Ana Sayfa Blog Sayfa 1896

Pandemi, zorla çocuk evlilikleri ve gebeliklerini artırdı

Dünya çapında koronavirüs salgınına karşı uygulanan önlemler nedeniyle zorla evliliklerin büyük oranda arttığı bildirildi.
 
Çocuklara yardım örgütü Save the Children‘ın cinsiyet adaleti uzmanı Gabrielle Szabo, örgütün Londra‘daki merkezinde yaptığı açıklamada, “Sadece içinde bulunduğumuz sene boyunca, dünya genelinde fazladan 500 bin kız çocuğunun evliliğe zorlanacağından yola çıkıyoruz” dedi. 
 
DW Türkçe’nin aktardığına göre, Save the Children‘ın konuyla ilgili hazırladığı raporun tanıtımında bir konuşma yapan Szabo, pandemiden önce her yıl evlenmeye zorlanan kız çocuğu sayısının ortalama 12 milyon olduğuna dikkat çekerek pandemi süreci ve sonrasında 2025 yılına kadar bu sayıya iki buçuk milyon kişinin daha eklenmesini beklediklerini kaydetti. Szabo, bu rakamın “son 25 yılda görülen en yüksek artış olduğunu” ifade etti.
 
Koronavirüs salgınının dünya çapında çok sayıda aileyi yoksulluğa sürüklediğini belirten örgütün yöneticisi Inger Ashing de, “Aileler, çocuklarını genellikle yaşça çok daha büyük erkeklerle evlenmeye zorlamaktan başka bir seçenek göremiyor” dedi. Ashing,  zorla evliliğe karşı on yıllardır sürdürülen mücadelenin heba olması gibi bir tehlike ile karşı karşıya olunduğunu kaydetti.

Aile içi şiddet ve tecavüz vakaları da artıyor

Pandemi döneminde ailelerin işlerini kaybettiğini, okulların kapalı olduğunu ve sokağa çıkma yasakları sebebiyle aile içinde şiddet ve tecavüz olaylarının da arttığını vurgulayan Gabriele Szabo, “Burada şoke edici olan nokta, uzun vadeli sonuçlar üzerine değil, şu an yaşananlarla ilgili konuşuyor olmamız” dedi.

Hindistan'da bir çocuğun zorla evlilikle ilgili yaptığı bir resim
Hindistan’da bir çocuğun zorla evlilikle ilgili yaptığı bir resim.

Okulların kapatılmasının çok sayıda çocuk için, özellikle de bu dönemde evlendirilen ya da hamile olan kız çocukları için eğitim hayatının bitmesi anlamına geldiğini belirten Szabo, “Somali’de konuştuğumuz 17 yaşındaki bir kız çocuğu bize, okul müdürü sayesinde evlenmekten kaçabildiğini, ancak okullar kapalı kalmaya devam ederse bir sonraki erkeği reddedip edemeyeceğini bilmediğini söyledi” açıklamasında bulundu.

Szabo, özellikle evlerinden kaçarak sığınmacı kamplarında yaşayan kız çocukları için Afganistan, Suriye, Yemen ya da Kongo gibi ülkelerde tehlikenin daha da büyük olduğunu belirtti.

Ölümcül hamilelik ve doğum komplikasyonları

İlgili rapora göre dünya genelinde 13-19 yaş arası hamilelik oranı da, pandemi döneminde önemli oranda artmış durumda. Sadece 2020 yılında, bu yaş grubunda fazladan yaklaşık bir milyon genç kadının hamile kaldığından ya da kalacağı belirtilen raporda, 15-19 yaş arası kadınlardaki ölüm sebeplerinin başında hamilelik ve doğum sırasındaki komplikasyonların geldiğini ortaya koyuyor. 

Örgüt yöneticisi Inger Ashing, salgının yanı sıra kız çocukları ve kadınlara yönelik yapısal dezavantajlarla da mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Durumun daha da kötüye gitmesine izin vermemeliyiz” diye konuştu.

Mücadele kazandı: İzmir’de go-kart pistine yürütmeyi durdurma kararı

İzmir’in Güzelbahçe ilçesindeki değerli tarım arazileri ve doğal sit alanı üzerinde yapılmak istenen go-kart pistine karşı direnenler hukuki mücadelede önemli bir kazanım elde etti.

Uzun süredir bölgede çadır nöbeti tutan ve iş makinelerini alana sokmayan eylemcilerin açtığı dava sonucu mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı verildi.

Yaşam alanlarına sahip çıkan bölge halkı, projenin iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açmıştı. Mahkeme bilirkişi heyetinin inceleme yapmasına karar vermişti.

