İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

Ortak Yaşam Ağı kuruldu: Gün, o gündür!

0

14 Mayıs seçimlerine bir ay kala “ortak yaşamı ve geleceğimizi dert ediyoruz” diyen akademisyen, yazar, gazeteci ve hak savunucuları Ortak Yaşam Ağı’nı (OYA) kurdu.

OYA’nın kuruluşunu Taksim’de bir otelde düzenlenen panelde açıklayan grup,  “Bizler Ortak Yaşam Ağı’nda bir araya gelen farklı kimlik ve siyasi görüş sahibi yurttaşlarız. Kendi hayatının ve kendi felaketinin seyircisi ya da suç ortağı olmaya zorlanan bir yurttaşlığı kabul etmiyoruz.

Mafyanın ve suç örgütlerinin devleti kuşattığı, hukukun ortadan kalktığı bir ortamda kimsenin can ve mal güvenliğinin olamayacağını biliyoruz. Bu ortamın yol açtığı topyekûn çürüme halini ibretle görüyoruz. Hak ve adaletin hüküm sürdüğü bir ülkede, eşit yurttaşlar olarak yaşamak istiyoruz”  dedi.

14 Mayıs seçimleri çok kritik

Bianet’ten Evrim Kepenek’in aktardığına göre, iletişimci yazar Ayşen Şahin‘in duyurduğu OYA’nın kuruluş deklerasyonu özetle şöyle:

“Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine sayılı günler var. Bu seçimin, hayatımıza ve geleceğimize sahip çıkmamız gereken çok kritik bir seçim olduğu açıktır.

Yaşadığımız deprem felaketi bu gerçeği yeniden ve çok acı biçimde gösterdi. Çeteleşmiş bir inşaat ve rant düzeniyle beslenen mevcut hukuksuz rejim, depremin bir doğal afetin çok ötesinde korkunç bir yıkım olarak yaşanmasına neden oldu. Bu zor günlerde bile toplumu kutuplaştırma siyaseti tüm hızıyla sürdürülmeye devam ediyor.

Depremin yol açtığı ve yıllarca süreceği açık olan ciddi ekonomik ve sosyal sorunlar karşısında güven telkin edecek bir gelecek planlaması yapılmasına ihtiyaç var. İnandırıcılıktan ve akılcılıktan uzak inşaat projeleri ve deprem konutları bütün dertlerin çaresi olarak sunuluyor. Bu vaatler bir seçim pazarlığı olarak önümüze geliyor.”

Yetkilerini kötüye kullananlara uyarı

Türkiye’nin Cumhuriyetin ikinci yüzyılına birikiminin, insan kaynağının, maddi ve kültürel kapasitesinin çok gerisindeki acı bir tablo ile girdiğini söyleyen Şahin,  “Seçimler bu tablonun tümüyle ve radikal biçimde değişmesi için son şansımız olabilir. Siyasal muhalefetin sorunları aşarak Millet İttifakı ile Emek ve Özgürlük İttifakı etrafında bir araya gelmesi büyük umut veriyor”  dedi.

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Anayasa’ya aykırı biçimde aday olmasının YSK tarafından onandığı hatırlatılan açıklamada; Anayasaya açıkça aykırı bütün işlemlerin er ya da geç hukuk düzeni içinde değerlendireceği; görev ve yetkilerini kötüye kullananların bu hukuka aykırılıktan doğan idari ve cezai sorumluluğun muhatabı olacağına dikkat çekildi. 

YRP ve HÜDA-PAR uyarısı

Ayşen Şahin Yeniden Refah Partisi ve HÜDA-PAR’ın Cumhur İttifakı’na dahil edilmesinin, özellikle kadınlara yönelik “karanlık bir geleceğin habercisi” olarak nitelendirdi: tüm muhalefetin “terörle iltisaklı” sayan anlayışı eleştirdi:

“Cumhur İttifakı’nın bu tutumunu, seçimin sonucu ne olursa olsun, sonraki süreçte TBMM’de sürdüreceği açıktır. Muhalefetin tüm bileşenleri bunun vahametinin farkında olarak bu kriminalleştirmeye son vermenin yollarını aramalıdır. Yeşil Sol Parti ile Emek ve Özgürlük İttifakı Meclis yasama süreçlerinde belirleyici bir role sahip olacaktır. Bu saldırılara son verilmeden ve bu dili mahkum etmeden yeni bir dönemin yasama alanında gerektireceği adımların atılması güçleşecektir. Bunun yolunun da, parlamentoda güçlü bir sese sahip olmaktan geçtiğini görebiliyoruz. Her bir vekil büyük önem taşıyor.”

