Yeşeriyorum

Nasıl Bir Hayvansever…

0

Hayvan severin de nasılı mı olurmuş diyecek bilmeyenler. Hayvanı sevmek sevmektir işte, bunun türü, çeşidi mi var diyecekler.  Valla çok çeşitleri var, sayfamın elverdiğince anlatayım bakın.

Evinde bir kedisi ya da köpeği vardır. Onları çok severler; özel mamaları, veterinerleri, yatakları bilmem daha ne giysileri filan vardır. Ama dışarıda garibanları gözleri asla görmez, görürlerse de kendi besledikleri hayvanlarına mikrop filan bulaştıracaklarını düşünür, icabında o garibanları taşlar, kovalar, hatta ve hatta belediyeye ihbarda bulunup, alın bunları buradan derler.

Öyle hayvan severler ki; bu bağlamda derneklerde, örgütlerde görev alırlar, ancak evlerinde kuş da dahil  hiçbir hayvan barındırmazlar, çünkü çok elit, seçkin ve titiz, temizdirler.. Ama derneklerinin hemen her aktivitesine katılır, gazetelerde resimlerde süs biberliği yapmayı hiç aksatmazlar. Bir de yönetim kurulu başkanının her dediğine emme basma tulumba gibi baş sallarlar. O konuda çok yeteneklidirler.

Hayvan severdirler; toplumda o yaşlarına kadar kimseler onları takmamış, laflarını bir Allahın kuluna dinletememişlerdir. Bu nedenle en kısa ve kolay yol olarak hayvan severlik maskesini takıp ortalıkta salınıverirler.

Anadan doğma hayvan severlerin yanı sıra sonradan olmalar da vardır; bunlar arada kaybettikleri yılların, hayvansız geçirdikleri günlerin acısını çıkarma adına öyle hızlı hayvan sever kesilirler ki, ortalıkta kendilerinden başka hayvan dostu tanımazlar, en çok takdir ettiklerim de onlardır ne yalan söyleyeyim, çünkü kaybettikleri yıllarını telafi etmek adına çok çalışırlar, çok.  

Bazı uyanık gençler kız tavlama dürtüsüyle hayvan besler, hayvan severler..Amaçlarına eriştiklerinde ilk fırsatta besledikleri hayvanı sepet havası etmekte beis görmezler.

Hayvan severdirler; amaçları uğruna örgütlenirler, örgütlerinde yönetim kadrosuna seçilir, demeçler verir, kamuoyunda ses getirirler. Çok hırslıdırlar, en kısa zamanda en büyük başarıları elde etmek isterler. Bu nedenle inanılmaz hatalar yaparlar canlar adına. Ama hataları yüzlerine vurulduğunda asla ve asla kabullenmez, aksine saldırganlaşır ve hatalar zincirine yenilerini ekler dururlar. “Ne olmuş üç beş kedi köpek öldüyse, ben büyük davaların adamıyım” deyip bir güzel vicdan aklamasına da giderler.

Hayvanları o kadar çok severler ki, onlar için bağışlar toplarlar, ajitasyonların en renklilerini kullanırlar ama elleri hiçbir şekilde ceplerine gitmez. Çünkü cepleri hayvan severliklerinden akreple doludur.

Hayvanı çok severler; kendileri gibi başka hayvan severleri çekemez, kıskanır, “hayvanları sadece ben, bir tek ben seveceğim” der-oysa sokaklarda dağlarda bayırlarda herkese yetecek kadar çok sahipsiz gariban can vardır-  o diğerlerini dışlamak adına iftira, karalama, püskürtme kampanyaları açar, “Aaa.. Bakın her yerden ŞUTLANDILAR” diye zil takıp, tef çalıp oynarlar.

Öyle ihtirasla, öyle derinden hayvan severler ki, kendini eleştiren, yanlışlarını bulan, canlar adına hata yapmasını engellemeye çalışanların ne yüzlerini, ne yazdıklarını görmeye, ne de söylediklerini duymaya tahammülleri olmaz, “ Yazma bana! Bakma bana! Söyleme bana!” diye çığlık çığlığa bilgisayar ekranlarından kocaman, kocaman harflerle bağırırlar.

Karda kışta aç kalmış canları emekli aylıklarından kesip doyurmaya çabalayan insanları aşağılar, “mamacılar” diye burun kıvırır, “hayvan severlerin karın doyurma içgüdüsü” diye akıllarınca etiket koyarlar. Devlet kurumlarını harekete geçirme adına, çoğuna yanıt gelmeyen ya da sonuç alınamayan  istida üstüne istida yazarlar.

Bazı hayvan severler, besledikleri canları öyle çok severler ki onları kısırlaştırmaya, canlarını yakmaya kıyamaz, doğallıklarını yaşasınlar diye habire üretir, çoğaltır, baş edemeyince de belediye barınaklarına götürüp bırakırlar.

Hayvanı yazın sevip kışın bırakanlar da vardır, onlar yazlıkçı hayvan sever sınıfına girerler; bir dahaki yaz nasılsa yine bulunacaktır onlar için başka sevecek hayvanlar! Ya da “bu evden, kentten gittim, kedimi köpeğimi orda bıraktım” diyenler, “evleniyorum, eşim sadece beni istedi, kedimi, köpeğimi istemedi, ne yapayım” savunmasını yapanlar hiç de azımsanacak kadar değildir.

Hayvan sevgisini sadece bir çeşit kedi ya da köpekle sınırlayanlar, “ille de cins de cins” diye tutturanlar da vardır.Ve bunlar da ister istemez hayvan severdirler.   

Hayvan sevmek, hayvan sever olmak hiçte öyle kolay bir iş değildir vesselam! Hele bütün bunların farkında olup ta çaresiz, ellerinden bir şeyler gelemeyen hayvan sever oldunuz mu, işte o en büyük ıstıraptır. Allah kimseyi o tür hayvan sever sınıfına sokmasın derim..

Ece Bilgin

12/02/2010

Kategori: Yeşeriyorum

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.