ManşetTürkiye

İzmir depremi çocuk hakları gözlem raporu: Bazı çocuklar istismara maruz bırakıldı

İzmir Seferihisar açıklarında 30 Ekim tarihinde meydana gelen ve arkasında büyük bir yıkım bırakan depremin ardından İzmir-Seferihisar Depremi Çocuk Hakları Temelli Gözlem Raporu yayınlandı. 

BUSOS, Çocuk Hakları Merkezi, Derin Yoksulluk Ağı ve Rengarenk Umutlar Derneği tarafından yayınlanan raporda deprem sonrası geçici barınma alanlarında yaşayan bazı çocukların istismara maruz bırakıldığı belirtiliyor.

İzinsiz fotoğraf çekimi

Çadır bölgesinde yaşananların derlendiği raporda çocuklarla yapılan etkinlik alanlarının etrafının çevrildiği ve ‘İzinsiz fotoğraf ve video çekmeyin’ uyarısının asıldığı yazıyor. Ancak buna karşılık alanda bulunan yetişkin ya da çocukların sürekli olarak video ya da fotoğraflarla kayıt altına alındıkları vurgulanıyor. Raporda bu durum şöyle ifade ediliyor:

Çadır alanlarının neredeyse enkaz turizmi halini alması, çocukların unutulma haklarını hiçe saymaya, çocukların özel hayata saygı ve gizlilik haklarını ihmal ve istismar edilmesine yol açtığı için endişeye yol açmaktadır.

Bazı çocuklar istismara maruz bırakıldı

Raporu hazırlamak için görüşülen Belediye yetkilileri geçici barınma alanlarında bazı çocukların istismara maruz bırakıldığını aktarıyor. Yaşanan bir olay ise şöyle anlatılıyor:

İki çocuklu bir kadının kaldığı çadırın yan çadırında, orta yaşın üstünde evli bir çiftin olduğu, bu çadırın sakinlerinden birinin çocuklarla istismarı düşündürecek biçimde yakın temas halinde olduğu, diğer eşin ise travmatize olması nedeniyle hiç iletişim kurmadığı bildirilmiştir.

Çocuklar travmatize oluyor

Alanda çalışan bir dayanışma ağı gönüllüsü, çocukların depremde yaşanan travmatize edici olaylara tekrar tekrar maruz bırakıldığını, çocukların yanında devamlı depremden konuşulduğunu ve çocukların da kendi aralarında bu konuşmaları yinelediklerini ifade ediyor.

Ayrıca, hemen her çadır alanında çocuklar için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Çocuklara çadır alanlarında çok sayıda oyuncak dağıtıldığı, bazı bakım verenlerin çocukları için 5-6 oyuncak paketini taşıdığı aktarılıyor. Bu durum da çocukların gelişimini olumsuz etkileyen etmenlerden. 

Kütüphaneye izin yok, gönüllüler denetleniyor

Bir çadır alanında Âşık Veysel Dayanışması adıyla çocukların güvenli ve steril bir şekilde oturup kitap okuyabileceği bir çocuk kütüphanesi oluşturulduğu fakat izin verilmediği için henüz açılamadığı da raporda aktarılan bilgiler arasında.

Bunun yanında geçici barınma alanlarındaki gönüllülerin kim olduğu ise devlet tarafından denetleniyor. Bazı grupların alanı girişimi nedensizce kısıtlanıyor.

Geçici barınma alanlarında firma tanıtımı

Çadır bölgelerinde günün her saati yemek dağıtımı yapılıyor. Yemekler Kızılay, bazı sivil toplum örgütleri ile belediye ekiplerince dağıtıldığı, bu grupların yanı sıra bazı yerel ve ulusal firmalar tarafından da bölgede yiyecek ve içecek dağıtımının yapıldığına değiniliyor.

Ancak Kızılay ile birlikte dağıtım yapan bazı girişimler ve firmalar bu alanları kendi tanıtımları için kullanıp alanda ihtiyaçtan fazla malzeme stoğu yapıldığına da dikkat çekiliyor.

Koronavirüs tedbirsizliği

İnsanlar çadır alanlarında, tabldot halinde dağıtılan yemekleri almak için sıraya giriyor. Fakat bu esnada ve yemek sırasında koronavirüs salgınına karşı sosyal mesafe önlemi alınmıyor. Henüz hiçbir çadır sakinine koronavirüs testi yapılmadığı da verilen bilgiler arasında.

Yüz boyama ve benzeri yakın temas gerektiren, çocukların sağlığını tehlikeye atan etkinliklerin ise alanda fazlasıyla yapıldığı çalışanlar tarafından ifade ediliyor.

Mülteciler çadır alanına gelemiyor

Çadır alanlarında yaşayan kişilerin aktarımlarına göre, bazı mülteci aileler saldırı ve ayrımcılık tehdidi nedeniyle çadır alanlarında konaklamaktan çekiniyor ve daha uzak bölgelerde kendi imkanları ile çadırlar kuruyor. Oradan kamp bölgelerine gelerek gıda ve kıyafet gibi ihtiyaçlarını temin ediyor.

Çadır alanlarında mülteci çocuklara özel, anadillerinde herhangi bir çalışma, bilgilendirme ise söz konusu değil.

 

Kategori: Manşet