Ana Sayfa Blog Sayfa 2273

Tarım Bakanlığı 2020’nin ilk sahte ürün listesini açıkladı: 386 ürün taklit ya da ilaçlı

Tarım ve Orman Bakanlığı’nca taklit, tağşiş veya ilaç etken maddesi tespit edilen toplam 229 firmaya ait 386 parti ürün paylaşıldı. 2020 yılına ait ilk tağşiş listesinde gazlı içecekten, bala, çaydan zeytin yağına, çikolatadan ete kadar birçok ürün yer aldı.

Listenin tamamına ulaşmak için tıklayın.

Bakanlığın yayınladığı listede laboratuvar sonucuyla taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen gıdaları üreten/ithal eden; kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve/veya satan firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarasını içeren bilgiler yer aldı. 2012 yılından bu yana 1443 firmaya ilişkin 3202 parti üründe taklit ve tağşiş yapıldığı da belirtildi.

Hangi ürünlerde ne var?

Bakanlığın açıkladığı listedeki ürün gruplarında yapılan taklit, tağşiş ve ilaç etken maddesi ilavesine dair detaylar şöyle:

  • Alkolsüz içecekler: Gazlı içecek – İlaç etken maddesi (Sildenafil)
  • Arıcılık Ürünleri: Süzme çiçek balı – Uygunsuzluk (Prolin, Diastaz, HMF, C4Şeker Oranı, Protein ve Hambal Delta C13 Değerleri Arasındaki Fark, Sakkaroz, Fruktoz+Glukoz)
  • Baharat: Toz tatlı biber – Boya/Gıda Boyası tespiti
  • Bitki, Çay ve Kahve Ürünleri: Siyah Çay – Boya/Gıda Boyası tespiti
  • Bitkisel Yağ ve Margarin: Zeytinyağı – Uygunsuzluk – Tohum Yağları tespiti
  • Çikolata ve Kakao Ürünleri: Çikolata – Sildenafil, Tadalafil
  • Enerji İçecekleri: Enerji içeceği – İlaç Etken Maddesi (Sildenafil)
  • Et ve Et Ürünleri: Kıyma, dana köfte, Adana Kebap, Tekirdağ Köftesi, sucuk, kavurma, – Soya, Kanatlı eti, sakadat, baş eti ve deri dokusu tespiti
  • Et ve Et Ürünleri: Sucuk, kıyma – Domuz eti, tek tırnaklı eti, at eti, kanatlı eti, baş eti tespiti
  • Kuruyemiş ve çerezler: Fıstık içi, Antep Fıstığı – Yer fıstığı tespiti
  • Meyve ve Sebze İşleme: Biber Salçası – Boya/Gıda Boyası
  • Süt ve Süt Ürünleri: Peynir, yoğurt, tereyağı, manda kaymağı, krema – Süt yağı harici yağ, bitkisel yağ, nişasta, jelatin, sığır geni, natamisin
  • Şekerli Mamuller: Üzüm pekmezi, cezerye – Uygunsuzluk (Delta C13, Fruktoz/Glukoz Oranı, Maltoz, Rafinoz, Organik asit (Tartarik Asit/Malik Asit), Sildenafil ve Tadalafil
  • Takviye Edici Gıdalar ve Ürünler: Bitkisel karışım, gıda takviyesi, karışımlı macun, enerji kapsülü, takviye edici gıda – İlaç etken maddesi (Sildenafil, Tadalafil, Parasetamol, Kinidin)

Keşmir’de çığ felaketi: Sekiz kişi hayatını kaybetti

Hindistan ve Pakistan arasındaki ihtilaflı bölge olan Cammu-Keşmir bölgesinde son 48 saatte şiddetli kar yağışının beraberinde getirdiği çığ felaketlerinde üçü asker sekiz kişinin öldüğü, bir askerin kayıp olduğu bildirildi.

Böylece Pazar gününden bu yana etkili olan ve son 20 yılın en şiddetlisi olduğu söylenen kar yağışı sebebiyle ölenler sayısı 57’ye yükselmiş oldu. Ölümlerin, yağışın meydana getirdiği seller ve çatı çökmeleri sonucunda olduğu belirtildi.