‘Yeni bir toplum sözleşmesi gerekiyor’

14 Mayıs’ta siyasal ve toplumsal muhalefete, sivil topluma ve yurttaşlara, seçim ve sandık güvenliği konularında büyük görev düştüğünü kaydeden OYA, tek başına iktidar değişikliğinin tüm sorunları çözümü olmadığına da dikkat çekti:

“Bizler Ortak Yaşam Ağı’nda bir araya gelen farklı kimlik ve siyasi görüş sahibi yurttaşlarız. Kendi hayatının ve kendi felaketinin seyircisi ya da suç ortağı olmaya zorlanan bir yurttaşlığı kabul etmiyoruz. Mafyanın ve suç örgütlerinin devleti kuşattığı, hukukun ortadan kalktığı bir ortamda kimsenin can ve mal güvenliğinin olamayacağını biliyoruz. Bu ortamın yol açtığı topyekûn çürüme halini ibretle görüyoruz. Hak ve adaletin hüküm sürdüğü bir ülkede, eşit yurttaşlar olarak yaşamak istiyoruz.

Eşit, özgür, onurlu ve barış içinde bir ortak yaşamın mümkün olduğunu biliyoruz. Tek başına iktidar değişimi sorunlarımız için bir çözüm değil. Yeni bir toplum anlayışı ve yeni bir toplum sözleşmesi gerekiyor. Yolumuza ancak böyle umut ve heyecanla devam edebiliriz. Güven içinde “Bir daha yıkılmayacağız” diyebiliriz. Gün o gündür. Birlikte yürüyelim, birlikte güçlenelim.”

Ortak Yaşam Ağı Katılımcıları

Abdulhakim Daş, Ahmet Aykaç, Akın Atalay, Alev Er, Ali Yaycıoğlu, Ayşegül Doğan, Ayşen Şahin,
Baskın Oran, Bekir Ağırdır, Berrin Sönmez, Binnaz Toprak, Bülend Tuna,
Cafer Solgun,
Ekrem Baran, Emine Uşaklıgil, Enes Atila Pay, Erdal Karayazgan, Erdoğan Aydın, Erinç Yeldan, Erol Köroğlu, Ersin Kalaycıoğlu, Ertuğrul Günay,
Fatma Bostan Ünsal, Fatmagül Berktay, Fazıl Alp Akiş, Figen Çalıkuşu,
Gençay Gürsoy, Gülayşe Koçak, Gülseren Onanç, Gürhan Ertür,
Hacer Ansal, Hadi Cin, Halil İbrahim Yenigün, Hasan Cemal, Hülya Gülbahar,
İbrahim Betil, İlhan Uzgel
Karabekir Akkoyunlu,
Levent Gültekin,
Mehmet Altan, Mehmet Ural, Melek Taylan, Metin V. Bayrak, Murat Belge, Murat Güvenç, Murat Kubilay,
Namık Tan, Nazar Büyüm, Necmiye Alpay, Nesrin Nas, Nil Mutluer, Nurcan Baysal, Nurten Ertuğrul,
Orhan Alkaya, Osman Okkan, Oya Baydar, Ömer Ceylan, Ömer Madra, Özdemir Aktan,
Piraye Antika,
Reha Ruhavioğlu, Rıza Türmen, Selçuk Erez,
Sena Kaleli, Sevgi Uçan Çubukçu, Sevilay Çelenk, Şanar Yurdatapan, Şule Özsoy Boyunsuz,
Talat Kırış, Tatyos Bebek, Temel İskit,
Üstün Ergüder,
Zehra Kabasakal Arat. 

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.