Doğa MücadelesiManşetTürkiye

Kuzey Ormanları Savunması: Plantasyon adına yapılan ağaç kesimleri durdurulmalı

Kuzey Ormanları Savunması, gençleşme ya da plantasyon adı altında yapılan odun üretimi için devam eden ağaç kesimlerine dur demek amacıyla bugün saat 14.00’te İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü (OGM) önünde bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi.

Yapılan açıklamada, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli istifaya davet edildi.

‘Kesimlere dur deme zamanı geldi’

Basın açıklamasında, OGM verilerine göre 2000’li yılların başında odun üretimi 8 milyon metreküp civarındayken, 2020’li yıllara gelindiğinde bu rakamın 25 milyon metreküpe yaklaştığı belirtildi. Bu kesimlerin ülkenin entegre ağaç
sanayisini desteklemek amaçlı yapıldığının da bilindiği ve bu kesimlere artık dur deme zamanının geldiği ifade edildi:

Bu miktarın, önümüzdeki dönemlerde yıllık 50 milyon metreküpe çıkacağı ifade ediliyor. Biliyoruz ki Türkiye, birim alanda en fazla odun üretimi yapan ilk 5 ülke arasında yer almaktadır.

Yanlış politikaların sonucu kaynak arayışı çerçevesinde başvurulan çarelerden birisi olan odun üretimi amaçlı kesimlere dur deme zamanı geldi. Madenler, enerji tesisleri, plansız şehirleşme, hızlı yapılaşma ve bunlara eklenen odun üretimi sonucu artan ormansızlaşma bir yana, son dönemlerde söndürlemeyen yangınlar da ormanlarımızın hızla azalmasına neden oluyor. Sonuç olarak sadece ormanlarımızı değil, yaşam alanlarımızı, su havzalarımızı, biyoçeşitliliğimizi, yaban hayatımızı dolayısıyla geleceğimiz kaybediyoruz.

‘Sizin göreviniz bahaneler anlatmak değil’

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye ithafen, şunları söylendi:

Sayın Bakan,

Uzun zamandır, özellikle orman yangınları dönemi ve sonrasında yaptığınız açıklamaları takip ediyoruz. Geçmiş dönemlere baktığımızda 20 yılda yanması muhtemel ormanlık alanımız 10 gün içinde yandı.

Yapılaşma, sanayileşme ile insanların orman alanlarını daha fazla kullanır hale geldiği bir dönemde orman yangını riskinin arttığını sokaktaki her vatandaş gayet iyi biliyor. Küresel iklim değişikliği nedeniyle, dünyanın her yerinde, Amerika Birleşik Devletleri’ nde, Avustralya’ da, Sibirya’ da söndürelemeyen yangınları izliyoruz. Bir kaç yıl önce Yunanistan’ daki orman yangının nasıl bir felakete dönüştüğünü gün be gün takip ettik. Her yıl İspanya’da, İtalya’da ve ülkemizde artan sayıda ve büyüklükteki orman yangınları haberlerini alıyoruz.

Siz ise bize sürekli olarak yangınların neden söndürülemediğini anlatıyorsunuz. Sizin göreviniz bize bu bahaneleri anlatmak değil, erken uyarı sistemi ile bu riskleri görmek, çağdaş ilk müdahale uygulamaları ile yangınları büyümeden söndürmek. Sizin göreviniz bize bahaneler sunmak değil, yangınları söndürmek. Gerçekten bu riskleri ön göremeyecek, görevinizi layıkıyla yerine getiremeyecek kadar beceriksiz misiniz?

Yoksa hazine de kaynak kalmadığı için, yanan yanar, yangından sağlam kalanlar odun üretimi olur diye düşünecek kadar çaresiz misiniz ? Odun üretimindeki artış böyle düşünmemize neden oluyor ve bu soruları size soruyoruz.”

Ayrıca, OGM’ye de “Sayın OGM, Kasım 2021’ de Sayıştay Raporu’ndan yaptığımız alıntılarla tweetler attık, biliyorsunuz. O zaman da ifade ettik ki asıl sorumlululuğunuz dışında pek çok işle uğraşıyorsunuz. Ama yapmanız gereken ormanlarımızı korumak. Belli ki aldığınız talimatları uyguluyorsunuz. Bu talimatları yerine getirirken bizim yaşam alanlarımızı, su havzalarımızı, suyumuzu, havamızı yok ediyorsunuz. Tabi kendi ekmeğinizi de yok ettiğinizin farkındasınız değil mi?” sorusu yöneltildi.

‘Ormanlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz’

Öte yandan, Tarım ve Orman Bakanı istifaya davet edilirken, ormanları koruma mücadelesinden vazgeçilmeyeceği kaydedildi:

Sayın İstanbul Halkı ve Türkiye,

Durdurulamayan ya da durdurulmak istenmeyen orman yangınları yanı sıra, şuursuzca devam eden, ülkenin her yerinde tanık olduğumuz, maden işletmeleri için, taş ocağı ve enerji tesisleri faaliyetleri için, ahşap sanayisinin hammadde ihtiyacı için yapılan kesimleri durdurmak hepimize düşen bir görev.

Bu gidişe hep beraber dur demenin zamanı geldi, geçti. Zira yok olan, ormanlarımız değil, su havzalarımız, suyumuz, havamız, biyoçeşitliliğimiz.

Bugün burada Orman Bakanı’nı istifaya çağırıyoruz. Aynı zamanda OGM’yi, odun üretimi amaçlı kesimlerini ve sayıştay raporlarında belirtilen, üstüne vazife olmayan faaliyetlerini durdurmaya, aynı raporda belirtilip yapması gerektiği halde yapmadığı faaliyetleri yerine getirmeye, asli görevi olan ağacı, ormanı her şeyden üstün tutmaya davet ediyoruz. Herkes görevini yapsın.

İstanbul Halkı ve tüm Türkiye olarak yaşam alanlarımıza, ormanlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğimizi buradan kamuoyuna duyuruyoruz.