Ana Sayfa Blog Sayfa 2556

Koruma alanlarına yapılaşma tehditi

Türkiye’nin 7 ilinde bir çok koruma alanı Çevre Bakanlığı’nın talimatıyla ‘tanımı değiştirilerek’ yapılaşmaya açıldı. Kararlar doğa talanına yol açabilir

Van’ın Bahçesaray ilçesindeki Müküs Çayı’nın statüsü de değiştirildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün talimatı ile Edirne, Gümüşhane, Bursa, Van, İzmir, Denizli ve Çanakkale’de birçok alan yapılaşmaya açıldı.

17 Nisan 2019 Tarihli ve 30748 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ilana göre değişiklikler şöyle:

-Edirne’nin merkez ilçesindeki doğal SİT alanı Askersöğütlü Devlet Ormanı nitelikli doğal koruma alanı, Eğribük Havzası doğal koruma alanı ilan edildi.

-Gümüşhane’nin merkez ilçesinin Süleymaniye Mahallesi’ndeki doğal SİT alanı, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı ilan edildi.

-Bursa’nın Orhangazi ilçesinin Keramet Mahallesi’ndeki doğal SİT alanı, nitelikli doğal koruma alanı ilan edildi.

-Van’ın Bahçesaray ilçesindeki Müküs Çayı doğal SİT alanı, nitelikli doğal koruma alanı ilan edildi. Gürpınar ilçesinin Çavuştepe Kalesi’ndeki doğal SİT alanı, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı ilan edildi.

-Denizli’nin Babadağ ve Tavas ilçelerindeki doğal SİT alanı Salbakos Dağları ve çevresi, doğal koruma alanı ilan edildi.

-İzmir’in Buca ilçesindeki İnönü Mahallesi, Tınaztepe Mahallesi ve Dumlupınar Mahallesi’ndeki bazı adalar sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı, Buca, Bornova ve Kemalpaşa’yı kapsayan 26’ncı grup alanı nitelikli doğal koruma alanı ilan edildi.

Tanım değişince tahribat da büyüyor

Nitelikli doğal koruma alanları: Doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını koruma amaçlarına uygun şekilde kullanabildiği, doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu kara, su, deniz alanları. Bu alanlarda küçük ölçekli değişiklikler yapılabiliyor, tahribat ihtimali görece düşük.

Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları: Hassas alanlar veya nitelikli doğal koruma alanlarında doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlar. Bu alanlarda daha kapsamlı yapılaşmalara gidilebildiği için büyük tahribatlar meydana gelebilir.

Avrupa Konseyi’nden YSK’ya eleştiri

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Jagland, YSK Başkanı Güven’e yazdığı mektupta, seçimlerde kazanana değil, kaybedene mazbata verilmesini eleştirdi; “Halk iradesinin egemenliğine saygı duyulması zaruridir” dedi.

Avrupa Konseyi’nden (AK) 31 Mart Seçimleri’nde KHK ile işten çıkarılan adaylardan kazananlara mazbata vermeme kararına eleştiri geldi. AK Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland imzalı mektup Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven’e hitaben yazıldı.Jagland, seçimlerde kazananın değil, kaybeden adayın belediye başkanı olarak kabul edilmesine neden olan kararın demokrasinin temel ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.

“Seçim yasası için yasal kesinlik ve yasanın öngörülebilirliği esastır. Demokraside bu tür bir mevzuatın amacı, halkın iradesine saygı gösterilmesini ve engellenmemesini sağlamaktır” denilen mektupta seçimin kazananlarına mazbata verilmesi çağrısı yapıldı.

Jagland mektubunda şu ifadeleri kullandı: “Demokraside bu tür bir mevzuatın amacı, halkın iradesine saygı gösterilmesini ve engellenmemesini sağlamaktır. Bu temel demokratik ilkeye uymamak, insanların demokratik kurumlara olan güvenini baltalıyor.” Türkiye’nin, Avrupa Konseyi’nin önemli bir üyesi olduğunun altını çizen Jagland, mektubunu “halk iradesinin egemenliğine saygı duyulması zaruridir” diyerek bitirdi.

