Ana Sayfa Blog Sayfa 4438

Dünya felakete gidiyor, Türkiye “gerek yok” diyor

Dünya üzerinde ölçülmüş en sıcak yılda faaliyetlerine başlayan İklim Değişikliği Daire Başkanlığı, kapıda bekleyen muhtemel yeni en sıcak (yani, daha da sıcak!) yılın başında kapatıldı.

Görsel 350ankara.blogspot.com/ dan alınmıştır

İklim Değişikliği Daire Başkanlığı, yeryüzünde ölçülmüş en sıcak yıl olan 2010 senesinde, Kuzey Yarımküre’yi ve dolayısıyla Türkiye’yi de içine alan muazzam sıcak hava dalgasının tam ortasında, 2010 yılının Temmuz ayında, o zamanki Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerine başladı.

Yeni kurulan İklim Değişikliği Dairesi Başkanlığı’nın, iklim değişikliğine ve ozon tabakasının incelmesine neden olan maddelerin kontrolü, geri kazanılması ve bertarafına ilişkin olarak ulusal ve uluslararası gelişmeleri izleyip değerlendirmesi, konuyla ilgili politika ve strateji belirleyerek, uygulamaya yönelik çalışmalar yapması hedefleniyordu.

Bu amaçla kurum dahilinde Türkiye’nin İklim Değişikliğine Uyum Projesi ve Uyum Stratejisi, İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Toplantıları koordinatörlüğü gibi birçok faaliyete imza attıldı.

2010 yılından bu yana hem Türkiye hem de Dünya aşırı iklim olayları ile çalkalandı. Birbirinin peşi sıra yayınlanan raporlar dünyanın geri dönülemez noktaya doğru koşar adım ilerlediğini gösterirken, Türkiye de bu gidişatı iyice içinden çıkmaz hale getiriyor, başta kömür olmak üzere iklim değişikliğinin başlıca nedeni olan fosil yakıtlara yatırımını arttırarak sürdürüyor.

İklim değişikliğinin etkilerinin artarak devam edeceği konusunda tüm iklim bilimcileri hemfikir. 2013 yılına da Avusturalya’da kilometrelerce ormanlık alanın yanıp kül olmasına neden olan muazzam sıcaklıklarla başlandı.

Yeşil Gazete’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yakın kaynaklardan edindiği bilgiye göre, en sıcak yılda kurulan İklim Değişikliği Daire Başkanlığı, en sıcak yıl olması muhtemel 2013 senesinin başında kapatıldı ve Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı’na altında çalışan bir şube haline getirildi.

Şimdi merak edilen, “asfalt eriten”, Avrupa’da birçok insanın hayatına mal olan bir sıcak hava dalgası içerisinde bir zorunluluk olarak kurulduğu izlenimi uyandıran bu birimin küçülmesi ile çalışmalarına nasıl devam edeceği sorusu.

Türkiye, Uluslarası Enerji Ajansının raporuna göre Dünya’da kömüre en fazla yatırım yapan 4. ülke olurken, Greenpeace’in önümüzdeki 40 yıl içerisinde dünya’nın en kirli bölgesinin Afşin Elbistan bölgesinde ortaya çıkacağı haberleri gölgesinde, hem Türkiye hem de Dünya iklim değişikliğinin etkileri ve nedenleri konusunda bu sorunun cevabını arıyor.

(Yeşil Gazete)

Yeşiller/Sol, “Elçilik saldırısını kınıyoruz”

Yeşiller ve Sol Gelecek; 1 Şubat günü Ankara’daki ABD Büyükelçiğine düzenlenen intihar saldırısını yazılı bir basın açıklaması ile kınadı.

Barış yanlıları olarak şiddetin her türlüsüne nedeni ne olursa olsun karşı çıkıldığının vurgulandığı basın açıklamasında barış içinde yaşanabilir dünya yaratmanın ön koşulu olarak  savaşa, militarizme, erkeklerin kadınlara, insanın diğer canlılara yönelik uyguladığı şiddete ve toplumsal hayatın her yanına sinmiş her türlü şiddete karşı mücadele edilmesi gerektiği belirtildi.

Basın açıklamasının tam metni;

Elçilik saldırısını kınıyoruz, herkesi şiddetsiz bir toplum için çaba harcamaya çağırıyoruz

ABD Büyükelçiliği’ne yapılan intihar saldırısı sonucunda saldırgan ile elçilik girişindeki koruma görevlisi yaşamını yitirdi, o anda orada bulunan bir gazeteci de ağır yaralandı.

