Ana Sayfa Blog Sayfa 2191

Koronavirüs krizi: Hayatını kaybedenlerin sayısı 59’a yükseldi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’deki koronavirüs vakalarına ilişkin son durumu paylaştı. Son 24 saatte hayatını kaybeden 15 kişi olduğunu açıklayan Koca, bu sürede 561 kişiye de tanı konulduğunu açıkladı.

Buna göre, Türkiye’de korona virüsü nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 59’a yükselirken, toplam vaka sayısı ise 2 bin 433’e ulaştı.

Fahrettin Koca’nın Twitter’dan şu paylaşımı yaptı.

“SON 24 SAATTE 5.035 test sonuçlandı. 561 tanı kondu. 15 hastamız hayata veda etti. Bugüne dek kaybettiğimiz hasta sayısı 59. Toplam hasta sayımız 2.433. SAYILAR, KAYIP ACISINI, ENDİŞEYİ İFADE EDEMEZ. Sıfır riskle yaşamaya çalışalım. Bizi hayata tedbir bağlar.”

Türkiye’de ilk 11 Mart’ta tespit edilen koronavirüs’ün ardından toplam vaka ve hayatını kaybeden kişi sayıları şöyle:

 

Bolsonaro: Virüs ufak bir soğuk algınlığı

Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, ülkesinin ulusal televizyon programında Ulusa Sesleniş konuşması yaptı. Reuters’in haberine göre, salgın nedeniyle acil durum kararı alan valilere tepki gösteren Bolsonaro, virüs için “basit bir grip ve ufak bir soğuk algınlığı” ifadesini kullandı.

Bolsonaro, halka panik yapmamaları çağrısında bulunarak, “Normale dönmeliyiz. Toplu ulaşım yasağı ve kitlesel ev hapsi, koronavirüs tedbirlerine dahil edilmemeli” diye konuştu. Okulları ve marketleri kapatmanın anlamsız olduğunu dile getiren Bolsonaro, “Salgın 60 yaş ve üzeri insanları daha çok etkiliyor, okulları kapatmak için hiçbir neden yok” dedi.

Halk protesto ediyor

Bolsonaro daha önce de benzer açıklamalar yapmış ve binlerce kişi evlerinin balkonlarına çıkarak tencere tava çalıp kendisini protesto etmişti. Brezilya lideri 18 Mart’ta ise maske takan bazı bakanlarıyla birlikte yaptığı açıklamada, salgının yayılmasını önlemek için alınan acil durum tedbirlerini, ekonomiyi ve dar gelirli aileleri desteklemek amacıyla mali yardım paketini duyurmuştu.

Brezilya’da, Kovid-19 nedeniyle 47 kişi öldü, 2 bin 274 vaka tespit edildi.

Meksika lideri Obrador: Normalmiş gibi yaşamaya devam edin

Meksika Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador da Oaxaca de Juarez şehrinde ziyaret ettiği bir restoranda yaptığı açıklamada, halka koronavirüs salgınına ilişkin paniğe kapılmamaları çağrısı yaptı.

Salgınla mücadele eden diğer ülkelerin liderlerinin aksine halkı dışarı çıkmaya çağıran Obrador “Dışarı çıkmayı bırakmayın, hâlâ ilk evredeyiz. Ben size ne zaman dışarı çıkmamanız gerektiğini söyleyeceğim. Eğer yapabiliyorsanız, ekonomik olarak imkânınız varsa ailenizi dışarı yemeğe çıkarmaya devam edin, çünkü bu ekonomiyi güçlendirir” dedi.

Erdoğan: İki-üç haftada yayılma hızını kesemezsek sonuçları ağır olur

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, korona virüsü salgınına ilişkin Ulusa Sesleniş konuşması gerçekleştirdi. Türkiye’de 53 bin vatandaşın evinde, 8 bin 554 vakanın ise hastanelerde takibe alındığını belirten Erdoğan, “Bunlardan 797 kişi tamamen iyileşip taburcu olurken 4 bin 603 kişiden numune alınarak ileri tetkik yapıldı. Covid-19 teşhisi konan bin 872 kişinin tedavisine devam ediliyor” dedi. 