Ege’ye yeni RES’ler geliyor

Yıllık 5 milyar kilovatsaat elektrik üretecek yeni santrallerle 1 milyon 200 bin hanenin elektrik ihtiyacı  karşılanacak.

Balıkesir, Çanakkale, Aydın ve Muğla’dan oluşan dört bağlantı bölgesine kurulacak yeni RES’ler için ihale sürecinde son aşamaya gelindi. Her biri 250’şer megavat kapasiteli olacak santraller için toplamda 1 milyar dolar yatırım gerçekleştirileceği bildirildi. Söz konusu RES’ler tamamlandığında 1 milyon 200 bin hanenin elektrik ihtiyacı karşılanacak.

Lisans süresi 49 yıl

İkinci Rüzgar Enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA RES-2) ihalesi için teklifler için son tarih yarın. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kaynakları, 4 bağlantı bölgesinde kurulacak ve toplam kurulu gücü bin megavat olan RES’lerin işletmeye girmesiyle yıllık 3,5 milyar kilovatsaat elektrik üretileceğini belirtti. İhaleye, tüzel kişi veya birden fazla tüzel kişi tarafından kurulan iş ortaklıkları ve konsorsiyum olarak da başvurulabilecek.Tarihi daha sonra belirlenecek ve açık eksiltme usulüyle gerçekleştirilecek ihalede, kilovatsaat başına tavan fiyat 5,5 dolar/cent olacak. YEKA RES-2 ihalesi kapsamında kurulacak tesisler için lisans süresi 49 yıl olacak.

Rabia Naz için polislere soruşturma açıldı

Eynesil’de Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin olay yeri incelemesi yapan polisler hakkında soruşturma başlatıldı. 60 tanık bir kez daha dinlenecek. Adli kaynaklar, intiharın düşük bir ihtimal olduğunu belirtiyor.

Rabia Naz Vatan’ın 12 Nisan 2018’de Giresun Eynesil’deki evinin önünde ağır yaralı halde bulunduktan sonra kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturmada, 60 tanık bir kez daha dinlenecek. Olay yeri incelemesi yapan polisler hakkında da soruşturma başlatıldı. Kamuoyunun ısrarlı takibi sonucu yeniden ele alınan olay hakkında konuşan adli kaynaklar, intiharın düşük bir ihtimal olduğunu söylüyor.

Habertürk Gazetesi’nde yer alan habere göre, Görele başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Eynesil emniyetinden ilk incelemeyi yapan polisler hakkındaki soruşturma; olay yerinde gerekli güvenlik önlemi almadıkları, önce hastaneye gidip ardından olay yerine dönerek inceleme yaptıkları gerekçesiyle ‘görevi ihmal’ suçundan başlatıldı. Cinayet Büro Amirliği’nde görevli 5 kişilik bir ekibin yürüttüğü soruşturma kapsamında söz konusu polis memurlarının ifadesi alındı.

Ayrıca Hacettepe Üniversitesi’nin ‘trafik kazası sonucu ölüm bulgusu’ olma ihtimaline karşı hazırlanan hukuki mütaalayı hazırlayan uzmanlar da tanıklık yapacak.

Baba Şaban Vatan’ın sosyal medyadaki sesi olan Metin Cihan, bugünkü paylaşımında telefonda görüştüğü Vatan’ın, “Eşim sevinçten ağlıyor şu an” dediğini paylaştı.