Saldırı bize bir kez daha şiddetin yıkıcılığını gösterdi. Amacı ne olursa olsun bu tür saldırıları, yaşamın korunmasını önceliğine alan, barış yanlılarının onaylaması mümkün değildir.

Bu tür olaylar toplumda ciddi güvensizlik duygusu ve kaygılar yaratmaktadır. Güvenlik kaygılarının artması, hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına gerekçe yapılabilmektedir. Bu nedenle, bombalamayı aynı zamanda demokratik toplum yaratma çabalarımıza yönelik bir tehdit olarak görüyoruz.

Kendi bedenini feda eden, yakınında olan her şeyi, herkesi yok etmeye yönelik saldırının, bir siyasi eylem biçimi olarak seçilmesinin de barış ve demokrasi güçlerinin kitlesel mücadele potansiyelini zayıflattığını düşünüyoruz.

Barış içinde yaşanabilir dünya için şiddetten arınmış bir toplumu yaratmalıyız. Bunun için de  savaşa, militarizme, erkeklerin kadınlara, insanın diğer canlılara yönelik uyguladığı şiddete ve toplumsal hayatın her yanına sinmiş her türlü şiddete karşı mücadele etmeliyiz. Siyasetçiler olarak şiddetsiz bir politik dili ve şiddet içermeyen siyaset anlayışını yerleştirmek zorundayız.

Eşit, özgür, barış içinde yaşanabilir bir dünyadan yana olan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olarak, Ankara’daki Elçilik Saldırısını hangi amaçla yapılmış olursa olsun reddediyor ve kınıyoruz. Yaşamını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralı gazeteciye  acil şifalar diliyoruz.

Şiddetten arınmış bir toplum için herkesi duyarlı olmaya ve çaba harcamaya çağırıyoruz.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüleri
Sevil Turan – Arif Ali Cangı”

(Yeşil Gazete)

Yunan ve Alman faşistleri iletişime geçti

0

Der Spiegel’in bugün yayınladığı bir habere göre, Alman istihbarat birimleri Yunanistan’ın aşırı sağcı partisi Altın Şafak’ın Bavyera’da Alman neo-nazi örgütleri ile bir protokole imza attıklarını ortaya çıkardı.

Yunanistan’ın aşırı sağcı partisinin bu temasları ilk de değil. Altın Şafak Partisi geçtiğimiz Ocak Ayı’nda, İkinci Dünya Savaşı sonunda Alman savaş suçlularının yargılandığı Nuremberg şehrinde bir ofis açmıştı.

ABD elçiliği önünde Kardak protestosu

Yunanistan Parlamentosu’nda 18 sandalyeye sahip olan aşırı sağcı Altın Şafak Partisi destekçileri geçtiğimiz Cumartesi günü Atina’daki ABD konsolosluğu önüne gelerek, Türkiye ve Yunanistan’ı karşı karşıya getiren Kardak krizini protesto etti.

Bir diğer ilginç gelişme ise Perşembe günü yaşandı. Altın Şafak milletvekillerinin küfür ve tehditlerle terörize ettiği bir meclis oturumu sırasında, aşırı sağcı partinin milletvekillerinden Vassilis Kapernaros sinirli bir şekilde konuşurken elini kürsüye vurunca parmağını kırdı.

(Ekathimerini, Yeşil Gazete)

Fransa Meclisi “Herkes İçin Evlilik” tasarısına “Oui” dedi

Kaos GL’den Ömer Akpınar’ın haberine göre Fransız Ulusal Meclisi “Herkes İçin Evlilik” tasarısının ilk maddesini 97’ye karşı 249 oyla kabul ederek eşcinsellerin evlenme hakkını tanıdı.

2 Şubat Cumatesi günü kabul edilen tasarının birinci maddesi, evliliğin kadın ile erkek arasındaki geleneksel tanımını değiştirerek aynı cinsten kişilerin de evlenebilmesinin yolunu açıyor.

Sosyalist vekiller, çevreciler, radikal sol ve Sol Cephe evliliğin yeni tanımından yana oy kullandılar. Merkez sağ ana muhalefet partisi UMP vekilleri ise Franck Riester ve Benoist Apparu dışında tasarının ilk maddesi aleyhinde oy kullandılar. İlk maddenin geçmesini vekiller ayağa kalkarak alkışlarla kutladılar.

