EkolojiManşet

Kuzey Ormanları’ndaki yapılaşma baskısı artıyor

Geyve taş ocağı

Kuzey Ormanları Savunması’nın çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla kurulan Kuzey Ormanları Araştırma Derneği, Kuzey Ormanları’nı kapsayan bölgelerde süregelen tehdit ve yıkımların izini sürdüğü üç aylık izleme raporunu yayınladı.

Raporda Kuzey Ormanları Coğrafyasında yer alan; Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Kuzey Çanakkale, İstanbul, Sakarya, Kocaeli, Düzce, Yalova, Kuzey Balıkesir, Kuzey Bursa illerinde ocak, şubat ve mart aylarında 230 ayrı tehdit, tahrip ve savunma tespit edildi.

Kuraklık birinci sırada

Kuzey Ormanları beslediği 80’nin üzerinde göl, gölet ve barajla bölgede yaşayan on milyonlarca insan ve sayısız canlının yegane su kaynağı. İzleme dönemi kış ayları olmasına rağmen en çok yapılan izleme konusu kuraklık oldu.

Rapora göre Kuzey Ormanları göl ve barajlarının hemen hepsi ciddi seviyelerde su kaybına uğradı, bir kısmı kurumaya yüz tuttu. Uzmanlar bu durumun su havzaları üzerindeki inşaat baskısı, bölgedeki sanayi ve nüfus yığılması ile iklim krizinden kaynaklandığını belirtiyor.

Yapılaşma baskısı altında

Kuzey Ormanları’nın İstanbul sınırları içinde kalan alanlarını önemli ölçüde tahrip etmiş olan 3. Köprü, KMO ve 3. Havalimanı projeleri, yine Kuzey Ormanları’nın özellikle parçalanmış mevkileri üzerindeki inşaat/yapılaşma baskısını da giderek arttırıyor.

Raporda özellikle Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz, Şile ve Çekmeköy gibi kuzey ilçelerinde birçok yeni inşaat projesiyle orman işgalleri yaşandığı belirtildi. Ayrıca bu projelere inşaat malzemesi sağlamak için orman içine açılan dev taş ocaklarının da büyütülmeye devam edildiği gözlendi.

 Kanal İstanbul etkisi

Raporda inceleme altına alınan üç ayda İstanbul’a değil tüm Kuzey Ormanları coğrafyasıyla, Karadeniz ve Marmara Denizi ekosistemlerine zarar verecek olan Kanal İstanbul projesinin hazırlıklarına devam edildiği belirtildi.

Açıklamada “Yapılan izlemelerde özellikle İstanbul’un Avrupa yakasındaki son su, tarım ve orman alanlarının bulunduğu arazilerin hızla el değiştirdiği kaydedilmiştir” denildi.

Trakya’da sanayi etkisi

İstanbul’dan sonra en yüksek oranda tehdit ve tahrip altında bulunan bölge ise Trakya olarak belirtildi. Buna göre Trakya, Istrancalar’da hızla yayılan maden ve RES projelerinin yanı sıra tüm bölgeyi etkisi altına alan sanayi kirliliğinin de tahribi altında.

Dünyadaki en eşsiz körfezlerden biri olan Saros Körfezi ve çevresindeki ormanlık alanlar, FSRU Doğalgaz limanı ve boru hattı projesiyle hızla tahrip ediliyor. Ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, ikinci nükleer güç santrali için Trakya’nın daha öne çıktığını açıklaması bölgedeki nükleer santral tehdidinin yeniden ilk sıralara taşıdı.

Avcılık yaban hayatını yok ediyor

Raporda “Mart ayında sona eren av sezonu boyunca Kuzey Ormanları’nın tüm bölgeleri yoğun bir avcı baskısı altında kalmış, tahrip projelerinin görece uzak kaldığı orman içlerinde yaşamaya çalışan az sayıda yaban hayvanının da avcı ateşinde can verdiği gözlenmiştir” tespiti yapıldı.

Nesli tükenme tehdidi altındaki kuş türlerinden, sayısı parmakla sayılabilecek kadar azalmış memeli türlerine kadar pek çok yaban hayvanının av hedefi olduğu aktarıldı.

Ayrıca Kuzey Ormanları’nın iç içe olduğu Karadeniz ve Marmara Denizi ile Boğaziçi’nde yoğunlaşan endüstriyel balıkçılık faaliyetlerinin birçok balık türünün popülasyonunda tükenişe yol açtığı, onlarca yunus ve deniz kaplumbağasının da yine bu ağlarda boğularak can verdiği belirtildi.

Yangınlar 15 hektarlık ormanı tahrip etti 

Kuzey Ormanları Araştırma Derneği üç ay içerisinde çıkan yangınlara ilişkin istatistiklere de yer verdi. Üç aylık periyotta resmi kaynaklar tarafından açıklanan bilgilere göre yangın çıkan 10 noktada, 15 hektarlık bir orman alanı tahrip edildi.

Raporda “Bu yangınların 2 tanesi ocak ayında çıkmış olup Düzce ve Sakarya’da, 8 tanesi şubat ayında çıkmış olup İznik, Düzce, Sakarya, Yedigöller, Beykoz’da   gerçekleşmiştir” denildi.

‘İnsanlar örgütleniyor’

Rapor kapsamında yapılan izlemelerde tehdit ve tahrip projelerine karşı Kuzey Ormanları yerleşmelerinde yaşayanlar örgütlü bir şekilde bir araya gelip, projeye neden karşı olduklarını ifade etti.

Raporda “Ekolojik tahribatın yarattığı sonuçlarının etkilerinin her geçen gün arttığı ve bu duruma karşı da Kuzey Ormanları sakinlerinin mücadele etmek için örgütlendikleri görülmektedir” ifadeleri yer aldı.

 

 

Kategori: Ekoloji