‘Tarımsal bütünlüğü bozulacak’

BirGün’den Berkay Sağol’un haberine göre incelemeler sonucunda hazırlana raporu göz önünde bulunduran İzmir 5’inci İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Verilen kararda, “Dava konusu parsellerin bir bölümünün ve çevresinin tarımsal alan bütünlüğü bağlamında 5403 sayılı Yasa kapsamında dikili tarım arazisi kapsamında olduğu, dava konusu parsellerde yaşlı zeytin ağaçları bulunduğu, alanın yakın çevresinde de yer yer zeytinlikler olduğu, söz konusu go-kart eğitim pisti şeklinde bir kullanımın tarımsal alan bütünlüğünün ve zeytinlik alanların bozulmasına sebep olacağı anlaşıldı” denildi.

Ayrıca kararda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı ile 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile öngörülen tarım alanı kararlarına uygun olmadığı ifade edildi.

 

Siyanürlü toprağı köy yoluna döken şirkete suç duyurusu

Ordu‘nun Fatsa ilçesinde siyanürle altın işletmeciliği yapan Altıntepe Maden Şirketi, işlenmiş siyanürlü toprağı iki mahalle yoluna döktü. Ordu Çevre Derneği, Ordu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne durumu anlatan şikayet yazısı gönderdi.

Şirket şikayetin ardından bu sabah yoldaki toprakları kaldırıp ormana dökmeye çalışırken köylülerin şikayeti üzerine jandarma ve belediye zabıta ekiplerine yakalandı. Maden şirketi hakkında yeniden suç duyurusunda bulunuldu.

‘Bu cesareti buluyorlar’

Bu konuda değerlendirme yapan Ekoloji Birliği Sözcüsü ve Ordu Çevre Derneği Yönetim Kurul Üyesi Coşkun Özbucak, “Şirketin suyumuzu, toprağımızı zehirlemesi yetmemiş gibi o kadar rahat hareket ediyor ki, işlenmiş topakları yollara da dökebilme cesareti görebiliyor kendinde. Bu cesaretin yalnızca kendisinden kaynaklandığını sanmıyorum” dedi.

Yapılan kirletme hakkında suç duyurusu yapılmasının ardından şirketin apar topar yolu temizleyeme kalktığını belirten Özbucak bunun yeterli olmayacağını söyledi.

Özbucak “Kirli toprağı ormana dökmüşler. Bu konuda da suç duyurusu yapılacak. Bu gerçekler varken alan büyütmek için ÇED süreci de devam ediyor. Bu suça göz yumanlar da sorumlu olacaktır” dedi.

Kışan: Ormana dökerlerken gördüm

Bahçeler Mahallesi’nden Harun Kışan ise “Yoldaki toprakları ormana dökerken gördüm. Arabamla önlerini keserek buraya toprakları dökemeyeceklerini söyledim. Belediyeyi, jandarmayı ve Orman İşletmeyi aradık. Belediye tanık ve delil yok dedi gitti. Jandarma ve Orman İşletme tutanaklarını tuttu. Gerekeni yapacaklarını söyledi” dedi.

Bahçeler Muhtarı Zeki Özyurt ile birlikte ifadelerini verdiklerini söyleyen Kışan,”Ancak şirket çalşanları, toprakları gece gündüz buraya dökeceklerini söyleyip gittiler” ifadelerini kullandı.

Kanal İstanbul projesine karşı kitap okudular

Kanal İstanbul projesinin yapılmasına karşı çıkan İstanbullular Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya geldi. Bu sefer eylemde sloganların yerini kitaplar aldı.

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu tarafından yapılan çağrıyla bir araya gelen kişiler opera binasının basamaklarında kitaplarını okudu. Yapılan açıklamada “#KitapOkuKanalıDurdur diyoruz ve İstanbul’dan güzel yürekli Fatsa’lı dostlarımıza selam yolluyoruz” denildi.

Açıklamada “Rant Kanalı’nı yapmakta inat edenler bilsinlerki; bizleri Kuzey Köylerine sokmasanızda, resim yaptırmasanızda bizler her yerdeyiz ve bu doğa katili projeyi size yaptırmayacağız!” ifadeleri kullanıldı.

Fatsa’da kitap okuma eylemi

Ordu‘nun Fatsa ilçesinde kapasite artırımına gidilecek Altıntepe Altın Madeni İşletmesi‘nin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu olumlu sonuçlanınca Fatsalılar kitap okuma eylemine başlamıştı.

Tek kişi ile başlayan eylem kısa sürede çok fazla kişinin katılımıyla daha da büyümüştü. Siyanürle altın aramaya karşı olan Fatsalılar, her akşam saat 17.15-17.45 arasında Cumhuriyet Meydanı’nda toplanıyor.