Su baskınları

Cammu- Keşmir ile Sindh ve Pencap eyaletlerinde ise yoğun yağışlar su baskınlarına neden oldu.  Ulusal Afet Yönetim Ajansından (NDMA) yapılan açıklamaya göre, Keşmir’de 15 kişi su baskınlarında hayatını kaybetti, Sindh eyaletinde bir, Pencap’ta ise üç kişi öldü.

Belucistan eyaletinde pazar gününden bu yana devam eden yoğun kar yağışı nedeniyle, çöken çatıların altında kalan kişilerin yaşamını yitirdiği, yolların ve havalimanının da kapandığı açıklandı. Belucistan Eyaleti Afet Yönetim Ajansı Başkanı İmran Zarkon, eyalette pazar gününden bu yana yoğun kar yağışı nedeniyle çöken çatıların altında kalan 22 kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek yolların ve havalimanının da kar yüzünden kapandığını kaydetti.

Mahsur kalan 500 kişi kurtarıldı

Kapanan yollarda mahsur kalan 500 kişi askerler tarafından kurtarılırken bazı bölgelerde kurtarma çalışmalarına helikopterler de katıldı. Ülkenin en önemli turizm noktalarından olan Gilgit-Baltistan eyaleti de son 50 yılın en yoğun kar yağışına sahne oldu.

Aşırı yağışlar küresel ısınmanın sonucu

Bu mevsimde ortalama 50 santimetre olan kar kalınlığının 1,4 metre olarak ölçüldüğünü belirten uzmanlar, aşırı yağışların küresel ısınmanın bir sonucu olarak tüm Ortadoğu’da görüldüğüne dikkat çekiyor. Meteoroloji Ofisi yetkilisi Azmat Hayat Han, nisan ayına kadar kar yağışının devam edeceğini belirterek yağmurların da artacağı uyarısında bulundu.

Dolan barajların, setlerde çatlamalara ve sellere sebep olabileceğine dikkati çeken Han, olağan dışı seviyede yağan kar ve yağmurun küresel ısınmanın sonuçlarından olduğunu söyledi. Tüm Ortadoğu’da aşırı yağışların görüldüğünü hatırlatan Han, Belucistan’da yoğun kar yağışının süreceğini ifade ederek, çığı ve toprak kayması riskine karşı tedbirli olunmasını istedi.

Birleşik Krallık’ta hava kirliliği on yıl içinde 160 bin kişiyi öldürebilir

Birleşik Krallık Kalp Vakfı (British Hearth Association) tarafından yapılan araştırma hava kirliliği seviyelerinin kalp sağlığını ciddi şekilde etkilediğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre her yıl kalp krizi ve kalp rahatsızlıkları sebebiyle önümüzdeki on yıl içerisinde 160 bin kişi kaybedebiliriz. Bu da günlük 40 kişinin ölmesi anlamına geliyor.

Araştırma, her gün milyonlarca kişinin ülke genelinde zehirli partiküller soluduğunu ve bu partiküllerin ise kana karışarak iç organlara nüfuz ettiğini belirtiyor. Bu durum ise kalp krizi ve diğer kalp rahatsızlıklara neden oluyor.  Vakıf Direktörü Jacob West yaptığı açıklamada hava kirliliğinin önüne geçebilmek için sağlıklı hava kalitesini sağlayacak düzenlemelerin yasayla hayata geçirilmesi gerekliliğini vurguladı.

Ülkelere göre hava kirliliği sıralaması

AirVisual ve Greenpeace‘in hazırladığı 2018 Hava Kalitesi Raporu’na göre Ülkelerin genelinde yıllık ortalamaya bakıldığında, geçen yıl Bangladeş, metreküp başına ortalama 97,1 partikül ile en kirli havayı soluyan ülke. Listeyi sırasıyla Pakistan, Hindistan ve Afganistan takip ediyor.

