Ana Sayfa Blog Sayfa 2505

Bu filmler başka yerde yok

Bu yıl 15-20 Haziran’da 12. yılını kutlayacak olan Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, sinemaseverlerin başka yerde bulamayacağı filmleri İstanbul’a taşıyor. Türkiye’den geniş bir belgesel seçkisinin sunulacağı programda konuk ülke Sudan, Onur Konuğu ise İngiliz belgesel ustası Sean McAllister. 

15-20 Haziran’da 12. yaşını kutlamaya hazırlanan Documentarist, bu yıl da dünya gündeminin nabzını belgesellerle tutan bir program sunacak. Documentarist 12. İstanbul Belgesel Günleri’nde şu günlerde isyanlarla sarsılan Sudan’a özel bölüm ayrıldı. Konuk Ülke Sudan bölümünde bu sene Berlinale’de en çok alkışlanarak ödüller alan filmlerden “Ağaçlardan Bahsetmek” (Talking About Trees) başta olmak üzere, aynı belgeselde bahsi geçen Sudan Film Grubu’nun 1970 ve 80’lerde üretiği filmlerden bir seçki restore edilmiş kopyalarıyla sunulacak.

Her yıl Türkiye’de tanınmayan bir belgesel ustasını ağırlamayı misyon edinen Documentarist’in bu seneki Onur Konuğu ise İngiliz belgeselci Sean McAllister. İşçi kökenli bir aileden gelerek kendi kendine sinemayı öğrenmiş ve kamerasını daha çok alt tabaka bireylerine yöneltmiş olan McAllister’ın, son filmi “Kuzeyli Bir Can” (A Northern Soul) dahil, Sundance gibi festivallerde ödül almış belgesellerinden bir seçki, Documentarist haftası boyunca İstanbul seyircisiyle buluşacak. Yönetmen festival kapsamında ayrıca “Karakterle İçli Dışlı Belgesel Yapma Sanatı” başlıklı bir sinema dersi verecek.

Documentarist 2019’un 30’dan fazla filmin seçildiği Türkiye Panorama bölümü, ülkemizin bağımsız belgesel üretiminin genel panoramasını sunarken, bunların yarısı yeni yönetmenlerden geliyor. Her sene verilen Johan van der Keuken Teni Yetenek Ödülü bu yönetmenlerden birine gidecek. JvdK Yeni Yetenek Ödülü Jürisi’nde bu sene Pınar Selek, Emine Yıldırım, Hüseyin Karabey, Liliana Dulce Marinho de Sousa ve Taylan Mintaş yer alıyor.

Festival Uluslararası Eleştirmenler Federasyonu FIPRESCI’nin jürisini de bir kez daha ağırlayacak.  Yaratıcı belgeselin dünyadaki en taze örneklerinin sunulduğu Eleştirmenler Ödülü Adayları bölümündeki filmleri değerlendirecek olan FIPRESCI jürisi Polonya’dan Anita Piotrowska, İsveç’ten Alexandra Enberg ve Türkiye’den Seray Genç‘in oluşuyor. Bu bölümdeki filmler arasında Heddy Honigmann’ın “Buddy”, Anja Kofmel’in “İsviçreli Chris” (Chris the Swiss), Marwa Zein’in “Hartum Ofsayt” (Khartoum Offside), Janus Metz ve Sine Plambech’in “Gönülçelen: Değişik Bir Aşk Hikayesi” (Heartbound: A Different Kind of Love Story) gibi dünya festivallerinde ses getirmiş belgeseller yer alıyor. Aynı bölümde Ilana Navaro’nun “Josephine Baker: Bir Uyanış Hikâyesi”, Martin Klingenböck ve Helin Çelik’in “Rüzgarın Götürdüğü” (What the Wind Took Away), Delphine Minoui’nin “Daraya: Bombalar Altında Bir Kütüphane” (Daraya: A Library Under Bombs) adlı filmleri de Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak.