Erdoğan “Hastalığın yayılma hızını 2-3 hafta içinde kırarak, süreçten olabildiğince en kısa sürede ve olabilecek en az hasarla çıkacağız. Aksi taktirde çevremizde pek çok örneğini gördüğümüz bir şekilde daha ağır sonuçlarla ve buna bağlı olarak daha ağır tedbirlerle karşılaşmamız kaçınılmazdır” dedi.

Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından satır başları şöyle:

  • Türkiye korona virüsü ile mücadele en erken tedbir alan ülkedir.
  • Gerekli adımları atmayı sürdüreceğiz.
  • Bu virüs daha çok kronik hastalığı olanlar ile yaşlıları etkiliyor.
  • Virüs bulaşmasını önlemenin tek yolu, gönüllü karantinadır.
  • Büyüklerimizi incitecek en ufak bir saygısızlığı kabul edemeyiz.
  • En az hasarla bu süreçten çıkacağız.
  • Bugün ülkemiz, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler ve özel sektördeki 165 bin doktoru, 205 bini hemşire olmak üzere, 490 bin diğer sınıflardaki sağlık personeli ve 360 bin destek personeliyle dev bir sağlık ordusuna sahiptir.
  • Her vatandaşımızın canı bizim için aynı derecede değerlidir. Bunun için ‘Evde kal Türkiye’ diyoruz.
  • İyi bir izolasyonla, hastalığın yayılma hızını 2-3 hafta içinde kırarak bu süreçten olabildiğince en kısa sürede ve olabilecek en az hasarla mutlaka çıkacağız. Aksi taktirde çevremizde pek çok örneğini gördüğümüz bir şekilde daha ağır sonuçlarla ve buna bağlı olarak daha ağır tedbirlerle karşılaşmamız kaçınılmazdır.
  • Dünya bu salgın hastalığın ardından hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı, yepyeni bir küresel, siyasi, ekonomik, sosyal sistemin inşa edileceği bir döneme doğru gitmektedir.
  • Geçmişte yardım isteyen ülkeydik, şimdi bizden yardım talep ediliyor.
  • Vatandaşlar, bakanlıkların ikazına uymalı.
  • Dünya hiçbir şeyin aynı olmayacağı bir döneme gidiyor. Türkiye olarak yeni döneme avantajlarla ve güçlü altyapı ile giriyoruz. İnşallah aydınlık yarınlar bizi bekliyor. Yeter ki ikazlara riayet edelim. Sabırlı, dikkatli olalım. Kendimizin ve çevremizin temizliğine ihtimam gösterelim. Tedbir, mücadele, ferasetli davranmak bizden, takdir Allah’tandır.

 

Okullar 30 Nisan’a kadar kapalı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın başkanlık ettiği bugünkü Bilim Kurulu toplantısına Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da katıldı. Dört buçuk saat süren toplantının ardından iki bakan kameraların karşısına geçti.

İlk konuşmayı yapan Bakan Koca, koronavirüs salgını süresince sokağa çıkmakta ısrar eden gençlere seslendi: “Sizinle bir ağabey olarak konuşuyorum. Orta yaşlı vaka sayısı az değil. Virüs genç orta yaşlı ayrımı yapmıyor. Hastalığa hatta daha büyük acılara aracılık etmeyin. Dışarıda eskisi kadar güzel olmasa da bir dünya var ama evinizde oturun. Tolstoy, Mustafa Kutlu okuyun. Kendinize yatırım yapın.”

Bu hastalığa karşı elimizde güçlü bir koz var, yakalanmamak.” diyen Koca “Tokalaşıp tokalaşmamakta, misafirliğe gidip gitmemekte, dışarı çıkıp çıkmamakta irade sahibiyiz… Devlet mücadeleyi organize eden güçtür. Uygulama bize bağlıdır. Hiçbir sağlık kurumu virüsün bulaşmasını önleyemez. Bunu siz önleyebilirsiniz” dedi.