1 yıldır soruşturmayı yürüten savcılık makamından bugüne kadar yapılan açıklamalarda, henüz 11 yaşındaki Rabia Naz’ın intihar ettiği ihtimali öne çıkarılmıştı. Baba Şaban Vatan ise 11 yaşındaki kızının intihar etmediğini, Eynesil belediye başkanının yeğeninin kullandığı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdiğini belirterek olayın üzerin örtmek için AKP Giresun Miletvekili Nurettin Canikli’nin devreye girdiğini öne sürmüştü. Baba Vatan, akli dengesinin yerinde olup olmadığını anlaşılması için Akıl ve Ruh Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edilmişti.

Adli Tıp raporları bekleniyor

Baba Şaban Vatan’ın kızına araba çarptıktan sonra metruk bir binada üzerinin temizlendiği iddiası üzerine metruk binada bulunan kadın sıvısı ile Rabia Naz’ın DNA eşleşmesinin uyuşup uyuşmayacağına dair çalışmalar, halen Trabzon Adli Tıp Kurumu’nda sürüyor. İstanbul Adlı Tıp Kurumu’ndan da Rabia Naz’ın ölüm sebebi, evinin çatısından düşüp düşemeyeceği, trafik kazası bulgusu olup olmadığına dair rapor bekleniyor.

El Beşir cezaevine gönderildi

0

Sudan’da gerçekleştirilen askeri darbe sonucu tutuklanan devrik devlet başkanı El Beşir’in Hartum’daki bir cezaevine gönderildiği bildirildi. Af Örgütü ise Beşir’in Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasını istiyor.

Sudan’ın devrik lideri Ömer el Beşir’in tutuklanarak başkent Hartum’daki Kobar Cezaevi’ne gönderildiği bildirildi. Ailesinin Reuters‘a verdiği bilgiye göre eski devlet başkanı 11 Nisan’da yapılan askeri darbeden bu yana başkanlık konutunda tutuluyordu.

Uganda Dışişleri Bakanı Okello Oryem ise  devrik başkana iltica hakkı tanımayı gündemine aldığını söyledi. Askeri Geçiş Konseyi daha önce yaptığı açıklamada El Beşir’i kendilerinin yargılayacağını, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim etmeyeceklerini duyurmuştu. Ancak El Beşir hakkında insanlığa karşı suç, soykırım ve savaş suçu işlediği gerekçesiyle yargılanması için uluslararası tutuklama kararı bulunuyor.

Af Örgütü: Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim edilsin

Bu arada Uluslararası Af Örgütü El Beşir’in Uluslararası Ceza Mahkemesine teslim edilmesini ve  istifa eden Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Dairesi Başkanı Salih Goş’un protestocuların öldürülmesindeki sorumluluğunun araştırılması istedi.

Goş’un istifa ettiği haberleri üzerine bir açıklama yayımlayan örgütün Doğu Afrika, Boynuz ve Büyük Göller Bölgesi Direktör Yardımcısı Sarah Jackson şunları kaydetti: “İstifa etmek, ağır insan hakları ihlallerine ilişkin hesap vermekten kaçmak anlamına gelmemelidir. Sudan’daki yeni yetkililer, ülkenin son otuz yıldır tanıklık ettiği, uluslararası hukuk gereğince suç teşkil eden korkunç fiillerin tekrarlanmamasını sağlamak için geçmişteki insan hakları ihlallerini ele almalı ve acilen ihtiyaç duyulan reformları hayata geçirmelidir.”

Sudan’da artan gıda fiyatlarını protesto amacıyla başlayan protestolar 30 yıllık Ömer el Beşir iktidarının sona ermesi çağrısında bulunan eylemlere dönüşmüş, ordu geçen hafta yönetime el koyduğunu açıklamıştı. Darbe sonrasında yönetimi Askeri Geçiş Konseyi üstlenmişti.

Tarımda ‘Milli Holding’ dönemi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayına sunulan ve 25 Nisan’da kamuoyuna duyurulacak ‘Tarımda Milli Birlik Projesi’ni gazeteci Ali Ekber Yıldırım açıkladı. Buna göre, Türkiye’nin tarımsal politikası radikal şekilde değişecek.