Documentarist 12. İstanbul Belgesel Günleri’nin en özel bölümü ise çocuklar ve gençlere dair: Sekiz filmden oluşan Çocuklar Büyürken bölümü, dünyanın dört bir köşesinden ‘büyüme’ hikâyelerini bir araya getiriyor. Uluslararası Panorama bölümünde ise Gürcistan’dan Filistin’e, Rusya’dan Romanya’ya, Ermenistan’dan Avustralya’ya uzanan geniş bir coğrafyadan filmler toplanıyor. Kuir Belgeseller seçkisinde ise LGBTİ+ bireylerinin varoluş ve hak mücadeleleri perdeye yansıyor.

Festivalin gelenekselleşen bölümlerinden olan, bu yıl 12 filmin toplandığı Canlandırma Belgeseller ise, belgesel türü ile animasyonun ortaklığından türeyen sinemasal yaratıcılığa tanıklık ediyor. Bu bölümün küratörleri Tomaş Doruşka ve A. Nazlı Kaya, festival kapsamında yine üç günlük bir Canlandırma Atölyesi düzenleyecek. Doğa Kılcıoğlu da bir günlüğüne Çocuklarla Stop Motion Atölyesi gerçekleştirecek.

12. Documentarist’in yan etkinlikleri arasında iki önemli forum düzenlenecek: Çocuklar İklim Krizini AnlatıyorAçık Forumu‘nda Türkiye’de iklim boykotu için bir araya gelen çocuklar hedef ve yöntemlerini paylaşırken, sinemacıların katılımıyla gerçekleşecek Sansürle Mücadele Forumu‘nda ise son dönemde özellikle belgeselcilere yönelik baskılara karşı ortak mücadele yöntemleri masaya yatırılacak. Ilana Navaro ise Josephine Baker’i konu alan kendi filmindeki deneyimlerden yola çıkarak Belgeselde Arşiv Kullanımı üzerine bir sunum yapacak.

Film gösterimleri Aynalı GeçitVault34/Yeşilçam Sineması ve Kadıköy Sineması‘nda, yan etkinlikler ise Yapı Kredi Kültür Sanat‘ta gerçekleşecek.

Bilgi için: [email protected]

 

 

Antalya’da nilüfer zamanı

Antalya’da, tatlı su kaynaklarında yetişen nilüferler çiçek açmaya başladı. Kurşunlu Şelalesi, Kırkgöz Yamansaz su kaynaklarında yaygın olan nilüferleri koparmanın cezası 40 bin 913 TL. Koruma alanlarındaki çiçekleri koparmanın cezası ise iki katı olarak belirlendi.

Türkiye’de Abant, Gölcük ve Beyşehir gibi göllerde, Antalya’da Kırkgöz ve Yamansaz su kaynaklarıyla Kurşunlu Şelalesi’nde, küçük şelaleciklerden sonraki yaklaşık 3 kilometrelik nehir boyunca görülebilen nilüferler, aynı zamanda ciddi tehdit altında. Yetiştiği doğal ortamından kopartılarak bazı otellerin süs havuzlarında kullanılmak üzere satıldığı ve yine bazı vatandaşların evlerinde yetiştirmek için kopardığı belirlenen nilüfer çiçekleri, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce biyoçeşitliliğin korunması kapsamında değerlendiriliyor.

2872 sayılı Çevre Kanunu’na göre, nilüfer çiçeğini kopartanlar ve ticaretini yapanlara biyolojik çeşitliliği tahrip etmekten idari yaptırım uygulanıyor. 2019 yılı için nilüfer çiçeğini kopartana 40 bin 913 TL idari para cezası verilecek. Çiçeğin kopartıldığı alan koruma altındaysa ceza miktarı iki katına, yani 81 bin 826 TL’ye yükselecek.

 

Tarih Vakfı’ndan iki yeni kitap

Tarih Vakfı Yayınları’ndan çıkan Çevresel Tarih Nedir? ve Anlatılamazı İfade Etmek: Yeni Dersim Sound’unun Oluşumu isimli iki yeni kitap okurlarını bekliyor.