’26 hasta iyileşti’

Biri 60 yaşında diğeri 65 yaşın üstünde iki kişi dahil 26 hastanın iyileştiğinin altını çizen Sağlık Bakanı,  bundan sonra dijital ortamda iyileşen, yoğun bakıma alınan hastalar dahil salgın sürecindeki tüm verilerin güncellenerek paylaşılacağını ifade etti. Soru-yanıt bölümünde ise Koca, il bazında vakaların dağılımını gösteren bir tablo olup olmadığına ilişkin soruya “Biz zaten biliyoruz. Gerektiğinde paylaşırız” yanıtını verdi.

Paylaşımlar bakanlığın internet sitesinden paylaşılacak.

Dünkü rakamlarla hazırlanan ilk tablo şöyle:

30 Nisan’a kadar okullar kapalı

Koca’nın ardından söz alan Milli Eğitim Bakanı Selçuk da okulların 30 Nisan’a kapalı kalacağını, evden eğitimin süreceğini söyledi. Ücretli öğretmenlerle ilgili soruyu, “Mevzuat açık. Telafi eğitimlerinde derslere girmeleri söz konusu olacak. Çalışmalar devam ediyor” diyerek yanıtlayan Selçuk, özel okul ücretleriyle ilgili soru üzerine ise “Özel okul temsilcileriyle görüşmemizde gündeme geldi, telafi edileceği için problem çıkacağını sanmıyorum”dedi.

Çin’den gelen ilaç yoğun bakımındaki 136 hastaya verildi

Açıklamaların ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, testlerle ilgili olarak hiçbir laboratuvarın para almasının uygun olmadığını söyleyerek,“Korsan test yapanları şikayet edin” ifadelerini kullandı.

Çin’den getirtilen ilacın yoğun bakımdaki 136 hastaya verildiğini belirten Bakan, 1250 kutu getirtildiğini 3 bin 750 kutu daha ısmarlandığını söyledi.

Sahibi olduğu Medipol Hastaneleri’nde bir grup çalışanın ücretsiz izne ayrıldığına’ dair soruya “Gerçeği yansıtmıyor. Ben oradan ayrıldım” yanıtı veren Koca maskelerle ilgili bir soruyu ise “Vatandaşımızı sağlık çalışanımızı maskesiz bırakmak istemiyoruz elimizden geleni yaparız” diyerek yanıtladı. Bakan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Gerekirse üretim merkezlerine el koyarız” söylemini yineledi.

‘Hastalığın tepe seviyesine ulaşıp ulaşmadığını söylemek zor’

Sağlık Bakanı, hastalığın pik seviyeye ulaşıp ulaşmadığına dair soruya,“Bu konuda, hastalığın tepe seviyesine ulaşıp ulaşmadığı konusunda bir şey söylemek zor”diyerek yanıt verdi.

Bir soru üzerine, “Özel sektörün de, kamu kuruluşlarındaki vardiyalı çalışma sistemine uyum sağlamasını bekliyoruz” diyen Koca, İstanbul’da bir hastane önünde (Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi) kuyruk oluştuğunun anımsatılması üzerine, hekim istemeden test yapılmasına gerek olmadığını söyledi.

Hintli güvencesiz işçiler: Virüsten önce açlıktan ölebiliriz

1 milyar 400 bin nüfuslu Hindistan’da koronavirüsün yayılmasını engellemek amacıyla insanlar evlerine kapandı. Halka evlerinden çıkmamaları söylendi ama yevmiyeyle çalışan güvencesiz işçiler bu durumda hastalıktan önce açlıktan ölümle karşı karşıya kalabileceklerini söylüyor.

BBC’den Vikas Pandey, güvencesiz çalışanların salgın sürecinden bugün başlayan yasaklara kadar nasıl etkilendiklerini yazdı:

Noida’daki Chowk “Amele Pazarı” normal günlerde inşaatlarda çalışacak iş peşindeki yüzlerce işçiyle dolu olur. Başkent Delhi’nin banliyölerinden birindeki bu alan müteahhitlerin yevmiyeli işçi bulmaya geldiği bir yer.