Gazeteci Ali Ekber Yıldırım, Dünya gazetesinde “Tarıma Milli Holding’ geliyor” başlığıyla yayımlanan yazısında, uygulamaya geçilecek ‘Yalın Sistem’ ile Türkiye’nin tarımsal yapısı ve ilgili kurumların organizyon yapısının tümden değiştirileceğini açıkladı. Sunumda, tarladan sofraya kadar uzanan ürün değer zincirlerinde oluşan israf, tarımsal maliyetler, plansızlık ve yetersiz veri nedeniyle gıda fiyatlarındaki dengesizliğe dikkat çekildi ve çözüm önerileri sıralandı. Projenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunulduğunu ve 25 Nisan’da açıklanmasının planlandığını belirten Yıldırım’ın yazısına göre yeni sistemin getireceği yenilikler özetle şöyle:

Tarımsal yapı kökten değişiyor: Proje ile Türkiye’nin tarımsal yapısı kurumlarıyla birlikte kökten değiştirilecek. ‘Yalın Sistem’ adı altında oluşturulacak yeni yapılanma ile Tarım ve Orman Bakanlığı taşra teşkilatı ile Tarım Kredi Kooperatifleri birleştirilerek Milli Birlik Kooperatifi kurulacak. Hisselerinin yüzde 50’sinin özel sektöre ait olacağı Semerat Holding kurulacak. Toprak Mahsulleri Ofisi, Atatürk Orman Çiftliği, Türk Şeker, Çaykur gibi tarımda faaliyet gösteren Kamu İktisadi Teşekkülleri Semerat Holding’in iştiraki yapılacak.

Sağlıklı beslenme:  Herkesin sağlıklı beslenmesi makul fiyatlar ve hakkaniyetli bir değer zinciriyle sağlanacak, Türkiye uluslararası alanda rekabetçi bir güç olacak.

Yalın sistem piramidi:  Projede “yeni değer zinciri’ olarak tanımlanan ve ilk kez gündeme getirilen ‘Yalın Sistem’ bir piramit şeklinde sunuluyor. Piramidin en altında çiftçiler,ormancılar ve balıkçılar yer alıyor. İkinci katmanda Milli Birlik Kooperatifi var. Milli Birlik Kooperatifi ise şöyle tanımlanıyor: “Bakanlık Taşra Teşkilatı ve Tarım Kredi Kooperatifi konsolide edilerek üreticilerin girdileri, toprak/su gibi kaynakları, üretim ve pazarlama ihtiyaçları makro planlama perspektifi ile organize edilecektir.”

Piramidin 3.katmanında ise yeni sistemin ‘global oyuncusu’ olarak belirtilen Semerat Holding bulunuyor. Holdingin  girdi temini, lojistik, pazarlama ve perakende aşamalarında üreticiden tüketiciye değer zincirini planlayarak organize etmesi öngörülüyor. Piramidin tepesinde ise Dünya Markası yer alıyor. Yalın sistemle, üreticiye dünyadan katma değer transferini hedefleyecek dünya markası yaratılacak.

Holding – kooperatif – üretici işbirliği:  Yalın Sistem’in yapısı 3 ana unsurdan oluşacak: Yeni Semerat Holding,  Milli Birlik Kooperatifi ve üreticiler. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Erdoğan’a yapılan sunumda, Semerat Holding’in yüzde 50 hissesinin (Ülker, Eti, Sütaş, Namet, Pınar, Unilever, TK Holding, Kastamonu Entegre, Migros, Borsa vb.) özel sektöre ait olacağı ifade ediliyor.Yüzde 35’i Milli Birlik Kooperatifi’ne ve yüzde 15’inin ise (TMO, Çaykur, Türk Şeker vb.) tarımsal Kamu iktisadi Teşekkülleri’nde olacağı belirtiliyor.

