kaydediyor.

Sivil polis çemberindeki bu kişi bir gazeteci. İsmi Ömer Şan. Ama daha çok, HES’lere karşı duruşu ve çevreci kişiliğiyle biliniyor.

“Derelerin Kardeşliği Platformu” dönem sözcüsü olan Şan, hidroelektrik santrallerine en çok tepki gösterilen Rize’de yaşıyor.

Şan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın da katıldığı “Enerji Verimliliği” panelindeydi. Toplantıya çevreci değil, gazeteci kimliğiyle katıldı. Yani işini yapacaktı. Ama çevresini 4 sivil polis kuşatınca o da şaşırdı:

“Gergin bir ortamda Rize’ye gelen bakanın çevresinde güvenlik önlemi alınması abartılı olsa da normal. Bizim yaptığımız açıklamalarda saldırgan olmayan tavrımıza rağmen 400 kişilik salonda kuşatma altına alınmaya anlam veremedik. Salondakilerin de dikkatini çekti. Ben sonradan durumu fark ettim.”

Bu kuşatma Şan’ı şaşırttı ama yıldırmayacak:

“Yeni yasa tasarısının engellenmesinin yanı sıra doğal yaşam alanlarının korunması ve HES’lerin verdiği geri dönüşümsüz zararlara karşı dikkat çekmek için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”

Rize emniyeti yalanladı

Rize Emniyet Müdürlüğü ise iddiayı yalanladı.

İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, Milliyet Gazetesi’nin bugünkü sayısında “Katil Değil Çevreci” başlığı ile haber yer aldığı belirtilerek, “Gazetede ‘Derelerin Kardeşliği Platformu sözcüsü Ömer Şan’ı toplantı boyunca 4 sivil polis takibe aldı’ şeklinde yer alan haber, gerçeği yansıtmamaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız sayın Taner Yıldız’ın da katılımı ile gerçekleşen ‘Enerji Verimliliği’ konulu panelde standart güvenlik tedbirlerinin yanı sıra Koruma Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde sayın Bakanımızın katılmasından dolayı yakın koruma önlemleri alınmıştır. Adı geçen Ömer Şan isimli şahsın toplantıya katıldığından gazetede çıkan haber üzerine bilgi sahibi olunmuştur” denildi. (CnnTurk)

AB’ye mülteci akınında gözler Türkiye’de

Avrupa Birliği’ne giren her 10 kaçağın yaklaşık 9’u Türkiye-Yunanistan sınırı üzerinden giriş yapıyor ve son bir yıl içerisinde bu güzergâh üzerinden Avrupa’ya gelen yasadışı göçmen sayısında ciddi bir artış var.

Türkiye coğrafi konumu itibariyle, sığınma amaçlı ya da ekonomik sebepli nüfus hareketlerinin güzergâhı üzerinde bulunan önemli bir geçiş ülkesi. Kaçak göçmenlerin bir kısmı Türkiye’de sığınma sistemine başvururken bir kısmı, yasadışı yollardan Avrupa’ya gitmeye çalışıyor. Bunu yapmaya çalışanlar işte adeta Türk-Yunan sınırına akın ediyor.

Bu insan seliyle başa çıkamayan Yunanistan, gittikçe daha da dramatik bir hale dönüşen mülteci sorunuyla baş edebilmek için AB’den yardım istedi ve şimdi devreye birliğin, göç hareketlerini koordineli bir şekilde kontrol altına alabilmek amacıyla kurduğu sınır güvenliğinden sorumlu kurumu Frontex giriyor.

Frontex’in acil müdahale ekibi geçici bir süre Yunanistan’ın Türkiye sınırına konuşlandırılacak.

Çorabatır: ‘Sığınma prosedürüne erişim sağlanmalı’

Gelişmeleri yakından takip eden Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Türkiye Temsilciliği’nin Sözcüsü Metin Çorabatır bu konunun Yunanistan ve Avrupa Birliği’ni ilgilendiren bir konu olduğunun altını çizdi. Bununla birlikte Çorabatır, “Sınır girişlerini kontrol altına almaya çalışırken, göçü yönetmeye çalışırken, sığınma amaçlı gelen uluslararası korumaya ihtiyacı olan kişilerin ülkeye, güvenli bir yere girişini engellememek. Sığınma prosedürüne erişimi sağlamak Frontex ve benzeri bütün ulusal ve bölgesel çabalarda dikkate alınması gereken bir unsur” diye konuştu.

Dışişleri Sözcüsü Ünal: ‘Eleştiriler haklı değil’

Öte yandan Türk hükümeti, Avrupa Birliği’ne en çok kaçak göçmen geçişinin Türkiye üzerinden gerçekleşmesi nedeniyle eleştiri oklarının hedefinde. Türkiye’nin insan kaçakçılığına göz yumduğu iddia ediliyor.