Alanın öncü ve üretken isimlerinden J. Donald Hughes tarafından kaleme alınan Çevresel Tarih Nedir? gerek sağladığı kapsamlı bakış açısı gerekse konuları ele alış biçimiyle kısa sürede başucu kitabı olma niteliğinde. Çevresel tarihe meraklı öğrenci ve araştırmacılar için rehber eser niteliğindeki What is Environmental History? 2nd Edition’ başlıklı çalışmanın çevirisi olan bu eser, insanın çevre, çevrenin de insan üzerindeki etkisine özel bir vurgu yapıyor.

Anlatılamazı İfade Etmek: Yeni Dersim Sound’unun Oluşumu’, Dersimli müziğin son 40 sene içerisindeki gelişimini betimliyor. Farklı kuşaklardan, farklı tür ve alanlarda müzik icra eden yaklaşık 70 müzisyenle yapılan söyleşilerin yanında; Alevi dedeleri, derlemeciler ve araştırmacılar ile de görüşmelerin yapıldığı kitapta onların hayat hikâyeleri üzerinden Dersim/Tunceli’nin sosyal-kültürel tarihi sözlü tarih yaklaşımıyla resmediliyor.

27. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nın teması açıklandı: Ekonomi ne ayol?

27. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası, bu yıl 24-30 Haziran tarihlerinde arasında gerçekleştirilecek. Onur Haftası’nın bu yılki teması “Ekonomi Ne Ayol” olarak belirlendi. 27. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi’nin temayla ilgili yaptığı açıklama özetle şöyle:

“LGBTİ+’ların birbirine yükselmesinden daha hızlı yükselen döviz karşısında eriyen Türk Lirası ve giderek kötüleşen Türkiye ekonomisi, 7’den 70’e Türkiye’de yaşayan herkesi etkiliyor. Bu durumdan da payını en çok alan LGBTİ+lar oluyor. Beldelerimizin* (para) eridiği, piyasalardaki dalgalanmaların ruh halimizi sarstığı bu günlerde, 24-30 Haziran 2019 tarihlerinde gerçekleşecek 27. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nın temasını açıklıyoruz: EKONOMİ NE AYOL?

‘Bakın burası çok önemli’

Bakın burası çok önemli: LGBTİ+’lar için bugün yaşanan kriz yeni değil! Bizler yıllardır giremediğimiz işlerde, okuyamadığımız okullarda, yaşayamadığımız evlerde, güvencesiz hayatlarımızda bu krizi her saniye durmaksızın deneyimliyoruz. Bugün kimlik ayırt etmeksizin herkesi mağdur eden bu krizin ekonomik olduğu kadar aynı zamanda politik olduğunu, kendi hayatlarımızdan biliyoruz. Yaşamımızı sürdürmek için televizyonlardan açıklanan ekonomi paketlerinden medet umamayacağımızın farkındayız. Tam da bu noktada ayakta durabilmek için nelere ihtiyacımız olduğunu konuşmak için soruyoruz: Ekonomi ne ayol?

Ekonomik krizin baş gösterdiği dönemlerde Türkiye’de ve pek çok farklı ülkede politikacıların krizi popülist bir söylemle oy devşirmek için kullandığını yıllardır görüyoruz. Bu politikacılar krizin, işsizliğin baş suçlusu olarak ötekileştirilen kesimleri hedef göstermekte ve krizin faturasını bu gruplara keserek bizleri gettolara ve evlere sıkıştırmaya çalışmaktadır. Yaşadığımız kriz ne popülist politikacıların ne de entelektüel söylemlerin çözemeyeceği kadar yaşamın içinde ve gerçektir.!

