Spor

‘Kendimizi bile organize edemedik’

0

Protestoyu organize ettiği söylenen Tekyumrukçular’a göre bu iddia gülünç: 80 bin dönümlük bir stat, telefonlar bile çalışmıyor. Nasıl organize olabilirdik ki?

Gündem geçen hafta sonu Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nin açılışındaki protestolarla toz duman olmuşken, dünkü bazı gazetelerde ‘emniyet kaynaklarına’ dayanarak ‘olayların faturasının Tekyumruk isimli Galatasaray taraftar grubuna fatura edileceği’ haberi yer aldı. Bilgiyi veren ‘üst düzey emniyet görevlisi’ protestoları bu grubun organize ettiğine dair işaretler olduğunu ve ‘gerekli incelemeler yapıldıktan sonra’ Terörle Mücadele Şubesi’nin dahi devreye girebileceğini söylüyordu. Tekyumruk grubu, bir anda ilgi odağı haline geldi. Peki ‘organizatör’ olmakla suçlanan Tekyumruk nasıl bir grup, kimlerden oluşuyor, ne tür etkinlikler yapıyor? Bu haberlere nasıl tepki gösteriyorlar?

Belki dün ‘polisiye’ bir hal alan süreci kısaca hatırlatmakta yarar var. 15 Ocak akşamı TT Arena’nın açılışında malum protestolar oldu. Kulüp Başkanı Adnan Polat, daha protestoların dumanı tüterken bir açıklama yapıp taraftarlara sert tepki gösterdi. Kamera kayıtlarının emniyete verileceğini ve protestocular için gerekli işlemlerin yapılacağını söyledi. Tribünlerin hâkim grubu ultrAslan da yönetimle paralel bir açıklama yaptı. Ve bazı Galatasaraylılar için asıl kıyamet de bundan sonra başladı. Nasıl olurdu da TOKİ Başkanı’nın açılıştaki rencide edici konuşması ve ardından Twitter’da kullanılan ağır ifadeler gündeme getirilmezken protestocu taraftar emniyete ihbar edilebilirdi?

İşte Tekyumruk grubu, tam da bu infial ortamında popüler oldu. Grup bir bildiri yayımlayarak ‘özür dilemesi gerekenin Adnan Polat olduğunu’ söyledi. Yönetim ve ultrAslan’ın kendilerine sahip çıkmadığını düşünen Galatasaraylılar bu cesur içerikli bildiriyi yaygınlaştırdı. Grubun Facebook sayfasına birkaç saat içerisinde 1200 kişi üye oldu ve bu sayı giderek arttı. Forumlarda, blog’larda, Twitter’da övgü dolu tebrikler aldılar. Kendisini hareketli bir tartışmanın ortasında bulan grup art arda gelen röportaj talepleriyle de karşılaştı. Bir çok haber bültenine katılıp o gün yaşananları aktardılar. Ama kendi deyişleriyle ‘hazırlıksız yakalanmışlardı’. Bunca hararetin içinde bir anda eylemleri organize etmiş gibi görüldüklerini, daha doğrusu gösterildiklerini fark ettiler. Bunu büyük bir ‘haksızlık’ olarak görüyorlar ve yasal haklarının ihlal edilmemesi için ortak açıklama dışında basına demeç vermeme kararındalar.

Tekyumruk, yaklaşık 4 yıldır bu isimle tribünde yer alıyor ama içlerinde 20 yıldır tribün müdavimi olanlar da var. Amaçlarının siyaset yapmak olmadığının altını çiziyorlar: “Ortak paydamız Galatasaray. Kendi aramızda bile siyasi görüş farklılıkları var.” Hayata soldan, emekten yana bakıyor ve “pek çok lümpen alışkanlığa karşı alternatif bir tribün kültürü yaratabilir miyiz” diye yola çıkıyorlar.

Gündeme ilk gelişleri ise 1 Mayıs’a kendi pankartlarıyla katılmaları ile oldu. Daha sonra Seyrantepe’deki stat inşaatında iki işçinin hayatını kaybetmesi üzerine yaptıkları “İsimleri Yaşatılsın” kampanyasıyla dikkat çektiler. İnternet üzerinden toplanan binlerce imzayı kulübe teslim ederek hayatını kaybeden işçilerin isminin statta uygun bir yere verilmesini istediler. Sempati yaratan bu kampanyalardan sonra bir de sosyal sorumluluk projesi hayata geçirdiler. Hakkâri’nin Çimenli Köyü’ndeki ilköğretim okuluna kütüphane kurulma işiydi bu. İmece usulüyle toplanan 4 bin kitap ve çocuklar için kışlık giysilerle Hakkâri’ye gittiler ve sevgi gösterileri arasında kütüphanelerini kurdular.

Siyaseti konuşmacılar yaptı
Grubun ‘organizatör’ iddialarına karşı söyledikleri özetle şöyle:
Evet protestoya katıldık. Ama koca stadı bizim organize ettiğimiz doğru değil. 80 bin dönümlük ve ilk kez gördüğümüz bir alanda, hem de cep telefonları çalışmazken, o kadar yaygın bir protestoyu nasıl organize edelim. Değil stadı, kendimizi bile organize edemedik. O gün maça gelen pek çok arkadaşla buluşamadık.

Protestoya stadın çoğu katıldı. Bu, köşe yazarlarından kulüp kongre üyelerinin açıklamalarına kadar pek çok belgeyle sabittir. 15 kişi bunu nasıl başarabilir?

O gece siyasi gösteriyi esas olarak ‘konuşmacılar’ yaptı. Herkesin tepkisi buna ve camiamızı küçümseyen ifadelere yönelikti. Bu tepki hiçbir hakaret ve şiddet içermeyen bir yöntemle kondu.

Galatasaraylılara edilen ‘babaları belirsiz’, ‘kahpe’ gibi küfürler için niye bir işlem yok?

Arena yine protestolu olacak
Galatasaraylı taraftarların pazar günkü Sivas maçı için de özellikle Başkan Polat’ı hedef alan büyük bir protestoya hazırlandıkları belirtiliyor. Öte yandan bazı yöneticilerin Polat’ın koyduğu konuşma yasağına rağmen ortak bir açıklama yapması bekleniyor. Açıklamada TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ın Özhan Canaydın’a yönelik sözlerine sert tepki gösterildiği ve Bayraktar’ın ‘gerekeni yapmaya’ davet edilerek, “Hiç kimsenin Galatasaray’ı politikaya çekme hakkı yok” dendiği belirtiliyor. (Hakkı Özdal)

Kategori: Spor

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.