Fakat Pazar günü, sokağa çıkma yasakları başlamadan önce bile alan boştu. Böylesine kalabalık bir yerde bir gün kuşların cıvıltısını dinleyebileceğimi hayal bile edemezdim, ama oldu.

Bir köşede biraraya toplanmış bir kaç adam gördüm. Onlara güvenli bir mesafeye kadar yaklaşıp, evden çıkmama talimatına uyup uymayacaklarını sordum.

Aralarından, Uttar Pradeş eyaletindeki Banda bölgesinden gelmiş bir işçi olan Rameş Kumar “Bizi işe alacak kimse de yok ama ne olur ne olmaz diye yine de geldik” dedi ve ekledi:

“Ben normal olarak günde 600 rupi (8 dolar) kazanıyorum ve bununla beş kişiye bakıyorum. Bir kaç gün sonra yiyeceğimiz bitecek. Koronavirüs tehlikesini biliyorum ama çocuklarımı aç bırakamam.”

Rameş Kumar gibi gündelikçi olarak çalışan milyonlarca insan var. Başbakan Narendra Modi‘nin Salı akşamı açıkladığı önlemler nedeniyle bu insanlar önümüzdeki üç hafta boyunca para kazanamayacak ve bazıları bir kaç gün içinde açlıkla yüzyüze gelebilecek.

Kishan Lal Allahabad kentinde çekçek sürücüsü ve dört gündür çalışamıyor.
Kishan Lal Allahabad kentinde çekçek sürücüsü ve dört gündür çalışamıyor.
Hindistan’da şu ana kadar doğrulanan vaka sayısı 500 ve en az 10 kişinin öldüğü açıklandı.

Kuzeyde Uttar Pradeş güneyde Kerala dahil bir çok eyaletin hükümetleri ve başkent Delhi‘de yönetim, Rameş Kumar gibi güvencesiz çalışanların hesaplarına doğrudan para yatırılacağını vaadetti. Modi hükümeti ayrıca yevmiyeyle çalışan ve karantina nedeniyle gelirinden olanlara yardım sözü de verdi.

Fakat büyük lojistik zorluklar var.

İşgücünün yüzde 90’ı güvencesiz işlerde çalışıyor

Dünya Çalışma Örgütü- ILO’ya göre Hindistan’ın işgücünün en az yüzde 90’ı, temizlik, güvenlikçilik, çekçek sürücülüğü, çöp toplayıcılık, ev işçiliği gibi düzensiz işlerde çalışıyor. Bu insanların çoğunun emeklilik, hastalık izni, ücretli izin hakları ya da sigortaları yok. O nedenle çoğu, gün gün kazandıkları parayla geçiniyor.

Bunun yanısıra bu insanların çok önemli bir kısmı iç göçmen. İkametgahları çalıştıkları eyalette görünmüyor. Bütün bunlara ek olarak bir de herhangi bir eyalette uzun süre durmayan ve sürekli gezen bir geçici işçi nüfusu var.

Uttar Pradeş eyaletinin eski başbakanı Akhileş Yadav bunların çok büyük sıkıntılar olduğunu kabul ediyor ve bu düzeyde bir krizle hiç bir hükümetin daha önce karşılaşmadığını söylüyor:

Bütün hükümetler yıldırım hızıyla hareket etmek zorunda çünkü durum her gün değişiyor. Büyük aşevleri açmalı ve ihtiyacı olanlara yiyecek dağıtmalıyız. Parasız kalanlara hangi eyaletten geldiklerine bakmaksızın para ya da pirinç, buğday gibi ihtiyaç maddeleri dağıtmalıyız”

Adını vermeyen bu ayakkabıcı istasyonda neden kimse bulunmadığını bilmiyordu

 

Yadav, özellikle de Uttar Pradeş eyaleti için çok kaygılı. Burası 220 milyon nüfusuyla ülkenin en kalabalık bölgesi. Eski Başbakan şunları söylüyor:

“Bir şehirden diğerine seyahat etmeye son vermeli ve toplu taşıma araçlarını kullanmaktan kaçınmalıyız. Bunu yapabilmenin önemli bir yolu gıda temini konusunda güvence verebilmek çünkü insanlar kriz zamanı köylerine gitmek istiyor.”