“LGBTİ+’lar ve diğer ezilen kimlikler özgürleşmeden, hiçbir krizin çözülmeyeceği belirtilen açıklamada, “Seks işçilerinin, beyaz yakalıların, mavi yakalıların, öğrencilerin, işsizlerin, emeklilerin, kimi zaman emekli olma hakkına dahi çeşitli nedenlerle erişemeyenlerin ve hangi konumda olursa olsun tüm LGBTİ+’ların istihdam, eğitim ve yaşamın diğer tüm alanlarına adil bir şekilde katılması ve sendikal haklarının yasal güvence altına alınması; yaşanan krizin öncelenmesi gereken çözümlerindendir. LGBTİ+’ları kapsamayan tüm ekonomik “paketlere”, BAKIN BURASI ÇOK ÖNEMLİ, NAKKA** (hayır) diyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Yavaş, Londra’da ‘yeşil enerji’ görüşmeleri yaptı

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Londra’da ‘yeşil enerji’ projelerine yönelik bir dizi görüşme yaptı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Londra’da İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn ile de bir araya geldi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bayram tatilinde gittiği Londra’da, “yeşil enerji” projelerine yönelik bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Yavaş görüşmeler kapsamında İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn ile de bir araya geldi.

Mansur Yavaş, Twitter hesabından yaptığı açıklamalarda; “Birleşik Krallık’ta Barking Dagenham Belediye Başkanı Darren Rodwell ile yeşil enerji konusunda bilgi paylaşımında bulunduk” dedi.

 

İşçi Partisi Milletvekili Lyn Brown ile sosyal politika projeleri hakkında fikir alışverişinde bulunduğunu söyleyen Yavaş, “İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn ile de tanışma ve görüşme fırsatı buldum” ifadelerini kullandı.

Yavaş görüşmelerinden bir dizi fotoğrafı da paylaştı.

Eşcinsel çift ‘öpüşmelerini’ isteyen erkekleri reddedince saldırıya uğradı

Londra Belediye Başkanı Khan olayı ‘tiksindirici ve kadın düşmanı bir saldırı’ olarak niteledi, ‘Asla tolere edilmeyecek’ dedi.

Londra’nın kuzeyinde yer alan Camden bölgesinde otobüse binen eşcinsel çift, öpüşmelerini isteyen dört erkeği reddedince saldırıya uğradı. CNN International’da yer alan habere göre, olayın mağdurlarından Melania Geymonat, saldırının ardından kendisi ve sevgilisi Chris’in kanlar içinde kaldığını gösteren fotoğrafı Facebook’tan paylaştı. Otobüsün arka kısmında öpüştüklerini gören dört erkek tarafından tacize uğradığını aktaran Melania Geymonat, “Holigan gibi davranmaya başladılar, öpüşmemizi talep ettiler, bize ‘lezbiyenler’ olarak seslenip, cinsel pozisyonlarımızı tarif ettiler” diye yazdı.

İlk olarak geçiştirmek için espri yaptığını ancak bunun durumu daha da kötüleştirdiğini anlatan Geymonat, tacizcilerin üzerlerine para attığını ve daha da ısrarcı davranmaya başladığını söyledi. İki kadın saldırganlar tarafından defalarca yumruklandı. Dört erkek otobüsten kaçmadan önce bir çanta ve telefonu da gasp etti.

Mağdur kadınlar hastaneye kaldırılırken, polis, olaya ilişkin görgü tanıklarının kendileri ile irtibata geçmesini istedi. Olaya ilişkin Twitter’dan bir mesaj paylaşan Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, yaşananları “tiksindirici ve kadın düşmanı bir saldırı” olarak niteledi. Khan, “LGBTİ+ kişilere karşı işlenen suçlar, Londra’da asla tolere edilmeyecek” diye ekledi.

Ormancılar Derneği: İstanbul’dan daha büyük alan ranta açıldı

Türkiye’de 2004 yılından bu yana orman alanı kapsamı dışına çıkarılarak ranta açılan alan 6 milyar 513 milyon 900 bin metrekareyi bulurken, ağaçlandırılan alanlardan çok daha fazla orman alanı, şirketlerin kullanımına açıldı.