Türkiye 21,9 partikül ile 73 ülkenin bulunduğu listede 31’inci sırada yer aldı. Havası en temiz ülke ise 5 partikül ile İzlanda olurken, Finlandiya, Avustralya ve Estonya sıralamayı takip etti.

Hızlı tren kazasının ilk duruşmasında iki tutukluya tahliye

Ankara’da 13 Aralık 2018‘de meydana gelen dokuz kişinin ölümüyle sonuçlanan hızlı tren kazasıyla ilgili davada üçü tutuklu 10 sanığın yargılanmasına başlandı. Ankara-Konya seferini yapan yüksek hızlı tren ile raylarda kontrol için bulunun kılavuz trenin çarpışması sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybedenler arasında üç de makinist bulunuyordu.

Savcı mütalaasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar hareket memuru Sinan Yavuz ve trafik kontrolörü Emin Ercan Erbey‘in tahliyesine karar verdi. Mahkeme, duruşmayı 24 Ocak tarihine erteledi.

Kazayla ilgili yürütülen soruşturma tamamlanarak 10 kişi hakkında ‘birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle, Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor.

Yıldırım: Eğitim almadan görevlendirildim

Bugünkü ilk duruşmada tutuklu sanık tren teşkil memuru (makasçı) Osman Yıldırım, “Kazaya neden ihmaller zincirinin en son halkası olmaktan dolayı üzgünüm. Havanın soğuk olması ve bu konuda eğitim almadan görevlendirilmem hata yapmama neden oldu” dedi.

Kaza günü kar yağışından dolayı makas yapmakta zorlandığını belirten Yıldırım, ısıtma sistemi çalışmadığı makası buzları kırarak temizlediğini anlattı. Olayın devamını anlatan Yıldırım “Daha sonra hareket memuru Marşandiz tarafından tren geleceğini ve 12’nci yola alacağını söyledi. Buz nedeniyle elim ayağım dondu, makaslar zor yapılıyordu. M-74 makasına doğru gittim. 11’inci makasın kilitlemesini yaptım. Ben bu makasın Hat-1’e gittiğini düşünüyordum. Tren önümden geçti gitti, hangi yola girdiğini görmem mümkün değildi. Kazayı duyunca şoka girdim. Ben makası yaptığımı sanıyordum, tren Hat-1’den gitmesi gerekiyorken Hat-2’den gitti. Sinan Yavuz kaza olduktan sonra bana trenin hangi hattan gittiğini sordu. Ben ‘Hat-1 olması lazım’ dedim. Makasa gidip baktığımda Hat-2’den gittiğini gördüm” dedi.

‘Sinyalizasyon olsaydı kaza olmazdı’

Yıldırım ayrıca işçilerin mesai ücretinin yüksek olduğu için gece çalıştırılmadıklarını bu yüzden gece nöbetinde tek çalıştığını; ısıtma sisteminin çalışmadığı için makasların buz tuttuğunu söyledi. Sanık Yıldırım, çalıştığı hattı hangi trafik yönetim sistemi kullanıldığını bilmediğini belirterek, “Hatta sinyalizasyon olsaydı bu kaza olmazdı” ifadesini kullandı.

Yavuz: Teminatı aldıktan sonra treni gönderdim

Duruşmada daha sonra hareket memuru Sinan Yavuz ifade verdi. Gerekli teminatı aldıktan sonra treni gönderdiğini belirten Yavuz  “Her defasında bunu gidip yerinde kontrol edip gelip tren hareket ettirmem mümkün değildir. Osman’dan makasa ilişkin teminat aldım ve treni gönderdim. Ben suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

Erbey: Hat üzerinde panel yok

Bir diğer tutuklu sanık trafik kontrolörü Emin Ercan Erbey de ifade vererek kendilerine sinyalizasyonun çalışmadığının söylendiğini aktardı. “Makas hareketlerini inceleyecek hat üzerinde panel var mı” sorusuna sanık Erbey, “Hayır inceleyebileciğimiz öyle bir panel yok” yanıtını verdi.

