LGBTİ+Manşet

LGBTİ Örgütleri: “LGBTİ’leri yok sayan ve dışlayan politikalar hâlâ devam ediyor”

Başbakan Erdoğan’ın LGBT aktivisti Levent Pişkin hakkında suç duyurusunda bulunması, LBGTİ örgütleri tarafından tepkiyle karşılandı. Ortak basın açıklaması yapan 18 örgüte göre, suç duyurusu, hükümetin LGBTİ’lere yönelik yok sayıcı ve dışlayıcı politikalarını bir kez daha ortaya çıkardı.

Başbakandan ”Dört dörtlük ibneyim.İbneliği sizden ögrenecek değilim” açıklaması bekliyoruz

LGBT aktivisti ve Halkların Demokratik Partisi Beyoğlu İlçe Başkanı Levent Pişkin, Başbakan’ın “Dört dörtlük Aleviyim” açıklaması üzerine twitter’dan “Başbakandan ‘Dört dörtlük ibneyim. İbneliği sizden öğrenecek değilim’ açıklaması bekliyoruz” yazmıştı. 
Başbakan Erdoğan ise bu sözler üzerine, Pişkin hakkında basın yoluyla hakaret suçundan (TCK 125/4) şikayetçi oldu. Başbakan’ın suç duyurusu yapmasının ardından, LGBTİ örgütleri bu durumu tepkiyle karşılayak ortak bir basın açıklaması yaptı. Eşcinselliği ya da ibneliğin hastalık, günah ya da hakaret olmadığını belirten örgütler, eşcinselliğin de tıpku heteroseksüellik gibi bir varoluş olduğunun altını çizerek, LGBTİ hakları mücadelesinin de bir insan hakları mücadelesi olduğunu belirtti.

Temel haklar mücadelesinde LBGTİ’lere yönelik hiçbir adım atılmadı

AKP iktidarının, LGBTi’leri “hasta” ve “sapkın” olarak ilan ettiğini belirten örgütlere göre, hedef gösterilen ve nefret cinayetine kurban giden LGBTİ’ler, bugüne kadar yaşama, çalışma, barınma, sağlık ve eğitim gibi en temel haklardan mahrum bırakıldı.

Basın açıklamasında, AKP iktidarı süresince temel haklar alanında LGBTİ’lere yönelik hiçbir adım atılmadığı belirtilirken, 2000’li yıllardan bugüne sürdürülen anayasal eşitlik mücadelesinin, hükümet tarafından görmezden gelindiği kaydedildi.

Ağustos ayında Anayasa Uzlaşma Komisyonu görüşmeleri esnasında, Cumhuriyet Halk Partisi ve Barış ve Demokrasi Partisi milletvekilleri, cinsel yönelim ve cinsiyet eşitliği maddesinin, Anayasa’nın 10’ncu maddesine eklenmesini teklif etmiş, ancak Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi bu öneriye karşı çıkmıştı.

LGBTİ örgütlerine göre, AKP’li komisyon üyelerinin, “uzlaşılamayan son madde olsa dahi” taviz vermeyeceklerini belirtmesi, hükümetin LGBTİ’leri eşit yurttaşlar olarak kabul etmediğini gösteriyor.

Hukukcular ve aktivistler temel hakları için anayasal güvence istiyor

Yeşil Gazete’ye konuşan Pembe Hayat LGBT Dayanışma Derneği’nin hukuk danışmanı Sinem Hun‘a göre, LGBTİ bireylerin anayasal güvenceye sahip değil. Geçmiş deneyimlerinden bahseden Hun konuyla ilgili şunları söyledi:

“Hukuk uygulayıcıları, hakimler ve savcilar, azınlığın haklarını korumaya dönük hususlarda oldukça dar yorumlarda bulunmakta, “ilgili maddede bu konuda açık bir düzenleme olmadığına” dayanarak ihlalleri adeta körüklemektedirler. Bu nedenle, LGBTİ’lerin varlıklarının tanınması, anayasada en üst seviyede korunmaları için hukuken bir zorunluluktur.”

Lambda İstanbul aktivisti Elif Avcı ise, LGBTİ hakları için 2001 senesinden beri diğer LGBTİ örgütleriyle beraber kampanyalar yürüttüklerini belirterek, anayasal güvence elde edene kadar “mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

LGBTİ bireylerin hukuk tarafından korunmadığını belirten, Lambda İstanbul hukuk danışmanı Av. Fırat Söyle, kanun uygulayacılarının, bugüne kadar LGBTİlere karşı işlenen pek çok suçta veya hukuksal vakalarda eşcinselliği “kabul edilemeyecek bir durum” olarak gördüğünü belirterek, bununla ilgili bir anayasal düzenleme yapılmasının şart olduğunu belirtti.

LGBTİ hakları konusunda Türkiye’yi eleştiren Avrupa Parlamentosu etnik kimlik, din, cinsiyet, yaş ve engelliklik de dahil olmak üzere bireylerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılığa karşı korumak için acilen kapsamlı bir ayrımcılıkla mücadele mevzuatı çıkarılması gerektiğini belirterek,  ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik kurulu kurulması gerektiğine dikkat çekmişti.

Eşcinsellik ya da “ibnelik” ne bir hastalık, ne bir günah ne de bir hakarettir. Eşcinsellik, tıpkı heteroseksüellik gibi bir varoluştur.

18 LGBTİ örgütü tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yerildi:

“LGBTİ’leri eşit yurttaşlar olarak kabul etmemek ve aşağılamak hatalı bir biçimde ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmişken, bir LGBTİ aktivistinin LGBTİ’lerin hükümet tarafından yok sayılmasını ve aşağılanmasını 140 karakterde eleştirmesinin Başbakan’a hakaret olduğu iddia edilmektedir. Demokratik toplumlarda ifade özgürlüğünün sınırları Başbakana hakaretle değil, toplumda güçsüz olan kesimlere yönelik nefret ve düşmanlık içeren söylemlerin kısıtlanması ile çizilir.

Eşcinsellik ya da “ibnelik” ne bir hastalık, ne bir günah ne de bir hakarettir. Eşcinsellik, tıpkı heteroseksüellik gibi bir varoluştur. LGBTİ hakları mücadelesi de bir insan hakları mücadelesidir. Başbakan’ın “ibne” kelimesini bir hakaret olarak algılaması, varoluşları yok sayılan, yaşam hakları ellerinden alınan LGBTİ’leri bir kez daha görmezden gelmesi, bunu yaparken de LGBTİ aktivisti bir arkadaşımızı hedef alması, bizler için kabul edilemez.  Biz aşağıda imzası bulunan LGBTİ dernek ve oluşumları olarak, Levent Pişkin’e açılan davanın hepimize açılmış olduğunu ve bu davada doğrudan taraf olduğumuzu Başbakan’a bildiriyoruz.”

Haber: Berkhan Çağlar Karaduman – Yeşil Gazete

Açıklanın tam metni: http://www.kaosgl.com/sayfa.php?id=15289

More in LGBTİ+