Göçmen işçiler hastalığı köylerine taşımış olabilir

Eyaletin şu anki başbakanı Yogi Adityanath, bir grup görevlinin başka eyaletlerden gelenlerin izini sürdüğünü ve ihtiyacı olan herkese hükümetlerinin yardım sağlayacağını söyledi.

Bu arada evden çıkma yasağına paralel olarak Hindistan Demiryolları 31 Mart’a kadar tren seferlerini durdurduğunu açıkladı. Fakat yasak başlamadan hemen önce yüzbinlerce göçmen işçi tıklım tıklım dolu trenlerle hastalığın daha yoğun görüldüğü Delhi, Mumbai ve Ahmedabad gibi kentlerden Uttar Pradeş ya da Bihar eyaletlerindeki köylerine döndüler.

Bu durum hastalığın diğer bölgelere de taşındığı ve önümüzdeki iki hafta içinde Hindistan’da salgının yeni bir boyuta geçebileceği kaygılarını artırdı. Bu arada tabi, parası olmadığı için bilet alamayan ve köyüne dönemeyen çok sayıda göçmen işçi de var.

Kuzeydeki Allahabad kentinde çekçek sürücüsü olan Kishan Lal, son dört gündür hiç para kazanamadığını söylüyor:

Kishan Lal

 

“Ailemi beslemek için para kazanmam lazım. Hükümetin bize para vereceği söyleniyor ama ne zaman ve nasıl yapılacak bunu bilmiyoruz.”  Kishan’ın arkadaşı Ali Hasan da bir dükkanda temizlikçi olarak çalışırken, dükkan kapanınca işsiz kalmış ve bir kaç gün sonra yiyecek alacak parasının kalmayacağını anlatıyor:

Dükkan iki gün önce kapandı ve bana para vermediler. Ne zaman açılacağı da belli değil. Çok korkuyorum. Ailem var. Onlara ne yedirip içireceğim?”

‘Afrika ülkeleri salgına karşı mutlaka desteklenmeli’

Covid-19 salgını konusunda Afrika için umutlar hastalığın kıtaya ulaşmamasıydı. Ayrıca SARS-CoV-2 virüsünün sıcak iklimde yaşayamayacağı düşünülüyordu. Ancak Dünya Sağlık Örgütü‘nün (DSÖ) verilerine göre en az 40 Afrika ülkesinde binden fazla koronavirüs vakası kayıtlara geçti.

DW Türkçe’nin aktardığına göre, Care Deutschland adlı yardım organizasyonunun genel sekreteri Karl-Otto Zentel, şu andaki insani yardım sisteminin kronik olarak yoksul ve kriz bölgelerinde Covid-19’un yayılmasına karşı hazırlıklı olmadığını söyledi. Zentel bu nedenle “Aşırı derecede zayıf tıbbi altyapının olduğu yoksul ülkeler mutlaka desteklenmeli” dedi.

Kıtada el yıkamak ve sosyal mesafe kolay değil

El yıkamak, koronavirüse karşı alınması gereken başlıca önlem olmasına karşın su ve sabuna ulaşmak bir çok Afrika ülkesi için kolay değil. DSÖ’nün Acil Yardım Programı Başkanı Michel Yao, el yıkamanın su ve sabuna ulaşmanın özellikle kıtanın kırsal kesimlerinde büyük bir sorun olduğuna işaret etti.