Mahkeme belgesi sanık imzasıyla gelecek

Sonrasında savunma yapan YHT Ankara Gar Müdür Yardımcısı Kadir Oğuz’a sanık avukatları, “Mahkeme heyeti Ankara Gar’dan davaya ilişkin belge istese sizin imzanızla mı gelecek” diye sordu. Vekaleten Ankara Gar Müdürlüğü görevini yürüten Oğuz yöneltilen soruya, “Arşivden çıkarılır. Benim yazımla gelir” dedi.

Sanık avukatları arasında Oğuz’a yöneltilen sorular üzerine tartışma yaşandı. Bir sanık avukatı, “Sorumlu genel müdürdür. Dayatılan sistemde (Oğuz’u işaret ederek) ne bu sanığın ne de bazı sanıkların yetkisi vardır. Biz gerçek sorumluları yargılamak istiyoruz” dedi. Mahkeme salonunda sanık yakınlarının alkışın ardından mahkeme başkanı “Burası sinema salonu değil” ifadelerini kullandı.

‘Sinyalizasyonun olmadığını genel müdür biliyordu’

Duruşmada sanık Trafik Servis Müdür Yardımcısı Vekili Ergün Tuna da ifade verdi.  Sinyalizasyon sisteminin olmadığını belirten Tuna, “Mart ayından sonra sistemin değiştirilmesine karar verildi. İlk etapta kabul edilen sinyal sistemi eksiklikleri ile beraber alındı. Bu durum genel müdürlük tarafından biliniyordu” dedi. Sistemin TMİ şartlarına göre çalıştığını fakat TMİ olduğuna dair herhangi bir resmi belge görmediğini ifade eden Tuna, “14.03.2018 tarihinde genel müdürlük yazısıyla hat açıldı” diye konuştu.

Sanık avukatları arasında yeniden tartışma çıktı. Sanık avukatları sanıklara yöneltilen sorulara karşı çıkarak, “Ya kardeşim genel müdüre sorun bunları” dedi. Diğer avukatlar ise, “Genel müdür mü burada? Maddi gerçeği ortaya çıkarmaya çalışıyoruz” yanıtını verdi. Sanıkların ifadelerinin alındığı duruşmada YHT Ankara Müdürü Duran Yaman duruşmaya katılmadı.

 

 

 

Avrupa’nın yeni Yeşil Başkent’i Lizbon oldu

Portekiz’in başkenti Lizbon 2020 Yeşil Avrupa Başkenti ödülüne layık görüldü. Avrupa Yeşil Yaprak 2019 ödülü ise İspanya’nın Cornella de Llobregat ile Hollanda’nın Horst aan de Maas şehirlerine verildi.

Ödül sahipleri Avrupa Komisyonu Çevre, Deniz ve Balıkçılık Komiserliği taradından Hollanda’nın Nijmegen şehrinde düzenlenen tören ile açıklandı.  Lizbon’un ödülünü takdim eden Çevre Komiseri Karmenu Vella “Lizbon’dan ve diğer şehirlerden bu alanda böyle bir liderlikler görmek umutlarımızı yeşertiyor. Bu şehirler bizlere çevresel bazı mücadelelerin nasıl fırsata dönüştürülebileceğini gösterdiler” ifadelerini kullandı.

Vella “Lizbon ekonomik krizle boğuşurken bu dönüşümü başlattı ve dönüşümün kendisini ekonomik bir modele çevirerek ilham verici bir model oldu. Bu da sürdürülebilirlik ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi net şekilde gösterdi” dedi.

350 bin Euro ödül

Ödül ile birlikte Lizbon Avrupa Komisyonu‘ndan 350 bin Euro finansal hibe almaya da hak kazanmış oldu. Ödül paraları ile şehirler o yıl içerisinde ‘yeşil başkent’ olmaya ilişkin bazı yeni düzenlemeleri ve organizasyonları hayata geçiriyor. Her yıl verilen ödülün geçen yılki sahibi ise Norveç’in başkenti Oslo olmuştu. Avrupa Yeşil Yaprak Ödülü ise geçtiğimiz sene Hollanda’nın Nijmegen şehrine verilmişti.

