ManşetRöportaj

İstanbul Hepimizin Girişimi’nden muhtarınla tanış projesi

0

“Şeffaf, katılımcı, yerinden yönetilen bir İstanbul” mottosuyla tanıdığımız, İstanbul Sözleşmesi’nin yaratıcısı İstanbul Hepimizin Girişimi (İHG), geçtiğimiz günlerde yine insiyatif alarak yeni bir rapor yayınladı: Muhtarınla Tanış Projesi Raporu. İşe kendi muhtarlarıyla “tanışmak”la başlayan ekip, birçok mahallelinin sürece çeşitli şekillerle katılımı ve konu hakkında uzmanların da görüşleri eşliğinde benzerine az rastlanır bir sosyal girişim örneği ortaya koydu. Rapor, muhtarlıklar ve mahalle meclisleri hakkında bilgilerimizi tazeliyor, eksiklerimizi tamamlıyor ve aynı zamanda İstanbul’daki bazı muhtarların diğer odaklarla ilişkisinin güncel durumunu değerlendiriyor, bu bağlamda sorunları işaret ediyor ve öneriler getiriyor.

Yeşil Gazete olarak raporla ilgili ayrıntıları ve merak ettiklerimizi Muhtarlık ve Mahalle Meclisle Çalışma Grubu’ndan Ali Vatansever’e sorduk.

İstanbul Hepimizin Girişimi Muhtarlık ve Mahalle Meclisle Çalışma Grubu’nu tanıyabilir miyiz?

İstanbul Hepimizin Girişimi gönüllüleri, yerel yönetimlere katılım –izleme – denetleme konularında alt çalışma grupları oluşturdular. Muhtarlık ve Mahalle Meclisleri Çalışma Grubu’muz,  yerel yönetimde mahalle ölçeğini temel alarak vatandaşların yerel yönetime katılmaları için var olan mahalle yerel yönetim mekanizmalarını bilinir kılmak, tartışmaya açmak ve geliştirilmesi hususunda projeler üretmek amacıyla kuruldu. Projelerimiz ekseninde düzenli toplantılar gerçekleştiriyor ve İHG haftalık toplantılarında rapor veriyor ve öneri ve yorumları değerlendiriyoruz. Çalışma grubumuzda akademisyen, iletişimci, mimar, özel sektör emeklisi, kent konseyi yürütme kurulu üyesi vb. farklı alanlardan gönüllüler var.

Bütçeniz var mıydı bu raporu hazırlarken?

Çalışma grubumuzun bir bütçesi yok, masrafları kendimiz karşılıyoruz. Aslında bu İstanbul Hepimizin Girişimi’nin bugün kadar ki tüm faaliyetleri için geçerli. Giderlerimizi olabildiğince kendi olanaklarımızla ve çalışmalarımıza yakınlık duyan dostlarımızın katkılarıyla karşılamaya çalışıyoruz.

Sosyal medyada yaptığınız çağrıya vatandaşlar tarafından katılım nasıl oldu? Online destek verenler, ziyaretinize katılanlar, …

İHG çalışma grubu olarak İstanbul’un iyi yönetilmesi için mahallenin iyi yönetilmesi gerekliliğine ve dolayısıyla vatandaşlar olarak mahalle ölçeğinde çalışmanın önemine inanıyoruz. Fakat İstanbul’da bunca şey olurken insanları mahalleleri için çalışmaya, büyük hedefler için mücadele yerine küçük başarıların peşine düşmeye ikna etmek çok zor. İlk başlarda her ziyaretimizde o mahalle sakinlerinden de etkin katılım bekliyorduk, bir veya iki kişinin katıldığını görünce işimizin tahminimizden de zor olduğunu gördük. Ama asıl konteyner ya da tek göz odalarda çalışan muhtarlıkları gördükten sonra yoğun katılımın ziyaretin samimiyetine de zarar vereceğini düşünerek strateji değiştirdik. Sosyal medyada ziyaretlerimizi duyurup vatandaşları bize katılmaya değil kendi muhtarlarını ziyarete teşvik ettik. Ziyaretlerimizde konuşmalarımızı sosyal medyada anında aktardık, çokça paylaşım ve geri dönüş aldık. Çeşitli mahallelerde vatandaşların organize olup muhtarlarını ziyaret ettiği haberlerini alınca memnun olduk. Asıl olan da bu bizce, bize katılmak yerine, herkes kendi mahallesinin yönetimine katılmalı. Vatandaşlarımızdan gelen soruları yerel yönetim uzmanlarına yöneltiyoruz, yanıtlarını videolar haline getirip internet sitemizde ve sosyal medyada duyuruyoruz.

Raporun çıktılarının ana teması muhtarların işlevsiz bırakılması ve belediyelerden yeterli desteği alamıyor olmaları. Muhtarlık kanunu “inisiyatif” temalı, öneriler kısmında geçen Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu’nun (TMK) üstünde çalıştığı kanun tasarıdan bahsedebilir misiniz, neler içeriyor, neler öneriyor?

