Koronavirüs SalgınıManşetTürkiye

İstanbul Tabip Odası’ndan koronavirüs vaka sayıları hızla artan İstanbul için beş acil tedbir 

İstanbul’da son günlerde meydana gelen koronavirüs vaka sayılarındaki artış sebebiyle İstanbul Tabip Odası, hemen uygulanması için beş acil tedbirin alınmasını istedi.

İstanbul’un vaka sayısında Türkiye ortalamasının üstünde olduğu belirtilirken, şehirde altı hafta içinde vaka sayısının 10 kat arttığı vurgulandı.

Şehirde durumun daha da kötüleşmemesi için, yaygın test/hızlı aşılama, ekonomik-sosyal destekli kapanma/kademeli-kontrollü açılma, sistematik filyasyon/etkili izolasyon, acil kamulaştırma/yeniden izolasyon ve şeffaf yönetim/insan hakları merkezli pandemi mücadelesinin başlatılması gerektiği belirtildi.

Yayın test/Hızlı aşılama

İstanbul Tabip Odası, koronavirüs aşısının iktidarın bir lütfu değil, her vatandaşın hakkı olduğunun altını çizdi:

Ülkemizde halen uygulanan PCR testi daha yaygın olarak kullanılmalı, bunun yanında daha hızlı sonuç veren testler ile sistematik bir filyasyon planlaması yapılmalı, testlerle hangi varyantların görüldüğü, kümelenmeler ve bulaş kaynakları kamuoyuna açıklanmalıdır.

Ücretsiz, güvenli ve etkili aşı siyasi iktidarın bir lütfu değil her yurttaşın en doğal hakkıdır. Öncelik sırasında 2A grubunda yer alanlar başta olmak üzere etkili ve güvenli olduğu kanıtlanmış aşı hızlı bir şekilde tüm yurttaşlara sağlanmalıdır.”

Ekonomik-Sosyal Destekli Kapanma/Açılma

İstanbul için kapanmanın kaçınılmaz hale geldiği ve 28 günlük adil bir tam kapanmanın uygulanması gerektiği kaydedildi:

Şimdiye kadar yürütülen salgın politikalarının sonucu olarak ‘kapanma’ bugün İstanbul için kaçınılmaz hale gelmiştir. Kısıtlamaların herkese eşit uygulandığı 28 günlük ‘adil bir tam kapanma’ uygulanmalı; sağlık, gıda, taşımacılık, güvenlik, belediye hizmetleri gibi yaşamsal önemdeki sektörler hariç olmak üzere tüm işyerlerinde çalışma durdurulmalı, çalışmanın sürdürüldüğü sektörlerde mesai saatleri kısaltılmalı, güvenli çalışma ortamı sağlanmalı ve mümkün olan işlerde evden çalışmaya geçilmelidir.

‘Kapanma’ ile vaka sayılarında azalma sağlanması sonrasında epidemiyoloji biliminin kurallarına uygun şekilde ‘kademeli, kontrollü açılma’ uygulanmalıdır.”

Sistematik filyasyon/Etkili izolasyon

Hastaların ve temaslıların tespitinin tek başına yeterli olmadığı dile getirilirken, hastaların izolasyonunun sağlanması gerektiğine işaret edildi:

Salgınla mücadele için filyasyon çalışmaları sistematik olarak hayata geçirilmelidir.

Ancak hastaların ve temaslıların tespiti kendi başına yeterli değildir. Hasta kişilerin izolasyonu ve temaslıların karantina altına alınması gerekir. Bu koşulların ise evlerde sağlanması birçok durumda mümkün olmamakta ve ev içi bulaş ciddi bir sorun oluşturmaktadır.

Bu nedenle kamuya ait yurtlar, misafirhaneler ve benzeri yerler izolasyon ve karantina amacıyla kullanılmalıdır.”

Acil kamulaştırma/Yeniden sosyalizasyon

İstanbul Tabip Odası, koronavirüs salgınına yakalanmış hastaları tedavi etmekten kaçınan veya ücret talep eden özel hastaneler hakkında gereğinin yapılması gerektiğini ifade etti:

Salgınla başa çıkabilmek için birinci basamağı parçalayan düzenlemeden ve liste tabanlı uygulamadan vazgeçilmeli; hızla uygulanacak ‘Yeniden Sosyalizasyon’ programıyla topluma dayalı ve nüfus tabanlı, birinci basamak sağlık örgütlenmesi hayata geçirilmelidir.

Covid-19 hastalarını kabul etmekten kaçınma ve/veya hastalardan ücret talep etme benzeri salgını fırsata çevirmeye çalışan özel hastaneler hakkında hızla gerekli yaptırımlar uygulanmalı, bunun yanında ihtiyaç durumunda pandemi ile mücadelede yeterince etkili ve verimli olmadığı görülen özel sağlık kuruluşları kamulaştırılmalıdır.”

 

Şeffaf Yönetim/İnsan hakları merkezli pandemi

Salgına karşı alınan önlemler öne sürülerek her türlü muhalefetin bastırılmasının kabul edilemeyeceği gibi, salgınla mücadele için insan hakları merkezli pandemi mücadelesi uygulanması gerektiği ifade edildi:

Salgınla ilgili bütün veriler başta Türk Tabipleri Birliği ve uzmanlık dernekleri olmak üzere toplumla açık olarak paylaşılmalı, salgın mücadelesinde ilgili bütün kurumlara yer verilmelidir.

COVID-19 salgınıyla mücadelenin bir ‘güvenlik meselesi’ haline getirilerek insan hakları ihlallerinin yaygınlaştırılması; ‘tedbirler’in her türlü muhalefetin bastırılması, demokratik hakların engellenmesi için kullanılması hiçbir şekilde kabul edilemez. Salgınla mücadele için insan hakları merkezli pandemi mücadelesi uygulanmalıdır.”