Ayrıca belediye başkanlarının eşcinsellerin evlenmesini reddetme hakkı olması yönünde sağ kanadın sunduğu değişiklik önerisi reddedildi. Yasayla birlikte tüm Fransız belediye başkanları eşcinsel çiftlere nikâh kıymakla yükümlü olacak.

Tasarının diğer maddeleri önümüzdeki günlerde teker teker oylanacak. Sonrasında tasarı Fransız Senatosu’nda oylanarak Cumhurbaşkanı Hollande’ın imzasına sunulacak.

(Kaos GL)

 

Gürcü dili de yeni yayın döneminde Nor Radyo’da

Dördüncü yaşına giren Nor Radyo, yeni yayın dönemine sekiz dille başlıyor. Bugün başlayan yeni yayın döneminde Nor Radyo’da haken devam etmekte olan Ermenice, Türkçe, Kürtçe, Hemşince, Lazca, Adıgece, Çeçence programların arasında Gürcüce de eklendi. Bu hafta itibarı ile Çarşamba günleri 19.00-20.00 saattleri arasında gürcü dili ve müziklerini dinlemek isteyenler Nor Radyo’dan “Chveni Xma“yı dinleyebilir.

İnternet üzerinden yayın yapan Nor Radyo’yu dinlemek için norradyo.com/

“Chveni Xma” programında Sarp sınırının iki yakasındaki halkları dil, kültür, müzik, tarih, mutfak, gelenek ve görenek gibi geniş bir yelpazede birleştirmeyi amaçlanıyor.

Anadil programları devam ediyor

Anadolu coğrafyasında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan diğer diller eskiden olduğu gibi Nor Radyo’dan kulağınıza çınlamaya devam edecek

Nor Radyo’da devam eden anadil programları arasında ise; politik olsun olmasın baskı gören ve bu baskılara cevap veren tüm Kurdî unsurları konu eden Solîn ve umudun sesiKurdane, Çerkes halklarını ve kültürlerini tanıtan Nartların Sesi, Antik Kolkhida’dan günümüze Laz dili ve kültürünü aktaran Şk’uneburi K’aidepe, Agos Gazetesi Ermenice sayfaları editörü Pakrat Estukyan ile haftalık yorum programı Orn e Gantsni, Hamşetsu öykü ve manilerinin paylaşıldığı Hemşin Öyküleri yayın hayatına devam edecek.

Nor Radyo’dan Radyo Tiyatrosu

“Anlatılan bizim hikâyemizdir!” diyerek, ülke gündeminde önemli yer tutan öğrenci hareketini ve gündemini konu alan ‘Bal Porsuğu‘, Cuma günleri 19.00-20.00 arasında Nor Radyo’da.

Bir kuşağın hayal meyal hatırladığı radyo tiyatrosunu dinleyicilerle buluşturacak olan ‘Tiradyo‘, Perşembe günleri 22.00-23.00 arasında. Tiradyo’da bir döneme damgasını vurmuş olan arkası yarınlı radyo tiyatrosu nostaljisi günümüze taşınacak.

Medya ve sanat dünyasının emekçilerini yakından tanıma fırsatı bulacağınız ‘Müşterek Sohbetler‘, Salı günleri 20.00-21.00 arasında Nor Radyo’da.

Calderon’un “Hayat nedir?” sorusunun cevabını seçtikleri şiir ve şarkılarla irdeleyecek olan ‘Ceviz Kabuğunda Düşler‘, Perşembe günleri 21.00-22.00 arasında.

“Biz aslında yalnızlığı pek sevmeyiz” diyen ‘Çatlak Sesler, programa konuk olacak sanatçılarla, şarkılar dinleyerek, kitaplar okuyarak, resimlere ve fotoğraflara bakarak hayatı paylaşacak. Pazar günleri 19.00-20.00 arasında Nor Radyo’da.

Blues ve country şarkılar ile ‘Mızıka‘ Pazartesi günleri 23.00-00.00 arasında, psychedelic ve progressive rock şarkılar ile de ‘Kediotu‘ Pazar günleri 21.00-22.00 arasında Nor Radyo’da olacak.

(Bianet)

 

“Hükümet Kadın” galasında barış mesajları

Başrollerini Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat’ın paylaştığı ‘Hükümet Kadın‘ adlı filmin galası Mardin’de yapıldı. Türkiye’de yaşanan barış görüşmelerini değerlendiren sanatçı Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat, barış sürecine çok umutlandıklarını, bunun, herkesin istediği tek şey olduğunu ifade etti.