Tasarı taslak metni muhtarların özlük haklarını genişletiyor; muhtarların sadece mahallesine hizmet ederek geçinmesinin önü açılıyor. Bizi asıl heyecanlandıran mahallenin katılımı ve temsil alanına dair öneriler barındırması. İlk defa mahalle meclisinden bahsediliyor. Geliştirilmeye açık olsa da mahallenin temsil alanının genişlemesi adına çok önemli. Ayrıca muhtarların ilçe belediye meclislerinde temsil edilmesi de öneriler arasında. Belediye meclisi üyeleri siyasi parti listelerinden atanmış kişiler; onlara dokunamıyoruz; ulaşamıyoruz. Mahallelilerden uzak, daha çok siyasi iradeyi yansıtan kişiler. İlçemiz adına karar vericilerin mahalleye temas etmesi muhtarların belediye meclisinin doğal üyesi olmasıyla daha etkin sağlanabilir. TMK’nin bu tasarısı muhtarlıkların mevcut durumu dikkate alınarak değerlendirilmeli ve tartışılmalı diye düşünüyoruz.

Raporda belediye ile efektif işbirliği yapabilen Kadıköy Sarayıcedit Mahallesi örneğini görüyoruz, başka başarılı örnekler de var mı?

Muhtarlıklar belediyelere değil, İçişleri Bakanlığı’na bağlı. Yıllar içerisinde belediyeler, kendi ve bağlı bulundukları siyasi parti teşkilatları üzerinden mahalleliye ulaşmayı tercih etmişler. Muhtarlıkların işlevsizleşmesiyle paralel olarak ilerlemiş bu süreç. Bu açmazı kırmak muhtarlara düşüyor. Bir muhtar azimli ve gayretli ise proje geliştirip belediyeden bütçe talep edebiliyor; belediyeye zaman içerisinde sözünü dinletebiliyor; karşılıklı verimli ilişki oturtabiliyor. Maltepe Çınar Mahalle Muhtarı, Beyoğlu Cihangir Mahalle Muhtarı kendi üsluplarıyla bunu başarabiliyorlar. Şişli Belediyesi’nin (özellikle önceki dönemlerde) muhtarlıklarla düzenli bir ilişki sürdürdüğünü dinledik. Kadıköy’de belediyenin mahalle meclisleri oluşturma çabası muhtarlarla daha etkin bir ilişki içerisinde olmalarını sağlamış görünüyor. Aslında durum belediye başkanları ile muhtarların niyetine kalıyor. Sorunu kişilerden kurtarıp mahallede katılımcı bir yönetim için vatandaşların talepkar olmasının hizmetin sürdürülebilir olmasının önünü açacağı kanısındayız.

Merkeze karşı âdemi merkeziyet açısından muhtarlar kendilerini nerede/ nasıl konumlandırıyorlar?

Muhtarlar merkezi yapı içerisinde kendilerini yalnızlaşmış hissediyorlar. Karar mercilerinden uzaktalar; sürece dâhil değiller. Mahallesine hizmet etmek arzusuyla canla başla çalışan muhtarlar ise mahalleliden karşılığını fazlasıyla görüyor; yerelleşme adına umut veren birliktelikler kuruluyor. Mahalleli, muhtarlarıyla beraber mahallesinin iyiliği için ortak kararlar aldıkça, muhtar kendini yalnız hissetmiyor ve bu kararların uygulanması için üst birimleri zorluyor. Zaten bizce âdemi merkeziyeti önce mahalleli talep etmeli. Mahallede katılımcı yönetim, üst birimlerin işini kolaylaştıracak, hizmetin etkinliğini arttıracak ve yerel yönetimlerin her kademesinde rahatlık sağlayacak. Merkez, mahalleye ve onun kararlarına güvenmeyi öğrenecek.

Büyükşehir / bütün şehir yasasıyla köy muhtarlıklarının mahalle  muhtarlıklarına dönüştürülmesinin muhtarların yetki ve sorumlulukları açısından sonuçları ne oldu?

Bütün şehir yasası muhtar ziyaretlerimizde öncelik olarak öne çıkmadı, dolayısıyla raporumuzda belirgin bir yer almadı. Kamu yönetimi uzmanları ve İstanbul Muhtarlar Derneği ile yapığımız toplantılarda konuşma fırsatımız oldu. Köy muhtarlığı tüzel kişiliğe sahip, kendi bütçe ve mallarıyla belirli bir oranda özerk bir yerinden yönetim kurumuyken, bu değişiklikle mahalle muhtarı olarak İçişleri Bakanlığı’na bağlı olacaklar. Şu andaki giderek işlevsizleşen yapının içerisine eklemlenecekler. Buna bağlı olarak sunabildikleri hizmetler kısıtlanacak. Öte yandan bu değişiklikle mahalle muhtarı olan köy muhtarları belediye kanunundaki 9. maddenin sunduğu mahalle hizmetleri için belediye bütçesinden ayni destek alma imkânından yararlanabilecekler. Bizim gözlemimiz, bütün şehir yasası, yerelleşme adına fazla bir kazanımı olmayan bir değişiklik olsa da hizmet sunmayı vazife edinen ve inisiyatif almak isteyen eskinin köy şimdinin mahalle muhtarları için farklı imkanlar sunabilir.

Rapora ve İHG’nin diğer çalışmalarına ulaşmak için internet sitelerini ve aşağıdaki sosyal medya hesaplarını ziyaret edebilirsiniz.

Facebook: isthepimizin

Twitter: @isthepimizin

Youtube: istanbulhepimiz

 

Haber: Pelin Atakan

(Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.