2023 KAHRAMANMARAŞ DEPREMİEditörün SeçtikleriManşetTürkiyeVideo

Hatay’ın yeni normali ölüm oldu: İnsanlar tahliye istiyor

0
Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç
Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Video haber: Vedat ÖRÜÇ

*

Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından 10 il enkaz haline geldi ve o enkazlar hala kaldırılabilmiş değil. Depremin altıncı gününde Hatay, Antakya’da insanların üzerinden artık ceset kokuları gelmeye başlamış durumda. Yüzümüzü yıkamaya bile yeterli su bulamıyor, daml daml akan suyla idare ediyoruz. 393 bini geçen nüfusa sahip Antakya’ya gönderilen çadırlar AFAD çadırlarının yetersiz olduğu görülüyor. Vatandaşlar sandalyelerde önlerinde yaktıkları ateşle ısınarak uyumaya çalışıyor.

Her geçen gün bilanço ağırlaşsa da insanların umutlu bekleyişi hala tükenmiş değil. Bazı enkazların altından sesler geliyor, insanların yardım feryatları ise hala sürüyor. Artık ölümün normalleştiği deprem bölgesinde insanlar tahliye edilmek istiyor:

Özellikle en büyük yıkımın yaşandığı ve Hatay’ın en eski mahallelerinden biri olan Armutlu’da tek bir ayakta kalmış bina bulmanız dahi oldukça zor. Kum yığınına dönmüş binaların altından insan sesleri de duyulabiliyor. Kentte yoğun bir arama kurtarma çalışması var.

AFAD ve Kızılay‘ın çadırlarına çok az rastlanan Armutlu‘da yoğun olarak dışarıdan gelen gönüllüler ve belediyelerin itfaiye ekipleri arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

AFAD yetkilisinden bir itiraf: Türkiye plansız ve hazırlıksız yakalandı

Hatay’a yoğun bir şekilde ekipman gerekiyor. Şehirlerden çok yoğun bir şekilde gelen erzak ve battaniye gibi yardımlara ihtiyaç olmadığı görülüyor. Ancak ekipmansızlığın arama kurtarma ekiplerinin elini kolunu bağladığı söylenebilir. Bölgede inanılmaz kaos hali hakim. Kaos, çalışmaları da olumsuz etkileniyor. Konuyla ilgili bölgede bulunan bir AFAD yetkilisine sorular yöneltiyoruz. Yetkili bir itiraf niteliğindeki şu sözleri dile getiriyor:

“Şu an Türkiye bir kriz halinde ve bu kriz Türkiye’nin on iline dağılmış şekilde. Krizi koordine edebilmek için planlı hareket etmek gerekir. Ancak aniden bir deprem geldiği için Türkiye plansız ve hazırlıksız yakalandı.”

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Bu cümleleri afet durumlarında hazırlıklı olması gereken bir kurumun yetkilisi dile getiriyor. Bölgede gereki yetkilere sahip olmadıklarını aktaran AFAD yetkilisi, krizin AFAD’ın ana merkezinden yönetildiğini ve ne şekilde yönlendirme gelirse ona göre hareket ettiklerini aktarıyor. AFAD yetkilisi  yeterli personelleri olmadığını ifade ediyor.

Kaos: Hayat kurtarma amatörleri

Bölgeye genel gönüllülerin yoğun bir desteği olduğu görülüyor ancak birçoğu arama kurtarma çalışmalarında yer alacak denli bir eğitime sahip değil. Profesyonel olmayan gönüllülerin birçoğunun ilk yardım bilgisi olmadığı görülüyor. Bu amatörlüğün bir enkaz yığını üzerinde çalışma yapması ise enkazda kalan kişi için hayati riskler taşıyor. Bir kepçe operatörünün bilinçsiz bir şekilde vurduğu kepçe, enkaz altındaki bir insanın vücut bütünlüğünü paramparça hale getirebiliyor.

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Hassasiyetle yapılması beklenen arama kurtarma çalışmalarında bulunan deneyimsiz ve amatör arama kurtarma gönüllülerinin şiddetli bir şekilde balyoz ve çekiçlerle enkaza müdahale ettiği görülüyor. Bu da akıllara enkaz altında kalan ve sağ olma ihtimali olan insanların görebileceği zararları getiriyor.

Konuştuğumuz bir gönüllü “Enkazdaki kaba iş yükünü hafifletelim diye geldik ama bizi yönlendirecek kimse yok. Enkazdan ses geliyor, müdahale eden kimse yok diye biz ediyoruz ama ne şekilde ediyoruz bilmiyorum” diyor. Enkaz altından ses geldiği durumlarda amatör arama kurtarma çalışanlarını paniklediği göze çarpıyor. Bunun sonucunda da daha hızlı hareket ediliyor ve bunun da enkazın büyümesine neden olduğu görülüyor. 

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Koordinasyonsuzluk: Çöp mahali

Hatay’a ülkenin dört bir yanından gelen yardımlar, ihtiyaç fazlası olduğu için ya da yönetimsel eksiklikler nedeniyle yerlerde birer atık haline gelebiliyor. Koordinasyonsuzluk sonucu deprem bölgelerinde ihtiyaç tespiti yapılmaması ve ihtiyaçların bilinmeden yardım çağrılarının yapılmış olması bölgede birçok çöp mahaline sebep olmuş durumda.