Yön: Sermiyan Midyat, Oyuncular: Demet Akbağ, Ercan Kesal, Bülent Çolak, Cezmi Baskın, Mahir İpek, Rıza Akın, Bahadır Efe, Ayberk Atilla, Olgun Toker

Galaya Mardinlilerin ilgilisi yoğun olurken, filmin başrol oyuncusu Demet Akbağ, sinema salonunun girişinde çiçeklerle karşılandı. Programa; İçişleri Bakanı Muammer Güler, Mardin Milletvekili Abdurrahman Akdağ, Mardin Valisi Turhan Ayvaz katıldı.

Gala öncesi basın mensuplarını sorularını cevaplayan Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat barış için umutlu olduklarını ifade ettiler. Film hakkında konuşan Sanatçı Akbağ, şöyle dedi: “Bugün bu filmde oynayan birçok sanatçımız burada galaya katıldı. Bu şehrin filmini bu şehirde seyretmek kadar güzel ve doğal bir şey yok. Sayın bakanımız da galaya katıldı. Bizleri sevindirdi. Güzel bir film oldu. İstanbul’da ve Ankara’da filmimizle ilgili çok güzel şeyler duyduk. Çok güzel film, salonlar dolu, bence Mardin halkını bizim kadar sevindirecek bir haber. Barış sürecine çok umutlandık, bence artık bu herkesin tek istediği tek şey barış ve şehre daha büyük bir huzurun hakim olması, çünkü geldiğimizde de birazcık turizmin yavaş yavaş gerilediğini görmüştük ve çok üzmüştü bizi, halk bundan çok şikayetçiydi, herkes bir kabuğuna çekilmişti. Ama ben bu kez çok umutluyum. Bence yöreyi en güzel ortaya koyan 1957 yılında Güneydoğu’da bir kadının belediye başkanı oluşu, zaten yörenin öneminin bir kere daha artırıyor.

Sanatçı Sermiyan Midyat ise barışa bir nebze de katkı sunmanın gurur verici olduğunu belirterek, filmle ilgili zaten politika yapmamak için sanat yaptıklarını söyledi. Filmin aslında barış sürecini anlatan bir hikaye olduğunu ifade eden Midyat, “Bütün emeğimiz, hayata bakış açımız, o politikayı anlatan bir film değiliz. Tamamen eğlenceyi, şamatayı ve o kardeşliği anlatan bir filmdir. Barış süreci olağanüstü ve umutlandırıcıdır. Bizlerin de bir nebze tuzu olsa bu çorbada, onur, gurur duyarız. Ben de bir Mardin Midyatlı olarak bundan daha da çok gurur duyarım. Umarım başladığı gibi yükselerek devam eder. Babaannemin hikayesi ile yola çıkarak böyle bir filmi çevirdik. Bölgede ilk ve en anlamlı gala oldu. Filmde 2 bine yakın Mardinli oynadı. Mardinli, Midyatlılar oynadı. Mardin’de eş dost herkes kapılarını bize açtı.” şeklinde konuştu.

Film hakkında görüşlerini bildiren Güler, farklı duygular içinde olduğunu belirterek, bu filmde birçok mesajlar aldığını söyledi.

Özellikle Mardin adına filmin çok güzel olduğunu ifade eden Bakan Güler, “İçişleri Bakanı olarak Mardinlilere hitap ederken çözümün Mardin modelinde olduğunu söylemiştim. Bugün Mardin modelinin hangi mesajlarını içerdiğini Aziz beyden merhum başkandan dinledik. Diyordu ki ‘Çeşitlilikler güzeldir. Farklılıklar olursa değişik insanlar olursa hayat güzeldir’ demişti. Şimdi bizim toplum olarak halkımıza vermemiz gereken en büyük mesaj budur. Mardin’de de farklılıklar çeşitlilikleri bir zenginlik olarak yaşadık. Farklı kültürlerde herkes birbirinin hukukuna inancına töresine şahsiyetine saygı duyuyor.” Dedi. Güler; “Bu filmin Mardin’e çok güzel şeyler katacağına inanıyorum. Hollywood derken inşallah Mardin yakın zamanda film platoları ile Mardinwood olur.” Diye ekledi.