Örgütün Afrika sorumlusu Matshidiso Moeti de sosyo-ekonomik nedenlerle şehirlerde birçok Afrikalı için sosyal mesafe koymanın büyük bir zorluk olduğunu, zira milyonlarca kişinin dar alanlarda yaşamını sürdürdüğüne dikkat çekti. BM’nin tahminlerine göre Kenya’nın büyük şehirlerinden biri olan Kibera’daki gecekondularda 500 bin ila 700 bin kişi yaşıyor. Bu yoksul mahallelerdeki küçük kulübelerde akan suya erişim kısıtlı, ayrıca her evde tuvalet bulunmuyor.

Afrika ülkelerinde evden çalışmak ise ekonomik koşullar nedeniyle neredeyse imkansız. Çok sayıda kişi geçimini pazarlarda meyve-sebze satarak, inşaatlarda çalışarak ya da el işçiliğiyle sağlıyor ve bu mesleklerin işini evden yapma şansı bulunmuyor.

Zayıf tıbbi altyapı

Birçok ülkede salgına karşı önlemler alınmaya çalışılsa da hastalığın yayılma riski karşısında hastanelerdeki yoğun bakım üniteleri, doktor, hemşire ya da solunum cihazlarının sayısı normal koşullarda bile yetersiz. Öte yandan Afrikalıların bölgedeki yaygın hastalıklar nedeniyle bağışıklık sistemlerinin de zayıf olduğu hatırlatılıyor. BM’nin verilerine göre, 2018 yılında dünya genelinde AIDS hastalığına neden olan HIV’li 37 milyon 900 bin kişiden 25 milyon 600 bini, Afrika’nın güneyindeki Sahara bölgesinde yaşıyor.

CHP’li Biçer: İktidar izolasyon ortamında yangından mal kaçırmaya çalışıyor

CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, tüm dünyanın Covid-19 virüsüne karşı mücadele ederek seferberlik ilan ettiği bir dönemde Türkiye’de doğa hakkı ihlallerinin hız kesmeden devam ettiğini söyledi. Biçer Karaca  “Tüm dünyada salgından çıkarılan anlam doğa ile uyumlu bir yaşam iken, bazıları bu krizi fırsata çevirmeye çalışıyor” dedi.

‘Cerattepe’yi unutmadık’

Artvin Valiliği’nin 15 Temmuz 2016 sonrasında OHAL Kapsamında ardı ardına duyurduğu yasakları hatırlatan CHP’li vekil, şunları söyledi:

“Tüm ülke sosyal izolasyon içerisindeyken, yangından mal kaçırma deyimini akla getiren idari düzenleme ve eylemlerle karşılaşıyoruz. AKP iktidarı sokakların, meydanların tenhalaştırılmasını fırsat olarak mı görüyor şüphesinden kendimizi alamıyoruz. Nitekim, OHAL uygulamaları kapsamında, Artvin’de Cerattepe direnişi kırmak için birbiri ardına alınan eylem yasaklarının, madenci firmanın Cerattepe yarattığı tahribatlara karşı toplumsal muhalefeti nasıl durdurduğunu deneyimledik. Benzer uygulamaların tekrar vücut bulmaması, toplumsal mücadelenin #evdekal kampanyasına uyum sağlamasının hükümete her istediğini yapabilme hakkı tanımadığını vurgulamak istiyoruz. “

Koronavirüse karşı tüm ülkede hayata geçirilmeye çalışılan izolasyon tedbirleri sürerken, Biçer-Karaca’nın tespit ettiği hükümetin kimi girişimleri ve CHP’nin talepleri şöyle:

Odabaşı Köprüsü, Mimar Sinan tarafından 16. yüzyılda Osmanlı’nın sefer güzergahında inşa edildi. Kesme taştan yapılan, 39 metre uzunluğunda, 5 metre 35 santimetre genişliğindeki köprü, elips şeklinde üç yuvarlak kemerden oluşuyor. Fotoğraf: Sözcü

Kanal İstanbul için ihale yapılacak

Kanal İstanbul’un etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin taşınması ve yeniden inşası için 26 Mart Perşembe günü ihale düzenlenecek. Birçok kamu hizmetinin askıya alındığı, yargı mercilerine başvuru sürelerinin dahi durdurulduğu dönemde, kamu kaynaklarını bu ihaleye harcamanın maksadı nedir? Derhal bu ihale ertelenmeli, kamu kaynakları ve bütçeleri sağlık için, halk için kullanılmalıdır.

