Hafta SonuKitapManşet

Kral kelebeklerini yurdundan eden iklim değişikliğine dair: Flight Behavior – Hilal Alkan

Şimdiye kadar üç eseri Türkçe’ye çevrilen Barbara Kingsolver‘ın henüz tercüme edilmemiş son romanı Flight Behavior (Kaçış Davranışı ya da Kaçış Alışkanlığı olarak tercüme edilebilir), gerçeklerden kaçmanın binbir yolu ve bazen gerçeğin kaçamayacağınız kadar burnumuzun ucuna gelmesi hakkında.

Flight Behavior...

Danaus Plexippus yani Kral Kelebeği

 

Amerika’nın en yoksul yerlerinden birinde, Apalaş dağlarının eteklerinde, kayınbabasının çiftliğinin bir köşesine inşa edilmiş derme çatma evinde, aşırı uysal (ya da adlı adınca pasif diyelim) kocası ve iki çocuğuyla delirmenin ya da kaçmanın eşiğinde yaşayan bir kadınla açılıyor roman: Dellarobia Turnbow. Sonrasında da Dellarobia’nın kaçıştan kabule ve hayatını değiştirmek için harekete geçmeye doğru nasıl ilerlediğini izliyoruz. Böyle anlatınca umutsuz bir ev kadınının az biraz umut vaad eden hikâyesinden ibaret geliyor kulağa. Tek başına güzel olabilecek bir hikâye ama epeyce de alışılmış değil mi? O zaman diğer baş kahramanın hikâyesine geçelim.

flight-behavior-pb_custom-404897bd119c14cb100aafa80924515b2b753a28-s6-c30

Flight Behavior (Kaçış Davranışı ya da Kaçış Alışkanlığı olarak tercüme edilebilir)

Bu baş kahraman ise bir kişi değil; bir tür, hem de neredeyse dünya üzerindeki kayda değer tüm fertleriyle bir tür: Danaus Plexippus yani Kral Kelebeği. Kuzey Amerika’ya özgü bir kelebek türü olan Kral Kelebeği her sene birkaç kelebek neslinin hareketini içeren bir göç halkası çiziyor ve bahar-yaz aylarında serin Kanada’ya göç edip, sonra kışı geçirmek üzere Meksika’ya dönüyor. Dönüyor sözü yanıltmasın, dönenler Meksika’da bahara gözlerini açan kelebekler değil, onların ikinci ya da üçüncü dereceden torunları. Bu kelebekler, bir tür olarak bu yolculuğu türün ortaya çıktığı zamandan bu yana her yıl yeni baştan yapıyorlar. Sadece bu akıl almaz rotanın ortaya çıkartılması bile araştırmacıların 38 yılını alıyor. Öylesine muazzam bir hareketten bahsediyoruz. İşte Dellarobia Turnbow’un kaderini yüzleşerek değil de kaçarak değiştirmeye karar verdiği bir gün bu iki baş kahramanın yolları kesişiyor. Kral Kelebekleri yüzbinlerce yıldır sadakatle takip ettikleri rotalarını bir kenara bırakıp, kışı geçirmek için Meksika’daki Michoacan yerine hayli kuzeydeki Apalaş dağlarına sığınıyorlar.

Milyonlarca kelebeğin epik hikâyesi, Apalaşların zorlu kış şartlarında yüreğimizi ağzımıza getirirken, Dellarobia Turnbow hem kendi hayatının gerçekleriyle hem de tüm dünyanın yüzleşmeye bir türlü cesaret edemediği acı gerçekle burun buruna geliyor. Aynı onun hayatındaki gerçekler gibi aslında hep göz önünde olan ama bir bahaneyle, belki kolaycılıkla ya da kaçış davranışlarının türlü çeşidiyle görmezden gelinen, yokmuş gibi yapılan bu acı gerçek Küresel Isınma.

Barbara Kingsolver ailesi ile bilikte

Barbara Kingsolver ailesi ile bilikte

Kelebeklerin neden böyle bir delilik yaptığının, bir türün hafızasının nasıl böyle radikal bir şekilde silindiğinin, nasıl bir umutsuzluk ya da kararlılıkla Apalaşlara sığındıklarının başka bir açıklaması yok zira. Hiç dinmeyen yağmurların, bataklığa dönen çayırların, açlıktan eriyip giden ineklerin, çürüyen meyve ağaçlarının, köyleri, kasabaları yutan toprak kaymalarının da başka bir açıklaması yok. Ya da dünyanın başka yerlerindeki alışılmadık derecede kuru yazların, cayır cayır yanan ormanların, eriyen buzulların, hiç esmediği kadar hızlı esen rüzgârların, şehirleri yutan tropik kasırgaların da başka bir açıklaması yok. Ama işte bu açıklama öyle rahatsız edici, öyle huzur kaçırıcı, öyle konfor bozucu ki en iyisi bakmamak, görmemek, hep kaçmaya, daha uzağa gitmeye çalışmak, ta ki bir gün aynı yangın ya da sel kaçıp saklandığımız sığınağı yutana kadar.

Barbara Kingsolver incelikli bir romancı olmanın yanısıra bir biyolog ve Apalaş dağlarının güneyinde bir çiftlikte yaşayan bir doğa aşığı. İster Kongo’nun sık ormanları, ister Meksika’da bir kıyıdaki gizemli bir oyuk, isterse kelebekler olsun, doğa, romanlarında hep baş kahramanlardan biri. Yarattığı kurmaca dünyada doğa sessiz bir sahne, insan kahramanların önünde gezindiği dekor değil, hikâyenin olmazsa olmaz bir parçası. İnsan kahramanlarla insan olmayanların ağırlığını, üstelik de fabl havasına girmeden dengeleyebiliyor olmasında büyülü bir güzellik var. Kingsolver’ın romanlarından ayrılmak aynı sizi büyüleyen bir şelalenin yanından uzaklaşmak, yayla yollarından aşağı inmek, gözünüzü kırpmadan içinize çekmek istediğiniz bir güzelliği geride bırakmak gibi. Gözünüz illâ ki arkada kalıyor: Kingsolver’ın her romanı özlemle anılıyor. Flight Behavior da işte bunlardan biri. Umalım ki tez zamanda ve ehil bir çevirmenin eliyle Türkçeye de tercüme olsun, edebiyatın kurmaca dünyası küresel ölçekteki bir gerçekle yüzleşmemize aracılık etsin.

Flight Behavior
Barbara Kingsolver
Harper Collins, 2012

Hilal Alkan

 

 

Hilal Alkan

Kategori: Hafta Sonu