ManşetTürkiye

Haliç Dayanışması: Haliç tersanesini yaşatmanın yolu müze değil, üretim

Fotoğraf: Haliç Dayanışması

Haliç Dayanışması, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız tarafından detayları paylaşılan Haliçport (Tersane İstanbul) projesine yönelik Haliç Tersanesi önünde basın açıklaması yaptı.

Söz konusu proje alanının kamuya ait ve özgün değerleri koruyan bir sit alanı olduğunu ve dünyada üretimini kısmen de olsa sürdüren tek tersane olduğunu da hatırlattı. Açıklamada “Haliç Tersanesi’ni ‘yaşatma’nın tek yolu ‘müze’ değil, üretimin sürdürülmesidir” denildi.

‘Yıkım ve asbest riski devam ediyor’

Tersanedeki yıkımların ve asbest riskinin devam ettiğini belirten eylemciler “Bu duruma derhal son verilmesi, Koruma Kurulu ve ilgili diğer kurumların görevlerini yerine getirmeleri gerektiğini bir kere daha ifade ediyoruz” dedi.

Açıklamada “Haliç’in İBB’nin ‘Haliç Kıyıları Tasarım Yarışması’ gibi yedi parçaya bölüp planlanmasına değil, aksine tüm değerleriyle bütüncül bir vizyonla ele alınmasına ihtiyacı vardır”ifadelerine yer verildi.

Fotoğraf: Haliç Dayanışması

‘Eğitim ve üretim merkezine dönüştürülsün’

Oluşum yaptığı açıklamada tersanenin bütünlüğünü koruması gerektiğini belirterek “Ülkemizin ve İstanbul’un ihtiyacı olan gemilerin yapımı, bakım ve onarımını gerçekleştirmek üzere, yeniden yapılandırılma çalışmalarına ivedilikle başlanmalıdır” talebinde bulunuldu.

Ayrıca, “İlgili üniversitelerimiz de sürece dahil edilerek Haliç Tersanesi bir ‘Gemi ve Teknolojileri Eğitim ve Üretim Merkezi’ne dönüştürülmeli; yıllarca sektöre kaliteli ara teknik eleman yetiştirmiş olan Gemi Yapı Meslek Lisesi, çağın şartlarına uygun olarak yeniden açılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

‘İstanbul’da Tersane-i Amire’ye ihtiyaç var’

Küresel salgın koşullarında ve bir su kenti İstanbul’da sağlıklı bir ulaşım aracı olan vapurların öneminin dikkate alınması gerektiği belirtilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

İstanbul’un vapurlara, daha ötesinde çağdaş teknoloji ile donatılmış yeni nesil çevre dostu deniz ulaşım araçlarına, bunları planlayacak, tasarlayacak, üretecek ve çağdaş teknoloji ile donatacak bir ‘Gemi ve Deniz Teknolojisi Üretim Merkezi’ne, kısacası tarihi Tersane-i Amire’ye ihtiyacı vardır.

Adı Haliçport’tan Tersane İstanbul’a değiştirilerek kötü imajı düzeltilmek istenen yıkım projelerine de, Bilim ve Teknoloji Merkezi adı altında üretimi ve sanayi faaliyetini ortadan kaldıracak girişimlere de, başına ‘yaşayan’ sıfatı eklenerek meşruiyet kazandırılmaya çalışılan ‘müze’lere de Tersane-i Amire dışında başka yerler aranmalıdır.

‘Yaşatmanın yolu müze değil’

Haliç Tersanesi’ni ‘yaşatma’nın tek yolu ‘müze’ değil, üretimin sürdürülmesidir. Ortak değerlere, ülkesine, kentine, mahallesine, doğaya sahip çıkan; tarihi-kültürel mirasın korunması ve geleceğe aktarımı konusunda duyarlı tüm kişi, oluşum, sendika, meslek örgütü vb. ile siyasi partileri Haliç Dayanışmamıza katılmaya çağırıyoruz.

Hukuka aykırı, değerlerimizi yok eden, çevreye zararlı bu kent suçuna imza atan Tabanlıoğlu Mimarlık başta olmak üzere tüm meslektaşlarımıza da toplumsal sorumluluklarını hatırlatmak istiyoruz.

Haliçport projesinde neler yaşandı?

“Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi” 2013 yılının Temmuz ayında gerçekleştirilen bir ihaleyle gündeme geldi. Proje kapsamında Haliçport ihalesinin kapsadığı koruma altındaki alanın önemli bir bölümünü oluşturan Camialtı Tersanesi boşaltıldı.

Haliç Tersanesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) bundan önceki döneminde Bilim ve Teknoloji Merkezi adı altında yeniden işlevlendirilmeye çalışıldı. İBB’nin yeni yönetimi ise, alanın tersane olarak kullanılacağını ilan etti.

Kategori: Manşet