Doğal alanlar yapılaşmaya açılıyor

16 Mart’ta yayınlanan yönetmelik değişikliği ile koruma altındaki doğal alanların yapılaşmaya ve yüksek yoğunluklu faaliyetlere açılması planlanıyor. Hükümet, bir yandan doğal sit olarak ilan ettiği bölgeleri merkezi hamlelerle yönetimi altına alıyor, yönetmelik ve ilke kararları ile bu alanları yapılaşmaya açmaya çalışıyor. Sorduğumuzda ise bunun adının koruma olduğunu söylüyor.

İngilizlerle nükleer anlaşması

EÜAŞ’ye ait yurt dışında faaliyet gösteren EÜAŞ International ICC, İngiliz şirketi Rolls-Royce ile kompakt nükleer güç santrallerinin teknik, ekonomik ve hukuki uygulanabilirliği ile birlikte üretim imkânlarını değerlendirmek üzere bir mutabakat zaptı imzaladı.

Salda’da inşaat başladı

Millet Bahçesi ihalesini alan firma, inşaat faaliyetlerine başladı. Firma, Salda Gölü çevresine konteynerler getirdi, beyaz çizgilerle bazı alanlar belirledi.

Hemşin’de TOKİ yıkımları

Rize Hemşin’de, kamulaştırma kararı iptal edilen taşınmazlarla ilgili Acele Kamulaştırma kararı alınmıştı. Hemşin Belediyesi ve TOKİ, Acele Kamulaştırma işlemleri kapsamında henüz tescil ve bedel tespiti yapılmadan taşınmazlar yıkılmaya çalışıyor.

İspanya NATO’dan sağlık sistemine destek istedi

Koronavirüs kaynaklı ölüm vakalarında, kaynak ülke Çin‘i de geride bırakan İspanya, çökme noktasına gelen sağlık sistemine destek amacıyla NATO’dan yardım talep etti.

Silahlı Kuvvetler Başkanı Miguel Villarroya, uluslararası yardım düzenlemelerinin bir parçası olarak NATO ortaklarından koronavirüs test kitleri, solunum cihazları ve koruyucu giysiler istediklerini duyurdu. Villarroya, gelecek yardımın siviller için kullanılacağını da belirtti.

Bir günde 738 kişi hayatını kaybetti

İspanya’da son 24 saat içinde koronavirüs salgını nedeniyle 738 kişi daha yaşamını yitirdi ve toplam can kaybı 3 bin 434’e yükseldi. Ülkede virüsle enfekte olan kişi sayısı da 39 bin 673’ten 47 bin 610’a ulaştı.

Sağlık Bakanlığının dün açıkladığı verilere göre, ülke genelinde 5 bin 400 sağlık personeline koronavirüs bulaştı.

#Evdekal, duyarsız kalma: Her kapının önüne bir kap su bir kap mama

Kampanya kapsamında hazırlanan ve ünlü isimlerin çağrı yaptığı video ile insanların sokaklardan çekilmesi nedeniyle hayvanların aç kalabileceği belirtilerek, her kapının önünde bir kap su bir kap mama bırakılması isteniyor.

HAYTAP: Evcil hayvanlarınızdan vazgeçmeyin

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Eskişehir İl Temsilcisi Ayten Tutkun da yeni tip korona virüsü salgınının evcil hayvanlardan da bulaşabildiğine dair sosyal medyadaki asılsız söylemlerden etkilenen hayvanseverlerin, sahiplendikleri hayvanları barınaklara bırakma talebinin arttığını dile getirerek, “Bu söylemlere inanmayın. Evcil hayvanlarınızdan vazgeçmeyin” dedi.