Yeşil kriterler

Bu yıl 18 Avrupa şehrinin almak için yarıştığı Yeşil Avrupa Başkenti ödülünün sahibi 12 çevre kriteri üzerinden değerlendirildi. Bu kriterler arasında iklim değişikliğinin azaltılması, iklim değişikliğine uyum, sürdürülebilir kentsel hareketlilik, sürdürülebilir arazi kullanımı, doğa ve biyolojik çeşitlilik,  hava kalitesi, gürültü, ses, atık, su, yeşil büyüme ve eko-yenilik, enerji performansı ve yönetişim yer alıyor.

Avrupa Yeşil Yaprak ödülü için ise şehirler altı ana başlık üzerinden değerlendiriliyor: iklim değişikliği ve enerji performansı, sürdürülebilir kentsel hareketlilik, doğa ve biyolojik çeşitlilik.

Karbondioksit salımı yüzde 50 azaldı

Ödüle layık görülen Lizbon, geçtiğimiz yıllar içeresinde ekolojik birçok dönüşüm gerçekleştirdi. Şehir içerisinde bireysel araç kullanımını sınırlandıran yetkililer yürümeye, elektrikli bisikletlere ve toplu taşımaya öncelik verilmesini sağladı. Bugün Lizbon dünyadaki en fazla elektrikli şarj noktasına sahip şehirlerden biri durumunda. Belediyeye ait araçların yüzde 39’u da elektrikli.

Lizbon şehri 2002-2014 yılları arasında şehirdeki karbondioksit (CO2) salımı yüzde 50, enerji tüketimini de yüzde 23 azaltmayı başararak su tüketimini de 2007’den 2013’e kadar yüzde 17 düşürdü. Lizbon’da yaşayan insanların yüzde 93,3’ü bir toplu taşıma aracına 300 metre mesafede yaşarken yüzde 76’sı da bir yeşil alana 300 metre mesafede oturuyor.

 

Sevag Balıkçı davasında karar: 16 yıl 8 ay hapis cezası

24 Nisan 2011’de zorunlu askerlik yaparken öldürülen Sevag Balıkçı davasında karar çıktı. Sanık Kıvanç Ağaoğlu, “olası kastla öldürme” suçlamasıyla 16 yıl 8 ay hapis cezası aldı ve duruşmada tutuklandı.

Sanık Ağaoğlu’na 2013’teki askeri mahkemedeki ilk yargılamada 4 yıl 5 ay hapis cezası verilmiş, ancak dava 8 Şubat 2018’de sivil mahkemede yeniden görülmeye başlanmıştı.

Balıkçı, Batman’ın Kozluk ilçesinde zorunlu askerliğini yaparken tezkeresine 20 gün kala, karakol çevresine çit örme görevi sırasında Ağaoğlu’nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetmişti.

Dokuz yıllık mücadele

Agos’un haberine göre, Ağaoğlu’nun ölümüyle ilgili 2011 yılında, Askeri Savcılık tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede, silahın kendiliğinden ateş almasına neden olabilecek bir arızasının olmadığı ve yapılan testler sonucu tüfeğin kendiliğinden patlamadığı yönündeki tespitlere dikkat çekilerek, Ağaoğlu hakkında bilinçli insan öldürmek suçundan dokuz yıla kadar hapis cezası istendi.  Dosyadaki bilirkişi raporları da Ağaoğlu’nun kusurlu olduğunu tespit etmişti.

Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde açılan ve yaklaşık iki yıl süren davada, mahkeme, 26 Mart 2013 tarihinde açıkladığı kararında Ağaoğlu’nu  ‘bilinçli taksirle insan öldürmek’ suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, karakolda görevli sanık Astsubay Sadrettin Ersöz’e ’görevi ihmal’ suçundan 5 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

Balıkçı ailesi karara itiraz ederek dosyayı Askeri Yargıtay’a taşıdı. Askeri Yargıtay, yerel mahkemenin kararını usul yönünde bozarak yeniden yerel mahkemeye gönderdi. Yeniden yargılama devam ederken, 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılan Askeri Mahkemelerin yerine dosya, Batman’ın Kozluk ilçesine gönderildi.