 

HES zorunluluğu nedeniyle İstanbulkartlar kişiselleştirilecek

 

İBB’den yapılan açıklamaya göre, Sağlık Bakanlığı’yla entegrasyonun ardından iki hafta içerisinde İBB gerekli entegrasyonu sağlayacak. Böylece İstanbul’daki şehir içi toplu ulaşım seyahatlerinde HES kodu kullanılmaya başlanacak. Tanılı ya da temaslı olup izolasyonda olması gerekirken şehir içi toplu ulaşım araçlarını kullananlar ise,İçişleri Bakanlığı’na raporlanacak.

Anonim kartların kişiselleştirilmesine başlanıyor

İBB; şehir içi toplu ulaşım faaliyetleri için kullanılan henüz kişiselleştirmemiş durumda olan anonim İstanbulkartların da kişiselleştirilmesine yönelik çalışmalara da başladı. Bu tür İstanbulkart kullanıcılarına, internet ve mobil uygulama ve kısa mesaj servisi üzerinden kartlarının kişiselleştirilmesine yönelik bilgiler ve yönlendirmeler gönderilecek.

İstanbul’da toplam 34 milyon 260 bin 87 adet İstanbulkart bulunuyor. Bunların 8 milyon 260 bin 87 adedi (Yüzde 24) kişiselleştirilmiş durumda.

Adalet Komisyonu’ndan Tuma Çelik’in dokunulmazlığının kaldırılması kararı

TBMM Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu, hakkında “nitelikli cinsel saldırı” ve “tehdit” suçlamasıyla fezleke düzenlenen bağımsız Mardin Milletvekili Tuma Çelik‘in yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına karar verdi.

Eski HDP Milletvekili Çelik ile ilgili oylamada İYİ Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan çekimser kaldı. Diğer komisyon üyeleri dokunulmazlığın kaldırılması yönünde oy kullandı.

Son kararı Meclis Genel Kurulu verecek

Tuma Çelik ile ilgili komisyon raporu Genel Kurul gündemine gelecek. Çelik ile ilgili son kararı Meclis Genel Kurulu, gizli oylama ile alacak.

HDP Merkez Disiplin Kurulu, 20 Temmuz’da Çelik hakkında “partiden kesin çıkarma”  kararı verdiğini açıklamış, öncesinde de Çelik istifa edeceğini açıklamıştı. 

AB Liderler Zirvesi’nden Türkiye’ye yaptırım uyarısı

Brüksel‘de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nin ilk gününde, Türkiye‘nin Doğu Akdeniz‘deki doğal gaz arama faaliyetleri ve Yunanistan’la yaşanan gerginlik görüşüldü. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ‘Kıbrıs sularında doğalgaz arama çalışmalarında ısrar etmesi durumunda, Avrupa Birliği’nin ambargo uygulayabileceğini’ söyledi.

AB liderlerinin, Türkiye’nin davranışlarını gözlemleme ve ‘provokasyonların durmaması’ halinde aralık ayında ambargo uygulamaya başlamaya karar verdikleri belirtiliyor.

‘AB, tüm seçenekleri kullanacak’ 

Von der Leyen AB’nin Türkiye’yle olumlu ve yapıcı bir ilişki istediğini, bunun Ankara’nın da çıkarına olacağını vurguladıktan sonra “Ama bu sadece provokasyonlar ve baskılar durunca olur. Ankara’nın bu faaliyetlerini tekrarlaması halinde, AB elindeki tüm enstrümanları ve seçenekleri kullanacak. Elimizde derhal uygulamaya sokabileceğimiz bir alet çantamız var” ifadelerini kullandı.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel de, düzenlenen ortak basın toplantısında, Belarus’a yönelik ambargolar konusunda uzlaşıldığını kaydetti; “Türkiye konusunda zirveden sonraki iki hafta önemli olacak” dedi. 

Michel şöyle konuştu: “İkili bir stratejimiz vardı, siyasi diyaloğa bir şans verilmesini istediğimizi ifade ettik. Diğer yandan değerlerimiz ve Kıbrıs ve Yunanistan’a destek konusundaki kararlılığımızı gösterdik. Türkiye bizimle daha olumlu bir şekilde angaje olmak isterse, biz de buna hazırız.” 

Merkel’den ılımlı, Macron ve Kurz’dan sert mesajlar

Zirvede, Almanya Başbakanı Angela Merkel Ankara’ya “gerilimi düşürme yolunda devam etmesi” çağrısında bulunurken, “Türkiye ile ilişkilerimiz doğal olarak çok karmaşık ve tüm zorluklara rağmen AB’nin Türkiye ile yapıcı ilişkiler kurmasında büyük yarar var” derken, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron Kıbrıs’a desteğini yineledi. Macron AB üyelerinin Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile dayanışma göstermesinin ‘müzakere konusu olmaması gerektiğini’ kaydetti. Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz da Türkiye’ye yaptırımlar da dahil olmak üzere net bir yanıt verilmesi gerektiğini söyledi.