Görevler dağıtıldı:  Yalın Sistem’de tarımsal değer zincirindeki görevler Milli Birlik Kooperatifi ile Semerat Holding arasında paylaştırılacak. Girdi,üretim ve aracı bölümüne ilişkin görevleri Milli Birlik Kooperatifi, sanayi ve perakende kısmını ise Semerat Holding üstlenecek.

2023 hedefi 100 milyar dolar:  Yalın Sistem ile tarımda 2023 yılına kadar 100 milyar dolarlık tarımsal hasıla elde edilmesi hedefleniyor. Kısa vade hedefleri arasında her yıl ilave 1 milyon dana, beş milyon koyun da yer alıyor. Orta vadede ise kaynakların tespit edilip, orman gelirlerinde yüzde 100 artış gibi vaatler bulunuyor.

Sistemin uluslararası oyuncu olması, başta İslam dünyası olmak üzere dünyaya ihraç edilmesi de hedefleniyor. Ali Ekber Yıldırım’ın yazısının tamamını okumak için:
https://www.dunya.com/kose-yazisi/tarima-milli-holding-geliyor/443497

Alman Yeşiller, uzun uçuşlara ek vergi istiyor

Almanya Yeşiller Partisi, hava kirliliğini önlemek için uzun mesafeli destinasyonlara ek vergi konulmasını, havayolu ile uzak ülkelere tatile gidişlerin yılda üç kez ile sınırlandırılması istedi.

Teklifi Yeşillerden Dieter Janecek verdi.

Almanya’da hava yolu seyahatlerinin neden olduğu hava kirliğini gündeme getiren Yeşiller Partisi yeni bir yasa önerisinde bulundu. Buna göre, hava yolu ile uzun mesafeli destinasyonlarda tatile çıkışların yılda üç kez ile sınırlandırılması ve bu tür yolculuklara ek vergi getirilmesi istendi. Teklifin gerekçesi uçakların saldığı gazların yol açtığı hava kirliliğini azaltmak.

Bild Gazetesi’nin haberine göre, parlamenter Dieter Janecek’in seslendirdiği önerinin içeriği şöyle: Alman vatandaşları ülke dışına yapacakları hava yolculuğu için yılda üç kez kulanabilecekleri bir ‘Havayolu ile seyahat’ sertifikası alacak. Daha fazla uluslararası seyahatte bulunmak isteyenler ise bunun için hava kirliliğini önlemede kullanılmak üzere ek vergi ödeyecek.

Alman tatilciler,”öneri kabul edilirse Mayorka’ya yalnız zenginler gidebilir” diyor.

Tatilciler ve turizm sektörü tepkili

Tatilcilerin ise “Almanların gözde tatil destinasyonlarına gidişlerini engelleyeceği” gerekçesiyle tepkili olduğu belirtiliyor. Bild’e konuşan Alman turistler,”Yeşiller tatilcileri Mayorka’dan mahrum etmek istiyor. Bu öneri kabul edilirse oralara yalnız zenginler gidebilecek” diye konuşuyor; çevrecilik gerekçesiyle getirilen bu önerinin ek vergi getirmekten başka bir işe yaramayacağını öne sürüyor.

Öneriyi getiren Yeşiller ise benzer bir düzenlemenin 2018’de İsveç’te uygulamaya girdiğini belirtiyor. İsveç’te Avrupa Birliği üyesi ülkelere yapılan uçuşlardan yolcu başına 60 İsveç kronu (6 Euro) uzun mesafeli uçuşlarda ise 400 İsveç Kronu (39 €) vergi alınıyor.

Haberde, İspanya’nın Balear Adaları’nda 1 Mayıs 2018’de yürürlüğe giren çevreyi koruma ve sürdürülebilirlik amaçlı vergi uygulamasına, aralarında Alltours ve Thomas Cook’un da olduğu Alman tur operatörlerinin karşı çıktığı da hatırlatılıyor.