8 Şubat’ta Kozluk Asliye Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlanan davada, tanık askerden Halil Ekşi, ifadesini birkaç kez değiştirdi; hakkında ‘yalancı tanıklık’ yapma suçundan açılan davada, 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dava daha sonra ailenin talebiyle Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındı.

Belucistan’da rekor kar yağışı 14 cana mal oldu

Pakistan‘ın Belucistan eyaletinde son 20 yılın en yoğun kar yağışı nedeniyle 14 kişi yaşamını yitirdi. Ulusal medyada çıkan haberlere göre, son 20 yılın en yoğun kar yağışına sahne olan eyalette  kar kalınlığı ortalamanın çok üzerine çıktı.

Pakistan Meteoroloji Ofisi, eyalette bu dönemde ortalama 50 santimetre olan kar kalınlığının son günlerdeki yağışla 1,4 metre olarak ölçüldüğünü belirtti.

Eyaletin başkenti Kuetta’daki havaalanında, birçok uçuş iptal edildi ya da başka havaalanlarına yönlendirildi. Birçok yolun kapandığı yerleşim yerlerinde mahsur kalan vatandaşlar ise askeri araç ve helikopterler yardımıyla kurtarıldı.

Çöken çatıların altında kaldılar

Yoğun kar yağışı sebebiyle eyaletteki birçok binada da çökme meydana geldi.  Şahabzay bölgesinde üzerinde kar biriken bir kerpiç evin çatısının çökmesi sonucu üçü çocuk altı kişi hayatını kaybetti. Afganistan sınırındaki Kili Lokman‘da da nişan merasimi düzenlenen bir evin çatısının çökmesiyle yedi kişi can verdi, dört kişi yaralandı.Biriken karlar nedeniyle çöken çatılar Kili Çukal’da da bir kişinin ölmesine neden oldu.

‘Aşırı yağışlar küresel ısınmanın sonucu’

Meteoroloji Ofisi yetkilisi Azmat Hayat Han, nisan ayına kadar kar yağışının devam edeceğini belirterek yağmurların da artacağı uyarısında bulundu. Dolan barajların, setlerde çatlamalara ve sellere sebep olabileceğine dikkati çeken Han, olağan dışı seviyede yağan kar ve yağmurun küresel ısınmanın sonuçlarından olduğunu söyledi.

Tüm Ortadoğu’da aşırı yağışların görüldüğünü hatırlatan Han, Belucistan’da yoğun kar yağışının süreceğini ifade ederek, çığı ve toprak kayması riskine karşı tedbirli olunmasını istedi.

Hrant Dink’in katledilişinin 13’üncü yılı: Utanmak için geç değil

19 Ocak 2007 tarihinde katledilen Agos Gazetesi kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, Türkiye’de ve dünyada düzenlenen etkinliklerle anılacak.

Agos Gazetesi’nin Osmanbey’deki eski ofisinin önünde, saat 15’de başlayacak anma töreni için yayımlanan çağrı şöyle:

“13 yıl oldu…
Utanmak için geç değil!

19 Ocak 2020 Pazar, saat 15.00’te #HrantDink‘i, onu vurdukları yerde anıyoruz.

#BuradayızAhparig

 

Diğer etkinlikler ise şu şekilde:

  • DurDe platformu 17 Ocak Perşembe günü,  Cezayir Toplantı Salonu’nda saat 19.00’da bir panel düzenliyor. ‘12 Yıl Oldu Hala Adalet Arıyoruz’ başlıklı panelin konuşmacıları Canan Coşkun, Melek Ulagay, Pakrat Estukyan, Roni Margulies, Şenol Karakaş.
  • 18 Ocak Cuma günü Ankara’da AKADER’in düzenlediği bir anma etkinliği olacak. Mithat Sancar ve Pakrat Estukyan’ın konuşmacı olduğu etkinlik Kızılay’da Sümer 2 sok. No-29 adresinde saat 19.00’da başlayacak.
  • Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü, Sosyoloji Bölümü ve Tarih Bölümü ev sahipliğinde her yıl düzenlenen Hrant Dink İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı bu yıl Filistinli yazar, hukukçu ve insan hakları savunucusu Raja Shehadeh‘i ağırlayacak. Raja Shehadeh, ‘İnsan Hakları Ne Yapabilir? Ortak Dünyamızda Filistin’ başlıklı bir konuşma yapacak. Etkinlik 18 Ocak Cuma günü saat 15.00’te Albert Long Hall’da gerçekleşecek.
  • Yine 18 Ocak Cuma günü DurDe ve Antikapitalistler platformları İzmir‘de saat 19:00’da Hrant Dink bir söyleşi düzenleyecek. Etkinlik Kıbrıs Şehitleri Caddesi, 1462 Sok. No: 20/1 adresindeki Karakedi Kültür Merkezi’nde.
  • Datça Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde 19 Ocak Cumartesi günü saat 15.00’de ‘Kaybolmayın Çocuklar’ filminin gösterimi yapılacak. Etkinlikte Garabet Orunöz ile soyleşi ve Suna Sönmez-Cengiz Gül dinletisi de gerçekleştirilecek.
  • Ermenice müziğin önemli isimlerinden Bartev Garyan da, 19 Ocak akşamı İstanbul’da bir konser verecek. ‘13. Yılında Hrant Dostlarıyla Buradayız Ahparig’ başlıklı konser ve anma gecesinde sahne alacak olan Garyan’a, alto saksafonda Sayat Daldal eşlik edecek. Beyoğlu – Hancı Sahne’deki konser 21.30’da başlayacak.

 Dünyada da anılıyor

  • Dink 19 Ocak Cumartesi günü Berlin’de Maxim Gorki Tiyatrosu’nda 17.00’den itibaren film, performans ve müzik gösterileriyle anılacak.  Can Dündar’ın Hrant Dink’in yaşamından kesitleri sunacağı etkinliğe sanatçılar Sesede Terziyan, Mehmet Ateşçi ve François Regis eşlik edecek. Programda ayrıca Fethiye Çetin, Karin Karakaşlı’nın konuşmaları, belgesel yapımcısı Nedim Hazar ile söyleşi, ‘Kırlangıcın Yuvası’ belgeselinin gösterimi ve  Stepan Gantralyan -Olivia Noemi Peilert konseri bulunuyor.  Program, gece internetten canlı olarak yayınlanacak. (https://www.youtube.com/watch?v=Pl4QKpSv2YU )
  • 19 Ocak’ta yine Berlin’de ‘Türkülerim Hrant’a’ başlıklı bir etkinlik olacak. Saat 20.30’da başlayacak etkinlik Lorî – Wiener Straße 69 adresinde.
  • Brüksel’de ayrıca AADB (Türkiye’den gelen Ermenilerin kurduğu Demokrat Ermeniler Derneği) 20 Ocak Pazar günü Hrant Dink’i anacak. St. Mary Magdalene Ermeni Kilisesi’nde  Hayr Zadik Avedikyan‘ın başkanlığında yapılacak ayinden sonra Henri Michaux Meydanı’ndaki Khatchkar’a yürünecek ve Hrant Dink saygı duruşu ve dua ile anılacak.
  • Hrant Dink 19 Ocak Cumartesi günü Almanya Köln’de de anılacak. Alten Feuerwache, Melchiorstr. 3 adresinde 18.30’da düzenlenecek anmada Celal Başlangıç, Aslı Erdoğan, Mihran Dabag, Raffi Kantian ve Günter Seufert konuşmacı olarak yer alacak. Etkinlikte Collectif Medz Bazaar topluluğu da sahne alacak.

İran’dan eylemcilere ateş açıldığı suçlamasına yalanlama

İran yönetimi, Ukrayna uçağının düşürülmesini protesto eden eylemcilere ateş açıldığı suçlamasını reddetti. Yanlışlıkla vurulduğu iddia edilen uçağın düşmesi sonucunda 176 kişinin ölmesine tepki gösteren İranlılar başta Tahran olmak üzere birçok kentte halk iki gündür sokakta.