Türkiye Ormancılar Derneği’nin (TOD) hazırladığı ‘Türkiye Ormancılığı: 2019’ başlıklı rapora göre, 2004’ten bu yana orman alanı kapsamı dışına çıkarılarak ranta açılan saha 6 milyar 513 milyon 900 bin metrekare. Rakam 5 milyar 461 milyon metrekare olan İstanbul’un yüz ölçümünü bile geçiyor.

Birgün’den Demet Sargın’ın haberine göre, TOD’un 2’nci Başkanı Hüsrev Özkara başkanlığında, Prof. Dr. Kenan Ok’un bilimsel koordinatörlüğünde ve Kubilay Özyalçın’ın raportörlüğünde sekiz ayda tamamlanan raporda, 2018’de kabul edilen 7139 sayılı torba yasayla orman talanının daha da kolaylaştığına dikkat çekildi. Raporun verilerine göre, ranta açılan 6 milyar 513 milyon 900 bin metrekarelik sahanın 165 milyon metrekaresini madencilik için özel şirketlere tahsis edilen ormanlar oluşturuyor. 2005, 2007, 2014 ve 2017’de ağaçlandırılan alanlardan daha fazla orman alanı başka kullanımlar için şirketlere verilmiş.

‘2B yasasıyla birlikte orman yangınları arttı’

2003-2017 yılları arasında 1 milyar 245 milyon 190 bin metrekarelik orman alanının yandığı kaydedilen raporda, 2B olarak bilinen arazilerin satışına ilişkin yasanın çıktığı 2012 ve 2013 yıllarında kasten çıkartılan yangınların en yüksek seviyeye ulaştığı vurgulandı.

1997-2017 yılları arasındaki 20 senelik sürede kasten çıkartılan orman yangınlarının ortalaması 972 iken, 2B yasasının çıktığı 2012’de kasten çıkartılan orman yangını sayısı 1615’e yükseldi. 2013’te ise bu sayı 1478 oldu.

CHP’li Tanal: İGDAŞ personeli ev ev dolaşıp Yıldırım’a oy istiyor

İGDAŞ personelinin yardıma muhtaç ailelerin evlerini dolaşarak Binali Yıldırım’a oy istediği iddia edildi. İGDAŞ’tan gelen açıklamada ziyaret doğrulandı: Empati ziyaretleri.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, İGDAŞ personelinin, yardıma muhtaç ailelerin evlerini dolaşarak Binali Yıldırım’a oy istediği yönündeki ihbarı paylaşırken, İGDAŞ’tan gelen açıklamada ziyaret doğrulandı. Kurum’dan gelen açıklamada, iddialara konu olan ziyaretlerin periyodik empati ziyaretleri olduğu savunuldu.

Tanal, Twitter hesabından İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki İGDAŞ’la ilgili kendisine gelen bir ihbarı paylaştı. Buna göre, İGDAŞ’ın bütün imkanları, AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın seçim kampanyası için seferber ediliyor.

İGDAŞ logosu olmayan araçlarla gidiyorlar  

İhbara göre; İGDAŞ Genel Müdürü tarafından telefon mesajıyla Kartal bölgesine çağrılan kurum personelinin, bayram öncesinden (1,2,3 Haziran ve 7,8,9 Haziran tarihlerinde) başlanarak yardıma muhtaç ailelerin evlerini ziyaret edip Yıldırım’a oy istemeleri yönünde görevlendirildi. 2’li gruplar halinde görevlendirilen personele, çalışmaların seçime kadar (hafta sonu tatilleri dahil) devam edeceği belirtildi. Personele, İGDAŞ logosu bulunmayan kiralık araçlar tahsis edildi.

AKP’nin promosyonlarını dağıtıyorlar  

Başlarında müdürlerin, şeflerin bulunduğu İGDAŞ personeli, ev ev dolaşırken AKP’nin hazırladığı gıda malzemelerini ve seçim promosyon ürünlerini de dağıttığı belirtildi. CHP’li Tanal’a gelen ihbarda, AKP teşkilat mensubu gibi çalıştırılan personele fazla mesai ücretlerinin başka yollarla ödeneceğinin söylendiği, bazı ödemelerin yapıldığı öne sürüldü.