‘Gümrüksüz patates’te süre uzadı

Patates ithalatına tanımlanan 200 bin ton sıfır gümrük vergili tarife kontenjanının süresi 31 Mayıs’a uzatıldı.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında, gümrük vergisi olmayan patates ithalatına ilişkin yeni bir cumhurbaşkanlığı kararı yayımlandı. İthalat için belirlenen süre 20 Nisan’da 31 Mayıs’a uzatıldı. Patates ithalatına dair ilk karar 11 Mart’ta alınmıştı.

25 ilde üretimi niye yasakladınız?

Gümrük ithatanını uzatılması, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut tarafından Meclis’e taşındı.Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği önergede ithalatta kota ve tarife kontenjanında patatesin gümrük tarife pozisyonunun değiştirilmesinin gerekçesini sordu. Sıfır gümrük vergili ithalatın tanzim satış çadırlarını desteklemek amacıyla yapıldığı iddialarını gündeme getiren Tanrıkulu, tanzim çadırlarında satılan ürünlerin hangi ülkelerden getirildiğini, ürün çeşitlerini ve illere göre dağılımını sordu.

‘Tohumlar ve ihracat nereden?’

Patatesin Tokat ile beraber 25 ildeki toplam 141 bin 650 dekarlık alanda üretiminin yasaklanmasının gerekçesinin de açıklanmasını isteyen Tanrıkulu,. yerli üreticinin patates tohumlarının hangi ülkeden geldiğini, hangi ülkelerle patates ithalatı ve ihracatı yapıldığının da açıklanmasını istedi.

‘Gümrük vergisini değil, mazottaki vergiyi sıfırlayın’

CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut da daha önce buğday, arpa, mısır, pirinç, kuru baklagil, soğan ve domateste gümrük vergisinin sıfırlandığını anımsatarak şunları söyledi: “Çiftçimiz yüksek üretim maliyetleri altında ezilirken bu iktidar gümrük vergilerini sıfırlayarak ülke tarımını ve üreticileri çıkmaza sürüklüyor. Gümrük vergilerini değil mazottaki vergileri sıfırlayın.”

‘Tedbir amaçlı’ demişlerdi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, patates ithalatında gümrük vergisinin sıfırlanmasının ‘tedbir amaçlı’ olduğunu söylemişti. Türkiye’nin yağışlı bir sezon geçirdiğini ve bunun da ekimleri geciktirdiğini belirten Pakdemirli “Hasat tarihi de 15-20 gün gecikebilir. Tedbir amaçlı, ihtiyaten bir emniyet sübabı oluşturmak için özel sektöre Türkiye üretiminin yüzde üçü beşi kadar bir kota tanımladık. Gelip gelmeyeceği de belli değil” diye konuşmuştu.

Maltepe’de oy sayımı bitti, bu kez MHP itiraz etti

İstanbul’da oy sayımı işlemleri, 17’inci gününe girdi. Son ilçe olan Maltepe’de oy sayım işlemi bitti, ancak MHP ilçe seçim kurulu’na olağanüstü itirazda bulunarak seçimin iptalini istedi.

İstanbul’da 31 Mart yerel seçimlerinin ardından oy sayımının sürdüğü son ilçe olan Maltepe’de de sayım tamamlandı.Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sayımda toplam 1.089 sandık sayıldı.

Twitter’dan dün gece bir mesaj paylaşan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Bu gece birleştirme tutanaklarını imzalamayı tamamlamayı planlıyoruz. Yarın en kısa zamanda da İl Seçim Kurulu’na başvurup mazbatayı almayı planlıyoruz” dedi.

Sıra MHP’de

Oy sayımı bitmesine karşın AKP’nin ardından bu kez de MHP, Maltepe’deki seçimin iptali için İlçe Seçim Kurulu’na olağanüstü itiraz başvurusu yaptı. MHP seçimlerin iptalini ve yenilenmesini istiyor. Şimdi gözler Maltepe İlçe Seçim Kurulu’nda.