Olayın istifa ile de üstünün kapatılamayacağını söyleyen eylemciler, soruşturma ve yargılama talep ediyor. Protestolar ülke genelinde yaygınlaşırken polisin Azadi Meydanı’nda göstericiler üzerine ateş açtığına dair görüntüler sosyal medyada yaygınlaştı.  Ancak Reuters, görüntülerin kaynağını doğrulayamadıklarını bildirdi.

Tahran Üniversitesi’nin önündeki eylemlerde, doğrudan Kasım Süleymani protesto edilmiş, Süleymani’nin duvardaki resimleri sökülmüştü. Öğrenciler ruhani lider Ayetullah Ali Hamaney’e hitaben de “Diktatör’e ölüm” sloganları atmıştı. Eylemcilerin attığı sloganlar arasında “Amerika’nın bizim düşmanımız olduğu konusunda yalan söylüyorlar, düşmanımız tam da burada” gibi sloganlar da vardı.

Trump: Protestocularınızı öldürmeyi kesin

ABD Başkanı Donald Trump ise İranlı göstericilere destek çıktığı bir Twitter mesajı paylaştı. İran liderlerine seslenen Trump “Protestocularınızı öldürmeyi kesin” dedi. Trump mesajının devamında “Binlerce kişi sizin tarafınızdan zaten öldürülmüş veya hapsedilmiş durumda.  Dünya izliyor. Daha da önemlisi ABD izliyor. İnternetinizi tekrar açın ve muhabirlerin serbest dolaşmasına izin verin! Harika İran halkınızı öldürmeyi durdurun!” ifadelerini kullandı.

Rebii: Trump timsah gözyaşları döküyor

Tahran Emniyet Müdürü Hüseyin Rahimi tarafından yapılan açıklamada sosyal medyada yayılan görüntüler reddedildi. hükümet sözcüsü Ali Rebii ise, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün gece attığı tweet’ine tepki gösterdi. Rebii, İran halkının ‘Trump’ın Süleymani’yi öldürdüğünü unutmayacağını’ söyledi. Açıklamasının devamında  ABD Başkanı’nın İranlılar için endişe beyan ederken aslında ‘timsah gözyaşları döktüğünü’ söyledi.

 

Prof. Ahmet Ercan: Deprem her zaman yoksulları öldürür

İTÜ Maden Fakültesi eski öğretim üyesi ve Deprem uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, “Aylık 2 bin lira alan bir ailenin depreme hazır olması gibi bir olay düşünülemez” dedi. Depremde ölenler için şehit denilemeyeceğini ifade eden ErcanDeprem için “Allah’ın laneti” demek siyasilerin uydurduğu bir laf. Depremden ölen bir insana da şehit denmez, ‘pisi pisine gitti’ denir. Deprem daima yoksulları öldürür. Siz hiç varsıl bir ailenin depremde öldüğünü duydunuz mu?” diye konuştu.

Ercan, Yeniçağ gazetesine verdiği röportajda beklenen büyük İstanbul depremine ilişkin görüşlerini paylaştı. Yoksul bir ülkenin depreme hazırlanmasının mümkün olmadığını dile getiren Ercan şunları söyledi:

Türkiye’de kişi başına gelir siyasilerin söylediğine göre 8 bin dolar. Aşağı yukarı bu 45 bin lira filan yapar. Demek ki aylık 2 bin lira yapıyor. İstanbul’da ev kiraları bin- bin 500 demek ki 2 bin lira alan bir ailenin depreme hazır olması gibi bir olay düşünülemez. Eşik değer kişi başına 45 bin dolardır. Ayda 22 bin lira alman gerekiyor. O zaman sağlam yerde oturabilirsin. Siz hiç varsıl bir ailenin depremde öldüğünü duydunuz mu? Sabancılar’dan, Koçlar’ın akrabalarından, Bayraktar Holding’ten? Duymadınız ve duymayacaksınız. Böyle gelmiş böyle gidiyor.”

https://www.youtube.com/watch?v=dHUTdIh5pBw

 

Ercan, “Depremin dinle minle ilgisi yok. O ülkenin doğru yönetilip yönetilmediğiyle ilgisi var” ifadelerini kullandı.