ManşetTürkiye

Göl Yoksa Burdur da Yok

0
Borçay, Ulupınar, Bayındır, Kurna, Çerçin, Keçiborlu derelerinin eskiden olduğu gibi Burdur Gölü’ne aktığını simgeleyen bir mizansen gerçekleştirildi

Doğa Derneği’nin organize ettiği “Göl Yoksa Burdur da Yok” kampanyası çerçevesinde  bugün gerçekleşen “Burdur Gölüne Sadakat” yürüyüşünde  Türkiye’nin dört bir yanından doğa hakları savunucuları Burdur’da toplandı.

Borçay, Ulupınar, Bayındır, Kurna, Çerçin, Keçiborlu derelerinin eskiden olduğu gibi Burdur Gölü’ne aktığını simgeleyen bir mizansen gerçekleştirildi

“Göl yoksa Burdur da yok, Göl yoksa ürün de yok, Göl yoksa hayat da yok” sloganları atan doğa hakları savunucularının buluşma adresi Burdur kent merkezinde Cumhuriyet Parkı’nın yanı başı olarak belirlendi.

Cumhuriyet meydanında temsili olarak oluşturulan kareografi ile Borçay, Ulupınar, Bayındır, Kurna, Çerçin, Keçiborlu derelerinin eskiden olduğu gibi Burdur Gölü’ne aktığını simgeleyen bir mizansen gerçekleştirildi. Bu altı dere günümüzde kurumaya yüz tutan Burdur Gölüne akmıyor. Kareografinin yanında açılan ve önünde “Barajlardan Göle Su Bırakılsın” pankartı bulunan standa Burdur halkın yoğun ilgi gösterdi.

Halayların çekildiği, davulla zurnanın eşlik ettiği etkinlik yerel ve ulusal medyadan da yoğun ilgi gördü. Urfa, Mardin, İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara’dan yoğun katılım gerçekleşti. Basın açıklamasının ardından eylem sona erdi.

Burdur Gölü’nde son durum

1970 yılında göle fiili su girişi 243 hektometreküp iken 2000 yılında su girişi 34 hektometreküpe düşmüş durumda. 2009 yılında Karaçal Barajı’nın su tutmasıyla birlikte göle su girişi yok denecek kadar azaltıldı. Bu durum gölün üçte birlik bölümünün kurumasına ve buna bağlı göldeki tuzluluk oranında artışa sebep oldu.

Dikkuyruk ördeği

Burdur Dişli Sazancığı

Burdur Dişli Sazancığı (Aphanius sureyanus) sadece Burdur Gölünde yaşamakta ve çekilen göl sularıyla birlikte varlığı da tehlike altına girdi.. Bununla birlikte nesli küresel ölçekte tehlike altında olan dikkuyruk ördeğinin (Oxyura leucocephala) dünya populasyonunun büyük bir bölümü kışlamak için gölü kullanmaktadır.

Gölün su seviyesi 1970 yılından beri düşüşe geçmiş durumda. Bunun en önemli nedeninin tarımsal sulama amacıyla plansız bir şekilde gölü besleyen akarsular üzerine inşa edilmiş baraj ve göletler olduğu belirtiliyor. Öte yandan yer altı sularının aşırı derecede sondajlarla çekilmesi göldeki su seviyesi düşüşünün en önemli nedeni.

Haber ve Fotoğraflar: Ali Serdar Gültekin

(Yeşil Gazete)

 

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.