DW’nin sorularını yanıtlayan Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal’a göre eleştiriler haklı değil. “Türkiye yasadışı göç ve göçmen kaçakçılığı ile ilgili çok önemli adımlar attı” diyen Ünal sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son 15 yılda Türkiye üzerinden geçen binlerce yasadışı göçmen yakalandı. Son 10 yılda da ülkemiz üzerinden faaliyet gösteren 10 binden fazla kaçakçı yakalandı. Bu rakamlar Türkiye’nin gerek kendi içinde aldığı önlemlerin gerekse diğer kuruluşlar ve ülkelerle yaptığı işbirliğinin somut sonuçlarıdır.”

Frontex: ‘Olumlu bir adım olabilir’

Sözcü Ünal, “Frontex’in Yunanistan’ın Türkiye sınırında görev yapacak olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Bir AB ülkesinin bir AB kurumuyla yaptığı çalışma sonuç itibariyle o ülke ile o kurum arasındaki bir ilişki. Ama bunun Yunanistan açısından yasadışı göçmen kaçakçılığıyla ilgili olumlu bir adım olabileceğini anlıyoruz. İhtiyacına binaen buraya başvurduğunu anlıyoruz.”

Dışişleri Sözcüsü ayrıca Türkiye’nin Frontex ikili işbirliğini kurumsal bir çerçeveye oturmak için 2008 yılından bu yana bir metin üzerinde görüşmelerini sürdürdüğünü de sözlerine ekliyor.

‘Türkiye’de olumlu gelişmeler var’

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Türkiye Temsilciliği Sözcüsü Metin Çorabatır ise Türkiye’deki en önemli sorunların başında sığınmacılara uygulanan coğrafi kısıtlama olduğuna işaret etti. Sözcü Çorabatır, bu nedenle ciddi sıkıntılar yaşandığını söyledi. Ancak Çorabatır olumlu gelişmeler yaşandığını da sözlerine ekledi: “Türkiye’nin ilk iltica yasası aşağı yukarı hazır ve umut ediyoruz ki önümüzdeki aylarda meclise sunulacak ve umarım bu dönemde meclisten geçer. Yasa birçok açıdan Türkiye açısından bir sıçrama olacak, mültecilerin Türkiye’de kaldıkları sürece yaşam standartlarını artıracak bazı önemli unsurlar içeriyor.”

Türk- Yunan işbirliği sürüyor

Peki Yunanistan ile Türkiye arasında gerilime yol açan mülteci sorunu konusunda ikili işbirliği güçlendirilecek mi? Dışişleri Sözcü Ünal bu soruyu, “Edirne’ye ilaveten Dikili’den belirli bir sayının üzerindeki yasadışı göçmenin yakalanması halinde iade edilmesi konusunda mutabakat oluşmuştu. Sayın Başbakanımızın Mayıs ayındaki Yunanistan ziyaretinde konu tekrar gündeme geldi ve konudaki çalışmanın süreceği konusunda mutabakat teyit edildi” sözleriyle yanıtladı.

Avrupa da eleştirilerin odağında

Avrupa Birliği de sığınmacılar konusundaki katı tutumu nedeniyle eleştiriliyor. Hatta bazı uzmanlara göre AB’nin sığınmacı politikaları bu soruna kaynaklık ediyor.

Metin Çorabatır ise Avrupa’nın göçmenler için hedef bölgelerden biri olduğuna ve burada yaşayan kaçak göçmenlerin sayısının artığına dikkat çekmekle birlikte Avrupa’nın mültecilerle ilgili politikaları hakkında şu değerlendirmede bulundu: “Avrupa’da göçmen karşıtı negatif kamuoyları oluşuyor. Bazı siyasiler bunu istismar ediyorlar ve böylece kendiliğinden Avrupa’nın o sığınmacıya kucak açan liberal yaklaşımından zaman zaman uzaklaşılıyor. Dolaysıyla AB kendi içinde sığınma hareketlerini kısıtlayan hareketler yapıyor. Meşhur bir söz vardır ‘AB’nin etrafına kale örmek’ diye. Başka sorunlar devam ettiği müddetçe bu insanlar gelmeye devam edecek. Önemli olan bunun iyi yönetilmesi. Uluslararası insan hakları ilkelerini, özellikle sığınma ve uluslararası koruma ilkelerini arka plana atmadan, ön plana çıkartan tedbirlerin alınmasıdır. “

Kaçakçılara nasıl darbe indirilir?

Çorabatır ayrıca sınır geçişleri ve göçün iyi yönetilmemesinden en çok insan kaçakçılarının fayda sağladığına vurgu yapıyor ve bunu önleyecek en etkin yolu şu ifadelerle dile getirdi: “İnsanlar sınır geçebilmek için büyük paraları bu kayıt dışı ve yasadışı sektöre yatırmak durumunda kalıyor. Sığınmacıların sığınma sistemlerine erişiminin kolaylaştırılması bu sektöre en iyi darbeyi indirir.”

(Deutsche Welle Türkçe)