Galaya katılan vatandaşlar ise filmin Mardin’de çekilmesi ve galanın burada yapılmasının kendilerini sevindirdiğini ifade ettiler.

Ajanslar, Yeşil Gazete

Fidel, 3 yıl aradan sonra oy kullanmak için kamuoyu karşısında

0

Küba eski Devlet Başkanı Fidel Castro, üç yıl aradan sonra ilk kez Küba seçimlerinde oy kullanmak üzere kamuoyu önüne çıktı. Küba’nın 86 yaşındaki eski lideri Fidel Castro başkent Havana’nın El Vedado bölgesindeki seçim merkezine giderek oy kullandı.

Castro, gazetecilere yaptığı açıklamada Küba halkının ‘devrimci bir halk’ olduğuna inandığını söyleyerek 50 yıllık Amerikan ambargosunun Küba’yı bugüne kadar dize getirmediğini, bundan sonra da getiremeyeceğini söyledi.

Bu seçimlerde de milletvekilliğine aday olan Castro, rahatsızlığı nedeniyle nadiren kamuoyu önüne çıkıyor.

Küba’da yaklaşık 8 milyon 500 bin seçmen 612 sandalyeli mecliste görev yapacak vekilleri seçmek üzere sandık başına çağrıldı.

Seçim öncesinde muhalefet partisinin seçime katılması engellenmişti. Seçime katılım oranının yüzde 86 dolayında kaldığı, bunun Küba tarihindeki en düşük oran olduğu ifade edildi.

Seçimler sonucunda Devlet Başkanı Raul Castro’nun yeniden göreve seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Raul Castro, ağabeyi Fidel Castro’nun rahatsızlanması üzerine 2006 yılında görevi geçici olarak, 2008 yılında da resmen devralmıştı.

Komünist partinin seçimleri taban hareketinin sonucu olan bir oylama olarak sunduğunu belirten muhabirler yeni meclisin ilk oturumunu 24 Şubat’ta yapacağını belirtiyor.

Siyasi gündemin baştan belirlendiği söylenen seçimlerin bir sonucu olarak, Raul Castro’nun meclis tarafından yeniden devlet başkanlığına seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Küba Yönetimi 2008’deki oylamada katılımın yüzde 96,8 oranında olduğunu duyurmuştu.

(Deutsche Welle, BBC)

 

 

“Geleceğim sinemada” diyenler için TISFEST

13-19 yaş arası genç kısa filmcilerin çalışmalarının yarışacağı, yanı sıra söyleşiler, atölye çalışmaları ve Kasette İstanbul’da her gece festivale özel partileri de içeren TISFEST, 5-9 Şubat arası Pera Müzesi, Goethe Enstitüsü ve Fransız Kültür Merkezi‘nde gerçekleşecek.

Bu yıl, “‘Geleceğim sinemada’ diyorsan yerin burası!” sloganıyla,  ikinci kez düzenlenecek olan TISFEST (Teen International Shorts Festival – Uluslararası Gençler Kısa Film Festivali), dünyanın dört bir yanından kısa ve uzun metraj film gösterimleri ile yalnızca bir kısa film yarışması değil, geniş programı olan bir sinema festivali. Festivalde, 5–9 Şubat 2013 tarihleri arasında herkese açık masterclasslar düzenlenecek. Bu oturumlara Türkiye’den ve dünyadan ünlü simalar katılacak, genç sinemacılar ünlü simalarla konuşma, fikirlerini paylaşma, yardım alma şansına sahip olacaklar.

Festivale katılan tüm genç kısa filmcilerin filmleri günde 3 seans olmak üzere 5-8 şubat arası her gün Goethe Enstitüsü’nde seyirciyle buluşacak. Detaylı gösterim programı için tıklayınız.

Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği “Bir Zamanlar Anadolu’da” filminin senaristi Ercan Kesal ile Senaryo Atölyesi, Kerem Akça tarafından verilecek olan “Yeni Türkiye Sinemasında Yükselen Eğilimler” konulu masterclass ve Semih Bulgur ile Storyboard çizim atölyeleri ise festivalin diğer sürprizleri.

Dünyanın çeşitli ülkelerinden 200’e yakın kısa filmin gösterileceği festivalde uluslararası panorama kısaları tam 13 farklı seçki altında gösterilecek. Bu seçkilerden öne çıkanlar savaş karşıtı filmlerin bulunduğu “Shoot Films Not People”, gençlik sorunlarının işlendiği “Generation Z”, terör algısını sorgulayan “Staterror” seçkileri.