Birçok gıdanın tır şoförleri tarından yol kenarlarına bırakıldığı görülüyor. Hala yardımların organize edilemediği göze çarpıyor.

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Trafik: Depremden kurtulanlar ambulansta hayatını kaybetti

Öte yandan birçok insanın da çevresinden topladığı yardımı toplayarak aracıyla Hatay’a geldiği ve bunun da kilometreler süren trafiğe neden olduğu görülüyor. Söz konusu trafik, ilde yapılan arama kurtarma çalışmalarını ve sağlık çalışanlarını engelliyor. Depremden kurtarılanlar yolda hastaneye yetiştirilmeye çalışılırken mevcut trafik ambulanslarda can kayıplarının yaşanmasına neden oluyor.

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Konuştuğumuz bir ambulans şoförü 15 dakikada gidecekleri yolu trafik nedeniyle iki buçuk saatte gittiklerini ve hastaneye ulaştırılamadan bir kişinin kan kaybından bir kişinin de iç kanamadan araçta öldüğünü söylüyor.

Yolda bekleyen cesetler

Antakya’da muhafaza edilebileceği bir yer olmadığı için cesetler yol kenarında bekletiliyor. Çoğunun kimlik tespiti yapılamadığı belirtilirken depremden sonra geçen günler nedeniyle bedenlerin şiştiği görülüyor. Bir yandan da kaldırılmayan cesetlerden kokular yayıldığı duyuluyor. Bir sokak köpeğinin bir cesedi parçaladığını görüyoruz.

Sokaklarında kokudan oldukça zor dolaşılan Antakya’da henüz müdahale edilmemiş, aranmamış binalar da bulunuyor. Arama kurtarma ekipleri ses gelen binalarda müdahalelerde bulunuyor.

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Ekipman yetersizliği

Türkiye‘deki ekiplerin ekipmanları, Avrupa‘dan gelen arama kurtarma ekiplerinin ekipmanları ve eğitimli köpekleri yanında oldukça yetersiz görünüyor.

Türkiye’de de profesyonel arama kurtarma ekipleri bulunuyor ancak birçok ekibin de ilkel yöntemlerle adeta mezar kazar gibi insan çıkarmaya çalıştıklarını görüyoruz. Bu çalışmadan birinin kurtulmuş olması “şans” olarak değerlendirilebilir.

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Slovenya ekibinden konuştuğumuz arama kurtarma çalışanı “Şok halindeyiz. Afet bölgesi burası. Organizasyon ve disiplin ihtiyacının olduğu bir yer. Ama burada kaos var. Bizim çalışma yöntemimize de müdahale ediliyor” diyor.

Deprem bölgesinde inşaat makinesi izlemek…

Deprem bölgelerinde enkazların üzerinde iki yüze varan insan görmek mümkün. Enkazı izleyen insan sayısı ise bunu beş kat üzerinde. Deprem nedeniyle oluşan bu manzara inşaatta iş makinesi izleyen insanları andırıyor. Öyle ki müdahale edilen bir enkaz bölgesindeki insan kalabalığı ve araç yoğunluğu nedeniyle bir bina artçı sarsıntı olmaksızın yana kayıyor.

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Her gün dondurucu soğukta yeni bir ölüm kalım savaşı

Antakya’da hava sıcaklığı geceleri 1 dereceye kadar düşüyor. Ancak bu havaya karşı sığınılabilecek düzeyde sıcak bir barınma alanı bulmak oldukça zor. Konteynerlerin kurulumu henüz gerçekleşmiş değil. İBB’nin bir kamp kurma çalışması bulunuyor.

Bazı aileler çocukları çok üşüdüğü için henüz yıkılmamış binalara yerleşmeye başlamış durumda. Artçılarsa devam ediyor. Arama kurtarma çalışanları ve sağlık ekiplerinin bazıları da çadır yetersizliği olduğu için ya dışarıda ya da araçta kalıyor.

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Hatay, Antakya -Fotoğraf: Vedat Örüç

Enkazdan bir günde en az 200 cesedin çıkarıldığını görüyoruz. Beş kişi ise sağ kurtuluyor. Enkaz altındaki insanlar ise sadece yığınla mücadele etmiyor aynı zamanda soğuk da büyük bir sınav. Bazı cesetlerin bulunduğu enkazlarda onlar için belli bir alan olduğu görülüyor. Bu da akıllara ya soğuktan ya da yetersi havadan dolayı öldükleri şüphesini getiriyor.  

Yaşam savaşı: Sokaklardaki ateşin dumanı yüzleri karartıyor

Bölgede tuvalet, banyo gibi ihtiyaçlar steril bir şekilde giderilemiyor çünkü bunun için henüz sağlıklı yapılar kurulabilmiş değil. Çadırlarda ise toplu bir şekilde kalındığı için insanların yaşaması için uygun görünmüyor.

Konuştuğumuz insanların çoğunluğu tahliye istiyor. Sokaktakiler ateş yaktıkları için karbonmonoksit soluyor. İnsanların yüzlerinde bu ateşlerden yükselen dumanların isi sinmiş durumda.

Depremin ardından geçen altıncı günde insanların ölüme alıştığını görüyoruz. İlk günlerde insanlar ağlıyor ve feryat ediyordu. Ancak şimdi ölüm Hatay’da normalleşmiş durumda.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.