Norveç kürk çiftliklerini kapatıyor

Hükümet yeni kürk çiftliklerinin açılmasını yasaklama kararı aldı, mevcutlar da 2025’e kadar kapatılacak. Dünyadaki vizon ve tilki kürkü üretiminin yüzde 1’i Norveç’te yapılıyor.

Norveç hükümeti ülkedeki tüm kürk çiftliklerini kapatmaya hazırlanıyor. Haziran ayı içerisinde Norveç Parlamentosu’ndan geçmesi beklenen yasa ile ülkede yeni kürk çiftliği açılması yasaklanacak ve mevcut olanlar da 2025 yılına kadar kapatılacak. Yasa ülkede kürk ticareti yapan 200’den fazla çiftliği etkileyecek.

Dünyadaki vizon ve tilki kürkü üretiminin yüzde 1’ini gerçekleştiren Norveç’in bu konuda adım atmaya istekli ülkeler listesindeki yerini alması ve İngiltere ile Hollanda gibi sektörden elini çekmesi, hayvan hakları savunucuları tarafından büyük bir zafer olarak nitelendiriliyor.

Koalisyon hükümetinin şartlarından biriydi

Karar hükümeti oluşturan sağ parti ile liberal parti arasındaki uzlaşma sonucu alındı. Yasa 2018 yılında kurulan hükümetin oluşabilmesi için öne sürülen koşullardan biriydi. Buna göre devlet, sektörden çekilmek zorunda kalan çiftlik sahiplerine 51 milyon euroluk destek paketi ayırdı. Çiftçiler ise bunun beş katını talep ediyor.

Norveç’te 340 adet kürk çiftliği bulunuyor. Bu çiftliklerde her yıl 700  bin aşkın vizon ve 110 bin tilki öldürülüyor.

2017 yılında Kopenhag Üniversitesi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre, kürk endüstrisi dünyada tam 30 milyar dolar hacme ulaştı. ABD merkezli hayvan özgürlüğü için çalışan sivil toplum kuruluşlarından The Humane Society’nin verilerine göre de Çin’de her yıl yaklaşık 2 milyon kedi ve köpek; sadece elbise, çanta, oyuncak, şapka, şal gibi üretilen malların süslemelerinde kullanılan kürkler için öldürülüyor.

Suriyeliye sahil yasak: Halk rahatsız oluyor

Mudanya’da zabıtalar Suriyeli sığınmacıların sahile inmesine müsaade etmiyor. Belediye Başkanı tarafından verilen talimatın gerekçesi: Halk rahatsız oluyor

Bursa’nın Mudanya ilçesinde belediyenin zabıta ekipleri, ilçedeki Suriyelilerin sahil şeridinde dolaşmasına veya denize girmesine izin vermiyor.Talimat Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz tarafından verildi. 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci kez Mudanya Belediye Başkanı seçilen Türkyılmaz, 2014 yılında da Suriyelilerin zabıta tarafından ilçe dışına çıkarılmasını istemişti.

Mudanya’da yaz aylarında Suriyeli sığınmacı yoğunluğu artıyor.

‘Ya bize uyacaklar ya gidecekler’

Independent Türkçe’nin Mudanya Belediyesi kaynaklarından edindiği bilgiye göre, sabah saatlerinde sahil bölgesinde önlem alan zabıta görevlileri Suriyeli sığınmacıların sahili kullanmasını engellemeye başladı. Belediye yetkilileri talimatın “Mudanya halkının rahatsız olduğu” gerekçesiyle belediye başkanı tarafından verildiğini söyledi.

Bursa basınında yer alan haberlere göre Türkyılmaz talimatını “Ya  bize uyacaklar yada geldikleri ülkelerine geriye dönecekler. Kendi insanlarımızın rahatsız edilmesine izin vermem” sözleriyle savundu.