Festivalde, genç Fransız sanatçı Jean-Gabriel Périot için de ayrılmış bir seçki bulunuyor. Sanatçının filmlerinden dokuzunun gösterileceği bu seçki, Fransız Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

Hrant Dink Vakfı’nın katkılarıyla gösterilen “Vicdan Filmleri”, yönetmenliğini Ümit Kıvanç’ın yaptığı “Ağlama Anne Güzel Yerdeyim” ve Metin Avdaç imzalı “Sabah Yıldızı: Sabahattin Ali” programda öne çıkan diğer filmler.

Festival haftası boyunca TISFEST’i ağırlayacak olan Kasette İstanbul’da her gece resident DJ’ler Ser-Touch, Semih Akay ve Sinan Yalçın yer alacak. Her gece 22.00’da başlayan TISFEST partilerine sürpriz DJ’ler de konuk olacak. Eğlencelerde Happy Hour uygulaması mevcut.

Festival kapsamında düzenlenecek olan yarışmaya katılan filmler arasından en iyilerin belirleneceği ödül töreni 9 Şubat’ta saat 19.00’da Pera Müzesi’nde düzenlenecek. Kurmaca dalında en iyi ilk 3 film belirlenirken, animasyon ve belgesel dallarında ise birer birinci seçilecek. Fransız Kültür Merkezi’nin katkılarıyla gösterilecek olan “Histoires Vraies” seçkisinde yer alacak filmlerden biri ise yine sürpriz bir ödülün sahibi olacak.
www.tisfest.com
facebook.com/tisfest
twitter.com/tisfest
[email protected]

–  Yeşil Gazete –

 

 

IMF’den Arjantin için kınama mesajı

0
IMF başkanı Christine Lagarde

Arjantin ile IMF arasındaki ilişkiler gerildi. IMF, Arjantin’in ekonomik verilerinin güvenilir olmadığı gerekçesiyle bir kınama açıklaması yaparken, Arjantin Fon’u çifte standart uygulamakla suçladı.

IMF, Arjantin’i ülkenin enflasyon ve büyümeyle ilgili bilgileri çarpıttığı gerekçesiyle kınadı. IMF İcra Kurulu, veri akışı konusunda ciddi bir ilerleme kaydedilmediğini belirtti. Arjantin’i bu konuda 29 Eylül’e kadar harekete geçmeye çağıran IMF, hükümetin sorunu gecikmeden gidermesi gerektiğinin altını çizdi.

Süreci Kasım ayında tekrar gözden geçireceğini ve gerekirse yaptırım uygulacağını kaydeden IMF, tarihi boyunca ilk defa bir ülke için kınama açıklaması yapmış bulunuyor.

Bu kınama açıklamasına Arjantin’in yanıtı da gecikmedi. Arjantin, IMF’nin yaptığı kınama açıklamasının yeni bir hatadan ibaret olmadığını, bunun IMF’nin haksız uygulamalarının ve belli bazı üyeler için uyguladığı çifte standardın açık bir örneği olduğunun altını çizdi.

(T24)

Nüdistler çıplak gezme hakkı için yürüdü

ABD’nin San Francisco kentinde çıplak gezmenin yasaklanması protestoya neden oldu. Ancak çıplak dolaşmayı savunan nüdistler, yasağı çıplak protesto edince gözaltına alındı.

Her yerde çıplak dolaşmayı savunan nüdistler, Kaliforniya Eyaleti’ne bağlı San Francisco kentinde çıplaklık yasağını protesto etmek istedi. Ancak eylemlerini çıplak olarak gerçekleştiren göstericiler kısa süre içinde polis tarafından gözaltına alındı.

San Francisco Belediyesi, geçen kasım ayında kabul ettiği yeni bir yasal düzenleme ile kamuya açık alanlarda çırılçıplak gezilmesine yasak getirmişti.

1 Şubat’ta yürürlüğe giren yasaya göre, kentte çıplak dolaşanlar ilk aşamada 500 dolara kadar para cezasına çarptırılacak.

Aynı kişinin yasağı ikinci kez ihlâl etmesi halinde ise bir yıla kadar hapis istemiyle yargılanması söz konusu.

Yasağa karşı çıkan nüdistler ise ilgili yasayı Yüksek Mahkeme’ye taşımış, ancak bu girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Nüdistler, hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini söylüyor.

(BBC Türkçe)