Maltepe’de Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), sayım usulüne itirazları ve çıkan kararlar doğrultusunda yapılan itirazlara karşı itirazla yanıt vermeleri nedeniyle yeniden sayım işlemleri de sekteye uğramıştı.

Maltepe 1. ve 2. seçim kurulları, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) Pazartesi günü aldığı karar uyarınca, ikişer ek terminal kurulmasına karar vermiş, böylece sayım yapılacak terminal sayısı toplamda 6’ya yükselmişti.

Maltepe 1. seçim kurulu ayrıca oybirliğiyle aldığı kararda, yeni kurulacak terminallerde görev yapmak üzere “siyasi parti temsilcilerinin çağrılmasına, çağrıya rağmen gelmemeleri ve sayım esnasında ayrılmalarının sayım işlemlerini durdurmayacağına” hükmetmişti.

Ceylanpınar Davası’nda beraatler onandı

Çözüm sürecinin bitirilmesine gerekçe olarak gösterilen Ceylanpınar’daki polis cinayetleriyle ilgili davada temyiz süresi de bitti. Temyiz Mahkemesi 9 sanık için verilen beraat kararlarını onadı. Cinayetler de böylece karanlığa gömüldü.

Dava süresince sunulan delillerin ve ihbarların hiç birinin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştı.

Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde 22 Temmuz 2015’te polis memurları Feyyaz Yumuşak ve Okan Uçar’ın öldürülmesiyle ilgili davada verilen beraat kararları onandı. Cinayetler, çözüm sürecinin sona erdirilmesi için gerekçe olarak gösterilmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması üzerine tekrar güvenlik politikalarına ve operasyonlara dönme kararı alınmıştı.

Polis memurlarının öldürülmesiyle ilgili Urfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1 Mart 2018’de görülen karar duruşmasında dördü tutuklu dokuz sanığın tamamının beraatına karar verilmişti. Dava savcısının karara itirazı üstüne Antep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nde temyiz duruşması görüldü.

Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını onayarak sanıkların tamamının beraatına hükmetti.

Ne olmuştu?

Saldırının ertesi günü beş kişinin içinde olduğu bir araç polis tarafından durduruldu ve araçtakiler karakola götürüldü. Karakolda işlemlerin sürdüğü sırada gelen bir ihbarda araçta bulunanların cinayete karıştığını söylendi. Saldırıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında yedisi tutuklu toplam 13 sanık hakkında müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

Dava süresince kimin, nerede, ne zaman cep telefonuyla konuştuğunu belirleyen HTS verileri imha edildi, ihbarlarları yapanların kimlikleri belirlenemedi, tutuklamaya esas teşkil eden ihbar asılsız çıktı. Aynı mahallede yaşayan tek tanık ölen iki polisin o akşam eve iki arkadaşlarıyla birlikte geldiğini söyledi. Dava sürecinde davaya bakan hakim ise FETÖ davası kapsamında tutuklandı.

1 Mart 2018 tarihinde Urfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tüm sanıklar için beraat kararı vermişti.

Çözüm bitti, ‘Hendek’ başladı

Ceylanpınar’ın hemen bir gün sonrası 23 Temmuz 2015’te Irak’ın kuzeyindeki PKK hedeflerine yönelik hava operasyonları düzenledi.

23-24 Temmuz günleri ise Türkiye çapında IŞİD, DHKP/C ve PKK, PKK’nin gençlik yapılanması YDG/H’ye yönelik polis operasyonu başladı. İki günde 34 ilde toplam 851 kişi gözaltına alındı.

Ardından “Hendek Operasyonları” olarak adlandırılan askeri operasyonlar başladı. Operasyonlar sokağa çıkma yasaklarıyla eş zamanlı olarak ilerledi; Sur, Cizre Nusaybin’de çok sayıda insan hayatını kaybetti, mahalleler yerle bir oldu.