Virüsün, Türkiye’de de görülmesinin ardından, birçok hayvanseveri tedirgin eden mesajları yayınlayanların suç işlediğini dile getiren Tutkun şunları söyledi:

Koronavirüs, insandan insana bulaşıyor. Köpek ya da kedilerden insanlara bulaşması söz konusu değil. Kedi ve köpeklerle birlikte yaşayan insanların bağışıklık sistemlerinin daha güçlü olduğuna dair birçok araştırmanın olduğuna dikkat çeken uzmanlar, koronavirüs ile mücadelede güçlü bağışıklığın önemini de hatırlatıyor. O yüzden evinizdeki hayvanlardan zarar geleceği yanılgısına kapılmayın lütfen”

Özellikle kafeterya ve restoranların geçici süreyle kapatılmasının ardından sokak hayvanları için besin bulmakta güçlük çekildiğini vurgulayan Tutkun da “Bu zor günlerde onları da unutmayalım” diyerek kapı önlerine su ve mama konulmasını istedi.

 

DSÖ kıdemli danışmanı: Salgının geleceği test ve izolasyona bağlı

Dünya Sağlık Örgütü Direktörü’nün kıdemli danışmanı Dr. Bruce Aylward, yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınının durdurulabilmesi için bütün vakaların test ile tespit edilmesi ve hızlıca izole edilmesi gerektiğini ifade etti.

Aylward, “Eğer bütün vakaları tespit edemeden sokağa çıkma yasağı gibi büyük önlemler alırsanız, ayağınızı her frenden çektiğinizde salgın dalgalar halinde gelebilir” dedi ve salgının geleceğinin “virüse verilecek karşılığa bağlı” olduğunu ifade etti.

Yeni tip Koronavirüs’le mücadelede en yetkili isimlerden olan Dr. Aylward, TIME’a verdiği röportajda, ABD ve çoğu Batı Avrupa ülkesinin salgının erken aşamalarında olduğunu ifade etti. Tecrübeli doktor, bu ülkelerde virüsün gündelik hayatı “ellerinden gelen her şeyi yaparlarsa iki ay”, diğer şartlarda da üç ay boyunca etkileyeceğini öngördüğünü dile getirdi. Aylward, çoğu batı ülkesinin “ellerinden gelen her şeyi” yapmadığını ve “Gerçekten herkese test yapabilir miyiz?” diye sorduğunu ifade etti.

‘Test et, izole et’

Sokağa çıkma yasağı ve sınırlandırmaların zaman kazandırdığını ancak salgını durdurmadığını dile getiren Bruce Aylward, “İzolasyon kararı alan bir ülkenin ilk önceliği ne olmalı?” sorusuna yanıt olarak, “Test, test, test, test, test. Herkese test değil ama tüm şüphelilere test. Sonra doğrulanan vakaları izole et” dedi.

İnsanlık sonunda zafer kazanacak

Çocuk felci ve Ebola gibi birçok salgınla mücadeleye liderlik eden isimlerden olan Aylward şunları söyledi:

Sonunda insalık bir virüse karşı daha zafer kazanacak, bu konuda hiçbir şüphe yok. Asıl soru bu noktaya gelene kadar zararı azaltmak için almamız gereken önlemleri ne kadar hızlı alacağımız. O zaman kadar tedavi yolları ve aşılar da bulunacak.”

‘Gençler dokunulmaz değil’

İtalya‘daki vaka ve ölüm sayısının çok olmasına da değinen Aylward, ülkenin yaş ortalamasına dikkat çekti; “İtalya, Japonya’dan sonra dünyanın en yaşlı ülkesi, insanlar bunu unutuyor” dedi. Aylward, İtalya’daki durumların “gençlerin dokunulmaz olmadığını da gösterdiğini” ifade ederek 20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlarında olup yoğun bakıma kaldırılan insanlar olduğuna dikkat çekti.

Kıdemli danışman, dünyadaki her ülkenin virüse açık olduğunu, ancak düşük gelirli ülkelerin sağlık sistemleri daha zayıf olduğu için salgının bu ülkelerde “korkunç” sonuçları olabileceğini de kaydetti.