Doğa Mücadelesiİkizdere DirenişiManşetTürkiye

İkizdere direnişçileri, İstanbul Bakırköy’deydi: ‘Direniş varsa umut var’

0

Bakırköy Kent Savunması‘nın Türkiye‘deki doğal afetleri konuşmak için yaptığı etkinliğe dün İkizdere direnişçileri de katıldı. Etkinlikte, Rize İkizdere‘de çalışmalarına devam edilen taş ocağı için vurulan her kepçenin sadece ağaçlara değil, ormanda yaşayan tüm canlılara zarar verdiğinin, kesilen bir ağacın yerine onlarca ağaç dikilse bile kaybedilen doğal zenginliğin asla geri gelmeyeceğinin altı çizildi.

Cengiz Holding‘in Rize İyidere’de hayata geçirmek istediği liman projesine hammadde temini için İkizdere’de yapımına başlanan taş ocağına karşı İkizdereliler 120 günü aşkın süredir direnişteler.

Bunun yanında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, yaklaşık bir ay önce direniş alanına gelmiş, nöbet alanı ve alandaki çay fabrikasının bahçesi için keşif ve ölçüm çalışması yapmıştı. Direnişçilerin avukatı Yakup Okumuşoğlu da keşfin acele kamulaştırma için yapılmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu kaydetmişti.

‘Ormanlar çocuklarındır’

Yurt Haber Ajansı‘ndan Selvi Sarıtaç ve Mahmut Erdinç‘in haberine göre, etkinlikte konuşan İkizdere direnişçilerinden Asuman Fazlıoğlu, direnişçiler olarak taş ocağı yapmak isteyenlerden iki adım önde olduklarını kaydetti. Fazlıoğlu, direnişlerinin karşısındaki orantısız gücün “Para gücü, para hırsı ve örgütlü bir AKP yapısı” olduğunu kaydetti ve “Direnişimiz devam ediyor ve edecek. Desteklerinizi bekliyoruz. Dereler özgürdür, özgür akacak. Direniş varsa umut var. Ferman padişahınsa dağlar bizimdir. Ormanlar çocuklarındır” ifadelerini kullandı.

Fazlıoğlu, İşkencedere Vadisi’nin sadece o bölgede yaşayanlara değil, tüm insanlara ait olduğunu kaydetti ve yüzlerce yılda oluşmuş ağaçların etrafındaki taşı almak için vurulan her kepçenin sadece ağaçlara değil, ormanda yaşayan tüm canlılara zarar verdiğini, dünyada benzeri olmayan kestane balının oluştuğu ağaçların yok edildiğini, kesilen bir ağacın yerine onlarca ağaç dikilse bile kaybedilen doğal zenginliğin asla geri gelmeyeceğini özellikle vurguladı.

 

‘Sesimizi dünyaya duyurduk ama bir kişiye duyuramadık’

İkizdere direnişçisi Ali Akyıldız ise “Biz sesimizi tüm Türkiye’ye hatta dünyaya duyurduk ama bir kişiye duyuramadık” dedi ve Cumhurbaşkanı’na imzalatılan projede, “Rize İyidere’de yapılacak olan Lojistik Merkez ve Limanı için yeni taş ocağı açılmayacak” notunun yazılı olduğunu hatırlattı.

Akyıldız, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Taş ocağı açılmayacak’ imzası olduğu halde, taş ocağı açıldı ise bu çok vahim bir durum. Şayet imzası olduğunu bildiği halde açılıyorsa bu çok daha vahim bir durum” dedi.

İkizdere Dernekler Federasyonu (İDEF) Çevre Komisyonu Başkanı Osman Baş ise, İkizdere’de taş ocağı mücadelesinin iki yıldır devam ettiğini kaydetti ve “Amerika sesimizi duydu ama Rizeli olduğunu ifade eden başkan bizi duymadı. Bu çok daha acı bir durumdur” dedi. Baş, İkizdere’de ormanların yıkılarak, derelerin kirletilerek, ağaçların kesilerek ve ekosistemin ortadan kaldırılarak bir vahşetin yaşandığını söyledi.

 

‘Biz kadınlar her yerdeyiz’

Etkinlikte söz alan ve 30 yıllık İkizdere gelini olduğunu söyleyen Aslı Eren de direnen kadınlarla gurur duyduğunu belirtti ve “Biz kadınlar her yerdeyiz” dedi.

Aslı Eren, İkizdere’de direnişi başlatan üç kadının ahırda, çaylıkta, bahçede ve direniş alanında da en ön cephede olduğunu kaydetti ve “Bu ülke, bu topraklar, bu vatan bizim. Biz birlikte güçlüyüz. Edirne’den Kars’a kadar bu ülke bizimdir” ifadelerini kullandı.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.