 

Kadınlar TBMM’ye seslendi: İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz

AKP hükümetinin İstanbul Sözleşmesi‘nden çekilmek istemesine karşı aylardır ‘haklarımızdan vazgeçmiyoruz’ diyerek mücadele eden kadınlar, TBMM’nin açıldığı 1 Ekim Perşembe günü de sokaktaydı.

Kadınlar Ayvalık, İzmir, Mersin ve  İstanbul’da basın açıklamaları gerçekleştirdi ve meclise seslendi.

Mersin: Hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz

Mersin Kadın Platformu‘nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar “İstanbul Sözleşmesi’nden, sokaklardan, hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz” yazılı bir pankart açtı.

İzmir: Yerli bir sözleşme kabul edilemez

İstanbul Sözleşmesi Yaşatır Vazgeçmiyoruz İzmir Kampanya Grubu da Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi. Kalabalık burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamada “Sözleşmeye alternatif yerli bir sözleşme hazırlamak ve basına sızan bilgilere göre Erdoğan’ın ‘Biraz gündemden düşürün’ uyarısıyla meclisin açılması sonrasına bırakılan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme çalışmalarını takipteyiz” ifadeleri kullanıldı.

İstanbul: Biz kadınlar takipteyiz

İstanbul’daki kadınların buluşma noktası ise Kadıköy’deki Eminönü İskelesi oldu. Eylemde kadınlar adına Sıla Akkuş ve Nupelda Çelik basın açıklaması okudu.

Açıklamada “Meclis açıldı ve biz kadınlar takipteyiz” denildi. İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açan hükümete “İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açmayı aklınızdan bile geçirmeyin” uyarısında bulunularak,  sözleşmenin uygulanması çağrısında bulunuldu.

 

Pınar Gültekin’i öldüren Metin Cemal Avcı’nın kardeşi de tutuklandı

Muğla’da Pınar Gültekin’in öldürülmesine ilişkin soruşturmada, katil zanlısı Metin Cemal Avcı‘nın kardeşi  Mertcan Avcı da ‘delil karartmak’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 

Ne olmuştu? 

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencisi 27 yaşındaki Pınar Gültekin, 16 Temmuz’da Akyaka Mahallesi‘nde yalnız yaşadığı evinden ayrılmış, aynı gün ablası ile telefonla görüştükten sonra kendisinden bir daha haber alınamamıştı.

Ailesinin ihbarı üzerine başlatılan çalışma sonucunda, şüphe üzerine gözaltına alınan genç kızın eski erkek arkadaşı Cemal Metin Avcı, ilk ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmese de delilleri görünce cinayeti itiraf etmişti. Avcı, Gültekin’i barışma isteğini geri çevirmesi üzerine bağ evinde öldürdüğünü, cesedini yaktıktan sonra bir varile bırakarak ormanlık alana attığını itiraf etmişti.

Cemal Metin Avcı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince “canavarca hisle öldürmek” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.  

Kars’a kayyım atanmasıyla HDP’nin elinde il belediyesi kalmadı

Altı yıl sonra tekrar başlatılan ‘Kobani eylemleri’ soruşturmasında tutuklanan HDP Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen‘in görevden alınmasıyla, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde 65 belediyede seçimi kazanan HDP’nin elinde il belediyesi kalmadı.

HDP, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde üçü  büyükşehir, beşi il, 45’i ilçe, 12’si belde olmak üzere toplam 65 belediyeyi kazanmıştı. Altı belediye başkanına ise “KHK’lı olduğu” gerekçesiyle mazbata verilmemiş; Diyarbakır Bağlar, Kars Digor’a bağlı Dağpınar Beldesi, Van’a bağlı Edremit, Çaldıran Tuşba ilçeleri, Erzurum Tekman’da seçimi büyük farkla kazanan başkanların yerine seçimde ikinci gelen AKP’li belediye başkan adaylarına mazbata verilmişti.

Diyarbakır,  Mardin ve Van’dan sonra Kars

Seçimin üzerinden beş ay geçmeden 19 Ağustos 2019 tarihinde Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyım atandı. Son olarak Kars Belediyesi’yle beraber,  HDP’nin kazandığını 48 belediyeye kayyım atanmış oldu. 

HDP’nin elinde kalan toplam altı ilçe ve belde belediyesi ise şöyle: Kömür/ Adıyaman, Patnos/ Ağrı, Çınar/ Diyarbakır, Karaçoban/ Erzurum, Silopi/ Şırnak, Balveren/ Şırnak.

Bir önceki dönem de Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yönetiminde bulunan 102 belediyeden 96’sına kayyım atanmıştı.